Şehit Aileleri Avukatından Başbakan'a Tepki: "Başbakan Hukuk Bilmiyor"

Güncel Haberler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Parti'sinin TBMM Grup Toplantısında, Abdullah Öcala'a 'Sayın' Dediği İçin Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin Kendisini '3 Kuruş' Ödemeye Mahkum Etmesini Değerlendirirken Yaptığı Sert Konuşmaya Şehit Ailelerinin Avukatından Jet Tepki Geldi. Başbakan Erdoğan Aleyhine Dava Açan Şehit Ailelerinin Avukatı Kemal Kerinçsiz, "Başbakan Hukuk Bilmiyor, Kanun Bilmiyor" Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı Grup toplantısında, Abdullah Öcalan'a 'sayın' dediği için Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kendisini '3 kuruş' ödemeye mahkum etmesinin ardından yaptığı sert konuşmaya şehit ailelerinin avukatından jet tepki geldi.

Başbakan Erdoğan aleyhine dava açan şehit ailelerinin avukatı Kemal Kerinçsiz, "Başbakan hukuk bilmiyor, kanun bilmiyor" dedi. Mahkemenin kararının kesinleştiğini hatırlatan ve Başbakan'ın bu nedenle tepki gösterdiğini belirten Kerinçsiz, "Başbakan hukuk bilmiyor, kanun bilmiyor. Kendisi bilmiyorsa hukuk danışmanlarına danışmalıydı. Zarar görenler kendi ikametgahlarında dava açabilirler. Başbakan sadece kendi başbakanlığını ve siyasetciliğinin dışında bütün meslekleri de çok iyi bildiğini iddia ettiğinden şimdi de hukukçuluk vazifesini üstlenmiş. Kanunları okumadan ve avukatlarına danışmadan mahkemelerin yetkilerini belirleme cihetine gitmektedir ki bu kendini çok üstün görmenin ve kibirliliğin bir başka ifadesidir" diye konuştu.

-"AİLELER MENFAAT PEŞİNDE DEĞİL"

ANKA'ya konuşan Kerinçsiz, Başbakan Erdoğan'ın '3 kuruşluk' dava açılmasına tepki göstermesini de şöyle değerlendirdi:

"Başbakan kendine bir değer atfetmeye çalışıyor ve bunu da miktar ile belirliyor. O değeri atfedecek olan davacıdır. Davacı olan şehit aileleri kendi şehit evlatlarına 'kelle' diye hakaretdenin değerini o kadar takdir etmişlerdir. O bakımdan başbakanın değer tartışmasına girmesi abesle iştigaldir. Başbakan, kendisini eleştirenlere karşı yüksek meblağlı tazminat davaları açarak zenginleşme yolunu benimsediğinden başkalarının da aynı zihniyette olabileceğini tahmin ediyor. Oysa şehit aileleri üç kuruş değeri koyarak kendilerinin menfaat peşinde olmadığını bilakis, yönetim mevkiinde olan birinin şehitlerine değer vermemesi karşısında çok iyi bir cezalandırma yolunu seçerek Başbakan'a adeta ders vermişlerdir. Şehit aileleri bir kez daha gönül zenginliğini ortaya koymuşlardır. Her şeyi para ile ölçen başbakan ile şehit aileleri arasındaki fark da aslında burada ortaya çıkmıştır."

-"İLK KEZ BİR BAŞBAKAN GÖREVİ BAŞINDA 'ŞEHİT DÜŞMANI' DİYE MAHKUM OLDU"

Başbakan Erdoğan'ın mahkeme kararı ile 'şehit düşmanı' olduğunu vurgulayan Kerinçsiz, "Görevde iken Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa bir Başbakan 'şehit düşmanı' olarak mahkeme kararı ile tescil edilmiştir. Bu karar, bir siyasetçi için silinemeyecek bir mahkumiyettir" diye konuştu.

-"BAŞBAKAN BAĞIMSIZ YARGIYI TEKELLEŞTİRMEK İSTİYOR"

Başbakan Erdoğan'ın, konuşmasında kararı veren Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'ni eleştirmesine de tepki gösteren Kerinçsiz şöyle devam etti:

"Başbakan, yargı kararlarına saygısızlık göstermeyi alışkanlık haline getirmiştir. Ermeni konferansını iptal eden mahkeme kararını yere atmıştır. Danıştay'ın özelleştirmeleri iptal eden kararlarını en ağır dille eleştirmiştir. Adeta yargıyı tekelleştirmek istemekte, yasama ve yürütmede yaptığı gibi bağımsız ve tarafsız bir yargıya katlanamamaktadır. Aslında bütün sancısı bağımsız ve tarafsız bir yargıdan kaynaklanmaktadır. Anayasal değişiklikler ve hakim ve savcılar yasasında yapılan değişikliklerde bağımsız yargı hedef alınarak gerçekleştirilmek istenmektedir. Başbakanın yargıya olan husumeti TCK 312. maddeden mahkum olmasından itibaren kaynaklanmaktadır. Ancak, Başbakan hukuk dışı davranışlarda bulunmaya devam ettiği müddetçe yargıdan yakasını kurtarması mümkün değildir. Nitekim, Meclis'te dokunulmazlığın kaldırılması yine TCK 312. maddeden ötürü istenmiştir"

- BAŞBAKAN NE DEMİŞTİ

Başbakan Erdoğan, Abdullah Öcalan'a "sayın" dediği gerekçesiyle manevi tazminata mahkum edilmesini eleştirerek şunları söylemişti:

"Ben Türkiye Cumhuriyeti Başbakanıyım. Şahsımla alakalı dava açıyorlar, neymiş 'birisine ben sayın' demişim. Bundan dolayı açılan dava da ne biliyor musunuz, 3 kuruşluk manevi tazminat davası. Niye acaba, diğerleri tutar mı tutmaz mı? Hileyi şeriye uygulayacaklar ya. Her zaman biz şunu biliriz: Suçun işlendiği yer, eğer matbuatsa yayının yapıldığı yer, suçlunun bulunduğu yer, hiç alakası olmayan bir yer. Nerede, Kartal ilçesinde. Ben bunu anlamakta zorlanıyorum. Adalet mülkün esasıdır diyorsak bu esas yerine gelmelidir. Çünkü ben de ceza alıyorsam bu cezaya inanmalıyım. Demeliyim ki bu ceza haklı ben de bu cezayı çekmeliyim. Şu olaya bak, 3 kuruşluk manevi tazminat. Ne demek bu, 'Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını manevi tazminata mahkum ettik.' Olmaz böyle bir şey. Yani hukuk bu kadar zedelenmemeli, bu duruma getirilmemeli. Eğer ben bir manevi tazminata mahkum edileceksem bunun hakkı verilmeli. Öyle mahkum edilmeliyim ama ben de buna layık olduğumu kabul etmeliyim. Yoksa nefislerimizi tatmin için bu tür kararlar verilmez" (ANKA)

(YG/ZG)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler