Mısır: Arap ulusal güvenliğini korumak ve diplomasiyi öne çıkarmak için girişimlerimizi sürdürüyoruz

Güncel Haberler

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, ülkesinin diplomasinin öne çıkarılması, İran ile ABD arasındaki mutabakat zaptına geri dönülmesi ve Arap ulusal güvenliğinin korunması amacıyla diplomatik temaslarını sürdürdüğünü belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, ülkesinin diplomasinin öne çıkarılması, İran ile ABD arasındaki mutabakat zaptına geri dönülmesi ve Arap ulusal güvenliğinin korunması amacıyla diplomatik temaslarını sürdürdüğünü belirtti.
Bölgesel ve uluslararası basın temsilcileriyle bir araya geldiği bilgilendirme toplantısında konuşan Abdulati, Mısır'ın farklı bölgesel ve uluslararası gelişmeler karşısındaki güncel tutumunu değerlendirdi.
Abdulati, Mısır'ın gerilimi düşürmek adına tüm bölgesel ve uluslararası taraflarla temas halinde olduğunu aktararak, "Askeri çözümler yalnızca daha fazla tırmanmaya ve gerilime yol açar." dedi.
Gazze'deki duruma değinen Abdulati, "Mısır, ABD Başkanı Donald Trump'ın barış planının 10 Ekim 2025'te başlayan birinci aşama yükümlülüklerinin uygulanması ve geçen temmuz ayında başlayan ikinci aşamaya geçilmesi için yoğun çaba sarf etmektedir." ifadelerini kullandı.
Abdulati, Mısır ve ortaklarının, başta Hamas olmak üzere Filistinli grupları, İsrail'in Gazze'de işgal ettiği alanlardan çekilmesi ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında silah bırakmaya ikna ederek önemli bir başarı elde ettiğini kaydetti.
Ancak birinci aşamadaki bazı yükümlülüklerin henüz uygulanmadığına dikkati çeken Abdulati, "Gazze'ye günlük 600 yardım tırının girmesi bu yükümlülüklerin başında geliyor. İkinci aşamanın en önemli noktası, grupların silah teslimi ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesiydi. Hamas buna onay verdi ancak İsrail yükümlülüklerini yerine getirmedi." değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in Yahudi yerleşim birimlerini genişletme ve topraklara el koyma gibi adımlarının sükuneti engellediğini belirten Abdulati, bu tür uygulamaların Filistin devletinin kurulma imkanını ve adil barış umutlarını baltaladığını vurguladı.
"İran ile ABD arasındaki gerilimin bedelini bölge ülkeleri ödüyor"
ABD ve İran arasındaki savaşa da değinen Abdulati, Mısır'ın diyalog ve diplomasiyi öne çıkarmak için temaslarına devam ettiğini belirtti.
İran ile ABD arasında geçen yıl haziran ortasında varılan İslamabad Mutabakat Zaptı'na dönülmesi gerektiğini vurgulayan Abdulati, "Bu mutabakat, kapsamlı ve sürdürülebilir bir anlaşmaya varılması, bölgenin geniş çaplı bir savaşın felaketlerinden ve küresel enerji ile gıda güvenliğini tehdit eden ağır sonuçlardan korunması adına önemli bir yoldur." dedi.
Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasının uluslararası ticaret ve enerji akışı açısından şart olduğunu dile getiren Abdulati, "ABD ve Tahran arasındaki tırmanmanın bedelini bölge ülkeleri ödüyor. İran'a yönelik savaşın ekonomik yansımaları nedeniyle bazı Afrika ülkelerinde yakıt ve gübre krizi baş gösterdi." şeklinde konuştu.
Abdulati, ABD ve İran arasındaki gerilim hattında Arap ülkelerine yönelik gerçekleştirilen tüm saldırıları kınadıklarını yineledi.
"Ortak Arap Savunma Anlaşması güvenlik mimarisinin özü olmalı"
Bölgedeki güvenlik düzenlemelerine değinen Abdulati, Arap ulusal güvenliğini korumaya yönelik ortak kapasitenin güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi, iyi komşuluk ilişkileri ve içişlerine karışmama ilkelerine bağlı kalınması gerektiğini belirten Abdulati, "Ortak Arap Savunma Anlaşması, bölgedeki her türlü bölgesel güvenlik yapısının veya mimarisinin özünü oluşturmalıdır." dedi.
Abdulati, Arap ulusal güvenliğinin korunması amacıyla diplomatik temaslarını sürdürdüğünü söyledi.
Sudan, Lübnan ve Nil Su Güvenliği
Sudan'daki gelişmelere ilişkin Mısır'ın tutumunun net olduğunu vurgulayan Abdulati, "Sudan'ın birliği, egemenliği, toprak bütünlüğü ve devlet kurumlarının korunması Mısır için kırmızı çizgidir. Bu ilkeleri zedeleyecek hiçbir adıma izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Mısırlı Bakan, Lübnan'ın güneyine yönelik İsrail saldırılarını kınayarak, BMGK'nin 1701 sayılı kararının eksiksiz uygulanması ve silahların yalnızca devlet kontrolünde olması gerektiğini belirtti.
Mısır'ın su güvenliğine de temas eden Abdulati, Nil Nehri'nin uluslararası hukuka ve zararsız kullanım ilkesine göre yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Doğu Nil Havzası'ndaki tek taraflı adımları tamamen reddediyoruz. Mısır, halkının varoluşsal haklarını korumak adına uluslararası hukukun kendisine tanıdığı tüm tedbirleri alacaktır." değerlendirmesinde bulundu.