Merkez Bankası Olağan Genel Kurulu
Geçen Yıl 261 Milyon YTL Kar Eden, Halen 75 Milyar Dolarlık Döviz Rezervi ve 80 Ton Altını Bulunan Merkez Bankası, Hissedarlarının Memnun Edemedi.
Geçen yıl 261 milyon YTL kar eden, halen 75 milyar dolarlık döviz rezervi ve 80 ton altını bulunan Merkez Bankası, hissedarlarının memnun edemedi. Hissedarlar kar paylarının ödenmediğini ileri sürerek banka yönetimini eleştirirken, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, kar dağıtımını düzenleyen yasayı hatırlatarak, "Bilançoda gösterilen altınlar Merkez Bankası'nın teminatındadır. İsteyen hissedarlarımız bu altınları görebilir" dedi.Merkez Bankası 76. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Yılmaz, Genel Kurul'da yaptığı açılış konuşmasında Türkiye ve uluslararası piyasalarda yaşayan ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. 2007 yılının Ağustos ayından itibaren ABD emlak piyasalarında yüksek riskli konut kredilerinden başlayan ve ardından para ve sermaye piyasalarına yayılan finansal krizin ilk etkilerinin reel ekonomide hissedilmeye başlandığını belirten Yılmaz, "ABD ekonomisinin resesyona gireceği yönündeki beklentiler kuvvetlenmiştir. Buna ilaveten, finansal krizin giderek global ölçekte bir ekonomik yavaşlamaya yol açacağı görüsü de belirginlik kazanmıştır. Ancak, bu yavaşlamanın boyutu ve şiddetine ilişkin belirsizlikler halen devam etmektedir. Bu belirsizlikler, uluslararası bankaların geri ödeyememe riskine odaklanarak, kredi kullandırmakta isteksiz davranmalarına ve finans piyasalarında likidite sıkıntılarının yaşanmasına yol açmıştır" diye konuştu.Yılmaz, ABD'de emlak piyasalarına kredi sağlayan belli baslı finansal kuruluşların yüksek oranlarda zarara uğraması ve ABD'de resesyon endişelerinin artması, gelişmekte olan ülkelerde risk algılamasının belirgin bir şekilde bozulmasına ve risk primlerinin artmasına neden olduğunu vurgulayarak, Türkiye'de bu gelişmelerden olumsuz yönde etkilendiğini ve Türkiye'nin risk priminin diğer gelişmekte olan ülkelere paralel olarak artış gösterdiğini kaydetti. 2007 yılında uluslararası piyasalarda gözlenen bir diğer önemli gelişmenin de, ham petrol, tarım ürünleri ve diğer emtia fiyatlarındaki artışlar olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Bu artışlar yalnızca ülkemizde değil, dünya genelinde enflasyon üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturmaktadır" şeklinde konuştu.Türkiye ekonomisinde 2002 yılından itibaren gözlenen kesintisiz büyümenin 2007 yılında da devam ettiğini ve bu yılda Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYİH) yüzde 4.5 oranında arttığını anlatan Yılmaz, "Yılın ilk iki çeyreğinde sırasıyla yüzde 7,6 ve yüzde 4,0 olarak gerçeklesen GSYİH büyüme oranı, son iki çeyrekte yüzde 3,4 olmuştur. 2007 yılı GSYİH büyümesi, 2002 yılından itibaren gözlenen en düşük yıllık büyüme olmuştur. Büyüme oranında bu yılda ortaya çıkan yavaşlamada, genel seçimlere ilişkin belirsizlikler, kuraklık nedeniyle tarım sektörü katma değerinin küçülmesi, uluslararası piyasalarda yaşanan dalgalanmalar ve 2006 yılı ortalarından itibaren uygulanan parasal sıkılaştırma etkili olmuştur" ifadelerini kullandı.Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, Mart ayı itibariyle yıllık enflasyon oranının yüzde 9.15 olduğunu belirterek, gıda ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskısını sürdürdüğünü kaydetti. Yılmaz, döviz kuru politikasının ikinci ayağını rezerv biriktirme amaçlı döviz alım ihaleleri oluşturduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:"Döviz piyasasındaki arz talep koşullarını mümkün olduğunca etkilemeyecek şekilde yapılan ihaleler 2005 yılından itibaren önceden açıklanan yıllık programlar çerçevesinde yapılmaktadır. Ancak, döviz arzında öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda ihale programında önceden duyurularak değişiklikler yapılabilmektedir. Bu çerçevede, 2007 yılı belirlenen ihale programı, Temmuz ayından itibaren üç kez değiştirilmiştir. İhaleler yoluyla 2007 yılında alınan toplam döviz tutarı 9,9 milyar ABD Doları olmuştur. Merkez Bankası döviz rezervleri 2007 yılı sonu itibarıyla 73,3 milyar ABD Dolarına, 18 Nisan 2008 itibarıyla ise 75,1 milyar ABD Dolarına ulaşmıştır. Bugün bulunduğumuz noktada, uzun yıllar boyunca iki haneli seviyelerde seyreden enflasyon oranlarını düşürme konusunda önemli bir mesafe katedilmiş olsa da, henüz fiyat istikrarını sağlama konusunda arzulanan noktaya gelinmemiştir. Merkez Bankası, enflasyon hedeflerine ulaşılması ve kalıcı fiyat istikrarının sağlanması için gerekli para politikalarını kararlılıkla uygulamaya önümüzdeki dönemlerde de devam edecektir. Kuskusuz, ekonomik birimlerin, orta vadeli hedeflere ulaşma konusunda Merkez Bankası'nın kararlılığına inanmaları ve bekleyişlerini ona göre oluşturmaları için para politikası karar ve uygulamalarının dikkatli ve doğru bir şekilde yorumlanması hayati öneme sahiptir. Maliye politikası ve para politikası arasındaki koordinasyon, enflasyon bekleyişlerinin oluşturulmasında kullanılan en önemli çapalardan biridir. Bu itibarla, mali disiplinin korunmasının enflasyon hedeflemesindeki kritik önemini bir kez daha vurgulayarak konuşmamı sonlandırıyorum." Genel Kurul'da söz alan Merkez Bankası hissedarlarının kar paylarının dağıtılmamasını eleştirmesi üzerine Yılmaz, kar amacı olan bir kurum olmadığını hatırlatarak, Merkez Bankası'nın asıl görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu vurguladı. Bilançoda gösterilen altınların Merkez Bankası mevduatında olduğunu belirten Yılmaz hissedarlara, "İsteyen altınları görebilir" önerisinde bulundu.Genel Kurul'da sonunda yapılan seçimlerde 30 Nisan'da boşalacak ilki meclis üyeliği görevine, Lokman Gündüz ile Mehmet Vehbi Çıtak seçildi.(YZE-ÖZ-E)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA