Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan: ?Vize Uygulaması Insan Hakları
Türk-ingiliz Ticaret Odası'nın (tbcci) Düzenlediği Networking Yemeğinde Konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan: ?vize Uygulaması Türk İşadamlarına Yapılan İşkence ve İnsan Hakları İhlalidir" Dedi.
Türk-İngiliz Ticaret Odası'nın (TBCCİ) düzenlediği Networking yemeğinde konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan: ?Vize uygulaması Türk işadamlarına yapılan işkence ve insan hakları ihlalidir" dedi. Dün akşam Highstreet Kensington'daki Royal Garden Hotel'de Türk-İngiliz Ticaret Odası'nın (TBCCİ) düzenlediği Networking yemeğine katılan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, ?İngiltere ve shengen'e tabi olmuş diğer ülkelerin Türk işadamlarına uygulamış olduğu vize uygulamasını son derece haksız buluyorum. 27 yıl işadamı pasaportuyla o vize işkencesini çekmiş birisi olarak söylüyorum, hala o günkü sıkıntıları yaşıyorum" diye ifade etti. ?VİZE TİCARETİ TEKNİK ENGELDİR" Vize uygulamasının haksız bir rekabet olduğunu belirten Bakan Çağlayan,?Bu olaya bir kaç açıdan bakmak lazım. Bu bir haksız rekabet unsurudur. Bu bir ticareti teknik engeldir. ve kesinlikle Türk işadamının, malının serbest dolaşımına bir yerde imkan tanımayan bir hadisedir. Bizim Avrupa kriterlerimizden, fasıllarımızdan biri, malların serbest dolaşımıdır. Maalesef bu konuda Avrupa'nın birçok ülkesi, TIR'larımızın bile transit veya ikili geçişlerine çeşitli engeller koymaktadır. Yani Avrupa Birliği ile olan çalışmalarımızda, bir taraftan mallarımız serbest gezemezken, bir taraftan da o malların sahipleri 'serbest dolaşım' haklarına sahip değiller. İşadamlarına uygulanan bu vize işkencesinin mutlak suretle sona erdirilmesi gerekiyor. Dediğim gibi, bu aslında bir yerde 'insan hakları ihlali'dir. Sanayici olarak aynı şeyi söylüyordum, bugün de bir bakan olarak aynı şeyi söylüyorum. Benim kırmızı pasaport taşımam, şu anki görevim itibariyle bana bir ayrıcalık, bir güvence getirmiyor. Vize konusunda Türk işadamlarına yapılan, bana göre bir zulüm ve işkencedir" şeklinde konuştu. ?AVRUPALI İŞADAMLARINA SAĞLANAN KOLAYLIK ONLARA DA SAĞLANMALI" Bakan Çağlayan şöyle devam etti: ?Oda başkanıyken, İngiltere Büyükelçiliği ile her zaman yakın ilişkiler içerisinde olmuştum. Bir çok büyükelçilikte olduğu gibi 5 yıllık çok girişli vizeler alarak çözmeye çalışıyorduk. Türk işadamının, aynen Avrupalı işadamının Türkiye'ye geldiğinde görmüş olduğu kolaylık neyse, onu aynı şekilde görmesi insani bir haktır diye düşünüyorum." ?TÜRKİYE DÜNYANIN 15'İNCİ, AVRUPA'NIN İSE 6'INCI BÜYÜK EKONOMİSİ" Türkiye ve İngiltere arasındaki ticari ilişkilerinin 5 yıldan fazla bir ilişki içeren dostluk yapısı var. İngiltere, Türkiye'de kapitülasyonlar zamanında Türkiye'ye gelmiş ve ilişkiler böyle başlamıştır. Aradan geçen 500-600 yıllık süre içerisinde ilişkiler her zaman iyi olmuş, sadece 1914 yılında 1'inci Dünya sırasında yine bir karşı karşıya gelinmiş olmakla beraber sonradan tekrar ciddi anlamda bir yakınlaşma olmuştur. İngiltere Avrupa'nın 3'üncü büyük dünyanın ise 6'ıncı büyük ekonomisi. Türkiye aynı şekilde, dünyanın 15'inci, Avrupa'nın ise 6'ıncı büyük ekonomisi." ?İngiltere ihracatımızda 3'üncü sırada yer alan bir ülke. İhracatımızın yaklaşık yüzde 57'sini Avrupa kıtasına yapıyoruz. 2009 yılında yaşamış olduğumuz ihracatımızdaki azalma da, tamamıyla Avrupa kıtasındaki talebin daralmasından ortaya çıkan bir sonuç. Geçen yıl 29 milyar dolarlık ihracatımızda bir azalma yaşadık. Bunun sadece 21 milyar doları Avrupa'ya yapmış olduğumuz ihracatın azalmasından kaynaklandı. Yüzde 70 Avrupa'nın talep daraltmasının ortaya çıkartmış olduğu bir sonuç. Bu çerçevede, Avrupa'ya sanayi ürünleri yapıyoruz. Beyaz eşya sektörü, otomobil sektörü, makine, demir-çelik ve tekstil-konfeksiyon bunların en başta gelenleri. ve kıyasıya bir rekabet yapıyoruz. 1 Ocak 1996'da Türkiye,'Gümrük Birliği Anlaşması yaptığı zaman, Türkiye'nin Avrupa'ya ihracatı sadece 10 milyar dolardı. Ama buna karşılık Avrupa'dan yapılan ithalat, 23-24 milyar dolar seviyesindeydi.Yani Türkiye'nin Avrupa'ya olan ticaretinde, ihracatın ithalatı karşılama oranları yüzde 40'ların altındaydı.2010 yılına geldiğimizde küresel krizin yaşandığı bir ortamda, Avrupa'ya olan ihracatımız, toplam ihracatımızın yüzde 57'si...Yani yaklaşık 55 milyar dolar civarında Avrupa'ya bir ihracatımız var. Buna karşılık ithalatımızda 65 milyar dolar...Bu çerçevede değerlendirdiğimizde ihracat ile ithalatımız arasındaki fark 15 yıl önceki farktan daha az bir seviyeye gelmiş. Aradan geçen 15 yılda ihracatımızı arttırmış, ithalatımızı düşürmüşüz.Ve ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranları yüzde 75, yüzde 80'lere gelmiş. Bu son derece önemli ve altının çizilmesi gereken bir tespit. Bunun yanı sıra İngiltere ile yapmış olduğumuz ticaret 2002 yılında, 2008 yılına gelinceye kadar her yıl yüzde 10'luk bir artış sağlamış ve 2007 yılında 14.5 milyar dolara, 2008 yılında 13.5 milyar dolara ve nihayet 2009 yılında küresel krizle beraber 9.5 milyar dolara düştü." İNGİLTERE'DE KULLANILAN HER 10 BUZDOLABININ 8'İ TÜRK MALI ?İngiltere'nin bir özelliği de bizim Avrupa Birliği'nde, dış ticaretimizde dış ticaret fazlası verdiğimiz tek ülke olması. Yaklaşık 2.5 milyar dolar civarında bizim dış ticaretimizde fazlalık var. Yani 2.5 milyar dolar daha fazla ihracat yapıyoruz İngiltere'ye. ve İngiltere'nin malzemeler bazında, ihraç kalemleri bazında incelediğimiz zaman, İngiltere'de kullanılan her iki radyatörün bir tanesi Türkiye'den geliyor. İngiltere'de evlerde kullanılan her 10 buzdolabının 8'i Türk malı.İngiltere'de yapmış olduğumuz Türkiye ihracatına baktığımız zaman, gerek radyatörde, gerek özelikte tekstil-konfeksiyonda yine aynı şekilde kablo ihracatına baktığımızda,İngiltere'nin ihracatında birinci sırada yer alıyoruz. Sadece geçen yılki televizyon ihracatımız 500 milyon dolar. ve İngiltere'nin toplam yapmış olduğu ithalatın 4'de 1'i bize ait. Değerlendirdiğimiz zaman, İngiltere'ye yapmış olduğumuz bir çok ihracat kalemi, İngiltere'nin ithalatında da birinci sırada yer alıyor. Tekstil-konfeksiyon, hazır giyim ve örme sektöründeki ihracatımız aynı şekilde 1.5 milyar dolar civarında. Böylesine iç içe girmiş bir yapıya sahibiz.İngiltere, Türkiye'de yabancı sermaye açısından öncelikli bir konuma sahip.5 milyar doların üzerinde bir yatırım hacmine sahip.Şimdi bizim bu ara yapmamız gereken çalışma şu: Öncelikle 2010 yılındayız.2008 yılında dünya ticareti toplam 16 trilyon dolardı.2009'da küresel krizle beraber 11.6 trilyon dolara düştü.Dünya ekonomisi 16 trilyon dolara ancak 2013 yılında gelebilecek. Yani 5 yıl hem dünya hem bütün ülkeler kaybetti. Yani 5 yıllık bir patinaj ve duraklama devri var.2013 yılında bizim İngiltere ile olan ticaretimizi 20 milyar doların üstüne çıkarmamız gerekiyor.ö
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA