Mardin: Fransa'da "Ermeni Soykırımını İnkar Yasası Tasarısı"nın Kabul Etilmesine Tepkiler

Güncel Haberler

Fransa'nın Sözde "Ermeni Soykırım İnkar Yasası Tasarısı'nın" Kabul Edilmesine Tüm Türkiye'de Fransa'ya Yönelik Tepkiler Sürerken, Mardin'de Yaşayan Ermeni Asıllı 92 Yaşındaki Mehmet Emin Ağmaca Fransa ile İlgili İlginç İddialarda Bulundu.

Fransa'nın sözde "Ermeni Soykırım İnkar Yasası Tasarısı'nın" kabul edilmesine tüm Türkiye'de Fransa'ya yönelik tepkiler sürerken, Mardin'de yaşayan Ermeni asıllı 92 yaşındaki Mehmet Emin Ağmaca Fransa ile ilgili ilginç iddialarda bulundu.

1918 yılında Birinci Dünya Savaşı'nda Fransızlar'ın Hatay'ı işgal ederken burada yaşayan Ermeni ve Müslümanlar'a yönelik yaptıkları katliamlara tanık olduğunu söyleyen Ermeni asıllı (Hanceri ) şimdiki adı Mehmet Emin Ağmaca, Osmanlı topraklarını işgal eden Fransa ordusunun Suriye üzerinden Hatay'ın Dörtyol İlçesi'ni işgal ettiğini belirtti. Fransız askerlerin geçtiği bütün yerleşim alanlarını yakıp yıktığını, Ermeni ve Müslüman demeden adeta bir insanlık kıyımı yaptığını, o günleri annesinden de dinlediğini ifade eden Ağmaca, "O tarihte henüz 4 yaşındaydım. Çok zengin bir ailem vardı. Babam tarım ve kuyumculukla uğraşıyordu. Fransızlar'ın Hatay'ı işgal etmesiyle Fransız askerleri Dörtyol'a da saldırdı. Burada yaşayan Ermeni ve Müslümanlar'ı çoluk çocuk katlettiler. Kaçmayı başaran kurtuldu. O tarihte annem beni alarak Rasul Ayn bugünkü adıyla Ceylanpınar'a Müslüman bir aileye sığındık. Oradan da Mardin'e geldik" dedi.

Daha sonra annesi Bayyar ile birlikte Mardin'deki Ermeniler'in yanına sığındıklarını ve annesinin açlık ve sefalet yüzünden kendisini bakamadığı için Kırmızı Kilisesi'ne bırakmak zorunda kaldığını anlatan Ağmaca, 25-30 yıl öncesine kadar Lübnan ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan akrabaları tarafından kendisine yurtdışına iltica etmesi için davet mektubu gönderdiklerini kaydetti. Başından geçenleri anlatırken duygulanan Ağmaca, Türkiye'nin Ermeni soykırımıyla yakından uzaktan hiçbir ilişkisi olmadığını belirterek, "Sultan Reşat zamanında Ermeniler'in sürgün fermanı çıkarıldı. Ama o zamanda buna sebep olan bir grup Ermeni, Erzurum'da Müslümanlar'ı kışkırtıcı ve çirkin olaylar çıkardı. Bu olaylar Türkiye Cumhuriyeti'nden önce oldu. O zaman giden gitti. Kalanlarda ya öldürüldüler ya da hapsedildiler" diye konuştu.

Zamanında Müslümanlar'la iyi ilişkileri olan Ermeni reisi Diyarbakırlı Hacı Agop'un torunu olduğunu vurgulayan Ağmaca, "Babam Fransız işgalinde Hatay'da kaldı, sonra ondan haber alamadık. Annem Müslüman olduktan sonra evlenerek ismini Rukiye olarak değiştirdi. Ben 13 yıl kilisede kimsesiz çocukların yaşadığı bölümde kaldım. 18 yaşına geldiğimde kendi isteğimle o zamanki valiliğe dilekçe yazarak, Müslüman olmak için müracaatta bulundum. Valilikteki yetkililer beni çağırarak, kimsenin zorlamasıyla veya etkisi altında Müslüman olup olmadığım sordular. Ben de önlerinde şehadet ederek, Müslümanlığı kabul ettim. Mardin'de yaşadığım sürece ne Ermeni ne Süryani ne de Hıristiyan hiçbir vatandaşımızın burnu kanamadı. Bunlar hepsi Avrupa'nın oyunlarıdır. Buradaki birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışıyorlar" şeklinde konuştu.

Yürüyemeyen ve bütün ihtiyaçları kızı ve komşuları tarafından karşılanan Ağmaca, son olarak kendisine sorulan Ermeni ve Süryani nüfusunun Mardin'i ve Türkiye'yi ne için terk ettiği yönündeki soruya ise bir Ermeni atasözü olan "Her kuş kendi sürüsüyle uçar" sözüyle cevap verdi. Mehmet Emin Ağmaca, Mardin'de bulunan sivil toplum örgütü temsilcilerinin de Fransa'nın Türkiye'nin yaptığı soykırım iddiasına en güzel cevabın 10 yıl öncesine kadar Mardin'de yaşayan Ermeni nüfusu ve halen ellerinde mülkleri bulunan Ermeni vakıflarını vererek örnek gösterdiklerini söyledi.

Türkçe'yi zor konuştuğu için manevi kızı 44 yaşındaki Muhteda Çelik'in Arapça'dan Türkçe'ye tercümesiyle başından geçenleri anlatan Ağmaca, sıcak demir işinde çalıştığı için sol gözünü kaybettiğini ve işitme kaybına uğradığını sözlerine ekledi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel

, Haberler