Lula, Brezilya'da dördüncü kez başkanlık seçimini yüzde 51,79 oyla kazandı
Lula, Brezilya'da dördüncü kez başkanlık zaferi kazanarak geçerli oyların yüzde 51,79'unu aldı. Rakibi Flavio Bolsonaro yüzde 48,21'de kalırken Lula, önümüzdeki 4 yılda iç ve dış politikada pragmatik adımlarla reformları görünür kılmak zorunda.
Çin Dışişleri Üniversitesinde misafir öğretim üyesi ve Policy Center for the New South'ta kıdemli araştırmacı Marcus Vinicius de Freitas, Brezilya seçim sonuçlarını ve yeni dönemde Lula'nın iç ve dış politikada atması gereken adımları AA Analiz için kaleme aldı.
***
Brezilya seçmeni, Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva'ya ülkeyi yönetmesi için bir şans daha verdi. Onun zaferi, aynı zamanda ülkenin uluslararası ortaklıklarını müzakere etme özgürlüğünü de korumuş oldu. Lula'nın, dördüncü döneminde hangi icraatları ortaya koyacağını göstermesi gerekiyor. Muhafazakarlaşma eğilimindeki bir Latin Amerika'da, seksenli yaşlarındaki bir devlet başkanının bunu başarıp başaramayacağı, önümüzdeki 4 yılın en belirleyici unsuru olacak.
Flavio Bolsonaro'nun yüzde 48,21'lik oy oranına karşılık Lula, geçerli oyların yüzde 51,79'unu alarak ilk turdaki 1,87 puanlık farkı tersine çevirdi. Seçmenlerin neredeyse yarısı, oyunu rakibinden yana kullandı. Dördüncü kez başkanlık zaferi kazanması, olağanüstü bir kişisel dayanıklılık göstergesi olsa da bu durum geçmişteki tüm icraatlarının onaylandığı anlamına gelmiyor.
Geri dönüşün anatomisi
Lula'nın geri dönüşü sadık tabanının ötesinde bir seferberliği gerektiriyordu. Ulusal seçimlere katılmayanların oranı ilk turda yüzde 21,08 iken bu oran ikinci turda yaklaşık yüzde 19,2'ye geriledi. Lula'nın kampanya ekibi, sandığa gitmeyen veya henüz ikna olmayan seçmenlere yönelik çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Seçim coğrafyası da daha net bir hal aldı. Sao Paulo, Minas Gerais, Rio de Janeiro ve Bahia'daki kazanımlar, Lula'ya ilk tura kıyasla milyonlarca ilave oy getirdi ve Bolsonaro karşısındaki genel farkı açmasını sağladı. Lula, Minas Gerais'i yeniden kazandı ve kuzeydoğudaki üstünlüğünü pekiştirdi. Bolsonaro eyalet genelinde önde olsa da Lula, Sao Paulo şehrini kazanmayı başardı. Dolayısıyla İşçi Partisi bu seçimlerde geleneksel kalesi olarak bilinen coğrafyanın ötesine uzanarak seçim sonuçları için belirleyici bir genişleme sağladı.
Seçim öncesi anketler Lula'nın popülaritesinin yoksul seçmen ve kadınlar arasında daha güçlü olduğunu göstermişti. Bu veri Lula'nın seçmen grubu koalisyonunu açıklamaya yardımcı oluyor, ancak belirli oy transferleriyle ilgili iddiaları anlamlandırmak için daha fazla kanıt gerekiyor. Seçim sonuçları, Lula'ya karşı duyulan memnuniyetsizliğin otomatik olarak Bolsonaro'nun halefine güven sağlamadığını gösteriyor. Oysa seçmenler, alternatif konusunda tedirgin kalmalarına rağmen değişim talep edebilirlerdi.
Yabancı müdahale ve ulusal özerklik
Yabancı müdahale seçmenler nezdinde bu tercihi daha karmaşık bir hale getirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kampanyası ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun desteği Bolsonaro'ya uluslararası görünürlük kazandırdı. Flavio Bolsonaro'nun seçim kampanyası için belirleyici bir unsur olarak değerlendirdiği bu destek tam tersine ayağına dolandı. Bu durum Lula'nın, Brezilya hükümetinin yabancı hamilerin önceliklerinden bağımsız bir şekilde müzakere edip edemeyeceğine dair egemenlik argümanını somut bir endişeyle ilişkilendirmesine olanak sağladı.
