Samsun: Kadın ve Şiddet Konferansı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Prof. Dr. Nevin Gaye Erbatur, Kadının Toplumsal Cinsiyet Rollerinin, Kadının Siyasete Katılımının Önündeki En Büyük Engel Olduğunu ve Evde Eşitlik Sağlanamadığı Takdirde Toplumsal Yaşamda Bunu Hayata Geçirmenin Çok Zor Olduğunu Söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Prof. Dr. Nevin Gaye Erbatur, kadının toplumsal cinsiyet rollerinin, kadının siyasete katılımının önündeki en büyük engel olduğunu ve evde eşitlik sağlanamadığı takdirde toplumsal yaşamda bunu hayata geçirmenin çok zor olduğunu söyledi.Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) bayanlara 'Kadın ve Şiddet Yaklaşımları Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi' konulu konferans veren Nevin Gaye Erbatur, Büyük Önder Atatürk, kadına seçme ve seçilme hakkını tanıyan, kadının erkekle eşit duruma gelmesini, toplumsal, kamusal yaşamda hak ettiği yeri almasını sağlayanın Cumhuriyet olduğunu, Cumhuriyet ile laiklik ilkesinin benimsenmesi, din ve dünya işlerini ayırarak toplumu, devleti çağdaş bir kimliğe kavuşturduğunu, özgürlüklerin ve demokrasinin güvenceye alındığını kaydetti. "Kadının politik yaşamda adı da kendi de yoktur" diyen Erbatur, "Siyasette önemli olan yılmadan mücadele edebilmektir. Eğer kadınlar, bir siyasi partiye gitmiyorsa politika belirleyici olan örgütler de görev almalıdır. Siyasetteki kadınlar mutlaka denetlenmelidir. Seçilmiş kadınların yaptıkları çalışmalara destek olmak yani onlarla iletişim içinde olmak gerekir. Çünkü lider konumundaki kadınların çok önemli bir rolleri vardır. Kadınlar taleplerimizin ihtiyaçlarımızın sesi olacaklardır. Onların ümitlerinin ve toplumu oluşturan tüm kesimlerin parlamentoda seslerinin duyurulmasını sağlayacaklardır. Barışa ulaşmada, kalkınmada eşitlik hedeflerine ulaşmada ve bin yıl kalkınma hedeflerine varmada çok önemli rolleri vardır. Kadınların toplumsal yaşamdaki varlıkları ve görünür olmaları siyasetteki kadınların sayısını ve bakış açısını geliştirecektir" dedi.Kadınların karar verme merciinde olması sadece basit bir yasal hak değil aynı zamanda kadınların taleplerinin ve bakış açılarının dikkate alınmasını zorunlu kılan bir demokratik tutum olduğuna dikkat çeken Erbatur, "Ancak maalesef günümüzde hala kadınlar politik ve kamusal yaşamda eşit olarak temsil edilmemektedir. Politika belirleyici mevkilerde yönetimsel organlarda kamusal ve özel sektörde, sendikalarda, adalet sisteminde kadınlar karar verme merciinde çok az temsil ediliyor. Dünyada seçilmiş parlamentolarda kadın oranı yüzde 16.6, Türkiye'de yüzde 4.4'tür. 119 ülke içinde Türkiye 115. sırada, bu gerçekten kötü. Arap ülkelerinin ortalaması bile yüzde 6.5'tir. Ülkemizde kadınlar çeşitli alanlarda yüksek oranda bulunmaktadır. Örneğin, bugün ülkemizde üniversitelerde kadın öğretim elemanı oranı yüzde 36 olup, toplam profesörler içinde kadın oranı yüzde 25'e ulaşmıştır. Mimarların yüzde 31'i, doktor ve operatörlerin yüzde 29'u, avukatlarınsa yüzde 26'sı kadındır. Bu durum siyasete yansımamaktadır. Birinci adım kadınların parlamentolardaki temsil oranını yükseltmektir. Ancak daha da önemlisi kadın parlamenterlerin politika oluşturmadaki katkılarıdır. Eğer kadınlar politika oluşturmaya katılamıyorsa eşit temsilden söz edilemez. Kadınlar genelde çocuklar ve kadınlarla ilgili işlerle ilgilenmektedir. Kadınların