Doğuştan Spina Bifida hastası Şerife Tümer Şencan, hamileliğine rağmen spordan vazgeçmiyor

Güncel Haberler

ANKARA'da doğuştan ayrık omurga (Spina Bifida) hastası olan ve tekerlekli sandalyeye mahkum yaşayan Şerife Tümer Şencan'ın (36) hayatı, 25 yaşında tanıştığı sporla değişti.

ANKARA'da doğuştan ayrık omurga (Spina Bifida) hastası olan ve tekerlekli sandalyeye mahkum yaşayan Şerife Tümer Şencan'ın (36) hayatı, 25 yaşında tanıştığı sporla değişti. Şencan, 11 yılda okçuluk, atıcılık, tekerlekli sandalye tenisi ve para karate branşlarında madalyalar kazandı. Şencan, şimdi 3 aylık hamile olmasına rağmen antrenmanlarını sürdürüyor.
Ayrık omurga rahatsızlığı ile dünyaya gelen Şerife Tümer Şencan, liseyi özel öğrencilerin eğitim gördüğü yatılı okulda tamamladı. Tümer, üniversitede açık öğretimden tıbbi sekreterlik ve çocuk gelişimi bölümlerini bitirdi. Şencan, lise ve üniversite eğitimi sonrası 2015 yılında 25 yaşında sporla tanıştı. Şencan, para okçulukta başarısıyla dikkat çekti ve ilk yarışmasında Türkiye 4'üncüsü oldu. Şencan, daha sonra para tüfek atıcılığına yöneldi. Ardından daha hareketli bir branş arayışına giren Şencan, tekerlekli sandalye kort tenisine başladı ve takım olarak katıldıkları turnuvada Türkiye 2'nciliği elde etti. Bir süre sonra yeniden atıcılığa dönen Şencan, son olarak para karate ile tanıştı. Yaklaşık 2 yıldır para karate sporu ile ilgilenen Şencan, atıcılık şampiyonası sırasında tanıştığı ve paraşüt kazası sonrası gazi olan Uzman Çavuş Onur Şencan ile hayatını birleştirdi. Şimdi anne olmaya hazırlanan ve 3 aylık hamile olan Şencan, doğumdan sonra da sporu bırakmayacağını, antrenmanlara devam edeceğini söyledi.
'HAYATIMDA AKSİYON İSTEDİM'
Şerife Tümer Şencan, okçuluğa çok istekli başladığını söyleyerek, "Sonrasında birtakım olaylardan sonra bırakmak zorunda kaldım. Atıcılık bana okçuluktan sonra çok durağan bir spor branşı olarak geldi. Sonra tekerlekli sandalyede kort tenisinin daha hareketli bir branş olduğunu düşündüm. Arkadaşlarım var kort tenisi oynayan. Hocayla iletişime geçtim. Sporda en heyecan verici şu ana kadar kort tenisiydi. Sonrasında tekrar atıcılığa geçtim. Yine durağan bir spordu. Tekrar bir hareket, bir aksiyon istedim hayatımda ve para karate hayatıma girmiş oldu" diye konuştu.
'DAHA DA SOSYALLEŞTİM'
Sporun hayatında önemli bir değişim oluşturduğunu anlatan Şencan, "Zaten sosyal bir insandım. Daha da sosyalleştim. Daha da çevrem büyüdü, genişledi. Kendimi daha mutlu hissediyorum. Daha enerjik, daha zinde hissediyorum. ve ben herkese de söylüyorum; engelli, engelsiz herkesin hayatında bir spor olmalı. Annem çok destekçiydi. En büyük destekçim annemdi. Sonrasında eşim zaten çok istedi güzel yerlere gelmemi. Hatta Türkiye 2'nciliğinde gözyaşlarıyla beni karşılamıştı. Para karatenin diğer branşlar gibi benim hayatıma büyük dokunuş yapacağını düşünüyorum. Şu anda daha çok teknik antrenmanlar yapıyorum. Temel teknik çalışmalarından sonra kata branşına yönelmeyi istiyorum. Ülkemizi de yurt dışında en iyi şekilde temsil etmek istiyorum" diye konuştu.
Mersin'de atıcılık şampiyonası sırasında eşiyle tanıştığını söyleyen Şencan, "Şimdi çocuğumuz olacak. Onun da benim gibi, babası gibi sporcu olmasını çok istiyorum. Herhangi bir spor branşıyla ilgilenmesini çok istiyorum. Doğumdan sonra, birkaç ay sonra onunla birlikte antrenmanlara devam edeceğiz." dedi.
'ŞERİFE BİZE İLHAM OLUYOR'
Şencan'ın antrenörlüğünü yapan 3'üncü kademe karate antrenörü Esra Özkan da, "Hem hamileliğini hem sporunu aynı anda yürüterek gerçekten bizlere de çok büyük bir ilham oluyor. Para karatede sporcuların fiziksel durumlarına göre çalışma yöntemlerini planlıyoruz. Ben engel görmüyorum. Sadece ne yapabiliyorsak, elimizdeki malzemelerle nasıl bir ürün ortaya koyabiliyorsak bizim için o. Zaten spor dediğimiz zaman biz hep yürüyen, ellerini kollarını rahat hareket ettirebilen bireylere yönelik çalışmalar yapıyoruz" dedi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

Güncel, Mahkum, Mahkum, Yaşam, Mahkum, Mahkum, Yaşam, Güncel, Haberler