Merkez Bankası'ndan Hükümete: Ekonomi İçin Görevimizi Yaparız Ama Mali Disiplin Şart
Merkez Bankası, Hükümete 2008 Enflasyon Hedefinde Sapma Nedeniyle Bir Mektup Yazarak, Küresel Krizin Etkisiyle Yaşanan İktisadi Faaaliyette Yavaşlamanın Tahmin Edilenden Derin Olduğunu, İktisadi Faaliyetin Uzun Süre Zayıf Seyredeceğini Bildirdi.
Merkez Bankası, hükümete 2008 enflasyon hedefinde sapma nedeniyle bir mektup yazarak, küresel krizin etkisiyle yaşanan iktisadi faaaliyette yavaşlamanın tahmin edilenden derin olduğunu, iktisadi faaliyetin uzun süre zayıf seyredeceğini bildirdi.Merkez Bankası'nın ekonominin krize olan direncinin artması için üzerine düşeni yapacağı belirtilen mektupta, buna karşın basiretli para politikasının tek başına yeterli olmadığı, mali disiplinin korunmasının da şart olduğu mesajı verildi.Merkez Bankası, 2008 enflasyon hedefi olan yüzde 4'ün ve belirsizlik aralığı üst sınırı olan yüzde 6'nın tutturulamaması nedeniyle hükümete bir mektup gönderdi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ve Başkan Yardımcısı Erdem Başçı'nın imzalarıyla hükümete iletilmek üzere Devlet Bakanı Mehmek Şimşek'e hitaben yazılan mektupta,Yıllık TÜFE artışının yüzde 10.06 olduğu anımsatılan mektupta, küresel krizin etkilerine işaret edildi. Son dönemde, uluslararası kredi piyasalarındaki ve küresel ekonomideki sorunların önceki tahminlere göre daha uzun bir süre etkili olacağına ilişkin görüşlerin güçlendiği anlatılan mektupta, "Büyüme öngörülerinin aşağı yönlü güncellenmesi ve emtia fiyatlarındaki sert düşüşler enflasyonun orta vadeli hedeflerin altında kalma ihtimalini artırmıştır" denildi.-KREDİ PİYASASINDA DARALMA SÜRECEK-Son dönemde yapılan faiz indirimlerinin kredi piyasalarındaki baskıyı kısmen bertaraf ettiği ifade edilen mektupta, "Nitekim, tüketici kredilerinin faizlerinde belirgin bir düşüş gözlenmektedir. Bununla birlikte, ticari kredi faizleri yüksek seviyelerde seyretmeye devam etmektedir. Önümüzdeki dönemde, azalan risk iştahının ve küresel kredi piyasalarındaki sıkılaşmanın kredi genişlemesini sınırlayacağı tahmin edilmektedir" denildi.Eylül ve Ekim aylarında küresel finansal krizin derinleşmesiyle artan belirsizlik algılaması ve finansal sistemin küçülme eğiliminin, Türkiye'nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkelerin kredi riskini olumsuz etkilediği ve döviz kurlarında belirgin değer kayıplarına yol açtığı belirtilen mektupta, "Kasım ayından bu yana döviz kurları göreli olarak daha istikrarlı seyretmiş olsa da gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerindeki baskı henüz ortadan kalkmamıştır" değerlendirmesinde bulunuldu.Son yıllarda ihracatta dayanıklı tüketim ve sermaye mallarının payının giderek artmasının, ihracatı küresel konjonktürdeki değişimlere daha hassas hale getirdiği kaydedilen mektupta, şunlar ifade edildi:-VARSAYIMLAR 2010'DA İYİLEŞME OLMASINA DAYANDIRILDI-"Son çeyrek ihracat gelişmeleri, genel eğilim anlamında beklediğimiz yönde gerçekleşse de, ana ticaret ortaklarımızın ekonomilerindeki yavaşlama ve buna bağlı olarak ihracattaki küçülme temel varsayımlarımızda esas alınan çerçeveye kıyasla daha sert olmuştur. Küresel krizin başladığı tarih olan Eylül 2007'den bugüne dünya ekonomilerinin birbirinden etkilenme derecesi giderek daha belirgin olmaya başlamıştır. Önümüzdeki dönemde ülkemizde enflasyon ve para politikası görünümünün büyük ölçüde küresel ekonomideki gelişmeler tarafından şekilleneceği düşünülmektedir. Bu nedenle, küresel ekonomiye ilişkin varsayımlar her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Orta vadeli tahminlerimiz üretilirken, çeşitli uluslararası kuruluşların tahminlerinin toplulaştırılmasıyla oluşturulan Consensus Forecasts bülteni esas alınarak, küresel ekonomide 2010 yılının başından itibaren kademeli bir toparlanma olacağı varsayılmıştır."-İKTİSADİ FAALİYET UZUN SÜRE ZAYIF KALACAK-Üçüncü çeyrek GSYİH verilerinin iç talebin arka arkaya üç çeyrek daraldığını gösterdiği vurgulanan mektupta, "Ekim Enflasyon Raporu'nda yılın son çeyreğinde ekonominin yavaşlamaya devam edeceği öngörülmüştü. Son çeyreğe ilişkin göstergeler iktisadi faaliyetteki zayıflamanın tahminlerimizden daha derin olduğuna işaret etmektedir" denildi. Küresel ekonomide derinleşen sorunların ve sıkılaşan kredi koşullarının iç talebi uzunca bir süre sınırlamaya devam edeceği ifade edilen mektupta, şu değerlendirmede bulunuldu:"Yapılan faiz indirimlerinin de etkisiyle yurt içi talepte yılın ikinci yarısında kısmi bir toparlanma görülebilecektir. Bununla birlikte, böylesine büyük çaplı bir krizin ardından iktisadi birimlerin güveninin normale dönmesinin zaman alacağı göz önüne alındığında, toparlanmanın yavaş ve kademeli olması beklenmektedir. Sonuç olarak, iktisadi faaliyetin uzunca bir süre zayıf seyretme olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle, tahminlerimiz üretilirken, toplam talep koşullarının enflasyona verdiği desteğin önceki dönemlere kıyasla belirgin olarak arttığı bir çerçeve esas alınmıştır."Petrol fiyatlarındaki düşüşün de, 2009 yıl sonu enflasyon tahminlerini aşağı çektiği belirtilen mektupta, Ekim raporunda 80 dolar olarak alınan petrol fiyatının 2008 yılının son çeyreğinde 56 dolar olduğu, önümüzdeki 1-2 yıl için oluşan vadeli fiyatlar da göz önünde bulundurularak, petrol fiyatlarının 55 dolar düzeyinde seyrettiği bir çerçevenin esas alındığı ifade edildi.-FAİZ İNDİRİMİNE RAĞMEN ENFLASYON DÜŞECEK-2009 için 6.8 olan yeni enflasyon tahminlerine yer verilen mektupta, "Özetle, enerji fiyatlarındaki düşüş ve toplam talebin zayıf seyri nedeniyle orta vadeli enflasyon tahminlerimizde aşağı yönlü güncelleme yapılmıştır. Tahminlerimiz, son dönemde gerçekleşen faiz indirimlerine rağmen yıl sonunda enflasyonun hedefin altında kalma olasılığının arttığına işaret etmektedir" denildi.Küresel piyasalardaki sıkıntılar kısmen azalmakla birlikte; ortaya çıkan güven kaybı, varlık fiyatlarındaki çöküş ve özellikle firmalar kesimi için sıkılaşan kredi koşullarının küresel ekonomide ani bir yavaşlamaya neden olduğu kaydedilen mektupta, küresel ekonomideki belirsizlikler nedeniyle iki alternatif senaryo da oluşturulduğuna işaret edildi.-HÜKÜMETE ZAM YAPMAYIN MESAJI-Mektupta, "Orta vadeli tahminlerimiz üretilirken mali duruşta geçtiğimiz dönemlere kıyasla yapısal anlamda önemli bir farklılaşma olmadığı varsayımının esas alındığı, bunun yanında mevcut otomatik fiyatlama mekanizmaları dışında dolaylı vergi artışı veya yönetilen/yönlendirilen fiyatlardan kaynaklanabilecek önemli bir etki öngörülmediği belirtilmelidir. Bu varsayımlardan belirgin sapmalar olması durumunda enflasyon ve para politikasının görünümü de değişebilecektir" vurgusunda bulunuldu.Merkez Bankası'nın, fiyat istikrarını sağlama temel amacı ile çelişmemek kaydıyla, uluslararası piyasalardaki sorunların ekonomimiz üzerindeki etkilerini sınırlamak için üzerine düşen tedbirleri almaya devam edeceği kaydedilen mektupta, şöyle denildi:-MALİ DİSİPLİN ÖNEMLİ-"Küresel finans piyasalarındaki sorunların reel ekonomi üzerindeki etkilerinin boyutuna ilişkin belirsizlikler halen yüksek seviyede seyretmektedir. Küresel krize karşı ekonomimizin direncini koruması için basiretli bir para politikası gereklidir, fakat bu tek başına yeterli değildir. Mevcut şokların ekonomiye etkisinin sınırlı kalması için, mali disiplinin sürdürülmesi ve yapısal reform sürecinin güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede, Avrupa Birliği'ne uyum ve yakınsama sürecinin devam ettirilmesi ve programda öngörülen yapısal reformların hayata geçirilmesi konusundaki çabaların sürekliliği önemini korumaktadır. Özellikle, mali disiplinin kalitesini artırmaya ve verimlilik artışlarının devamlılığını sağlamaya yönelik yapısal reformlar konusundaki gelişmeler gerek makroekonomik istikrar gerekse fiyat istikrarı açısından yakından izlenmektedir." (ANKA)(YLD/NB/BÜN)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA