Manavgat Uluslararası Kristal Küre Turizm Zirve Toplantısı

Ekonomi Haberleri

Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (Aktob) Başkanı Sururi Çorabatır, Türkiye'de Markalaşmanın Öneminin Yeni Yeni Kavrandığını Belirterek, "Markalaşma Günü Birlik Elde Edilecek Çalışma Değil, Uzun Soluklu Bir Çalışmadır" Dedi.

Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkanı Sururi Çorabatır, Türkiye'de markalaşmanın öneminin yeni yeni kavrandığını belirterek, "Markalaşma günü birlik elde edilecek çalışma değil, uzun soluklu bir çalışmadır" dedi.

Manavgat Uluslararası Kristal Küre Turizm Zirve Toplantısı, Antalya'da yapıldı. Manavgat Sueno Otel'de düzenlenen toplantıda, turizmde kalite ve marka konusunda bir oturum düzenlendi. Antalya Tanıtım Vakfı Başkanı Nizamettin Şen'in başkanlığında yapılan oturuma Manavgat Meslek Yüksekokulu öğretim üyeleri Meltem Caber, Tahir Albayrak, AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Cengiz ve ETS Tour Bölge Müdürü Serdar Ali Ermiş konuşmacı olarak katıldı.

Turizm temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği oturumun açılış bölümünde konuşan Manavgat Belediye Başkanı Zeynel Şenol, Manavgat'ın dünya turizminin merkezi olabileceğini belirterek, "Manavgat 2 bin 883 metrekare alanıyla güneyinde Akdeniz, kuzeyinde Toros Dağları, 64 kilometre ile de dünyanın en güzel sahiline sahip bir cennettir. Bugün burada Manavgat'ı nasıl marka yaparız onun çabası içerisindeyiz" dedi.

Antalya'nın turizm potansiyelinin yüzde 33'ünün Manavgat'ta olduğunu belirten Şenol, "Manavgat sahip olduğu imkanlarla dünyanın en büyük turizm markalarından biri olabilir. Tarih bizde, deniz bizde, ören yerleri bizde. Biz sahip olduğumuz değerleri biliyoruz. 'Ben' değil 'biz' diyerek, Manavgatımızı marka haline getireceğiz. Biz belediye olarak marka çalışmaları konusunda maddi manevi her türlü desteği salamaya hazırız" diye konuştu.

Oturumun açılışını yapan Antalya Tanıtım Vakfı Başkanı Şen, markalaşmanın en önemli kriterinin birlik ve beraberlik olduğunu ifade ederek, tüketicinin güven duyması için bu birliği görmesi gerektiğini söyledi.

Öğretim üyesi Meltem Caber de, Managat MYO olarak markalaşma yolunda sivil toplum örgütleri ve turizm temsilcileriyle birlikte yaptıkları araştırmaları bir rapor haline getirdiklerini söyledi. Hazırladıkları raporla ilgili bilgiler veren Caber, araştırmada bölgeye gelen turist profili ve bölgenin sahip olduğu imkanların değerlendirilerek, bir eylem planı hazırladıklarını dile getirdi. Planın 6 yıl içinde uygulanmasının öngörüldüğünü anlatan Caber, bölgenin sahip olduğu avantajları ve dezavantajları bu raporda anlattıklarını kaydetti.

Turizmde asıl olanın yüzde yüz müşteri memnuniyeti olduğunu ifade eden öğretim üyesi Tahir Albayrak ise, küresel rekabet için bunun mutlaka sağlanması gerektiğini vurguladı. Albayrak, yaptıkları araştırmada bölgeye gelen turistlerin kişisel güvenlik, yiyecek içecek ve hizmet kalitesinden memnun olduklarını, ancak ürünlerde etiket fiyatının bulunmaması ve müşteri çekme yöntemiyle ilgili memnuniyetsizliklerinin tespit edildiğini aktardı. Araştırmada turistlerin tesis dışına çıkmamaların yüzde 35 çevreyi merak etmemelerinden kaynaklandığını belirten Albayrak, turistlerin çevre kirliliği, satıcıların olumsuz yaklaşımları ve sahillerin kirliliğinden şikayetçi olduklarını ifade etti. Marka oluşumu için müşteri memnuniyetinin reklamlardan çok daha önemli olduğunu ifade eden Albayrak, marka için turizm paydaşlarının ortak hareket etmesi ve eğitimli olması gerektiğini kaydetti.

AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır ise, dünyadaki birçok ülkenin 30 yıldır markalaşma konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatarak, şunları söyledi:

"Ülkemizde markalaşma konusunda daha yeni yeni çalışmalara başladık. Şu an Türkiye'nin her şehrinde bur tür çalışmalar var. Markalaşmanın önemini biz daha yeni yeni öğreniyoruz. Bu çalışmalar daha önce yapılmış olsaydı bugün çok daha farklı konumlarda olabilirdik. Markalaşma günü birlik elde edilecek çalışma değil, uzun soluklu bir çalışmadır. Marka oluştururken güven çok önemlidir. Müşteriye bu güveni sağlamadan marka olma hedefine ulaşamazsınız. Bölgedeki misafirlerin yarısından fazlası AB ülkelerinden geliyor. Bu misafirlerimiz bekledikleri standartları bulabiliyorlar, ancak dışarıda bu beklentilerini yeteri kadar bulamıyorlar." Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Cengiz, konuşmasında tarım toplumundan turizm toplumuna geçmenin sıkıntısının yaşandığını dile getirerek, "Coğrafya olarak bölgemiz 3 bin yıldır zaten bir marka. Eğer bir memnuniyetsizlikle karşı karşıyaysak bu kusuru kendimizde aramalıyız. Oteldeki çalışan kadar ayakkabı boyacısı da önemli. MATSO olarak bu konuda biz halkımıza eğitim veriyoruz. Bu eğitimi önümüzdeki dönemlerde sürekli hale getireceğiz. Bölge olarak markalaşma konusunda eksiğimiz yok, fazlamız var. Bölgenin 15-20 yıllık gelişim planını hazırlamak ve uygulamak durumundayız. Şehrin üzerindeki göç baskısını durdurmak durumundayız. Turizm bir halk sanayisidir bu nedenle herkes buna gönül vermek durumundadır" dedi.

ETS Tour Bölge Müdürü Serdar Ali Ermiş de, turizm sektöründe en sağlıklı hizmetin ulaşımda verildiğini belirterek, "Yerli havayolu şirketleriyle daha çok turist getirmek için çalışmalarımız sürüyor. Özellikle havaalanı yoluyla gelen turistlerimiz Antalya Havaalanı'ndan alınıp Serik, Alanya ve Manavgat'a ücretsiz taşınıyor. Bu da misafirler tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Aynı hizmetin iç turizm sektöründe de verilmesi için çalışmalar yapıyoruz" diye konuştu.

(ŞT-CC-CC-E)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ekonomi

, Haberler