Dış müdahale, Lula'nın egemenlik tezine somut bir hedef kazandırarak ona siyasi açıdan yardımcı oldu. Ancak bu dış baskının seçim sonuçları üzerindeki net etkisini saptamak oldukça güçtür. Sadece seçim sonucuna bakarak kaç seçmenin dış destek nedeniyle Bolsonaro'ya karşı oy kullandığını söyleyemeyiz. Yine de ekonomik baskı Lula'ya, özerklik kavramını soyut bir diplomatik hedef olarak değil, gümrük vergilerinden etkilenenler de dahil olmak üzere Brezilya halkının geçim kaynaklarını koruyan bir kalkan olarak sunma imkanı tanıdı.
Seçimler, zorlu bir ders sunuyor. Jair Bolsonaro'nun oğlunu öne çıkarmaya yönelik kararı, hareketin tek bir aileye olan bağımlılığını pekiştirdi. Oysa modern muhafazakar cephenin güvenlik ve kamu harcamaları konusunda güvenilir programlara ve yürütme deneyimine sahip bir lidere ihtiyacı var. Sosyal medya erişimi muhafazakar adayların seçim rekabetinde elini kolaylaştırsa da ulusal düzeyde bir göreve gelmek için yönetme yeterliliğine sahip olduğunu kanıtlamak gerekiyor.
Lula da benzer bir sorunla karşı karşıya. Dördüncü kez seçimleri kazanması, Brezilya solunun ona ne kadar bağımlı olduğunu teyit etse dahi bu dönemi parti kurumlarını güçlendirmek ve platformunu daha ileri taşıyacak liderler yetiştirmek için kullanmalı. Geçmişteki başarıların tekrarlanması, daha iyi eğitim olanakları, verimli bir iş ortamı ve şiddete karşı korunma bekleyen genç seçmeni tatmin etmeyecektir.
Dış politikada pragmatizm
Dış politikada ortaya çıkan tablo, stratejik özerkliğin devamından yana. Brezilya, Çin ve Küresel Güney genelindeki ortaklıklarını korurken, ticaret ve güvenlik konularında Washington ile yapıcı bir şekilde müzakere etmelidir. Çin'den gelen talep, Brezilya'nın kilit ihracat sektörlerini ayakta tutmaktadır. Oysa ABD, özellikle soya fasulyesi gibi alanlarda Brezilya'nın doğrudan rakibidir. Siyasi sadakat göstermek uğruna ticari fırsatlardan vazgeçmek Brezilyalı üreticilere zarar verecektir.
BRICS, Brezilya'ya, diğer önde gelen gelişmekte olan ekonomilerle birlikte kurumsal kapasitesini geliştirme imkanı sunuyor. Lula, bu platformu ülke içinde kalkınmayı destekleyecek finansmanı sağlamak ve teknolojik işbirliğini güvence altına almak için kullanmalıdır. Uluslararası alandaki atılımlara ülke içinde verilen desteği korumak için pratik sonuçlar elde etmek gerekiyor.
Şu aşamada ülke içi uzlaşmanın önceliklendirilmesi gerekiyor. Ulaşım ve hava koşullarından kaynaklanan zorlukların yaşandığı bir ortamda, oy verme süresinin son anda uzatılması şeffaf bir açıklama gerektiriyor. Kurumlar, seçim sonucuna duyulan güveni korumak ve hoşnutsuzlukların seçim sonuçlarına itiraza dönüşmesini engellemek adına, soruları kanıtlarla yanıtlamalı ve yasal prosedürlere uygun hareket etmelidir.
Lula'nın mirası nihayetinde yolsuzlukla mücadele, eğitimin iyileştirilmesi ve toplumun daha güvenli hale getirilmesi ekseninde şekillenecektir. Bu ise siyasi bağlantıları olan suçluların soruşturulmasını, öğrencilere okuduklarını anlamayı öğreten bir okul ortamının oluşturulmasını ve halkı organize suça karşı koruyacak güvenlik politikalarını gerektirir. Başarı, kamu hizmet ve olanaklarının seferberliğiyle hükümete karşı oy kullananların nezdinde dahi görünür olmalı. Siyasi partiler ayrıca çevrim içi popülerliği yeterli bir nitelik olarak görmek yerine yetenekli kamu görevlilerini işe almalı ve göreve hazırlamalıdır. Önümüzdeki 4 yıl, Brezilya'da her iki siyasi kampın da kendini yenilemesi için fırsatlar sunuyor. Seçmenler Lula'ya bir dönem daha yetki verdi, ülke şimdi bu yetkiyi insanların fark edebileceği reformlara dönüştürebilecek bir hükümete ihtiyaç duyuyor.
[Marcus Vinicius de Freitas, Çin Dışişleri Üniversitesinde misafir öğretim üyesi ve Policy Center for the New South'ta kıdemli araştırmacıdır.]
Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
***
Brezilya seçmeni, Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva'ya ülkeyi yönetmesi için bir şans daha verdi. Onun zaferi, aynı zamanda ülkenin uluslararası ortaklıklarını müzakere etme özgürlüğünü de korumuş oldu. Lula'nın, dördüncü döneminde hangi icraatları ortaya koyacağını göstermesi gerekiyor. Muhafazakarlaşma eğilimindeki bir Latin Amerika'da, seksenli yaşlarındaki bir devlet başkanının bunu başarıp başaramayacağı, önümüzdeki 4 yılın en belirleyici unsuru olacak.
Flavio Bolsonaro'nun yüzde 48,21'lik oy oranına karşılık Lula, geçerli oyların yüzde 51,79'unu alarak ilk turdaki 1,87 puanlık farkı tersine çevirdi. Seçmenlerin neredeyse yarısı, oyunu rakibinden yana kullandı. Dördüncü kez başkanlık zaferi kazanması, olağanüstü bir kişisel dayanıklılık göstergesi olsa da bu durum geçmişteki tüm icraatlarının onaylandığı anlamına gelmiyor.
Geri dönüşün anatomisi
Lula'nın geri dönüşü sadık tabanının ötesinde bir seferberliği gerektiriyordu. Ulusal seçimlere katılmayanların oranı ilk turda yüzde 21,08 iken bu oran ikinci turda yaklaşık yüzde 19,2'ye geriledi. Lula'nın kampanya ekibi, sandığa gitmeyen veya henüz ikna olmayan seçmenlere yönelik çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Seçim coğrafyası da daha net bir hal aldı. Sao Paulo, Minas Gerais, Rio de Janeiro ve Bahia'daki kazanımlar, Lula'ya ilk tura kıyasla milyonlarca ilave oy getirdi ve Bolsonaro karşısındaki genel farkı açmasını sağladı. Lula, Minas Gerais'i yeniden kazandı ve kuzeydoğudaki üstünlüğünü pekiştirdi. Bolsonaro eyalet genelinde önde olsa da Lula, Sao Paulo şehrini kazanmayı başardı. Dolayısıyla İşçi Partisi bu seçimlerde geleneksel kalesi olarak bilinen coğrafyanın ötesine uzanarak seçim sonuçları için belirleyici bir genişleme sağladı.
Seçim öncesi anketler Lula'nın popülaritesinin yoksul seçmen ve kadınlar arasında daha güçlü olduğunu göstermişti. Bu veri Lula'nın seçmen grubu koalisyonunu açıklamaya yardımcı oluyor, ancak belirli oy transferleriyle ilgili iddiaları anlamlandırmak için daha fazla kanıt gerekiyor. Seçim sonuçları, Lula'ya karşı duyulan memnuniyetsizliğin otomatik olarak Bolsonaro'nun halefine güven sağlamadığını gösteriyor. Oysa seçmenler, alternatif konusunda tedirgin kalmalarına rağmen değişim talep edebilirlerdi.
Yabancı müdahale ve ulusal özerklik
Yabancı müdahale seçmenler nezdinde bu tercihi daha karmaşık bir hale getirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kampanyası ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun desteği Bolsonaro'ya uluslararası görünürlük kazandırdı. Flavio Bolsonaro'nun seçim kampanyası için belirleyici bir unsur olarak değerlendirdiği bu destek tam tersine ayağına dolandı. Bu durum Lula'nın, Brezilya hükümetinin yabancı hamilerin önceliklerinden bağımsız bir şekilde müzakere edip edemeyeceğine dair egemenlik argümanını somut bir endişeyle ilişkilendirmesine olanak sağladı.
Dış müdahale, Lula'nın egemenlik tezine somut bir hedef kazandırarak ona siyasi açıdan yardımcı oldu. Ancak bu dış baskının seçim sonuçları üzerindeki net etkisini saptamak oldukça güçtür. Sadece seçim sonucuna bakarak kaç seçmenin dış destek nedeniyle Bolsonaro'ya karşı oy kullandığını söyleyemeyiz. Yine de ekonomik baskı Lula'ya, özerklik kavramını soyut bir diplomatik hedef olarak değil, gümrük vergilerinden etkilenenler de dahil olmak üzere Brezilya halkının geçim kaynaklarını koruyan bir kalkan olarak sunma imkanı tanıdı.
Seçimler, zorlu bir ders sunuyor. Jair Bolsonaro'nun oğlunu öne çıkarmaya yönelik kararı, hareketin tek bir aileye olan bağımlılığını pekiştirdi. Oysa modern muhafazakar cephenin güvenlik ve kamu harcamaları konusunda güvenilir programlara ve yürütme deneyimine sahip bir lidere ihtiyacı var. Sosyal medya erişimi muhafazakar adayların seçim rekabetinde elini kolaylaştırsa da ulusal düzeyde bir göreve gelmek için yönetme yeterliliğine sahip olduğunu kanıtlamak gerekiyor.
Lula da benzer bir sorunla karşı karşıya. Dördüncü kez seçimleri kazanması, Brezilya solunun ona ne kadar bağımlı olduğunu teyit etse dahi bu dönemi parti kurumlarını güçlendirmek ve platformunu daha ileri taşıyacak liderler yetiştirmek için kullanmalı. Geçmişteki başarıların tekrarlanması, daha iyi eğitim olanakları, verimli bir iş ortamı ve şiddete karşı korunma bekleyen genç seçmeni tatmin etmeyecektir.
Dış politikada pragmatizm
Dış politikada ortaya çıkan tablo, stratejik özerkliğin devamından yana. Brezilya, Çin ve Küresel Güney genelindeki ortaklıklarını korurken, ticaret ve güvenlik konularında Washington ile yapıcı bir şekilde müzakere etmelidir. Çin'den gelen talep, Brezilya'nın kilit ihracat sektörlerini ayakta tutmaktadır. Oysa ABD, özellikle soya fasulyesi gibi alanlarda Brezilya'nın doğrudan rakibidir. Siyasi sadakat göstermek uğruna ticari fırsatlardan vazgeçmek Brezilyalı üreticilere zarar verecektir.
BRICS, Brezilya'ya, diğer önde gelen gelişmekte olan ekonomilerle birlikte kurumsal kapasitesini geliştirme imkanı sunuyor. Lula, bu platformu ülke içinde kalkınmayı destekleyecek finansmanı sağlamak ve teknolojik işbirliğini güvence altına almak için kullanmalıdır. Uluslararası alandaki atılımlara ülke içinde verilen desteği korumak için pratik sonuçlar elde etmek gerekiyor.
Şu aşamada ülke içi uzlaşmanın önceliklendirilmesi gerekiyor. Ulaşım ve hava koşullarından kaynaklanan zorlukların yaşandığı bir ortamda, oy verme süresinin son anda uzatılması şeffaf bir açıklama gerektiriyor. Kurumlar, seçim sonucuna duyulan güveni korumak ve hoşnutsuzlukların seçim sonuçlarına itiraza dönüşmesini engellemek adına, soruları kanıtlarla yanıtlamalı ve yasal prosedürlere uygun hareket etmelidir.
Lula'nın mirası nihayetinde yolsuzlukla mücadele, eğitimin iyileştirilmesi ve toplumun daha güvenli hale getirilmesi ekseninde şekillenecektir. Bu ise siyasi bağlantıları olan suçluların soruşturulmasını, öğrencilere okuduklarını anlamayı öğreten bir okul ortamının oluşturulmasını ve halkı organize suça karşı koruyacak güvenlik politikalarını gerektirir. Başarı, kamu hizmet ve olanaklarının seferberliğiyle hükümete karşı oy kullananların nezdinde dahi görünür olmalı. Siyasi partiler ayrıca çevrim içi popülerliği yeterli bir nitelik olarak görmek yerine yetenekli kamu görevlilerini işe almalı ve göreve hazırlamalıdır. Önümüzdeki 4 yıl, Brezilya'da her iki siyasi kampın da kendini yenilemesi için fırsatlar sunuyor. Seçmenler Lula'ya bir dönem daha yetki verdi, ülke şimdi bu yetkiyi insanların fark edebileceği reformlara dönüştürebilecek bir hükümete ihtiyaç duyuyor.
[Marcus Vinicius de Freitas, Çin Dışişleri Üniversitesinde misafir öğretim üyesi ve Policy Center for the New South'ta kıdemli araştırmacıdır.]
Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA