Marmara Üniversitesi 2007-2008 Akademik Yılı Açılışı

Güncel Haberler

Marmara Üniversitesi 2007-2008 Yılı Akademik Yılı Açılış Törenine Katılan TBMM Başkanı Köksal Toptan, "Gençlerimizi İyi Yetiştirebilir ve Onların Dinamik Güçlerinden Yararlanabilirsek, Ülkemiz Dünyada Saygın Bir Yere Rahatlıkla Ulaşacaktır" Dedi.

Marmara Üniversitesi 2007-2008 yılı akademik yılı açılış törenine katılan TBMM Başkanı Köksal Toptan, "Gençlerimizi iyi yetiştirebilir ve onların dinamik güçlerinden yararlanabilirsek, ülkemiz dünyada saygın bir yere rahatlıkla ulaşacaktır" dedi.

Marmara Üniversitesi 2007-2008 akademik yılı açılışı, üniversitenin Sultanahmet'teki Rektörlük binasında düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Törene Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Köksal Toptan, İstanbul Valisi Muammer Güler, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necla Pur, çok sayıda öğretim görevlisi ve davetli katıldı. Sanatçı Tuluyhan Uğurlu'nun piyano dinletisiyle başlayan törende ilk olarak Rektör Prof. Dr. Pur söz aldı. Pur, öncelikle üniversitenin toplumu aydınlatma işlevi ve

üniversitenin çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Bir ülkede üniversitelerin, anayasanın değiştirilmesi için yürütülen çalışmalara kayıtsız kalamayacağını ifade eden Pur, "Bu da bizim bakmak zorunda olduğum başlıca işlerimizden biridir. Bunun böyle bilinmesini isterim. Ayrıca şunu da vurgulamak istiyorum ki ülkemizdeki bütün üniversiteler her şeyden önce birer cumhuriyet üniversitesidir. Cumhuriyet üniversiteleri ve bu kurumların yöneticileri olarak bizlerin en temel işi ve öncelikli görevi; laik,

demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni ve cumhuriyetin bölünmez bütünlüğünü her türlü açık, gizli ve olası tehdide karşı korumak ve özellikle bu konuda taraf olmaktır. Taraf olmaya da büyük bir kararlılıkla devam edecektir" dedi.

Sivil anayasal çalışmalar kapsamında anayasanın her türlü ideolojiden arındırılarak, renksiz bir hale getirileceği yönünde iddiaların bazı çevreler tarafından dile getirildiğini söyleyen Pur, "Hepimiz gayet iyi bilmekteyiz ki burada ideoloji kavramıyla kastedilen Kemalizm'dir. Kemalizm, Türk ulusu için herhangi bir ideoloji değildir. Temel ilkeleri Atatürk tarafından belirlenen ve cumhuriyetimizin kurucu ruhunu ifade eden bu anlayış; demokrasinin, özgürlüklerin ve insan haklarının önünde asla engel

olarak gösterilemez. Ülkemizin temel çimentosu olan Kemalizm, ne kadar tahrip edilmeye çalışılırsa çalışılsın, bu ülkenin kurallarında ve aydınlık beyinlerinde sonsuza dek yaşayacak ve yaşatılacak, her türlü çalışmamızda sizlere yol göstermeye devam edecektir. Mustafa Kemal'in kadın devriminin en somut göstergesi bir kadın rektör olarak ve bir Türk kadını olarak Marmara Üniversitesi adına ne pahasına olursa olsun bundan asla ödün vermeyeceğimizin herkes tarafından bilinmesini isterim" diye konuştu.

Konuşması zaman zaman alkışlarla kesilen Pur, ülkelerin sınırlarında yaşanan gelişmeleri dış dünyadan bağımsız değerlendirmenin olanaksız hale geldiğini ifade ederek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ülkemizde ne yazık ki gelişme potansiyellerinden çok, sorunların, gerginliklerin özellikle ülkenin bölünmez bütünlüğüne, cumhuriyetin temel kazanımlarına ve de son günlerde Türk ulusunun göz bebeği TSK'ya yönelik cüretkar haddini bilmez kişilerin saçmalıklarını konuşmaktayız. Cumhuriyetin ilanıyla çözülmüş olan konular günümüzde tekrar tekrar tartışmaya açılmıştır. Ilımlı İslam, renksiz anayasa, anadilde eğitim gibi kavramlar, haklar ve özgürlükler perdesi altında iç ve dış odaklarca sıklıkla

vurgulanmakta ve bunlar adeta bizlere kabul ettirilmeye çalışılır gibi bir tutum sergilenmektedir. Laik, demokratik, üniter devlet olan Türkiye Cumhuriyeti'ne yürekten bağlı, Kemalizm'i kendine rehber edinmiş milyonlarca yurttaşımız, bu saçmalıklar karşısında ne yapabileceği konusunda zaman zaman kaygılar yaşamaktadır. Şimdi unutmamalıyız ki bir kurtarıcı beklemek ve sorunların çözümünü başkalarına bırakmak doğru olmayan davranışlardır. Yaşanan olumsuz gelişmelere 'dur' diyebilecek tek güç yine Türk

milletinin kendisindedir. Mustafa Kemal'in dediği gibi 'ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararlılığı kurtaracaktır'."

2007-2008 Akademik Yılı'nın başarılı ve verimli geçmesini dileyen Meclis Başkanı Köksal Toptan, Marmara Üniversitesi'nin, ilk eğitim hayatına başladığı 1883 yılındaki "Hamidiye Ticaret Mektebi Alisi"nden bugüne yetiştirdiği nitelikli öğrenciler ve akademisyenlerle, Türkiye'nin saygın ve örnek bilim yuvalarından biri haline geldiğini vurguladı. Uygarlıkların buluşup kaynaştığı güzel İstanbul'da 124 yıl önce doğan bu eğitim çınarının, o günden beri serpilerek, gelişerek Türkiye'yi ve milleti aydınlatan

yeni nesilleri yetiştirmek olduğuna değinen Toptan, Marmara Üniversitesi'nin, üç bine yaklaşan seçkin öğretim kadrosu; ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki onbinlerce öğrencisi ile Türkiye'nin üçüncü büyük üniversitesi durumunda olduğunu söyledi. Üniversitelerin, insanları geleceğe hazırlayan eğitim hayatının en önemli basamaklarından biri olduğunu altını çizen Toptan, "Bilimin, teknolojinin ve kültürel hayatın zenginleştirilmesine öncülük eden üniversiteler, topluma yön gösterir, ülke

sorunlarına çözüm üretir. Üniversiteler, toplumun geleceğini şekillendirerek, milletlerin sağlam temeller üzerine yükselmesine yardımcı olurlar. Yüksek öğretime ve bilime önem veren toplumlar, her zaman çağdaşlaşma yolunun lideri olmuştur. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk de, her biri kahramanlık destanı olan çetin mücadelelerin ardından kurduğu Cumhuriyetimizi yüceltecek beyin gücünün eğitimle kazanılabileceğini çok iyi biliyordu. Nitekim bu inancını, 'Eğitimdir ki, bir milleti ya hür, müstakil, canlı,

yüksek bir toplum halinde yaşatır; ya da o toplumu esaret ve sefalete sürükler' sözleriyle dile getirmiştir" diye konuştu. Toptan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ülkemizde sayıları 115'i bulan kamu ve vakıf üniversiteleri, aydın kuşaklar yetiştiren eğitim kurumları olarak, en büyük gücümüz ve zenginliğimizdir. Bilimselliği ve evrensel değerleri esas alan üniversitelerimizin demokratik, özgür, katılımcılığa imkan veren bir ortamda çalışmalarını yürütmesi çok önemlidir. Özgür düşüncenin, rekabet koşullarının olmadığı yerde bilimin ve teknolojinin gelişmesi beklenemez. İnsanlık tarihinin bize gösterdiği temel gerçek, değişime uyum sağlayan ve farklı düşünceleri

zenginlik olarak gören ülkelerin gelişmenin öncüsü olduklarıdır. Tüm insanlığı derinden etkileyen gelişmelere yön veren olayların bilimsel araştırmalar ve yenilikler olduğunu görüyoruz. Bilim ve teknoloji yüz yıllarca büyük değişimlerin ve gelişmelerin itici gücü olmuştur. En üstün ve nitelikli beyinlerin ürettiği bilim sayesinde, insanlığın önünde yepyeni ufuklar açılmıştır. Eğitim ve bilim olmadan toplumların gelişemeyeceği insanlık tarihinin bize öğrettiği açık bir gerçektir. Bilimden beslenmeyen

ülkeler, ne kadar zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklara sahip olurlarsa olsunlar, uluslararası alanda başarı sağlamaları ve öncü durumuna gelmeleri mümkün değildir."

Bilim ve teknoloji alanında öncü durumundaki ülkelerin, nitelikli insanların yeni gelişmeler sağlama konusundaki değerinin farkında oldukları için kapılarını dünyanın dört bir yanından üstün yetenekli öğrencilere açtığını söyleyen Toptan, böylece Türkiye'nin de içerisinde bulunduğu çok sayıda ülkenin üstün yetenekli beyinlerinin kendilerine daha iyi imkanlar sunan ülkelerde hayatlarını sürdürdüğünü, beyin göçü denilen küresel olgunun da böyle yaşandığını dile getirdi. "Yani biz kendi elimizdeki

potansiyelimizi etkin bir şekilde kullanamazken, gelişmiş toplumlar, birçok ülkeden topladığı beyinlerle bilim ve teknoloji alanındaki üstünlüklerini pekiştirmektedir" diyen TBMM Başkanı Toptan, Türkiye'nin beyin göçü veren değil, bilimsel alandaki gelişmesine yön veren bir ülke konumuna ulaşması için herkese büyük görevlerin düştüğünü, bu konuda en büyük güç kaynağının, üniversiteler ve genç nüfusun olduğunun altını çizdi.

Türk gençleri iyi yetiştirebilir ve onların dinamik güçlerinden yararlanılabilirse Türkiye'nin dünyada saygın bir yere rahatlıkla ulaşacağını söyleyen Toptan, "Üniversitelerimizin ülkemizin ihtiyaç duyduğu iş gücünü üretebilmesi için, sanayi başta olmak üzere her sektörle işbirliği içinde çalışmalarının da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir tarafta iş bekleyen üniversite mezunu gençler, öbür tarafta iş dünyasının kendi alanında iyi yetişmiş işgücü beklentisi. Ülkemizin gelişmesini yavaşlatan bu

çelişkiyi, her alanda sağlanacak işbirliği ile aşarak üniversitelerimizdeki bilimsel potansiyelin ekonomik değere dönüşmesi için gayret göstermeliyiz" şeklinde konuştu. Öğrencilere seslenen Toptan, "Yoğun bir çalışma döneminin ardından hayatınızın önemli kararlarından birini vererek geleceğinizi şekillendirecek bu kndöklü eğitim kurumuna geldiniz. Sizleri, demokrasiye inanan, insan haklarına saygılı, her şartta ülke yararını gözeten insanlar olarak görmek hepimizin ortak arzusudur. Bilgi kaynaklarını

en iyi şekilde kullanabilmeli, kendinizi her alanda yetiştirmeli, üretmeyi temel alan bir anlayışa sahip olmalısınız. Ülkemizin, Büyük Önder'in hepimize gösterdiği çağdaş uygarlıklar düzeyine ulaşması ancak okuyan, düşünen, araştıran, topluma yön veren, büyük hedefleri ve büyük hayalleri olan bir gençlikle mümkündür. Sizler, bilimin yol göstericiliğinden ayrılmadan, toplumsal ve evrensel barışın korunması için çaba göstermelisiniz" dedi.

Üniversiteler ve gençlerin Türkiye'nin kalkınması yolundaki önemini çok iyi bilen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gençlerin geleceğe güvenle bakması için her türlü yasal çalışmayı geçmişten beri yürüttüğünü dile getiren Toptan, şöyle konuştu:

"Eğitim başta olmak üzere ülkemizin ekonomik ve sosyal tüm temel sorunlarının çözümü için sizlerden ve tüm milletimizden aldığımız güçle hep birlikte çaba sarf ediyoruz. Eğitim alanında ciddi adımlar atılıyor, önceye oranla daha büyük kaynaklar ayrılıyor. Ancak geldiğimiz noktayı hiçbir zaman yeterli görmüyoruz. Sizlerin güveni ve desteği ile tüm sorunların kısa zamanda aşılacağına, ülkemizin kalkınma yolunda hızla ilerleyeceğine yürekten inanıyorum."

Konuşmaların ardından Meclis Başkanı Toptan ve Rektör Pur karşılıklı plaket verdi. Açılış töreninin ardından kokteyle geçildi.

(ÖFA-RA-ED-OK-Y)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel

, Haberler