MHP'li Vural: AKP Valileri, Kaymakamları ile Vatandaşa Baskı Uyguluyor
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AKP'yi, Referandum Sürecinde Hukuk, Demokrasi ve İzan Dışı Uygulamalarla Milleti Tehdit Etmekle Suçlayarak, "Hükümet, Devletin Bütün Gücünü Kullanarak Millete Karşı Topyekun Bir Kampanya Yürütüyor. Bugün Artık 12 Eylül'deki Gibi Hayır Demek Yasaktır" Dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AKP'yi, referandum sürecinde hukuk, demokrasi ve izan dışı uygulamalarla milleti tehdit etmekle suçlayarak, "Hükümet, devletin bütün gücünü kullanarak millete karşı topyekun bir kampanya yürütüyor. Bugün artık 12 Eylül'deki gibi hayır demek yasaktır" dedi.MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, AKP'yi referandum sürecinde hukuk, demokrasi ve izan dışı uygulamalarla milleti tehdit etmekle suçladı. Hükümetin devletin bütün gücünü kullanarak millete karşı topyekün bir kampanya sürdürdüğünü ifade eden Vural, bu kampanyanın AKP'nin nasıl bir hukuk sistemi ve devlet yönetimi istediğini ortaya koyması açısından ibret verici olduğunu söyledi. Başbakan'ın meslek kuruluşlarını, sendikaları ve işveren örgütlerini tehdit ederek referanduma evet demeye zorladığını da savunan Vural, "Türkiye Cumhuriyeti devleti milletine karşı bir kampanya sürdürüyor. Hayır tişörtü giyenler gözaltına alınıyor. Hayır pankartları geceyarıları baskıyla indiriliyor. Valiler, kaymakamlar, MHP'nin hayır kampanyasının pankartlarını devletin gücüyle, zorba, ceberut devlet anlayışıyla indirmektedir. Bugün artık milletimizin 12 Eylül'deki gibi "hayır' deme imkanı yoktur, hayır demek yasaktır. Evren paşa anayasasıyla Recep Paşa anayasasının benzerliği ve yöntemlerinin aynı olması bakımından bu anayasanın bizi nasıl bir Türkiye'ye, Baas rejimi kalıntısı yönetim anlayışına götüreceği konusunda herkesi düşünmeye çağırıyorum" diye konuştu. -"DEVLETİN GÜCÜYLE MASKELİ SİYASET"-Vural basketbol karşılaşmasına giden Başbakan'a vatandaşların "hayır' demesi nedeniyle karşılaşmanın kayıtlarının bile istendiğini belirtirken, "Bu yöntemleri makul görenler, kullananlar, yargıyı eline geçirmek suretiyle aslında nasıl bir istibdat rejimi oluşturmak istediklerini de ortaya koymaktadırlar" dedi. Devletin uçağı, otobüsü ve bütün imkanlarının evet kampanyası için kullanıldığını, medyanın bir siyasi partinin "siyaset aracı' haline geldiğini de savunan Vural AKP'yi "devletin gücüyle maskeli siyaset' uygulamakla da suçladı.-"BAŞBAKAN SORUMLULUK HIRKASINI BAŞKALARININ ÜZERİNE ATMAK İÇİN ÇIRPINIYOR"-Hükümetin referandum sürecinde PKK ile irtibat kurduğunu ifade eden Vural, Başbakan Erdoğan'ın "İmralı ile görüşme' iddialarını yalanladığı miting konuşmasını ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "İmralı'nın ne dediğine bakılır' şeklindeki sözlerinin yer aldığı konuşmaları cep telefonundan dinleten Vural, "Sayın Başbakan bunun hesabını vereceksiniz, kirli pazarlıklarınızı biliyoruz" dedi. "Habur'daki rezalette, PKK'lı elçileri, kabul ederken senin haberin yok muydu" diye soran Vural Başbakan'ın "sorumluluk hırkası'nı başkalarının üzerine atmak için çırpındığını kaydetti. Türkiye'nin, terörle mücadeleyi 2002 yılında kazandığını ve terör örgütünün bitirildiğini kaydeden Vural, "Bugünse Türkiye Cumhuriyeti'ne meydan okuyan, yeni anayasa öneren bir terör örgütü ile karşı karşıyayız" dedi. -"VAHİM İDDİALAR"-Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Vural bir Yargıtay üyesinin "Hayır için Öcalan'la görüşülebileceği' şeklindeki sözlerinin yer aldığı ses kaydına ilişkin bir soru üzerine "Rezalet, böyle şey olur mu? Bu kimse ortaya çıkarılsın. Ne hazindir ki, birileri evet için PKK'yla müzakere ediyor bir diğeri genel af talep ediyor. Bu milletin sahibi yok mu? Nedir bu gaflet. Bunların doğru olup olmadığını bilmiyoruz, fişleme utancını kaldıracağız diyen hükümet dinleme utancını milletine yapıştırdı. Kimin nerede ne zaman dinlendiği belli değil. Doğru olup olmadığını bilmiyoruz ama gerçekten vahim iddialardır bunlar. Herhalde tarafları bununla ilgili bir açıklama yapacaklardır" diye konuştu.-"GÖREV SÜRESİ 5 YIL"-Vural Cumhurbaşkanı'nın görev süresi ve Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in "sorunu Meclis'in çözeceği'ne ilişkin sözlerinin sorulması üzerine şunları söyledi:"Sorun mu varmış ki Meclis çözecek? Türkiye'yi nasıl bir hükümet yönetiyor, Allah akıl fikir versin. Nasıl anayasa değişikliği yapıyorsunuz her yaptığınız anayasa değişikliği Türk milletinin başına yeni problemler açıyor. Halk seçecektir dediniz referandumda problemler açtı, sonra değiştirdik. Şimdi süre konusu problem. Niye problem olsun? Anayasa 5 yıl diyor. Tartışılan ne? Ne olacak 5 yıl olunca Anayasa Mahkemesi'ne gidip yürütmeyi durdurma mı isteyecek? Aralarında post kavgası var. Bütün bu tartışmalardan sonra 2011'de de, Tayyip Erdoğan durumu kritik gördü, baktı koltuk elinden gidecek. Acaba yedi yıl mı olsa diyerek bunun hesabı içinde. Bence bu tartışma, iktidardan gideceğini anlayan AKP'nin yedi yıla çıkartma gayreti. Birkaç sene daha durumu idare edebilir miyiz diye bir düşüncesi olabilir. Bunlar taht kavgasının sonuçları. Milletimiz ve meclisimiz son sözü söylemiştir; 5 yıldır. Kimse milletin bu iradesinin üzerine yeni tartışmalar çıkartmasın. Süre 5 yıldır. Hesabını kitabını da yap. Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olacaksın da pirincin süresini birkaç yıl daha uzatalım diye hesap kitap içindeler. Bu kadar çok katakulli, kırk tilki Birgün bu hesap dönecek tabi." -"PONPON KIZLARI BELKİ TELEVİZYONDAN İZLEMİŞTİR"-Vural, Başbakan Erdoğan'ın da izlediği basketbol maçında ponpon kızların çıkmasına izin verilmemesine yönelik bir soruya ise, "Belki televizyondan izlemiştir Sayın Başbakan. Başbakan geldiği zaman orada, tribünlerden hayır sesleri çıkması üzerine acaba o basketbol karşılaşmasının görüntüleri istendi mi istenmedi mi? Ponpon kızlarla ilgili bilgi sahibi değilim. Özel talebi olup olmadığını bilmiyorum. Ama bulunmuşsa daha önce izlemiş, bilgi sahibi demektir. Önceden izledi, belki televizyondan izlemesi kafi gelmiştir" karşılığını verdi. -ABD'YE SİLAH SATIŞI TEPKİSİ-Vural, ABD'nin Yahudi lobisinin baskısıyla Türkiye'ye silah satışını durdurmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, "Kapalı kapılar ardında verilen sözlerin maliyeti ve bedelidir. Obama istiyor diye kapalı kapılar ardından İran konusunda, Ermeni konusunda, İsrail konusunda söz verirsen ABD'yi de uyarıyoruz; Türkiye'nin terörle mücadelesine zarar verecek bu girişimler kabul edilemez. Türkiye'ye karşı bunu koz olarak kullanmak istiyorlar. Bu kozun bedeli nedir? Türkiye Cumhuriyeti devleti bu dayatmalara karşı pabuç bırakmamalıdır. Yok öyle yağma. Hani stratejik ortaklık vardı? Ne oldu? Bu tür dayatmaların kabul edilmesi mümkün değil" dedi.(ANKA)EG/ÖMR
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA