'Notre Dame Katedrali'nin Onarımı Mümkün'
İstanbul Arel Üniversitesi akademisyenleri Notre Dame Katedrali yangınını değerlendirdi. Güzel Sanatlar Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Şeyda Üstünipek, "Yapımı yüzyılı aşan eser, saatler içerisinde büyük hasar aldı" derken, Mimari Restorasyon Programı Öğr. Gör. Remziye Güner, "Onarımı mümkün ancak dikkat edilmesi gerekenler var" uyarısında bulundu.
Fransa'nın Paris kentinde bulunan dünyaca ünlü Notre Dame Katedrali, yangın felaketiyle karşı karşıya... Yılda yaklaşık 13 milyon turistin ziyaret ettiği tarihimizin en önemli yapılarından olan Notre Dame Katedrali'nde çıkan yangını binlerce kişi gözyaşları içerisinde izledi.
Yaşanan bu üzücü olayı İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Elemanı Dr. Öğr. Üyesi Şeyda Üstünipek ve Mimari Restorasyon Programı Öğr. Gör. Remziye Güner değerlendirdi.
Yapının detaylarına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Şeyta Üstünipek, "Katedral, sanat tarihinde gotik dönemin önemli eserlerinden... Yapımına 12. yüzyılda başlanmış ve tamamlanması 14. yüzyıla dek sürmüştür. Simetrik iki kule, gül pencereleri, sivri kemer, uçan payanda ve 'garguy' denilen heykeller de bu yapıya ayrı bir özellik katmıştır. Yapı, mimarisi, kabartmaları, heykelleri ve son derece güzel vitrayları ile tanınır" ifadelerini kullandı. Victor Hugo'nun Notre Dame'ın Kamburu kitabının da bu yapıda geçtiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Üstünipek, "Katedral, edebiyat dünyasına da katkı sağlamıştır" diye konuştu.
"Yapım aşaması yüzyılı aşkın"
Dr. Öğr. Üyesi Üstünipek, "Yangın izlediğimiz kadarıyla transept denilen çapraz nef üzerindeydi ve üst örtünün yanmasının devamında orta kulesinin yıkılması ile sürdü. Yapının ana strüktürünün önemli ölçüde taş malzeme olması umut vericiydi. En çok merak edilen ise vitrayların, kurşun ve cam malzemeye temellendiği için ısıya dayanıp dayanamaması durumudur" şeklinde konuştu.
'Koruyucu çatı ya da iskele gibi acil önlem alınmalı'
İstanbul Arel Üniversitesi Mimari Restorasyon Programı Öğr. Gör. Remziye Güner ise, yangının ardından gerçekleşecek süreci ve yapılması gerekenleri değerlendirdi. Öğr. Gör. Güner, "Onarımı mümkündür; önemli olan çağdaş restorasyon ilkelerine ters düşmeden, nitelikli bir restorasyonun gerçekleşmesidir. Müdahale uygulamalarına karar verilmesi uzun bir süreç gerektirdiğinden; yapı için acil önlem amaçlı bazı uygulamalar (koruyucu çatı veya askıya alma iskelesi gibi) yapılacaktır. Aksi takdirde yapı, zaman içinde daha fazla hasar görebilir" dedi.
Yapının Unesco Dünya Miras listesinde yer alması nedeniyle birçok kaynaktan fon elde edebileceğinin altını çizen Güner, "Katedralin çatısı için yeniden yapım dediğimiz müdahale söz konusudur. Yeniden yapımın, yapının özgün malzemesi ve tekniği ile mi, yoksa çağdaş bir tasarım ve malzeme ile mi gerçekleştirileceği karar sürecinde belirlenecektir. Çağdaş malzeme ile çatı örtüsünün yeniden imal edilmesine en güzel örnek, Berlin Parlamento Binası olarak bildiğimiz Reichstag'dır. Yapının 2. Dünya Savaşı sırasında zarar gören üst örtüsü, İngiliz mimar Norman Foster tarafından çağdaş bir tasarımla yeniden inşa edilmiştir. Ancak bu tercih her zaman doğrudur diyemeyiz" ifadelerini kullandı.
Öğr. Gör. Remziye Güner, Daha önce tahribat yaşamış ancak onarımı sağlanmış yapılar hakkında da bilgi verirken, en önemli örneğin Mostar Köprüsü olduğunu ifade etti. Öğr. Gör. Remziye Güner, "Yıkılmış ve işlevini tamamen yitirmiş olan köprü, özgün malzemesine eşdeğer malzeme ve teknik kullanılarak yeniden inşa edilmiştir. Bu şekilde restore edilerek yapının özgünlük değeri kaybedilmiş olsa da; bu tür bir restorasyona karar verilmesinin sebebi, köprünün barışı, huzuru ve güveni temsil etmesi ve yıkık şekilde varlığını sürdürmesi durumunda toplumun manevi olarak olumsuz etkileneceği gerçeğidir. Bu restorasyonda toplumsal değerler ön planda tutularak özgünlük değeri ihmal edilmiştir. Bu, istisnai bir karardır" şeklinde konuştu. Bu tip durumlarda akla en son getirilecek hususun 'turistik değer' olduğunu ifade eden Öğr. Gör. Remziye Güner, "Kültürel değerleri birer kazanç kaynağı olarak değil, toplumu bir arada tutan kültürel izleri geleceğe taşıyan değerler olarak görmek en doğrusudur" diye konuştu.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA