Orgeneral Büyükanıt: Yasal Organlar Asla İzin Vermez

Güncel Haberler

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türkiye'nin, Laik ve Demokratik Yapısıyla Bir İstikrar ve Denge Unsuru Olduğunu Belirterek, Türkiye'nin Bu Öneminin, Hem Dünyanın Ekonomik ve Politik Çıkarlarının Ortasında Yer Almasından Hem de Felsefesini Atatürkçülük'ten Alan Kendi Gücünden Kaynaklandığını Bildirdi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türkiye'nin, laik ve demokratik yapısıyla bir istikrar ve denge unsuru olduğunu belirterek, Türkiye'nin bu öneminin, hem dünyanın ekonomik ve politik çıkarlarının ortasında yer almasından hem de felsefesini Atatürkçülük'ten alan kendi gücünden kaynaklandığını bildirdi.

Orgeneral Büyükanıt, son yıllarda Türkiye'nin bu yapısını bozmaya çalışan bazı mihrakların ortaya çıkışını endişeyle izlediklerini, Türkiye Cumhuriyeti'nin önüne birtakım sıfatlar takmaya çalışanların görüldüğünü ifade ederek, Türkiye'nin yasal organlarının buna asla izin vermeyeceğini söyledi.

Orgeneral Büyükanıt, ''Orta Doğu: Belirsizlikler İçindeki Geleceği ve Güvenlik Sorunları'' konulu uluslararası sempozyumun açılışında konuştu.

Türkiye, hızlı ve öngörülemeyen değişimlerin yaşandığı Orta Doğu olarak adlandırılan coğrafyada Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı ve uygarlık devrimlerini gerçekleştirmiş, bağımsız ve güçlü bir kutup yıldızı olarak gururla parladığını ifade eden Orgeneral Büyükanıt, ''Bölgedeki stratejik önemiyle, bağımsız, laik, demokratik bir ülke olan Türkiye'yi ihmal etmek, gereksiz risklere girmek anlamına gelir'' dedi.

Orgeneral Büyükanıt, bölgenin sürekli barış ve huzura kavuşmasının ve acıların dindirilmesinin bölgeye tek taraflı yaklaşımlardan ziyade bütün bölge ülkelerinin ve uluslararası güçlerin ortak çıkarlarının da gözetilebileceği bir iş birliğiyle sağlanabileceğini belirterek, şunları söyledi:

''İngilizceye çevrilmesi biraz zor ama ben yine de Türkçe söyleyeceğim. Sorunlarla boğuşan ülkelere destek sağlamak lazım. Eğer destek sağlanmıyorsa, bizim deyimimizle diyorum ki 'gölge etmeyin başka ihsan istemez'. Bazı Batılı stratejistlerce savunulan 'medeniyetler çatışması' ve 'Haçlı seferleri' gibi kavramların kullanılmasına, kalıcı bölgesel istikrar adına son verilmelidir. Bu konular gündemden düşürülmelidir. Çağ dışı düşüncelerdir. Orta Doğu'da evrensel ve insani değerlerin yerleşebilmesini temin edebilmenin yolu güvenli, demokratik ve bilimsel düşünceyi esas alan, etnik kimlik, din ve mezhep esasına dayanmayan devlet yapılarına ve bu devlet yapılarının kontrol ettiği ulusal güç unsurlarına sahip olmaktan geçer.

Böyle bir ortamda jeopolitik konumu itibarıyla dünyanın en önemli petrol ulaşım hatları, doğal su yolları, kara, hava ticari ulaşım hatları üzerinde yer alan Türkiye, soğuk savaş sonrası dönemin jeopolitik tartışmalarının merkezinde laik ve demokrat yapısıyla bir istikrar ve bir denge unsurudur. Türkiye'nin bu önemi, hem dünyanın ekonomik ve politik çıkarlarının ortasında ve içinde yer almasında hem de felsefesini Atatürkçülük'ten alan kendi gücünden kaynaklanmaktadır. Son yıllarda, Türkiye'nin bu yapısını bozmaya çalışan bazı mihrakların ortaya çıktığını da endişeyle izliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin önüne birtakım sıfatlar takmaya çalışanların olduğunu görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin yasal organları buna asla izin vermeyecektir. Üzülerek ifade ediyorum, bu tür yaklaşımlar hepimizin ortak paydası olan demokrasi kavramının içine konularak Türkiye'ye dayatılmaya çalışılmaktadır. Hem Avrupa'nın hem de Orta Doğu'nun bir parçası olan Türkiye, laik yapısıyla İslam dünyasının tek örneğidir. Atatürk'ün kurduğu cumhuriyet, geleceğimizin tek gerçeğidir ve bunu hiçbir güç değiştiremeyecektir. Cumhuriyetimizi ve onun temel ilkelerini hiçbir güç kendisine biat ettiremeyecektir.''
Kaynak: AA / Güncel

, Haberler