Mmo'nun, Araç Muayene İstasyonlarının Özelleştirilmesine Karşı Hukuk Mücadelesi

Güncel Haberler

Makina Mühendisleri Odası (Mmo) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Araç Muayene İstasyonlarının Özelleştirilmesiyle Ülke Güvenliğinin Sakıncalı Sonuçlar Doğuracağını İddia Etti.

Makina Mühendisleri Odası (MMO) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, araç muayene istasyonlarının özelleştirilmesiyle ülke güvenliğinin sakıncalı sonuçlar doğuracağını iddia etti.

Araç muayene istasyonları hizmetinin devir yoluyla özelleştirilmesinin iptali konusunda MMO'nın hukuk mücadelesinin sürdüğünü hatırlatan Emin Koramaz, araç muayene hizmetinin özelleştirilmesi ile devletin görevlendirme ve yedekleme planlarında yer alan araçlara ait bilgiler ile tüm araçlara ilişkin adli takibat bilgilerinin de özel muayene kuruluşlarına iletileceğini ve bu durum ülke/toplum güvenliğine ilişkin verilerin yerli-yabancı sermayenin bilgisine sunulması ve yurt dışına çıkarılması gibi

sakıncaları da beraberinde getireceğini kaydetti. Koramaz, "İhaleyi alan konsorsiyum içinde bir müteahhit firma, bir otomotiv tekeli yanı sıra bir de yabancı bir mühendislik organizasyonunun olması bu yöndeki kaygılarımızı doğrular niteliktedir" dedi.

Türkiye'nin iki bölgeye ayrılarak araç muayenesinin daha da etkisiz kılınacağını ifade eden Koramaz, araç sahiplerinin yalnızca tescilli oldukları bölgede muayene yaptırmasının zorunlu bırakılacağına dikkat çekerek, "Bu da mevcut araç sayısının üçte bir oranında seyreden araç muayenesinin daha da azalması sonucunu doğuracaktır" diye konuştu.

Koramaz, araç muayene istasyonlarının kamu eliyle aynı şartlarda sürdürülebilmesi için sadece 100 milyon dolarlık bir yatırımın devlet eliyle yapılması yeterli olacağını belirterek, "Ülkedeki motorlu taşıtların yarısının muayeneye geldiği varsayılsa bile, belirlenen ücretler üzerinden söz konusu yatırımın 2 yıl 20 günde amorti edileceği tespit edilmiş durumdadır. Yalnızca 2003 yılında araç muayene hizmetinden elde edilen gelirin bugün itibariyle özelleştirme gerekçelerinde belirtilen 100 milyon dolara

tekabül ettiği bilinmektedir. Ayrıca mevcut araç muayenesindeki kaçak oranının üzerine gidilmesiyle bu gelirin 300 milyon doların üstüne çıkacağı da aşikardır. 20 yıllık ihale bedeli olan 613.5 milyon dolar olan hizmetin kamu eliyle yürütülmesiyle; söz konusu gelirin 2.5 yılda elde edileceği açıktır. Araç muayene istasyonlarının iyileştirilmesi için gerekli kaynak ayrılmayarak söz konusu gelir yerli ve yabancı sermayeye aktarılarak kamu zarara uğratılmakta, kamu kaynakları özel çıkarlara peşkeş

çekilmektedir. Dolayısıyla kamu lehine ciddi bir gelir kaybı söz konusudur" şeklinde konuştu.

Karayolları Genel Müdürlüğü'nce yapılan araç muayenesi ile Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yol üzeri denetim ve tescil işlemlerinin, karayolları ve araçlara ilişkin bir bütünlük oluşturduğunu dile getiren Emin Koramaz, şöyle devam etti:

"Bu bütünlüğün bir kısmının kamu elinden çıkarılması, kamu hizmetlerinin yara alması yanı sıra bizzat kamu organizasyonunu da tek ayaklı ve malul duruma düşürecek, ülkemizdeki trafik sorununun daha da derinleşmesine yol açacaktır. Bunun yanında bir kamu hizmetinin ticarileştirilerek özel ellerde tekele dönüştürülmesi ile toplumun can ve mal güvenliği tehdit edilmektedir. Kamuoyunun bilmesi gerekmektedir ki, araç muayene istasyonları hizmetinin özelleştirilmesine karşı odamızca açılmış olan davalar halen

devam etmekte ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı da bulunmamaktadır. Özelleştirme sürecinde tesis edilen tüm işlemler yargı aşamasındayken ve henüz kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı da mevcut değilken bu devrin yapılması ülkemiz ve halkımızın çıkarına değildir. Artık ülkenin ve kamunun genelini ilgilendiren özelleştirmelerde, devir yapılmadan bu özelleştirmelere karşı yürütülen yargı sürecinin beklenmesi, kanuni idare ilkesinin bir gereği olarak kabul edilmelidir. Hukuk devleti ilkesine bağlı ve

hukuka saygılı bir kamu idaresinden beklenen, dava konusu edilmiş her türlü tasarrufta yargı sürecinin sonlanmasını beklemektir. Yargı süreçleri sonlanmadan yapılacak bir devir, ileride çok önemli hukuksal sorunların ortaya çıkması ve kamunun daha büyük zararlara uğraması ihtimallerini de taşımaktadır."

(İG-SA-MEF-Y)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel

, Haberler