Seda Sayan Kötü Gidiyor
60'lı Yaşlarında Zeki Müren'in Durumuna Düşerse, Şaşmayalım...
60'LI YAŞLARINDA ZEKİ MÜREN'İN DURUMUNA DÜŞERSE, ŞAŞMAYALIM...Seda Sayan ilk evliliğini 1987 yılında futbolcu Rıdvan Kılıç ile yaptı. Bu evlilik 6 ay sürdü.1990 yılında yine futbolcu olan Sinan Engin ile evlendi. Bu evlilikten oğlu Oğulcan dünyaya geldi. Sayan ile Engin'inevliliği 5 yıl sürdü.1998 yılında kendisinden oldukça genç kuryeci Soner Yapcacık ile evlendi.Tuncay Kıratlı ile evlenen Seda Sayan'ın bu evliliği de 7 ay sürdü.Hakan Şükür'ün kardeşi Gökhan Şükür ile evlenen Sayan'ın bu evliliği de kısa sürdü.Gökhan'dan sonra yine genç sevgili olarak Nihat Doğan'ı bulan Seda Sayan son olarak da kendinen çok çok genç türkücü Onur Şan ile evlendi.Bu evlilik şimdilik devam ediyor.Allah Seda Sayan'ın tek evladını ona bağışlasın...Çünkü artık başka çocuğu olmaz...Olamaz...Çünkü insanın tabiatına aykırı...Seda Sayan bir kere 50 yaşın çok üstünde...Nasıl doğuracak çok merak ediyoruz.Bunlar hep reklam kokan hadiseler.Allah ona bir kere yürü ya kulum demiş, o yürüyor.Ama unutmasın ki, her çıkışın bir inişi vardır.Bildiğiniz gibi her tarafı estetik olan Seda Sayan, son olarak bir doktorun kurbanı oldu.Yüzü gözü tanınmaz hale geldi.Neden?Hep gençlik takıntısı işte...Sevgilileri ve kocaları hep kendinden genç olan Seda Sayan'da nedense bir gençlik takıntısı bulunmakta.Allah sonunu hayır etsin.Eski magazincilerden edindiğimiz bilgilere göre, 1980'li yılların başında İstanbul'da çıktığı Stardust isimli gazinoda işlenen cinayetten sonra Seda Sayan - o zamanlar sıradan bir şarkıcıydı- arkadaşı Bilun Nazlıhan ile birlikte soluğu İzmir'de almış ve orada kendisine, o zamanlar genç olan şimdi Dalyanköy'deki ünlü balık restoranı Körfez'in sahibi olan Mehmet Kabadayı (Çarli Mehmet) sahip çıkmıştı.Mehmet Kabadayı, o zamanlar Çeşme merkezde bulunan 'Çarli Restoran' ya da 'Carli'nin Yeri'nde Seda Sayan'ı sahneye çıkarmaya başlamıştı.Bu bir bakıma sığınmaydı Seda Sayan için. Çünkü, İstanbul'da öldürülen gazino patronu Turgut Akyüz'ün yakınlarının sağı solu belli olmaz, cinayeti bir yerden Seda Sayan'la bağdaştırabilirlerdi.Mehmet Kabadayı, soyadı gibi biriydi. İstanbul mafyası kolay kolay Çeşme'ye giremezdi.İşte Seda Sayan'ın adı bu cinayetle duyuldu ilk kez...Sonra yavaş yavaş şöhreti parlamaya başladı.O zamanlar televizyon falan yok.Sadece gazeteler var..Gazetelere de herkes konmaz...Bunu da kısa sürede edindiği gazeteci arkadaşlarıyla aşmayı bildi Seda!Hani geçtiğimiz günlerde İzmirli gazinocu Atalay noyaner, ortaya çıkıp, 'Seda ile günlük ilişkim oldu' dedi de kızılcakıyamet koptu ya...Bunu İzmirli gazeteci arkadaşlardan araştırdık.O dönemler, Atalay Noyaner'in elinden kaçan ile uçan kurtuluyormuş.Eee, bir laf var hani şöhretin yolu rejisörün yatak odasından geçer diye...İnsanlar şöhreti ve parayı buldular mı bir anda geçmişlerini unutuyorlar.İzmir'deki Akasyalar ve Maksim gazinolarındaki müdüriyet odalarının ve kulislerin dili olsa da konuşsa...Arama motorlarında Seda Sayan'ın ilk kocası olarak Sarıyerli Rıdvan yazıyor ya, yanlış.Doğrusu Kasımpaşalı Rıdvan...İşte bu Rıdvan, beraber olmaya başladıktan sonra Seda Sayan'ı, İzmir'e gazino çalışmasına giderken, hiç yalnız bırakmadı.Neden?Seda Sayan yüzünden futbolculuğu bitti adamın...Atalay Noyaner bahsi açılmışken, Sabah okur temsilcisinin olaya nasıl ele aldığına şöyle bir bakalım isterseniz...Bir mülakatın ardından'Gazino âleminin kralı' Atalay Noyaner'le yapılan mülakat önceki Pazar günü yayınlandı, yankılandı.Ama Noyaner'den itirazlar var. 'Seda Sayan'la ilişkim oldu demedim' diyor. Acaba hangisi doğru?.Mülakatın makbulü, mülakat yapılan kişinin, bir konu üzerinde konuşuluyorsa o konunun derinlikte bilinmeyenlerini, kişinin kendisi üzerine konuşuluyorsa ruh halini ve içtenliğini yansıtandır.Mülakatın kalitelisi de kişinin sözlerini bozup çarpıtmadan sunandır.23 Eylül 2007 Pazar günü Pazar SABAH'ta iki tam sayfa olarak yayımlanan mülakat, 'gazino âleminin kralı' olarak bilinen Atalay Noyaner'le yapılmıştı ve kuvvetli ses getirdi.Mülakat ana gazetenin ön sayfasından 'Seda ile İlişkim Günlüktü' başlığıyla sunulmuştu.Noyaner'in spota alınan sözleri şöyleydi:'Seda ile günlük ilişkim vardı. Hayatı materyal üzerine kuruludur. İzmir'de onun için milyarlar harca, Istanbul'a git, sana bir çay bile ısmarlamaz. Öyle de cimridir. Karakterini sevmem..'Mülakat ekin ön sayfasında ise 'Son İmparator' diye sunulmuştu.Mülakatın bir yerinde Noyaner, kumar oynamadığını anlatırken, Sibel Can ve Muazzez Ersoy'un onu kumara davet ettiğini ama hep reddettiğini anlatırken 'pisliğin içine girmedim' diyordu.'Seda Sayan'la ilişkiniz mi vardı?' sorusunu ise, 'Günlük. Zaten Seda ile şey olmaz' diye yanıtlıyordu. Eşini anlatırken 'Dört çocuğumuz var' yanıtını veriyordu.Noyaner 'Bazı saptırmalar var' diyerek şikâyette bulundu.Yazdıkları özetle şöyle:'Burada saptırılan bazı konular beni çok üzdü. Bunların düzeltilmesini rica ediyorum. Özellikle Muazzez ERSOY ve Sibel CAN ile ilgili 'pisliğin içine girmem' yazısı bu iki sanatçının pislik içinde olduğunu vurguluyor. Bu sanatçıların asla böyle bir pislik içinde olacağını düşünmem. Programdan sonra bazen hobi olarak kumarhaneye gider, kesinlikle de her gün gitmezlerdi.Seda Sayan'la da ilişkim oldu diye bir şey söylemedim. Ben mütevazı bir gazinocuyum. Özel işlerin böyle manşetlerde haber olmasını hiçbir zaman istemedim ve bugüne kadar da böyle bir skandal haberim çıkmadı. Böyle manşet atılması beni tanıyanları yadırgatır. Özellikle şunun düzeltilmesini rica ediyorum. 4 çocuğumun ikisi ilk anneden diğer ikisi de ikinci eşimden diye vurguladım. İlk iki çocuğumun annesi de sağdır ve böyle bir yazıyı da kabul etmemektedirler. Ayrıca büyük fotoğraflardaki insanların birisi organizatör diğeri de şoförümdür. Hiçbir zaman korumalar ile dolaşmadım. Muhabiriniz röportajı da bu gaye ile yapmamıştı. Eski fuarlar ile şimdiki fuar mukayesesi yapacaktı.'Mülakatı yapan Elif Korap ise şunları söylüyor:'Söyleşiye ilişkin tartışmaları üzüntüyle takip ediyorum. Üzüntümün nedeni, bir kadın olarak istemeden Seda Sayan'ın rencide olmasına yol açmam ve Noyaner'in röportajımıza ilişkin yalan beyanlarıdır. Noyaner'le İzmir Fuarı'nın da açılması vesilesiyle, eski bir gazinocu olması nedeniyle bir mülakat yapmak arzusundaydım. Mülakatımız sırasında Noyaner'den geçmişte birlikte çalıştığı yıldızlarla ilgili anılarından söz etmesini istedim.Noyaner, kendisine Seda Sayan'la ilgili bir soru yöneltmememe rağmen sözü geçen sanatçıyla ilgili konuşmaya başlamıştır.Benim de 'Kendisiyle ilişkiniz mi vardı' sorusunu yöneltmem üzerine 'günübirlik' yanıtı vermiştir. Bu açıklaması üzerine başlayan tartışmalardan sonra Noyaner çeşitli programlar ve gazetelere verdiği demeçlerde böyle bir söz söylemediğini iddia etmiş, kendisine röportajı konuşmamızın ses bandına dayanarak yazdığımı hatırlatmam üzerine de bundan vazgeçerek bu kez de görüşmeyi gizlice kaydettiğimi iddia etmiştir.Tüm bu sözlerini gazeteme, şahsıma ve mesleğime yönelik bir hakaret olarak kabul ediyorum. Saatlerce süren röportajımız kendisinin de bilgisi dahilinde ses kayıt cihazım açıkken gerçekleşmiştir. Kayıtlarda olmayan herhangi bir ifadesini yazmam söz konusu değildir. Saatlerce süren ve yüz yüze gerçekleşen bir röportajı da gizlice kaydetmem mümkün değildir. Kendisi röportajdan önce ve sonra da foto muhabiri arkadaşıma memnuniyetle onlarca poz vermiştir.'Yorum:a) Korap'ın profesyonelce davrandığı kesin. İyi ki banda kaydetmiş. Ancak, bazı konularda mülakat yapılan kişiden 'açıklık getirmesini' istemekte sonsuz yarar var. Soruya 'günlük' diye yanıt vermiş. Sonra da 'zaten Seda ile şey olmaz' demiş.Noyaner'in ilişki kelimesinden ne anladığı, neyi kastettiği tam net değil, sözler biraz 'havada': 'Günlük' diyor. Bir müteakip soru ile deşmekte yarar vardı.b) Dolayısıyla, muğlak kalmış bir yanıt üzerinden, ön sayfaya 'ilişki'den cinsel ilişki gibi algılanacak şekilde ifade koymamak, 'zorlamamak' daha doğru olurdu.Son Söz: Seda Sayan, 2008 yılından sonra merdivenlerden aşağıya inmeye başlar...2010'da da tamamen unutulur, gider...Çevresine karşı da yanlış tavırlarını sürdürmeye devam ederse, kimsesi kalmaz sağında solunda...Kısa bir süre sonra, yani 60'lı yaşlarında Zeki Müren'in durumuna düşerse de, sakın şaşmayalım...
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA