Milli Yol Partisi Genel Başkanı Çayır: Teröristlerin Bölemediği Ülkeyi Meclis'te Bölmeye Çalışmayın
Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu raporunun kabul edilmesine ilişkin, “ABD'nin tiyatrosunda rol alanlara sesleniyorum; aklınızı başınıza alın. Teröristlerin bölemediği ülkeyi Meclis’te bölmeye çalışmayın. Millete açıkça çıkın ve niyetinizi anlatın. Ne yapacağınızı, hangi yasaları değiştireceğinizi açıkça ifade edin. Millet bu sinsi oyunun farkındadır. Bu millet, size öyle bir ders verecek ki, hayatınızın tokadını yiyeceksiniz” dedi.
(ANKARA) - Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu raporunun kabul edilmesine ilişkin, "ABD'nin tiyatrosunda rol alanlara sesleniyorum; aklınızı başınıza alın. Teröristlerin bölemediği ülkeyi Meclis'te bölmeye çalışmayın. Millete açıkça çıkın ve niyetinizi anlatın. Ne yapacağınızı, hangi yasaları değiştireceğinizi açıkça ifade edin. Millet bu sinsi oyunun farkındadır. Bu millet, size öyle bir ders verecek ki, hayatınızın tokadını yiyeceksiniz" dedi.
Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çayır, iftar sofralarının eksik kalacağına dikkat çekerek, ülkedeki ekonomik olumsuzluklara ilişkin şunları söyledi:
"Ramazanın ilk gününü idrak ediyoruz. Aslında ramazan, hayatında zorluk yaşayanların, açlığı ve yoksulluğu yaşayanların durumunun topluma hissettirilmesidir. Yani durumu iyi olanın, durumu kötü olandan haberdar olmasıdır. Ramazan empatidir; başka bir anlamıyla adalettir. Bugün Türkiye'de gerçekten zorluk ve fakirlik içinde yaşayan büyük bir kesim vardır. Üstelik fakirliğin tanımı da değişmiştir. Yoksulluğun tanımı da değişmiştir. Artık bir insanın üstüne başına bakarak yoksul ya da zengin demek mümkün değildir. Ancak sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirmeyenlerin, devleti yönetenlerin ve siyaset yapanların büyük günahları ve veballeri vardır."
"Şu an gerçekten çaresizlik içinde yaşayan büyük bir kesim vardır"
Bu ülkede ne yazık ki yukarı doğru çıktıkça siyasiler aşağıdakilerin sesini duymamaya başlamıştır. Halktan kopuk bir şekilde, halkın içinde görünmek; köşkler, saraylar inşa etmek halkın içinde olmak demek değildir. Halkın içinde olmak, halkın yaşadığını hissetmektir; onların dertleriyle dertlenmek, çaresizliklerini görmektir. Şu an gerçekten çaresizlik içinde yaşayan büyük bir kesim vardır."
"Bu tür göstergelerle millete hakaret etmenin anlamı yoktur"
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerini eleştiren Çayır, "TÜİK, devletin resmi bir kurumu, bugün iktidarın istediği gibi rakamları değiştirdiği bir yapıya dönüşmüştür. Hayat pahalılığını, mutluluğu ya da mutsuzluğu ölçtüğünü söylemektedir. Son dönemlerde, kendi ifadelerine göre toplumda mutlu olma oranı yükselmiştir. Toplumun yüzde üç buçuğunun daha mutlu olduğu açıklanmaktadır. Bu tür göstergelerle millete hakaret etmenin anlamı yoktur. Ne oldu da bir yıl içinde toplumun yüzde üç buçuğu mutsuzken mutlu oldu? Emeklinin alım gücü mü arttı? İşçinin aldığı ücret mi yükseldi? Evi olmayan ev mi aldı? İkramiyesi olmayan ikramiye mi aldı? Maaşlar gerçek anlamda arttı mı? İnsanların yaşadığı şartlarda somut bir iyileşme yoktur.
"Artık devletin kurumlarından, hazineden kirli eller çekilmelidir"
Ne yazık ki Türkiye'yi yönetenler, insanlarımızın aklıyla alay eder gibi bazı göstergeleri kendi heveslerine ve iktidarın menfaatine göre değiştirmeyi marifet saymaktadır. Sanki rakamlar yükselince hayatımız güzelleşiyor; kağıt üzerinde değişince gerçek hayat da değişiyor. Böyle bir şey yoktur. Artık devletin kurumlarından, hazineden kirli eller çekilmelidir. Vergilerle, büyük zorluklarla toplanan; alt ve orta gelir grubundan elde edilen paraların, hırsızlıkla çalınmasının önüne geçilmek zorundadır. Bu sistem böyle devam ettiği sürece hırsızlar değişir ama durum değişmez. Çalanlar değişir, iktidarlar değişir ama sonuç değişmez; çalma düzeni değişmez. Bu, Türk siyasetinin adeta bir karakteri haline gelmiştir. Parti değişir, iktidar değişir, isim değişir; dindar gelir, milliyetçi gelir, liberal gelir. Ancak Türk milletinin fakirliği, hayat pahalılığı ve adaletsizlik hali ne yazık ki değişmez. Türkiye'nin derhal bir sistem değişikliğiyle bu gidişatı değiştirebileceğinin idrakine varmak zorundayız."
"Milletin elindekine göz dikiliyor"
Çayır, köprü ve otoyolların özelleştirileceğine yönelik iddialara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Türkiye o kadar kötü yönetiliyor ki para bulmakta, boşalan hazineyi doldurmakta zorluk çekiliyor. Bunun için dönüp milletin elindekine göz dikiliyor. Ailelerin birikimleri, zor günler için saklanan ne varsa tüketildi. Ne kaldı? Oturulan ev kaldı. Geçilen köprü kaldı. Yürünülen yol kaldı. Yollar satılıyor, köprüler satılıyor. Satın; fakat en azından sattığınızda bu parayı milletin cebine koysanız bir izahı olabilir. Peki, satılanlardan elde edilen para nereye gidiyor? Borçlara. Sürekli büyüyen bir açığı kapatmaya çalışıyorlar. Ancak o açık kapanmıyor. Bu şekilde hazineyi doldurmak, millete refah sağlamak mümkün değildir. Evdekini, eldeki varlığı satmak iflasın göstergesidir. Bu siyasetin Türkiye'ye verebileceği bir şey kalmamıştır. Bu siyasetçilerin Türkiye'ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Artık milletin sırtından inmelidirler."
"Kürtleri toptan terörle ilişkilendirmek akıl dışıdır"
Çayır, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna tepki göstererek, şunları kaydetti:
"Sayın Bahçeli'nin başlattığı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın dolaylı olarak desteklediği bir sürecin adımları atılmıştı. Bu filmin galası daha önce yapılmıştı. Şimdi yavaş yavaş sinemalarda gösterim başlayacak. Nedir bu film? Filmin prodüksyonu ABD'ye ait. Kimi oyuncular yurtdışından, kimileri yurt içinden. Oyun oynanıyor ve Meclis Başkanı, 'Artık kardeşliğimizi güçlendireceğiz, Kürtlerle aramız iyi olacak' diyor. Oysa bu ülkede Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkezler ve kendisini Türk milleti olarak hisseden geniş bir kitle varken milleti ayırmak neyin nesi? Kürtleri toptan terörle ilişkilendirmek akıl dışıdır."
Anayasada değişiklik yapılacağından söz ediliyor. Meclis'te yeni düzenlemeler hazırlanacağı ifade ediliyor. Hangi anayasa maddesi Türkleri ve Kürtleri ayrı millet olarak görmektedir? Hangi madde bir kesimi dışlamaktadır? Resmi dili değiştirerek, eğitim dilini farklılaştırarak milleti bölmek mi istiyorsunuz? İkiye mi, üçe mi, dörde mi ayıracaksınız? Sizin aklınıza şaşıyorum. ABD'nin gezegeninde oturmaya devam edin siz. Allah sonumuzu hayır etsin. ABD'nin tiyatrosunda rol alanlara sesleniyorum; aklınızı başınıza alın. Teröristlerin bölemediği ülkeyi Meclis'te bölmeye çalışmayın. Millete açıkça çıkın ve niyetinizi anlatın. Ne yapacağınızı, hangi yasaları değiştireceğinizi açıkça ifade edin. Millet bu sinsi oyunun farkındadır. Bu millet, size öyle bir ders verecek ki, hayatınızın tokadını yiyeceksiniz."
Milli Yol Partisi, Remzi Çayır, Demokrasi, Ekonomi, Güncel, Demokrasi, Remzi Çayır, Milli Yol Partisi, Ekonomi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA