Savaş Mağduru Kalp Hastası Iraklı Çocuklar, İsrail'de Sağlığına Kavuşuyor

Dünya Haberleri

Kalp Hastası Iraklı Çocuklar, İsrail'de Sağlığına Kavuşuyor.

Kalp hastası Iraklı çocuklar, İsrail'de sağlığına kavuşuyor.

Irak Parlamentosu'nda soruşturmaya neden olan çocukların İsrail'de tedavi edilmesi konusunda doktorlar din, dil, ırk, milliyet ayrımı yapmadan kalp hastası çocuklara baktıklarını söylüyor.

"Save a Child's Heart" (Bir Çocuğun Hayatını Kurtar) isimli sivil toplum örgütü tarafından Irak'tan Amman'a Amman'dan da Tel Aviv'e getirilen çocuklar, Wolfson Medikal Merkezi'nde tedavi ediliyor.

Hastanede Gazze ve Filistin'in diğer bölgelerinden gelen çocukların da tedavi altına alındığı ifade edilirken, yetkililer toplam 31 ülkeden yüzlerce çocuğun "Save a Child's Heart" isimli sivil toplum örgütünün girişimleriyle hastaneye getirilerek ameliyat edildiğini belirtiyor.

Filistin'den gelen doktorların da eğitim aldığı Wolfson Medikal Merkezi'nde çalışmalara katılan Filistinli anestezi uzmanı Wafik Othman da, hastanede herhangi bir ayrım yapılmadan çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyerek, "Çocuklar farklı ülkelerden geliyor. Arap, Asya, Afrika ülkelerinden geliyor. Tabi Filistin'den de geliyorlar. Burada şu an 40 çocuk bulunuyor, biz doktoruz. Biz burada politikacı değiliz. Biz kimin nereden baktığını bakmıyoruz. Filistinli yada başka bir yerden olması önemli değil.

Hastaya burada hasta olarak bakıyoruz" ifadesini kullandı.

Save a Child's Heart kurucu üyesi Wolfson Hastanesi yoğun bakım ünitesi şefi Sion Houri ise, söylentileri açıkçası bilmediğini belirterek, "İlk Iraklı çocuğu bir kaç yıl önce aldık buraya. Irak'taki Amerikan askeri doktorları ve Iraklı doktorlar tarafından tanı konulmuştu. O çocuk Bağdat'tan Amman'a gönderilmişti. Amman'dan da İsrail'e geldi. Biz o çocuğu ameliyat ettikten sonra kalp sorunu olan bir çok başka Iraklı çocuğu ameliyat ettik. Sizin sözünü ettiğiniz iddiaları ben açıkçası bilmiyorum ancak, ben bizim burada ne yaptığımızı açıklayabilirim. Benim kişisel rüyam, kiliselerin, Yahudilerin ibadet yeri sinagogların ve Müslümanların mabedi camilerin birleşerek bu çocukların sağlığına kavuşmasında maddi olarak destek olması. Biz çocuklara burada bakıyoruz. Onların ne renkte olduğuna ve nereden geldiğine bakmıyoruz. Mavi bile olsa çocuklara bakıyoruz. Sizinde bildiğiniz gibi biz vücudu mavileşen çocukları iyileştirmeye çalışıyoruz. Öte yandan, siyah, beyaz yada ırkı önemli değil, biz çocukları iyileştiriyoruz. Bizim onların hangi dinden, hangi ülkeden olduğunu umursadığımız yok. Biz çocukların, Asya, Avrupa, Rusya yada Çin'den, nereden geldiğine bakmayıp onlara sadece yardım ediyoruz." diye konuştu.

Save a Child's Heart üyesi Wolfson Medikal Merkezi Kardioloji Şefi Akiva Tamir de şu anda Irak'tan 3 çocuğa bakıldığını belirterek, "Biz Amman'a gidiyoruz. Oradaki şüpheli durumda olan çocuklara bakıyoruz. Save a Child's Heart, Irak'tan çocukları getiriyor. Şu anda ünitemizde Irak'tan 3 çocuk var. Şurada gördüğünüz çocuk çok hasta mesela. Gelecekteki 10 yıl çok hasta olacak. Büyük ihtimalle de erken yaşta hayatını kaybedecek. Geçen hafta geldi. Bu operasyonu basit, biz operasyonu yaptık ve gayet başarılı geçti. 2 hafta içinde Irak'a gidecek" açıklamasında bulundu.

Süleymaniye'den gelen, hastanede ameliyat olan ve şu anda kontrol altında tutulan 4 yaşındaki Serbes Jamal'ın annesi Kenyav Jamal, doktorlara teşekkür ediyor.

Kenyav Jamal, "Irak'tan geldik, oğlumun durumu çok kötüydü. Şimdi çocuğun durumu çok iyi. Ameliyattan sonra durumu iyileşti. Bizden burada para da almadılar. Doktorlara çok teşekkür ediyorum. Bir hafta sonra Irak'a döneceğiz. Irak'ta kızım kaldı, onu da Irak'ı da çok özledim" dedi.

IRAK HALKI TEPKİLİ İsrailli doktorlar çocuklara ayrım gözetmeksizin bakıldığını vurgularken, Iraklılar ise, Arap ülkelerine hakim olan Yahudi karşıtlığı sebebiyle çocukları önce Ürdün'ün başkenti Amman'a, oradan da Tel Aviv'e gönderen sivil toplum kuruluşunun girişimlerine tepki gösteriyor.

Sağlık sisteminin kaynak sıkıntıları sebebiyle pek çok hizmeti veremediği Irak'ta, Iraklı çocukların tedavi olmak için İsrail'e gönderilmesine tepki gösteriliyor. Irak hastanelerinde, tıbbi yetersizlikler sebebiyle her gün yüzlerce insan hayatını kaybediyor.

Çocuğu kalp damar hastalıkları sebebiyle tedavi gören Nuha Fazıl, oğlunun tedavisinin yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine, "Çocuğumun hem kalp damarlarında hem de beyninde sorunlar tespit edildi. Irak'ta oğlumu tedavi ettirmem neredeyse imkansız, çocuğum için çok sayıda hastane gezdim. Oğlumun Arap ülkelerinden birinde tedavi edilmesini ümit ediyorum. Ben dul bir kadınım ve maddi imkanlarım çok kısıtlı. Çocuğumu Arap ülkelerinden başka bir yerde tedavi ettirmeyi kabul etmem. Yahudilerin çocuğuma gereken önemi vereceklerine inanmıyorum. Onun normal bir hayat yaşamasını çok isterim" cevabını verdi.

Irak'taki hastanelerin çoğunda personel ve donanım eksikliklerinin olduğunun bilinmesine rağmen, Irak halkı İsrail'den gelecek olan yardımları kabul etmemeye kararlı görünüyor.

Ülkenin en gelişmiş kenti Bağdat'ta dahi kısıtlı imkanlar dahilinde hizmet vermeye çalışan kardiyoloji merkezi İbn-ul Nefis Hastanesi'nin listesinde 6 aydır bekleyen 10 yaşındaki Mahmoud Mohammad'ın annesi Betul Şellake, "Divaniye'den, önce Bağdat'taki İbn-ul Baytar hastanesine gönderildim. Doktorlar, çocuğumun kalbinde bir delik olduğunu söylüyor. Oğlumun bir sorunu olduğunu 9 yaşında farkettik. 6 aydır bu hastanenin bekleme listesindeyiz ve şimdi sıranın oğluma gelmiş olmasından büyük mutluluk duyuyorum. Oğlumu İsrail'e göndermek isteseydim, 6 ay beklemezdim. Bunu Divaniye'den halletmem mümkündü. Iraklı yeni mezun bir hekim bile, benim için İsrail'in uzmanlarından daha güvenilir" dedi.

İBN-UL NEFİS HASTANESİ MÜDÜRÜ EL HİLLİ: "İSRAİL, BENİM İÇİN KIRMIZI BİR HATTIR" Irak hsdığımız yok. Biz çocukların, Asya, Avrupa, Rusyaükümetinin, yurtdışında tedavi edilmesi gereken hastalar için gereken desteği verdiğini vurgulayan Irak'ın en önemli kardiyoloji merkezlerinden Ibn-ul Nefis hastanesinin müdürü Hüseyin el Hilli, tedavisini yapamadıkları hastaların dosyalarını Sağlık Bakanlığı'na gönderdiklerini ve bu insanların bakanlık aracılığı ile Fransa, Suriye veya Hindistan'daki merkezlere gönderildiklerini söyledi.

El Hilli, "İlk olarak İsrail'e 100 çocuğun gönderileceği haberi geldi. Bu rakam şimdi, 4'ü Kerkük'ten 10'u da Erbil'den olmak üzere 14'e düştü. Iraklı çocukların İsrail'de tedavi edildiğini hiçbir resmi kaynaktan duymadım, bu bilgiyi sadece medyadan elde edebildim şimdiye kadar. Gazetelerde okuduklarıma göre, Neçirvan Barzani de orada tedavi edilmiş. Bu onlar için normal olabilir çünkü Kürtlerin merkezi hükümetimizle ve ülkemiz milletiyle bir alakası kalmadı. İsrail, benim için kırmızı bir hattır. Hasta olan kendi oğlum da olsa İsrail'de tedavi edilmesine sıcak bakmam ama tabi bu ailelerin verecekleri bir karardır. Elbette Filistinli Arap çocukların tedavisi orada yapılacak. Filistin, İsrail'in işgali altında olduğu müddetçe de bu sorumlulukları devam edecektir. Çocuklarımızı tedavi ettirmek için başka yerler de bulabiliriz ama bu İsrail olmamalı. Fransa'yla bu konuda çok yakın işbirliğimiz var. Fransa, hem çocuklarımızın tedavisi hem de uzmanlarımızın eğitimi konusunda destek veriyor. Hastalarımızın, bu tür durumlarda Sağlık Bakanlığımıza başvurmasını tavsiye ederim."şeklinde konuştu.

IRAKLI MİLLETVEKİLİ EL MUSEVİ İSRAİLİ, ÜLKESİNİ ZAYIF VE ACİZ GÖSTERMEKLE SUÇLUYOR Irak parlamentosu da "İsrail'de tedavi" haberlerine tepki gösteriyor.

Dünyanın pek çok ülkesiyle tıbbi destek anlaşmalarının var olduğunu ifade eden Iraklı milletvekili Semire el Musevi, İsrail'deki bir hastanenin insanlık adına bu tür bir projeye girişmiş olmasına şüpheyle yaklaşıyor.

İsrail'i, ülkesini zayıf ve aciz göstermeye çalışmak ile suçlayan ve hayatı kurtulan çocuklardan değil, yetkilerden ve siyasi amaçlardan bahseden Irak Parlamentosu Sağlık ve Çocuk Komisyonu üyesi Semire el Musevi, "Bu haberleri internetten takip edebiliyoruz. Irak hükümeti, çocuklarını komşu ve dost ülkelere gönderiyor. Bu ülkelerde gereken tedavi yapılıyor. İsrail'e çocuklarımız gönderiliyorsa bu kanuni bir girişim değildir. Bu tür hasta transferlerinin insani bir amacı olamaz. Bu İsrail'in yaptığı bir şerefsizliktir. Irak'ı aciz ve zayıf göstermek isteyen, bazı sivil toplum kuruluşları ile yolumuzu ayırdık. Bunların hastalarımızın tedavisi ile ilgili hiçbir yetkisi bulunmamaktadır. Kanunun çizdiği sınırlar içinde çalışanlarla sorunumuz yok. Avrupa ülkeleri, Türkiye veya İran'a çocuklarımız, tedavi maksatlı gidebilmektedir. Irak devleti, bu insanların tedavi masraflarını da karşılamaktadır."dedi.

Aynı komisyonun üyesi Mustafa el Hiti de, İsrail'de Iraklı çocukların kalp ameliyatlarının gerçekleştirildiğini duyduğunu, konu ile ilgili Sağlık Bakanlığı'nda resmi bir kaydın bulunmadığının anlaşıldığını ifade etti.

El Hiti, "Sağlık Bakanlığı, Irak'taki doktor sayısının azlığı ve donanım eksikliği sebebiyle zaten ihtiyaç sahibi hastaları yurtdışına gönderiyor. Bunun için büyük bir bütçe ayrÄfdğımız yok. Biz çocukların, Asya, Avrupa, Rusyaılmış durumda. Yeşil Bölge içinde, Amerikan güçlerine bağlı bir sivil toplum örgütü, Iraklı çocukları tedavi edilmek üzere Amman'a götürmektedir. Amman'da ameliyat olamayan bazı çocukların durumlarının kritik olması sebebiyle onları Tel Aviv'e götürdükleri bilgisini aldım. Bu durum, medya tarafından abartıldı ve siyasi bir içerik kazandırıldı" ifadesinde bulunarak, İsrail'in Irak'ta sağlık ürünleri konusunda dahi yasaklı bir ülke olduğunu, anlaşmalı ilaç şirketlerinin Sağlık Bakanlığı'yla sözleşmeleri gereği İsrail ile ticaret yapmalarının yasak olduğunu belirtti.

Kürdistan Birlik Partisi milletvekillerinden Ale Talabani de bunun insani bir durum olduğunu ve Iraklı çocuklara yardım etmek isteyen hiç kimsenin önünde durmayacaklarını ifade etti.

Çocukların nereye gönderildiğini ve nasıl tedavi edildiklerini bilmek istediklerini söyleyen milletvekili, hasta transferleri konusunda Irak Sağlık Bakanlığı'nın ayrıntılı şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti.

BAĞDAT CADDELERİNDEKİ İNSANLAR İSRAİL'E ATEŞ PÜSKÜRÜYOR Irak'ta ilaç ve uzman eksikliği sebebiyle ölen insanların sayısı her gün artıyor. Uzman hekimlerin, Irak'ta tehdit edildikleri gerekçesiyle ülkeden ayrılmaları uzman personel açığına sebep oluyor. Sağlık Bakanlığı'nın ilaç ithalatı konusundaki tecrübesizliği bazı ilaçlarda fazlalığa, bazı çok önemlilerinde ise yokluğun yaşanmasına sebep oluyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen ülkede İsrail'in Iraklı çocuklara bakamayacağı yönünde yaygın bir kanı hakim. Bağdat caddelerindeki insanlar, yani sade vatandaşlar da İsrail'e ateş püskürüyor.

İsrail'in yardımlarını kabul etmek istemeyenlerden 32 yaşındaki Saer Halil, Tel Aviv'de ameliyat olan çocukların Irak üzerinde birer baskı aracı olarak kullanılmasından endişe ettiğini belirterek, "İsrailliler Iraklı çocukları çok mu seviyor? Lübnan'da Arap sivillere yapılanları bütün dünya görmedi mi? İsrail Irak üzerinde hak sahibi olmak arzusunda ve biz buna asla izin vermeyeceğiz" dedi.

Irak'ın içinde bulunduğu durumdan bir anlamda İsrail'i sorumlu tutan halk, şimdi bu ülkeden gelen yardımları kabul etmek istemiyor.

Irak'ta İsrail ile ilgili fikirler genellikle olumsuz. Ülke içinde Arap toplumu İsrail'den gelecek her türlü yardıma şiddetle karşı çıkarken, Kürt toplumunun bu konuda daha esnek davranması dikkat çekiyor.

(İA-AT-NO-NO-D)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Dünya

, Haberler