ekonomik alanda, savunma veya dışişleri bakanı gibi pozisyonlarda olmaları Türkiye'de hemen hemen mümkün olmamaktadır. Hele yerel yönetimlerde kadın temsili son derece azdır. Dünyanın hiçbir yerinde de yerel yönetimlerde eşit temsilden söz etmek mümkün değildir. Kadının toplumsal cinsiyet rolleri, onun siyasete katılımının önündeki en büyük engeldir. Genel kanı kadın kısmının evde oturup çocuklarına, kocasına, ailesine bakması ve ne olursa olsun bu görevlerini yerine getirmesidir. Demokrasi, aile içinde eşit hak talebiyle başlar. Eğer evde eşitliği sağlayamazsak toplumsal yaşamda bunu hayata geçirmek çok zor. O nedenle öncelikle çocuklarımızı eşit yetiştirmeliyiz. Oğlumuz için ne yapıyorsak kızımız için de aynısını yapmalı ve düşünmeliyiz. Kadınların eşit temsil edilmelerinin önündeki en büyük engeller, yoksulluğun kadınlaşması, kadına yönelik şiddet, okumaz-yazmazlık, kadına atfedilen roller, özellikle kadının ailede rolü ve toplumsal yaşama katılmayışıdır" diye konuştu."KADINLARIN SİYASETTE VAR OLABİLMESİ KOTALARA BAĞLIDIR"Kadınların karar alma süreçlerine eşit katılımı sadece bir hak talebi değil aynı zamanda kadınların dikkate alınmasını sağlayacak bir durum olduğunu vurgulayan Erbatur, sözlerine şöyle devam etti:"Eğitilmiş kadın toplumsal yaşama daha kolay katılmaktadır. Kadınlar eğitimle güç kullanımında daha üst mevkilere gelebiliyor. Eğitimli kadınlar, politik süreçlere de daha rahat katılabilmektedir. Kadınların eğitilmesi, onların aktif birer vatandaş olması anlamına da gelmektedir. Seçim siteminde, siyasi partilerde kota olmalıdır. Yasal olarak kadınlar için ayrılmış pozisyonlar olmalıdır. Kadınların siyasette var olabilmesi kotalara bağlıdır. Kotalar cinsiyet eşitliğinin temel çözümü olmamakla birlikte geçici bir iyileştirme için mutlaka başvurulması gereken bir sitemdir. Kota uygulaması siyasal partilerden başlar. Kadınların siyasal yaşama eşit katılma isteklerini gerçekleştirmek için ilk yöneldikleri kurumlar siyasal partilerdir. Bu nedenle ilk kota uygulamaları siyasal partilerde başlamıştır. Kotanın gücü kadınların gücüne bağlıdır. Kota uygulamalarının ve genel olarak özel önlem uygulamalarının başarısını sağlayan şey bu talebi ileri süren kadın hareketinin ve partiler içindeki kadın gruplarının gücüdür. Siyasal partilerin kadınların eksik temsili sorununu çözme niyetinin oluşması bu güce bağlıdır. Bu konuda en önemli örnekler İskandinav ülkelerinden çıkmıştır. Siyasal partilerde kota mutlaka aşağıdan yukarı ve her düzey karar organında uygulanmalıdır. Siyasal partilerin iç işleyişlerinde uygulanacak olan kota parti içinde farklı aşamalarda yapılan tüm seçimlerde uygulanmalıdır. Siyasal partiler kotayı nasıl uygulayacaklarını kendi tüzüklerinde tanımlamalıdır. Siyasal partilerin eksik temsil kotaları parti tüzüklerinde ayrıntılı olarak yer almalıdır. Parti yönetiminin keyfi uygulamalarına imkan tanınmamalıdır. Siyasal partiler uygulayacakları kota oranını belirlerken yüzde 33 en az temsil oranına uymalıdırlar. Kota uygularken unutulmaması gereken şey yüzde 33'ün altındaki oranlarının aslında kadınların temsilini sağlamadığıdır. Kotaların doğru uygulanması seçmen kadın ile seçilmiş kadın arasındaki temsil ilişkisinin kurulmasını sağlar. Siyasal temsille ilgili temel problem seçmenle adaylar arasındaki kopukluktur."
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA