MHP'den toplumsal şiddete karşı mücadele toplantısı

Güncel Haberler

MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, toplumsal şiddetle mücadelede hukuki boyutun yanı sıra psikolojik, ekonomik ve eğitimsel yaklaşımlar gerektiğini belirtti. Yönter, şiddetin çok yönlü ele alınması gerektiğine vurgu yaptı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, toplumsal şiddet ve suç olaylarıyla mücadelede konusunun sadece hukuki boyutuyla değil psikolojik, ekonomik ve eğitim açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.
Yönter, İstanbul Beşiktaş'ta bir otelde düzenlenen "Bireysel ve Toplumsal Şiddetle Mücadele Tespitler, Tedbirler, Teklifler" tanıtım ve takdim toplantısında, her şeyin bir hikayesi olduğu gibi oluşturdukları bireysel ve toplumsal şiddetle mücadele komisyonunun da bir hikayesi olduğunu ifade etti.
Şiddetin herkesin üzerine kabus gibi çökmüş durumda olduğunu anlatan Yönter, "Şiddetle mücadele sadece siyasetin meselesi değil. Sayın Genel Başkanımız gözümüzün içine her gün sokulan şiddet olaylarından çok müşteki ve muzdarip bir şekilde bu konunun üstüne gidilmesini düşündü, planladı ve bunun eyleme geçilmesini arzu etti. Bu şiddet seli karşısında daha fazla dayanmak mümkün değil." dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin siyasi ve ahlaki sorumluluğun gereğini yaparak AR-GE başkanlıklarına bir talimat verdiğini ve böyle bir çalışmanın hazırlanmasını istediğini aktaran Yönter, şöyle devam etti:
"Sayın Genel Başkanımızdan aldığımız güçle, onun teşvikiyle, onun tembihiyle, yol göstermesiyle, elbette bunların hepsinin üstünde talimatıyla sizlerin kapısını çaldık. Eksik olmayın, medyunuşükranım, temas ettiğimiz, görüştüğümüz, konuştuğumuz hiçbir hocamız bizi kırmadı. Allah hepinizden ayrı ayrı razı olsun diyorum ve hocalarımızla, uzmanlarımızla, gönül insanlarımızla, sahalarında sivrilmiş değerli arkadaşlarımızla, dostlarımızla bir komisyon kurarak çalışmaya başladık. Çok değil, yaklaşık dört aylık bir zaman diliminde ortaya bir eser çıktı. Raflarımızı dolduracak kitaba değil ihtiyacımız. Farkındalık düzeyini arttıracak kararlı bir hamleye ihtiyaç duyarak bu çalışmayı yaptık. 2025 yılında kitap basıldı. Bireysel ve toplumsal şiddetle mücadele, tespitler, tedbirler ve teklifler. O dönem şartları itibarıyla bu çalışmamızı komisyonumuzla beraber bir türlü kamuoyuyla paylaşamadık. Daha doğrusu, daha doğru bir ifadeyle toplumsallaştıramadık. Bunun bizde mahfuz bazı sebepler var. Hocalarımızın kapısını çaldık. Onlara görüşümüzü, düşüncemizi ve taleplerimizi ilettik."
Şiddetin sabahtan akşama biteceği kanaatinde olmadıklarını vurgulayan Yönter, "Gerçekçi olmamız lazım. Şiddet fenomen bir kavram. Şiddet, bir insan hakkı ihlali." diye konuştu.
Suç ve şiddetin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Yönter, "Ne kadar cezaları artırırsak artıralım, suçun ve şiddetin önüne geçilmesi bana göre suç ve cezanın artışıyla ters orantılı. Mesele sadece hukuki boyutla ele alınmamalı. Mesele sadece ceza ile ele alınmamalı. Başka? Takdir buyurursunuz ki eğitim. Başka? Manevi değerlerle çocuklarımızı teçhiz etmek mecburiyetindeyiz. Başka? Psikolojik olarak onları takviye etmeliyiz." ifadelerini kullandı.
Yönter, şiddetin, bir insan hakkı ihlali olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Şiddet, aklın durma hali. Şiddet, vicdanın parçalanma hali, eğer varsa. Şiddet, maneviyatın dağılması. Şiddet, akli selimin kaybolması, kalbi selimin yok olması. Şiddet başka, insan ve insanlık değerleri başka. Bizim tarafımız ve tercihimiz insan, insanlık, huzur, kardeşlik, barış. Terör, şiddet, ekonomik şiddet var, siyasal şiddet var, psikolojik şiddet var. Aramızda bu şiddet konusunu yaşamış veya yaşamaya devam eden arkadaşlarımız da olabilir. Bir düşünür demiş ki 'öyle bir yaştayım ve çağdayım ki insanın başına gelebilecek veya gelen hiçbir şey beni şaşırtmıyor.' Ben öyle bir çağda değilsen de insanlığın yapacağı veya yaptığı hiçbir şey de beni şaşırtmaz. İnsan insanın kurdudur değil, Thomas Hobbes yanılıyor. Biz, insan insanın yurdudur dedik. İnsan insanın yuvasıdır dedik."