66 Yıllık Terzi Ustası: Son Nefese Kadar
Karabük'te 86 yaşındaki terzi Mustafa Zeren, 66 yıldır mesleğini sürdürüyor. Gençlerin zanaata ilgisizliğinden yakınan usta, 7 çocuğunu bu meslekle okutup büyüttüğünü ve ölene kadar çalışacağını söylüyor.
Karabük'te yaşayan 86 yaşındaki terzi Mustafa Zeren, mesleğinde 66 yılı geride bıraktı.
Aslen Malatyalı olan ve gençlik yıllarını Gaziantep'te geçirdikten sonra 50 yıl önce Karabük'e yerleşen terzi Zeren, 1960'tan bu yana mesleğini icra ediyor.
Dükkanının kapılarını saat 10.00 ila 19.00 arasında açık tutan emektar usta, haftanın 6 günü dikiş makinesinin başında çalışıyor.
Gaziantep'te başladığı mesleğini Karabük'te sürdüren Mustafa Zeren, AA muhabirine, dükkanda ağırlıklı olarak pantolon, gömlek ve takım elbise diktiğini söyledi.
En çok gömlek ve pantolonun talep gördüğünü belirten Zeren, "Artık elbise kültürü biraz biraz azaldı. Daha önce elbise çok ağırlıktaydı. Ramazan günlerinde sabahlara kadar çalıştığımız çok oldu ama şimdiki gençlerin giyim kültürü de bitti. Millet eşofmanla geziyor hep." dedi.
Zeren, dükkanı sabah 10.00'da açtığını ifade ederek, "Evde hanım biraz rahatsız, onun kahvaltısını, ilaçlarını veririm. Saat 10'da açarım, akşam 7'de kapatır giderim. 6 gün devamlı gelirim, sadece pazar günü gelmem." diye konuştu.
Pantolon dikimine müşterinin ölçüsünü almakla başladığını anlatan Zeren, "Ölçülerini çok dikkatli almalısın. Önemli olan kesimdir. Kestikten sonra dikim kolay oluyor. Ondan sonra harita şeklinde çizeriz. Çizdikten sonra kesimlerini yapıyoruz. Sonra overlok yaparız. Ceplerini hazırlarız." ifadesini kullandı.
"Gençler zanaatı düşünmüyor"
Zeren, mesleği gençlere tavsiye ederek, şöyle devam etti:
"Şu anda gençler zanaatı düşünmüyor, parayı düşünüyor. Geçen bir arkadaşım torununu getirdi, 13 yaşlarında. Dedim 'Oğlum yapacak mısın bu işi?'. 'Amca maaş ne vereceksin?' dedi bana. Hemen maaş istiyor. Ben iki sene dükkan süpürdüm 50 kuruş haftalıkla. Bu mesleği öyle öğrendim, kolay değil. Bak bu yüksüktür. Bunu parmağa takarız, bir ay parmakta duruyor iğneyi tutması için, alışması için. Öyle kolay bir meslek değildir. Çok güzeldir, helal kazancı vardır mesleğimizin, hilesi yoktur."
Mesleğin zorluklarından da bahseden Zeren, terziliğin göz nuru bir meslek olduğunu ve gözleri yorduğunu dile getirdi.
Zeren, "Evde durursan hasta olursun. Gelirim buraya, müşterim gelir oturur, sohbet ederim. Dikişini dikerim. Yani hizmettir bizimki. Vatandaşa hizmet. Devam ediyorum. Artık son nefese kadar, nereye kadar giderse." sözlerini sarf etti.
6 oğlu ve 1 kızı bulunan Zeren, "Bu meslekle 7 çocuğumu okuttum, yetiştirdim, büyüttüm. Kimisini meslek sahibi yaptım. İkisi öğretmen. Kızım kuaför oldu, şimdi Erzurum'da. Evlendirdim. 14 torunum var. Hepsini bu meslekten yaptım." dedi.
Aslen Malatyalı olan ve gençlik yıllarını Gaziantep'te geçirdikten sonra 50 yıl önce Karabük'e yerleşen terzi Zeren, 1960'tan bu yana mesleğini icra ediyor.
Dükkanının kapılarını saat 10.00 ila 19.00 arasında açık tutan emektar usta, haftanın 6 günü dikiş makinesinin başında çalışıyor.
Gaziantep'te başladığı mesleğini Karabük'te sürdüren Mustafa Zeren, AA muhabirine, dükkanda ağırlıklı olarak pantolon, gömlek ve takım elbise diktiğini söyledi.
En çok gömlek ve pantolonun talep gördüğünü belirten Zeren, "Artık elbise kültürü biraz biraz azaldı. Daha önce elbise çok ağırlıktaydı. Ramazan günlerinde sabahlara kadar çalıştığımız çok oldu ama şimdiki gençlerin giyim kültürü de bitti. Millet eşofmanla geziyor hep." dedi.
Zeren, dükkanı sabah 10.00'da açtığını ifade ederek, "Evde hanım biraz rahatsız, onun kahvaltısını, ilaçlarını veririm. Saat 10'da açarım, akşam 7'de kapatır giderim. 6 gün devamlı gelirim, sadece pazar günü gelmem." diye konuştu.
Pantolon dikimine müşterinin ölçüsünü almakla başladığını anlatan Zeren, "Ölçülerini çok dikkatli almalısın. Önemli olan kesimdir. Kestikten sonra dikim kolay oluyor. Ondan sonra harita şeklinde çizeriz. Çizdikten sonra kesimlerini yapıyoruz. Sonra overlok yaparız. Ceplerini hazırlarız." ifadesini kullandı.
"Gençler zanaatı düşünmüyor"
Zeren, mesleği gençlere tavsiye ederek, şöyle devam etti:
"Şu anda gençler zanaatı düşünmüyor, parayı düşünüyor. Geçen bir arkadaşım torununu getirdi, 13 yaşlarında. Dedim 'Oğlum yapacak mısın bu işi?'. 'Amca maaş ne vereceksin?' dedi bana. Hemen maaş istiyor. Ben iki sene dükkan süpürdüm 50 kuruş haftalıkla. Bu mesleği öyle öğrendim, kolay değil. Bak bu yüksüktür. Bunu parmağa takarız, bir ay parmakta duruyor iğneyi tutması için, alışması için. Öyle kolay bir meslek değildir. Çok güzeldir, helal kazancı vardır mesleğimizin, hilesi yoktur."
Mesleğin zorluklarından da bahseden Zeren, terziliğin göz nuru bir meslek olduğunu ve gözleri yorduğunu dile getirdi.
Zeren, "Evde durursan hasta olursun. Gelirim buraya, müşterim gelir oturur, sohbet ederim. Dikişini dikerim. Yani hizmettir bizimki. Vatandaşa hizmet. Devam ediyorum. Artık son nefese kadar, nereye kadar giderse." sözlerini sarf etti.
6 oğlu ve 1 kızı bulunan Zeren, "Bu meslekle 7 çocuğumu okuttum, yetiştirdim, büyüttüm. Kimisini meslek sahibi yaptım. İkisi öğretmen. Kızım kuaför oldu, şimdi Erzurum'da. Evlendirdim. 14 torunum var. Hepsini bu meslekten yaptım." dedi.
Kaynak: AA / Kültür Sanat
Mustafa Zeren, Mustafa Usta, Kültür Sanat, Yaşam, Öğretmen, Mustafa Usta, Mustafa Zeren, Yaşam, Kültür Sanat, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA