Orgeneral Başbuğ'dan Ergenekon Eleştirisi(3)

Güncel Haberler

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Ergenekon Davasıyla İlgili Eleştirilerde Bulundu. Davanın İsminin "Ergenekon" Olarak Zikredilmemesi Yönünde Mahkeme Kararı Bulunduğunu İfade Eden Orgeneral Başbuğ, "Mahkemenin Özel İsimle Anılmaması Yönünde Kararı Var Buna Hepimizin Saygı Göstermesi Lazım" Diye Konuştu.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Ergenekon davasıyla ilgili eleştirilerde bulundu. Davanın isminin "Ergenekon" olarak zikredilmemesi yönünde mahkeme kararı bulunduğunu ifade eden Orgeneral Başbuğ, "Mahkemenin özel isimle anılmaması yönünde kararı var buna hepimizin saygı göstermesi lazım" diye konuştu. Hukukta "mahkeme kesin karar verinceye kadar herkes suçsuzdur" kuralı bulunduğunu hatırlatan Orgeneral Başbuğ, "Yürütülen soruşturma kapsamında masumiyet karinesine tam uyuluyor mu? Kesin karara ulaşmadan kişileri suçlu ilan etmeye kimsenin hakkı yok" dedi.

"Soruşturmanın gizliliği ilkesi Türkiye'de gerçekten var mı yok mu?" diye soran Orgeneral Başbuğ, soruşturmalar ve yargılamalar yapılırken kurumların saygınlığı ve güvenilirliğine zarar verilmemesi uyarısında bulundu. Orgeneral Başbuğ, medyayı da eleştirerek, "Medya olarak siz de kendinizi sorgulayın" dedi. Beykoz Poyrazköy'de bulunan silah ve mühimmatın bir televizyonda 50 dakika gösterildiğini belirten Orgeneral Başbuğ, "Bu gerçekten bir habercilik midir, kamuoyuna korku ve karamsarlık vermek midir?" diye sordu.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Beykoz Poyrazköy'de bulunan silah ve mühimmatla ilgili kendisine "kimler yaptı, ne amaçla yaptı" sorularının sorulduğunu ifade ederek "Bu soruların muhatabı ben değilim, yargıdır. Yargı bu olayların kimler tarafından ne amaçla yapıldığını ortaya çıkaracaktır. Ama bu sorunun muhatabı ben değilim. Biraz sabırlı olalım. Yargının sonuçlandırmasını bekleyelim. Yargının yavaş işlediğini kritik edebilirsiniz, doğru, ama başka alternatifimiz yok. Bu konuyu yargıya bırakmak zorundayız. Hepimize düşen görev yargının ulaşacağı sonuçları beklemektir. Genelkurmay bulsun, kim yaptı, neden yaptı deniyor. Bu bizim işimiz değil. Bu konu bizi de rahatsız etmektedir. Mühimmatın kontrolü için elbette bazı düzenlemeler yapılması lazım. Bir yıldır bunun üzerinde ciddi bir şekilde duruyoruz." diye konuştu.

-ERGENEKON ELEŞTİRİLERİ-

Orgeneral İlker Başbuğ, Ergenekon soruşturması ve davasıyla ilgili genel bakışının sorulmasına üzerine ise soruyu soran gazeteciye "İsim zikrediyorsunuz, isim zikredilmesi yanlış. Davayla ilgili mahkemenin kararı var, özel isim zikredilmeyeceğine ilişkin. Hukuk devleti miyiz, evet, bunda hemfikir olalım. İşimize geldiği zaman evet, gelmediği zaman hayır, olmaz. Benim bildiğim kadarıyla ilgili mahkemenin özel isimle anılmaması yönünde kararı var. Buna hepimizin saygı göstermesi lazım" uyarısında bulundu.

-"TSK DEMOKRATİK REJİME BAĞLI VE SAYGILIDIR"-

14 Nisan'da Harp Akademileri'nde yaptığı konuşmayı hatırlatan Orgeneral Başbuğ, bu konuşmasında "TSK olarak demokratik rejime bağlıyız ve saygılıyız, bunda kimsenin en ufak tereddütü olmaması lazım' dediğini kaydetti. Demokrasinin en vazgeçilmez temel noktalarından bir tanesinin yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü olduğunu, her ülke için anayasal düzen ve hukuk düzeninin çok önemli olduğunu kaydeden Orgeneral Başbuğ, herkesin mevcut yargı sistemine ve hukuk düzenine zarar verecek hususlardan kaçınması ve bu noktada da çok dikkatli olması gerektiğini söyledi. Başbuğ, "Her zaman hukuka sonuna kadar güvenilmesi düşüncesindeyiz. Hukuka, hukuk sistemimize, yargıya sonuna kadar güvenmek mecburiyetindeyiz.Başka alternatifimiz yok, bu hepimiz için geçerli." diye konuştu.

-"MAHKEME KESİN KARAR VERİNCEYE KADAR HERKES SUÇSUZDUR"-

Hukuktaki "Mahkeme kesin karar verinceye kadar herkes suçsuzdur" kuralını hatırlatan Orgeneral Başbuğ, "O halde soralım, bu yürütülen soruşturma kapsamında masumiyet karinesine tam uyuluyor mu? Ben soruyorum, cevap da vermeyeceğim" dedi. Kesin karara ulaşmadan baştan kişileri suçlu ilan etmeye kimsenin hakkının olmadığını, bu şekilde kişisel hakların zedelendiğini kaydeden Başbuğ, bunun moral ve etik açıdan da yanlış olduğunu söyledi.

-MEDYAYI ELEŞTİRDİ-

Bu konuda medyaya da önemli görevler düştüğünü söyleyen Başbuğ, "Medya sağlıklı hareket etse bu sorun ortada olmaz. Medya olarak siz de kendinizi sorgulayın" dedi. Ergenekon soruşturması ve davasıyla ilgili eleştirilerini "Soruşturmanın gizliliği ilkesi; Türkiye'de gerçekten var mı yok mu?" sorusuyla sürdüren Orgeneral Başbuğ, soruşturma ve yargılamalar yapılırken kurumların saygınlığı ve güvenilirliğine zarar verilmemesi gerektiğine işaret etti.

-"POYRAZKÖY'DEKİ SİLAH VE MÜHİMMATI BİR TELEVİZYON 50 DAKİKA GÖSTERDİ"-

Medyaya yönelik eleştirilerini Beykoz Poyrazköy'de bulunan mühimmat ve silahları bir televizyonun 50 dakika gösterdiğini söyleyerek sürdüren Orgeneral Başbuğ, "Bant herhalde 6-7 dakika, on sefer haberi geçiyorsunuz. Bu bir haber mi, elbette haber. Ancak 50 dakika verilmesinin amacı nedir? Ben de bunu soruyorum, Haksız mıyım, haksızsam konuşalım. Bu habercilik midir, kamuoyuna korku karamsarlık vermek midir? Medyamızın haber verirken bir taraftan da kamuoyunda karamsarlık yaratıyor muyuz diye sorgulaması lazım" diye konuştu.

-"SES BANTLARI" ELEŞTİRİSİ-

Bir gazetenin bir itirafçının konuşmalarını 5 gün yayınladığını belirten Orgeneral Başbuğ, bu tür şeylerin kendilerini rahatsız ettiğini kaydederek "Haber vermeye kimsenin en ufak itirazı yok elbette ama bu haberin veriliş şekli, süresi kamuoyunun üzerindeki etkisinin de dikkate alınması lazım." dedi. Türkiye'nin artık her sabah kalktığı zaman ses bantıyla karşılaştığı bir ortama geldiğini ifade eden Başbuğ, "Ses bantları legal mi hayır, gerçekten doğru mu? Bir kısmı doğru, bir kısmı ilave edilmiş. Bununla nereye gideceğiz. Bu da bizi çok rahatsız ediyor" dedi.

-"İDDİANAMELER GİZLİ TANIK VE İTİRAFÇILARIN BEYANLARINA DAYANIYOR"-

Ergenekon iddianameleriyle ilgili "1993 yılında Bingöl'de meydana gelen olayla ilgili bir gizli tanığın ifadesi var, ne kadar güvenilir ama bu beyan iddianamede yer almış. Alabilir, ama şunu sormak da bizim hakkımız; bu gizli tanığın vermiş olduğu ifadeyle o iddianamede geçen kişiler arasında bağ kurmanız lazım. Organik ilişkisi yok, o zaman niçin koyuyorsunuz. Gizli tanığı destekleyen bir delil yok, olabilir bunu da kabul ediyorum. Ama bu noktada ismi geçen kişilerle onların ilişkisi olması lazım. İddianamalere baktığınız zaman bazı olayların gizli tanık ve itirafçılara dayandığını görüyoruz. Bu da insanı düşünme noktasına sürüklüyor." diye konuştu. (ANKA)

(EG/ZG)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler