Mehmet Ali Talat, Lokmacı Kapısının Açılmasını Yorumladı
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kapıları Açmanın Çözüm Olmadığını Belirterek, "Sayın Büyükanıt'ın Söyledikleri Bize Kalıcı Bir Barış ve Adil Bir Çözüm, Kıbrıs Sorununa Çözüm Arayışımızın Askerce İfadesidir" Dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, kapıları açmanın çözüm olmadığını belirterek, "Sayın Büyükanıt'ın söyledikleri bize kalıcı bir barış ve adil bir çözüm, Kıbrıs sorununa çözüm arayışımızın askerce ifadesidir" dedi.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Swiss Otel'de gündeme ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Talat, Kıbrıs'ta toplumsal çatışmaların başladığı 1963'ten bu yana kapalı bulunan Lefkoşa'daki Lokmacı Kapısı'nın açılmasıyla ilgili olarak, "Kapının açılmasında Rum tarafı gerçekçi bir çizgide bulunacaksa ben tabi ki mutluyum. Sadece pragmatik ve sonuçlara sonuç çözücü bir tutum ortaya koyarsa bu adım hepimiz için çok iyi olacak. Çünkü önümüzde daha önemli meseleler var, Kıbrıs sorunu ve çözümü gibi. Sayın Büyükanıt'ın söyledikleri bize kalıcı bir barış ve adil bir çözüm, Kıbrıs sorununa çözüm arayışımızın askerce ifadesidir demeliyim herhalde. Sonuçta kalıcı bir barış güvenli bir çözüm olursa olur, olmazsa da olmaz. O yüzden buna çözüm diyemezsiniz. Bu bakımdan Kıbrıs Türklerinin güvenliği bir çözümle tam olarak sağlanacak ancak o zaman zaten 1974'te Türkiye'nin gerçekleştirdiği müdahale siyasi amacına ulaşmış olacak. Bizim arayışımızın askerce o ağızla ifadesi gibi algılamak en doğrusu olur" diye konuştu."KAPILARIN AÇILMASI KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNÜ DOĞRUDAN ETKİLEMEZ" Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın "Bir metre bile geri gitmeyiz" sözü hatırlatıldığında Talat, "Kurallar neyse herkes ona uyacak. Sayın Büyükanıt 'anlaşmaya rağmen biz burada kalacağız' demedi. Ama Sayın Büyükanıt Türk ordusunun nasıl bir anlaşma düşündüğünü, nasıl bir anlaşma ile Kıbrıslı Türkleri güven altında gördüğünü ve göreceğini ifade etti. Dolayısıyla bu lafın altında başka anlamlar aramaya gerek yok diye düşünüyorum. Sonuçta eğer bir anlaşmaya varılırsa ve iki taraf da anlaşmaya varıp da onaylanırsa, çünkü Kıbrıs'ta bir anlaşma için 5 taraflı bir onay gerekiyor. Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere 5 taraflı onaydan sonra bunların içinde Türkiye de olduğuna göre, Türk ordusu da Türkiye'nin bir parçası olduğuna göre imzalayan herkes onun arkasında duracak, ordu da dahil" dedi.Bir gazetecinin "Kapının açılmasına önem veriyorsunuz ama hayati bir konu olarak görmüyorsunuz. Enerjinizi bundan sonraki sürece saklamak istediğiniz için mi?" sorusuna Talat, "Hayır. Önemli değil zaten. O kadar önemli değil. Ekonomik yararları var. Sembolik yararları var. Bir de medya tarafından çok işlendi. Kamuoyuna ve hatta dünyaya mal oldu. Bazı televizyonlar canlı yayınladı bugün gördüm. Halbuki daha önce birçok kapı açıldı. Onlardan bir farkı yok bunun. Sonuç itibariyle kapıların açılması Kıbrıs Sorunu'nun çözümünü doğrudan etkilemez. Hatta 2003'te ilk defa kapılar açıldığında hepimiz mutluyduk. Kapıların açılması iki tarafı birbirine yaklaştıracak diyorduk. Ama olmadı. Kapıların açılmasından sonra iki halk arasındaki ilişkiler daha da bozuldu" şeklinde karşılık verdi."KAPILARIN ÇOKLUĞU DEĞİL, ÖNEMLİ OLAN İKİ HALKIN ARASINDAKİ İKLİMDİR, SİYASETTİR" Papadopulos'un son zamanlarında Güney'den Kuzey'e geçen Kıbrıslı Rum sayısının günlük 600 civarında olduğunu anımsatan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, "Kuzeyden Güney'e geçen Kıbrıslı Türk sayısı günlük 7 bin civarındaydı. Nüfus oranını da artık siz düşünün. 4 misli Kıbrıslı Türklerin işin vahametini siz düşünün. Kıbrıslı Rumların sayısında şimdi biraz artış var. Bu da şunu gösteriyor. Kapıların çokluğu değil, önemli olan iki halkın arasındaki iklimdir, siyasettir, politikadır. Esneklik politikası güdülürse ilişkiler iyi olur. Papadopulos dönemi bütün dünyaya örnek olmalı. Papadopulos varlığında kapılar açıldı. İki tarafın da ilişkilerinin iyiye gitmesi gerekiyordu. Daha da kötüleşti. Niçin? Papadopulos Kıbrıslı Türklerle Rumların arasının iyiye gitmesini istemiyor. Ona uygun politika gütmüyor ve Rumları korkuttuğu için hem Rumlar Kuzey'e geçmiyordu. Güney'e geçen Türklere de bu yüzden birçok defa saldırıda bulunuldu. Kuzey'e gelen Rumlara saldırıda bulunulmadı. Ama Papadopulos tarafından Rumlar korkutuldu. Bu yüzden daha çok kapının şu andaki çözümsüzlüğü pekiştirici ve kanıksatıcı etkisini unutmamak lazım. Şu anda 5-6 kapı var. Açılan kapı diyelim ki 20. O zaman şu andaki çözümsüzlük ortamı daha da normalmiş gibi gelir ve destek daha da aşağıya iner. O yüzden kapı açmanın çözüm demek olmadığını bilerek bunların ikincil konular olarak algılanması sağlanmalı ve bilinmesi lazım" diye konuştu.(İÖ-ED-ÖK-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA