Savunma sanayisinde bilişsel cephe için 105 kişilik çalıştay düzenlendi
SSB'nin Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında düzenlenen Beyin Göçünden Beyin Gücüne Çalıştayı'na 105 kişi katıldı. Yurt dışından dönen profesyonellerin de yer aldığı etkinlikte Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, savaş ortamının değiştiğini ve bilişsel cephenin öne çıktığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, dünyada savunma kavramının değiştiğine dikkati çekerek, "Savaş ortamı değişiyor. Savunma anlayışındaki cephenin artık fiziksel durumlardan zihinsel durumlara dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. Dünyada bütün araştırmalar, bilişsel cephesini sağlam tutan ülkelerin daha uzun yol katedeceğini gösteriyor." dedi.
Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında, Savunma Sanayii Akademi koordinasyonunda "Beyin Göçünden Beyin Gücüne Çalıştayı", ASELSAN Çelik Kubbe Konferans Salonu'nda düzenlendi.
2025-2026 yıllarında yurt dışından Türkiye'ye dönüş yapan nitelikli profesyonellerle savunma sanayisi kuruluşlarının insan kaynakları yöneticilerinden oluşan 105 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, yurtdışında kazanılan bilgi ve deneyimlerin sektöre kazandırılması, Türkiye'ye dönüşte karşılaşılan fırsatlar ve uyum süreçleri ele alındı.
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, çalıştayın açılışındaki konuşmasında, 2024 yılında gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) kararlarıyla başlatılan Milli Yetkinlik Hamlesi'nin, lise düzeyinden üst düzey yöneticiye kadar her seviyedeki Türk vatandaşının yetkinlik setlerini geliştirmeyi hedeflediğini belirtti.
Karataş, "Milli Yetkinlik Hamlesi, savunma sanayimize katkı sağlayacak lise öğrencisi, üniversite öğrencisi, mezunlar, savunma sanayisi profesyonelleri, ekip liderleri ya da üst düzey yöneticilere kadar yetkinlik setlerini geliştirmeyle ilgili bir hamle. Hedef, katkı sağlayacak her seviyedeki Türk vatandaşının yetkinlik setlerini doğru bir şekilde yapılandırmak. İnsan değişince her şeyin değişeceğini biliyoruz. Genelde bu bağlamda başlatılan bir proje." ifadelerini kullandı.
"Savunma anlayışı dört sütun üzerinde yükseliyor"
Hakan Karataş, dünyada savaş ortamının artık fiziksel cephelerin ötesine geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Savaş ortamı değişiyor. Biz eskiden hep fiziksel cephelerden bahsederdik. Fiziksel cephelerde savaş kazanılırdı. Daha sonra siber cephelerden bahsedildi. Şimdi belki baktığınızda diplomasi de bir cephe. Ekonomi de bir cephe. Strateji de bir cephe. İstihbarat da bir cephe. Aslında toplumların sosyoloji ve psikolojisi de bir cephe. Eğer böyle baktığımızda gerçekten savunma anlayışındaki cephenin artık fiziksel durumlardan biraz daha zihinsel durumlara dönüştüğünü çok yakından şahitlik ediyoruz. Eğer bu ortamı okumadığımızda bir şeyin de eksik kaldığını görüyoruz."
Kinetik savaşlardan gri bölge savaşlarına doğru bir kayma yaşandığına işaret eden Karataş, dünyada bu yıl tartışılmaya başlanan en önemli kavramın "bilişsel cephe" olduğunu aktardı.
Karataş, yeni nesil savunma anlayışının dört temel sütun üzerinde yükseldiğini belirterek, şunları söyledi:
"Birincisi, aciliyet duygusu. Yüksek teknoloji, yüksek hızda ve kapasitede üretim ihtiyacı iş yapış kültürünü etkiliyor. İkincisi, sürdürülebilirlik. Sanayinizin, ekonominizin ve yeteneğinizin hem bilişsel hem duyusal olarak dayanıklı olması lazım. Üçüncü sütun ise yumuşak güçtür. Savaşın kazananı yoktur, az kaybedeni ya da çok kaybedeni vardır. Savaşmaktan daha önemli olan şey savaşmamak, çevrenizdeki olası savaş ihtimallerini engelleyebilmektir. Dördüncü sütun ise entegre çözümler üretmektir. Bu dört sütun birlikte hareket etmediği sürece bir kazanım elde etme şansımız yok."
Sistemleri kuracak unsurun insan olduğuna değinen Karataş, iyi kadroların doğru projelere yönlendirilmesi için devamlı taze kalacak bir yetkinlik mimarisine ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
"Avrupa'da Türk algısı mühendis ve uzman olarak değişti"
Hakan Karataş, bilişsel cepheyi güçlü tutmak amacıyla yurt dışında yaşayan Türk profesyonellerle bir araya geldiklerini hatırlatarak, Avrupa'nın önemli merkezlerinde 2 bine yakın uzman ve mühendisle temas kurduklarını bildirdi.
"Tersine beyin göçü" ifadesini kullanmayı tercih etmediğini dile getiren Karataş, şöyle devam etti:
"Yurt dışında kalan kişilerin oradaki bilgi ve becerisinden faydalanmak için bir yöntem bulmalıyız. 30 yıl önce Avrupa'daki 'Türk' algısı işçi olarak tanımlanırken, şimdi mühendis ve uzman olarak tanımlanıyor. Bu süreci avantaja çevirmeliyiz. Amacımız sadece proaktif iletişim kurmak, onların süreçlerini kolaylaştırmak ve Milli Yetkinlik Hamlesi'nde rol almalarını sağlamaktır."
Beyin sirkülasyonu yaklaşımı benimsenecek
Türkiye'ye dönüş yapan katılımcıların yer aldığı önceki çalıştaydan elde edilen stratejik ve operasyonel önerilere de değinen Karataş, katılımcıların beyin göçü yerine "beyin sirkülasyonu yaklaşımının doğal bir kariyer mimarisi olarak görülmesini, küresel yeteneklerin takip edilebileceği bir havuz oluşturulmasını ve şirket içi girişimciliğin desteklenmesini önerdiklerini aktardı.
Operasyonel olarak ise katılımcıların sunulan iş ile kişinin yetkinlik uyumunun gözetilmesini istediklerini belirten Karataş, yurt dışından dönenlere özel uyum ve tersine mentörlük programlarının açılması, esnek çalışma imkanları ve yetki devri gibi çok değerli geri bildirimler aldıklarını söyledi.
"Kilit nokta bilgilerin ülkemize kazandırılması"
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii mühendisi Harun Burak Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk Hava Kurumu Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nü birincilikle tamamladığını söyledi.
Çolak, mezuniyetinin ardından tasarım mühendisi olarak işe başladığını belirterek, yaklaşık 4 yıl boyunca bu görevi başarıyla sürdürdükten sonra Almanya'nın Münih kenti yakınlarındaki Airbus firmasına geçiş yaptığını anlattı.
Çolak, Airbus'ta da tasarım mühendisi olarak proje süreçlerinde sorumluluk üstlendiğini aktardı.
Avrupa'daki çalışmalarının ardından yeniden Türkiye'ye dönme kararı aldığını ifade eden Çolak, "Almanya'da geçirdiğim birkaç yılın ardından yurt dışında kazandıklarımı ülkeme getirebilmek amacıyla yuvaya geri döndüm. Şu anda halen tasarım mühendisi olarak görev yapmaktayım." dedi.
Yurt dışında staj yapan, eğitim gören veya çalışan gençlere tavsiyelerde bulunan Çolak, bu süreci oldukça verimli bir deneyim olarak nitelendirdi.
Bu çalışmaların kişilere farklı kurumlara ve tecrübelere ulaşma imkanı sunduğuna dikkati çeken Çolak, "Orada değerli kazanımlar ortaya çıkıyor. Kilit nokta olarak arkadaşlarıma şunu söyleyebilirim, mümkün olduğunca kendilerini geliştirsinler. Bu süreçte çaba göstersinler ve sonucunda o bilgileri ülkemize kazandırsınlar." diye konuştu.
Yurt dışı deneyiminin mesleki kariyerine ve kişisel gelişimine sağladığı katkılara da değinen Çolak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öncelikle farklı işleyişleri gözlemleme şansım oldu. Süreçlerin farklı yönetimi ve teknik detaylar bağlamında, bizimle orası arasında hem bir tecrübe hem de kültür farkı söz konusu. Bu iki noktada bize fayda sağlayabilecek hususları bir araya getirip kendim için derledim. Bu süreçten ülkeme döndüğümde kazanım olarak getirdiğim noktalar, genelde hem iş işleyişi ve teknik detaylarla ilgili olumlu tecrübeler, hem de genel sosyal hayatta oturmuş, bize fayda sağlayabileceğini düşündüğüm hususlar oldu."
Çolak, SSB koordinasyonunda gerçekleştirilen ve herkesin özveriyle çalıştığı programın oldukça verimli bir ortamda geçtiğini belirterek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen kurumlara ve katılımcı firmalara teşekkür etti.
Program kapsamında gerçekleştirilecek masa çalışmalarında, katılımcıların deneyimlerinden hareketle insan kaynağı ve yetenek yönetimi politikalarına yönelik somut çözüm önerileri geliştirilmeye devam edilecek.
Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında, Savunma Sanayii Akademi koordinasyonunda "Beyin Göçünden Beyin Gücüne Çalıştayı", ASELSAN Çelik Kubbe Konferans Salonu'nda düzenlendi.
2025-2026 yıllarında yurt dışından Türkiye'ye dönüş yapan nitelikli profesyonellerle savunma sanayisi kuruluşlarının insan kaynakları yöneticilerinden oluşan 105 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, yurtdışında kazanılan bilgi ve deneyimlerin sektöre kazandırılması, Türkiye'ye dönüşte karşılaşılan fırsatlar ve uyum süreçleri ele alındı.
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, çalıştayın açılışındaki konuşmasında, 2024 yılında gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) kararlarıyla başlatılan Milli Yetkinlik Hamlesi'nin, lise düzeyinden üst düzey yöneticiye kadar her seviyedeki Türk vatandaşının yetkinlik setlerini geliştirmeyi hedeflediğini belirtti.
Karataş, "Milli Yetkinlik Hamlesi, savunma sanayimize katkı sağlayacak lise öğrencisi, üniversite öğrencisi, mezunlar, savunma sanayisi profesyonelleri, ekip liderleri ya da üst düzey yöneticilere kadar yetkinlik setlerini geliştirmeyle ilgili bir hamle. Hedef, katkı sağlayacak her seviyedeki Türk vatandaşının yetkinlik setlerini doğru bir şekilde yapılandırmak. İnsan değişince her şeyin değişeceğini biliyoruz. Genelde bu bağlamda başlatılan bir proje." ifadelerini kullandı.
"Savunma anlayışı dört sütun üzerinde yükseliyor"
Hakan Karataş, dünyada savaş ortamının artık fiziksel cephelerin ötesine geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Savaş ortamı değişiyor. Biz eskiden hep fiziksel cephelerden bahsederdik. Fiziksel cephelerde savaş kazanılırdı. Daha sonra siber cephelerden bahsedildi. Şimdi belki baktığınızda diplomasi de bir cephe. Ekonomi de bir cephe. Strateji de bir cephe. İstihbarat da bir cephe. Aslında toplumların sosyoloji ve psikolojisi de bir cephe. Eğer böyle baktığımızda gerçekten savunma anlayışındaki cephenin artık fiziksel durumlardan biraz daha zihinsel durumlara dönüştüğünü çok yakından şahitlik ediyoruz. Eğer bu ortamı okumadığımızda bir şeyin de eksik kaldığını görüyoruz."
Kinetik savaşlardan gri bölge savaşlarına doğru bir kayma yaşandığına işaret eden Karataş, dünyada bu yıl tartışılmaya başlanan en önemli kavramın "bilişsel cephe" olduğunu aktardı.
Karataş, yeni nesil savunma anlayışının dört temel sütun üzerinde yükseldiğini belirterek, şunları söyledi:
"Birincisi, aciliyet duygusu. Yüksek teknoloji, yüksek hızda ve kapasitede üretim ihtiyacı iş yapış kültürünü etkiliyor. İkincisi, sürdürülebilirlik. Sanayinizin, ekonominizin ve yeteneğinizin hem bilişsel hem duyusal olarak dayanıklı olması lazım. Üçüncü sütun ise yumuşak güçtür. Savaşın kazananı yoktur, az kaybedeni ya da çok kaybedeni vardır. Savaşmaktan daha önemli olan şey savaşmamak, çevrenizdeki olası savaş ihtimallerini engelleyebilmektir. Dördüncü sütun ise entegre çözümler üretmektir. Bu dört sütun birlikte hareket etmediği sürece bir kazanım elde etme şansımız yok."
Sistemleri kuracak unsurun insan olduğuna değinen Karataş, iyi kadroların doğru projelere yönlendirilmesi için devamlı taze kalacak bir yetkinlik mimarisine ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
"Avrupa'da Türk algısı mühendis ve uzman olarak değişti"
Hakan Karataş, bilişsel cepheyi güçlü tutmak amacıyla yurt dışında yaşayan Türk profesyonellerle bir araya geldiklerini hatırlatarak, Avrupa'nın önemli merkezlerinde 2 bine yakın uzman ve mühendisle temas kurduklarını bildirdi.
"Tersine beyin göçü" ifadesini kullanmayı tercih etmediğini dile getiren Karataş, şöyle devam etti:
"Yurt dışında kalan kişilerin oradaki bilgi ve becerisinden faydalanmak için bir yöntem bulmalıyız. 30 yıl önce Avrupa'daki 'Türk' algısı işçi olarak tanımlanırken, şimdi mühendis ve uzman olarak tanımlanıyor. Bu süreci avantaja çevirmeliyiz. Amacımız sadece proaktif iletişim kurmak, onların süreçlerini kolaylaştırmak ve Milli Yetkinlik Hamlesi'nde rol almalarını sağlamaktır."
Beyin sirkülasyonu yaklaşımı benimsenecek
Türkiye'ye dönüş yapan katılımcıların yer aldığı önceki çalıştaydan elde edilen stratejik ve operasyonel önerilere de değinen Karataş, katılımcıların beyin göçü yerine "beyin sirkülasyonu yaklaşımının doğal bir kariyer mimarisi olarak görülmesini, küresel yeteneklerin takip edilebileceği bir havuz oluşturulmasını ve şirket içi girişimciliğin desteklenmesini önerdiklerini aktardı.
Operasyonel olarak ise katılımcıların sunulan iş ile kişinin yetkinlik uyumunun gözetilmesini istediklerini belirten Karataş, yurt dışından dönenlere özel uyum ve tersine mentörlük programlarının açılması, esnek çalışma imkanları ve yetki devri gibi çok değerli geri bildirimler aldıklarını söyledi.
"Kilit nokta bilgilerin ülkemize kazandırılması"
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii mühendisi Harun Burak Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk Hava Kurumu Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nü birincilikle tamamladığını söyledi.
Çolak, mezuniyetinin ardından tasarım mühendisi olarak işe başladığını belirterek, yaklaşık 4 yıl boyunca bu görevi başarıyla sürdürdükten sonra Almanya'nın Münih kenti yakınlarındaki Airbus firmasına geçiş yaptığını anlattı.
Çolak, Airbus'ta da tasarım mühendisi olarak proje süreçlerinde sorumluluk üstlendiğini aktardı.
Avrupa'daki çalışmalarının ardından yeniden Türkiye'ye dönme kararı aldığını ifade eden Çolak, "Almanya'da geçirdiğim birkaç yılın ardından yurt dışında kazandıklarımı ülkeme getirebilmek amacıyla yuvaya geri döndüm. Şu anda halen tasarım mühendisi olarak görev yapmaktayım." dedi.
Yurt dışında staj yapan, eğitim gören veya çalışan gençlere tavsiyelerde bulunan Çolak, bu süreci oldukça verimli bir deneyim olarak nitelendirdi.
Bu çalışmaların kişilere farklı kurumlara ve tecrübelere ulaşma imkanı sunduğuna dikkati çeken Çolak, "Orada değerli kazanımlar ortaya çıkıyor. Kilit nokta olarak arkadaşlarıma şunu söyleyebilirim, mümkün olduğunca kendilerini geliştirsinler. Bu süreçte çaba göstersinler ve sonucunda o bilgileri ülkemize kazandırsınlar." diye konuştu.
Yurt dışı deneyiminin mesleki kariyerine ve kişisel gelişimine sağladığı katkılara da değinen Çolak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öncelikle farklı işleyişleri gözlemleme şansım oldu. Süreçlerin farklı yönetimi ve teknik detaylar bağlamında, bizimle orası arasında hem bir tecrübe hem de kültür farkı söz konusu. Bu iki noktada bize fayda sağlayabilecek hususları bir araya getirip kendim için derledim. Bu süreçten ülkeme döndüğümde kazanım olarak getirdiğim noktalar, genelde hem iş işleyişi ve teknik detaylarla ilgili olumlu tecrübeler, hem de genel sosyal hayatta oturmuş, bize fayda sağlayabileceğini düşündüğüm hususlar oldu."
Çolak, SSB koordinasyonunda gerçekleştirilen ve herkesin özveriyle çalıştığı programın oldukça verimli bir ortamda geçtiğini belirterek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen kurumlara ve katılımcı firmalara teşekkür etti.
Program kapsamında gerçekleştirilecek masa çalışmalarında, katılımcıların deneyimlerinden hareketle insan kaynağı ve yetenek yönetimi politikalarına yönelik somut çözüm önerileri geliştirilmeye devam edilecek.
Kaynak: AA / Ekonomi
Hakan Karataş, Teknoloji, Ekonomi, Güncel, Savaş, Hakan Karataş, Teknoloji, Güncel, Ekonomi, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA