MHP Grup Toplantısı...(2)
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD Başkanı Bush ile Görüşmek Üzere Washington'a Giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bu Ziyaretten Beklediğini Bulamadığını, İçi Boş Güvenceler ve Etkisiz Bazı Adımlar Atılacağı Vaatleriyle Geri Dönmek Zorunda Kaldığını Öne Sürdü. Bahçeli, Beyaz Saray'da Yapılan Erdoğan-bush Görüşmesinde, PKK'nın Tasfiyesi, Örgüt Liderlerinin Yakalanarak Türkiye'ye Teslim Ed...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD Başkanı Bush ile görüşmek üzere Washington'a giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu ziyaretten beklediğini bulamadığını, içi boş güvenceler ve etkisiz bazı adımlar atılacağı vaatleriyle geri dönmek zorunda kaldığını öne sürdü. Bahçeli, Beyaz Saray'da yapılan Erdoğan-Bush görüşmesinde, PKK'nın tasfiyesi, örgüt liderlerinin yakalanarak Türkiye'ye teslim edilmesi ve Kandil Dağı gibi çok önemli konuların ele alınmadığını savunarak, ABD topu Irakyönetimine, Bağdat ise Barzani'ye atarak pas yapıyor" dedi.Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yaşanan gelişmeleri ve Erdoğan-Bush görüşmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 22 Ekim 2007 tarihinde teröristler tarafından alıkonulan 8 askerimizin vatan görevlerine geri dönüşlerinden 'buruk sevinç' duyduğunu ifade eden Bahçeli, askerlerin serbest bırakılması sürecinde yaşanan vahim manzaraların bölücü terör örgütünün kendisini meşru kılabilmek için yeni bir propaganda dönemini başlatmak istediğinin açık bir işareti olduğunubildirdi. Oynanan senaryo ve olayın aktörlerinin ortaya çıktığını belirten Bahçeli, "PKK militanları, Türkiye'den bölücü temsilciler, Amerikalı askerler, Irak hükümeti ve aşiret reislerinden oluşan bir sevk zinciri, terörizmin ve bölücülüğün kimler tarafından himaye edilip yönetildiğini itiraza yer bırakmayacak şekilde göstermiştir. Olayı daha da vahim hale getiren ise senaryoya, TBMM'de temsil edilen bir partinin üç milletvekilinin de başrolde katılmış olmasıdır. Yol kenarına konmuş ve üzerinde PKKpaçavrası ile İmralı canisinin resmi bulunan bir masada, sözde teslim belgeleri imzalanmaya yeltenen bu güruhun maksadı tam bir ihanet örneğidir" diye konuştu.Bahçeli, hükümetin, sınır ötesi operasyon için yavaş davrandığını, tüm dünyayı ikna etmek gibi gereğinden fazla bir kaygıyla zaman kaybettiğini belirterek, bu aşamaya kadar gerekli ikna ve desteğin alınmış olması gerektiğini söyledi. Bu sıkışık süre içinde sonuç alınmasının herkesin ortak dileği olduğunu kaydeden Bahçeli, "Bu konuda her gün şehit cenazeleri kaldıran aziz milletimizin bekleyecek sabrı kalmamıştır" dedi.MHP lideri Bahçeli, Türkiye'nin terörle haklı mücadelesinde yanında yer almaktan kaçınan ve tezkere sonrasında Türkiye'ye "Bize 3 gün süre verin" diyerek zaman kazanan Beyaz Saray yönetimi ile yapılan görüşmenin somut neticelerinin birkaç gün içinde daha net ortaya çıkacağını vurguladı. Bahçeli, Erdoğan-Bush görüşmesine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:"Ancak görülmektedir ki, Türkiye'nin milli güvenliği konusunda atması gereken adımlar için Bush'un onayını almak amacıyla Washington'a giden Başbakan, aradığını bulamamış, içi boş güvenceler ve etkisiz bazı adımlar atılacağı vaatleriyle geri dönmek zorunda kalmıştır. ABD'nin Türkiye'ye böyle bir muameleyi reva görmesinden ve Başbakan'ın Türk milletini böyle bir duruma düşürmesinden büyük bir esef ve infial duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Bu görüşme müttefikimiz ABD için Kuzey Irak'taki bir avuçpeşmergenin istikrarının, Türkiye'nin güvenliğinden ve toprak bütünlüğünden daha önemli ve öncelikli olduğunu göstermiştir. Türkiye'nin beka sorunu, ABD'nin bölgedeki küçük hesaplarına feda edilmiş Başkan Bush, Türkiye'yi yaralama pahasına teröristleri himaye eden Barzani'yi koruma yolunu seçmiştir. Dün akşam Beyaz Saray'da yapılan görüşme sonrasında oval ofiste iki liderin yaptığı açıklamada; PKK'nın tasfiyesi, Türkiye'nin Kuzey Irak'a sınır ötesi askeri harekatı, PKK'ya karşı Türkiye ve Amerika'nınetkili sonuç verebilecek çapta ortak operasyonu, Kuzey Irak'taki PKK kamplarının dağıtılması, lider kadrolarının yakalanarak Türkiye'ye iadesi, lojistik desteğinin kesilmesi, Mahmur Kampı ve Kandil Dağı yoktur. Bunun yerine iki lider havanda su dövmüş ve bazı tali konularda ortak hareket görüntüsü vermek için özel çaba sarfetmiştir. Türkiye için bıçağın kemiğe dayandığı ve sözün bittiği yerde iki lider; terörle mücadelede istihbarat değişimi, diplomasi, siyasi ve askeri düzeylerde ortak çalışmaların devamıve bu amaçla askeri makamlar arasında yeni bir üçlü bir mekanizma kurulmasıyla sınırlı bir mutabakata varmışlardır.Başbakan Erdoğan'ın Beyaz Saray'da Başkan Bush'la yaptığı ortak açıklama, Beyaz Saray görüşmesi öncesi Başkan Bush'tan acil ve somut adımlar atılmasını isteyeceğini açıklayan Başbakan'ın, aradığını bulamadığını göstermiştir. ABD Başkanı'nın PKK'yı Türkiye'nin, ABD'nin ve Irak'ın ortak düşmanı olduğunu söylemesiyle, iki müttefik ülke arasında esasen yapılması gereken istihbarat değişimi ve ipe un sermek amacıyla yeni bir mekanizma kurulmasıyla yetinmiştir. Bütün bunlar içi boş temenniler ve soyut niyetbeyanları olmaktan öte bir anlam ifade etmemektedir. Daha önce denenmiş ve başarısız olduğu kısa zamanda anlaşılmış mekanizmalara Terörle Mücadele Ortak Platformu adı altında bir yenisinin daha eklenmesi, Başbakan Erdoğan'ın, terörle mücadele anlayışının ibret verici bir göstergesi olmuştur."HERKES ZAMAN KAZANMAYA, TÜRKİYE'Yİ OYALAMAYA ÇALIŞIYOR"Sonuç itibariyle Başbakan Erdoğan'ın Bush'la yaptığı görüşmede dağ fare doğurmuş, netice Türkiye için her manada bir hüsran ve hezimet olmuştur. Karşımızdaki tablo çok ciddi ve endişe vericidir. Türkiye'nin milli güvenliğini ve birliğini ilgilendiren böylesine hayati bir konuda çok hazin bir orta oyunu oynanmaktadır. Herkes zaman kazanmaya, Türkiye'yi etkili tedbirler almaktan caydırmaya ve oyalamaya çalışmaktadır. ABD topu Irak Merkezi hükümetine, Bağdat'ta Barzani'ye atarak karşılıklı paslaşmaktadır.Görünen odur ki, ABD, Irak merkezi yönetimi, Barzani, PKK teröristleri ve bölge ülkeleri, sınır bölgesinde ağır kış şartlarının hüküm sürmesi için gün saymaktadır. Bu arada PKK militanları Kuzey Irak'taki inlerine çekilme sürecini tamamlayacak, kış şartları nedeniyle PKK saldırıları duracak ve uluslararası camia Türkiye'nin sınır ötesi askeri harekatını haklı ve meşru kılacak şartların ortadan kalktığını söyleyerek, Türkiye'nin elini ve kolunu iyice bağlayacaktır. Kuzey Irak'taki PKK unsurları rahat birnefes alacak, yeniden mevzilenerek Türkiye'ye kanlı eylemler için ilkbaharı bekleyeceklerdir. AK Parti hükümetinin böyle bir hesabın ve oyunun tarafı ve aleti olmayı kabul etmesiyle her yıl oynanan senaryo bir kere daha sahnelenecek, sınır ötesi operasyon gündemden düşecek, PKK, Barzani, ABD ve AK Parti hükümeti zaman kazanacak ve Türkiye Kuzey Irak'taki PKK tehdidi karşısında bir kere daha sessiz ve tepkisiz kalacaktır. TBMM'nin onayladığı 17 Ekim tezkeresi ise, kullanılmaması önceden planlanan "sanal vesahte" bir tezkere olarak hatırlanacaktır. Bugün milletimiz genç yaşlı, kadın erkek, her yöreden olmak üzere ayağa kalkmıştır. Hükümetin bölücülük ve terörle mücadele için atacağı adımları beklemekte ve desteklemektedir. Böylesi bir durum, hamle yapmak için niyeti olan bir hükümet için bulunmaz bir fırsattır. Bu görüşmeden sonra ne cevap alınmış olunursa olunsun, hükümetin tezkereyle kendisine verilen yetki çerçevesinde, terörle mücadele ve sınır ötesi operasyon için artık mazereti ve bahanesi kalmamıştır.Sayın Başbakan'ın da ifade ettiği gibi inceldiği yerden kopartarak, yalnız başımıza bile olsa sınır ötesi operasyon ve caydırıcı tedbirler için harekete geçilmelidir. Ülkemizde son haftalarda devlet, Meclis ve hükümet nezdinde üst düzeyde yapılan toplantılarda alınan kararlar, bir sonuca ulaştırılarak derhal uygulanmalı, caydırıcı, kesin sonuç alıcı tedbirler acilen yürürlüğe girmelidir. Türkiye, PKK bürolarının kapatılması ile asla yetinemeyeceği, istihbarat işbirliğini yeterli bulamayacağı bir dönemiyaşamaktadır. Yapay, etkisiz ve oyalamaya yönelik jestlerle tatmin olunmamalıdır."Bahçeli, son zamanlarda ortaya çıkan ve işbirliğinin de ötesinde bir 'ortak operasyon' çağrısına tepki göstererek, bunun Türkiye için onur kırıcı ve elini zayıflatıcı bir tedbir olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin kendi güvenliğine musallat olan teröristlere yönelik bir operasyon için yeterli güce, inanca, tecrübeye ve orduya sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:"Terör yuvalarına yönelik olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yapacağı bir sınır ötesi operasyon için, Mehmetçiğimize refakat edecek bir güce asla ihtiyaç yoktur. Bu tür bir teklif, ancak ordumuzun harekatına yönelik bir güvensizliğin, denetim ve kontrol altına almak maksatlı bir niyetin işareti sayılmalıdır. Bu teklifin kabulü halinde, yarın Türkiye içindeki terör eylemlerinde de Türk Silahlı Kuvvetleri ile birlikte yabancı bir güçle ortak operasyon önerisinin gelmesi tehlikesi hesaba katılmalıdır. Bugüngelinen aşamada, maruz kaldığımız tehdit ve tehlike günü birlik ve geçici tedbirlerle geçiştirilmeyecek kadar büyük ve hayati derecede önemlidir. Artık, yıllardır ülkemize musallat olan bu beladan kurtulmanın zamanı gelmiştir. Tek çözüm, PKK terör örgütünün tam olarak yok edilmesi veya ele geçirilmesidir. Türkiye geçmişte, bölücülük ve bölücü terörle mücadelede cılız girişimler, basit ve etkisiz tedbirlerle yetinerek bu güne kadar gelmiştir. Bu açıdan bir sonraki baharda yeniden ortaya çıkmasını kökündenönlemek ve terör yuvalarını Irak'tan çıkarmak için her yöntem kullanılmalıdır. Bugün Türkiye, terörle ve bölücülükle mücadele noktasında çok önemli ve kritik bir kavşağa gelmiş bulunmaktadır. Şayet bu aşamadan sonra da terör ortadan kaldırılamaz ise bölücülüğün ve terörün önlenemeyecek boyutlarda bir yükselişe geçmesi ve tam bir cesaret bulması karşımızdaki en büyük tehlikedir. Tedbirlerin sonuç vermemesi halinde Türkiye içte ve dışta büyük bir itibar ve güç kaybedecek; milletimizin devletine, ordusunave milli değerlerine olan inancı derinden sarsılacaktır. Bugün karar alamaz hale gelmenin tetikleyeceği böylesi bir tehlikeli netice, terörün verdiği aktif zarardan çok daha büyük bir zararı davet edecektir. Bu ataletin sürmesi halinde bunun bedeli yakın gelecekte, kardeş kavgasına sürüklenme, ayrışma ve bölünme olarak Türkiye'nin karşısına çıkaracaktır. Bu nedenle, hükümet, bugün oluşan toplumsal destekten yararlanmanın yollarını aramalıdır. Bugün bu kuvvetten yararlanılamaz ise Türkiye bir daha bu kadarbüyük kamuoyu desteğini arkasında bulamama ihtimali ile karşı karşıya kalabilecektir. Mutlaka şimdi ve kesin bir sonuç alınmalıdır. Türkiye, Irak'tan kaynaklı terör saldırıları karşısında tamamen haklı olduğu mücadele konusunda yapılan yanlışların bedelini ödemekle yüz yüze gelmiştir. ABD'nin bugüne kadar sergilediği tutum çok ciddi bir endişe kaynağıdır. Irak'taki askeri gücüne ve kontrolüne rağmen ABD bu konuda somut bir adım atmakta isteksizdir. Son ABD ziyareti de bunu göstermiştir.""VERİLECEK TOPRAĞIMIZ, TERK EDİLECEK BİR İLİMİZ YOKTUR"MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Irak'ın yaşayacağı iç sorunların, komşu ülkeleri doğrudan etkileyecek gelişmelere açık olduğunu vurguladı. Bu açıdan hükümetin komşu ülkelerde mutabakat arama çabasını gecikmiş ancak gerekli bir girişim olarak nitelendiren Bahçeli, bölgede mevcudiyeti olan her ülke ile görüşerek Türkiye'nin haklı davasının anlatılması ve mutlaka ikna etmesini gerektiğinin atını çizdi. Bahçeli, şöyle devam etti:"Bu kapsamda Suriye ve İran ile yapılan görüşme ve ilişkileri önemsiyor ve destekliyoruz. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da yapılan Genişletilmiş Irak'a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı, terörle mücadele arayışı içindeki dönemde zamanlama açısından bir şans olarak görülmelidir. Ancak toplantıdan haklı mücadelemize açık destek yerine cılız beyanların hükümeti memnun ettiği görülmektedir. Toplantıdan çıkan netice "malumun ilamı"ndan başka bir yenilik getirmemiştir. Oysa bize göre, sonuçbildirgesinde "Irak'ın içişlerine karışılmamasına yönelik vurgunun Amerika'yı kastetmediği düşünülürse, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonunu önlemeye yönelik bir uyarı olarak görülmesi gerekmektedir. Yine bu toplantıda dile getirilen Irak'ın çözüm sürecine aktif katımı için Birleşmiş Milletler'in devreye girmesi konusu dikkat edilmesi gereken bir husustur. Bu gelişme, ileride sınırımıza bir tampon bölge tehlikesi ile dönme ihtimalini ihtiva etmektedir. Böylesi bir sonuç Türkiye ile Irak arasındaki irtibatınkesilerek özellikle Türkmenler'in Türkiye'den tecridine neden olacak, ileride ülkemiz içindeki muhtemel terörist eylemler için bir müdahale noktası olarak kullanılmak istenebilecektir. Bu itibarla Türkiye'nin önüne her konan teklifin uzun vadeli perspektifle incelenmesi, ülkemizin geleceği açısından analiz edilmesi önemlidir. Bilinmelidir ki, bu aziz vatan hepimizindir. Aynı kader gemisinin yolcuları olarak Türkiye'mizin bir kaos ortamına sürüklenmesini önlemek, hepimiz için tarihi bir görevdir. Herkesüstüne düşen sorumluluğu basit siyasi hesapları bir kenara bırakarak yerine getirmelidir. Aksi halde yarın üzerinde siyaset yapılacak bir ülke ve uygun bir zemin de bulunmayacaktır. Bu amaçla Milliyetçi Hareket, bütün kesimleri milli hassasiyetlerimiz konusunda çok dikkatli düşünmeye davet etmektedir. Bunu herkes çok iyi değerlendirmeli ve azami basiret ve sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Aksi halde yarın çok geç olacaktır. Gelişmeler ne şekilde cereyan ederse etsin bilinmelidir ki; TürkiyeCumhuriyeti'nin bölünmesine, ortak değerlere dayanan milli birliğimizin tahrip edilmesine hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Bundan kimse şüphe duymamalıdır. Huzurunuzda bu vesileyle bir kez daha Milliyetçi Hareket'in kararlılığını vurgulamak istiyorum. Son sözümüz şudur: Verilecek toprağımız, çizilecek sınırımız, kaybedilecek insanımız ve terk edilecek ilimiz yoktur."(YZE-MAY-NÇ-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA