Küresel Terörizm Sempozyumu Tamamlandı (1)
Küresel Terörizm ve Uluslararası İşbirliği Sempozyumu'nun Kapanış Konuşmasını Yapan Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, Bugün Avrupa'nın Terörün Barınma ve Yayılma Merkezi Haline Geldiği Yönünde Ciddi Endişelerin Bulunduğunu İfade Etti.
Küresel Terörizm ve Uluslararası İşbirliği Sempozyumu'nun kapanış konuşmasını yapan Genelkurmay 2.Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, bugün Avrupa'nın terörün barınma ve yayılma merkezi haline geldiği yönünde ciddi endişelerin bulunduğunu ifade etti. Saygun, "Terör örgütleri, demokratik düzenin sağladığı serbestiyi, azınlık hakları, kişi hak ve özgürlükleri, ifade özgürlüğü vs. gibi medeni dünyanın temel ortak değerlerinin arkasına saklanarak, bu değerleri kendi amaçları için kullanabilmektedir" dedi.
Bilkent Otel Konferans Salonu'nda düzenlenen iki günlük Küresel Terörizm ve Uluslararası İş Birliği Sempozyumu sona erdi. Kapanış konuşmasını yapan Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, küresel bir boyut kazanmış olan terörizmle mücadelede uluslararası iş birliğinin şart olduğunu belirtti. Saygun, "Terörizmle mücadele konusunda en üst seviyede sergilenmiş olan uluslararası siyasi iradenin, sahada arzu edilen boyutta ve uygulamaya tam olarak imkan veren bir karşılığının olmadığını" kaydetti.
Sempozyumda gündeme gelen 11 Eylül saldırısını ele alan Orgeneral Saygun, 11 Eylül'ü terörün başlangıcı olarak kabul etmenin doğru olmadığını söyledi:
Orgeneral Saygun, şöyle konuştu:
"11 Eylül, teröristlerin imkan ve kabiliyetlerini sergilediği açık ve net bir meydan okumaktır. Bu darbe ile terör dünyadaki tek süper gücün Atlantik ötesindeki topraklarında bulunan ekonomik ve askeri merkezlerini vurma imkan ve kabileyetinde olduğunu gözler önüne sermiş, bu suretle dünyanın herhangi bir yerini, istediği zaman vurabilecğini göstermiştir. Terörün o zamana kadar çok fazla dikkate alınmayan muazzam tahrip gücünü bütün dünya dehşet ile izlemiştir.
Bu nedenle 11 Eylül saldırısından çıkarılan mesajlar;
-Dünyada hiçbir ülkenin terörden masun olmadığı,
-Terörün herhangi bir ülke ve bölge ile sınırlanamayacak bir boyutta yani uluslararası boyuta tırmanmış olduğu,
-Bu nedenle de uluslararası işbirliğinin şart olduğudur.
Bu tarihten sonradır ki, dünya terörün ne olduğunu anlamış ve ne ile karşı karşıya olduğunun farkına varmıştır. Bunun sonunda, terörizmle mücadelede küresel iş birliği çağrıları dünyada yankı bulmuş, terör tehdidinin farkına varan ülkeler arasında belirli bir anlayış birliği oluşmuştur."
Bugün Avrupa'nın artan bir şekilde uluslararası terörün barınma ve yayılma merkezi haline geldiği ve terör tehdidinin üslendiği bir platform teşkil etmeye başladığı yolunda ciddi endişelerin ifade edildiğini bildiren Orgeneral Saygun, "Gerçekten de aranan teröristler, sempozyum esnasında da gündeme geldiği şekilde, demokratik düzenin sağladığı serbestiyi, azınlık hakları, kişi hak ve özgürlükleri, ifade özgürlüğü vs. gibi medeni dünyanın temel ortak değerlerinin arkasına saklanarak, bu değerleri kendi amaçları için kullanabilmektedir" diye konuştu.
Orgeneral Saygun şunları söyledi:
"Bu bağlamda, küresel terörü sadece, kendi ifadeleri ile, radikal islami teröre indirgemeye çalışarak bunun dışındaki terör örgütlerini çeşitli isim ve sıfatlar ile tanımlamakta, terörist kimliklerinden uzaklaştırmakta veya ilgili ülkelerin iç sorunu olarak göstererek faaliyetlerine tepkisiz kalmaktadırlar. Bu yaklaşım terörle mücadeledeki uluslararası işbirliğini daha başından imkansız veya hiç değilse etkisiz kılmaktadır."
Bazı Avrupa ülkelerinin terör örgütlerinin basın ve yayın organlarının ülkelerinde barınmasına ve terörü desteklemenin de ötesinde teşvik ettiğine belirten Saygun, şöyle konuştu:
"Kırmızı Bülten ile aranan teröristlere Avrupa ülkelerinde sığınma hakkı ve vatandaşlık hakkı tanınmakta, diplomatik himaye sağlanmakta, yakalanan teröristler yargılanmamakta veya yargılanmakadan serbest bırakılmakta, önceden terörist ilan edilen örgütlerin daha sonra terörist olmadığına hükmedilmekte, aranan teröristlere schengen vizeleri verilerek Avrupa'da serbestçe dolaşmalarına imkan sağlanmakta, bazı ülkelerce topraklarında yıllarca terör örgütü kampları bulunmasına göz yumulmaktadır."(ANKA)
(SÜRECEK)
Bilkent Otel Konferans Salonu'nda düzenlenen iki günlük Küresel Terörizm ve Uluslararası İş Birliği Sempozyumu sona erdi. Kapanış konuşmasını yapan Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, küresel bir boyut kazanmış olan terörizmle mücadelede uluslararası iş birliğinin şart olduğunu belirtti. Saygun, "Terörizmle mücadele konusunda en üst seviyede sergilenmiş olan uluslararası siyasi iradenin, sahada arzu edilen boyutta ve uygulamaya tam olarak imkan veren bir karşılığının olmadığını" kaydetti.
Sempozyumda gündeme gelen 11 Eylül saldırısını ele alan Orgeneral Saygun, 11 Eylül'ü terörün başlangıcı olarak kabul etmenin doğru olmadığını söyledi:
Orgeneral Saygun, şöyle konuştu:
"11 Eylül, teröristlerin imkan ve kabiliyetlerini sergilediği açık ve net bir meydan okumaktır. Bu darbe ile terör dünyadaki tek süper gücün Atlantik ötesindeki topraklarında bulunan ekonomik ve askeri merkezlerini vurma imkan ve kabileyetinde olduğunu gözler önüne sermiş, bu suretle dünyanın herhangi bir yerini, istediği zaman vurabilecğini göstermiştir. Terörün o zamana kadar çok fazla dikkate alınmayan muazzam tahrip gücünü bütün dünya dehşet ile izlemiştir.
Bu nedenle 11 Eylül saldırısından çıkarılan mesajlar;
-Dünyada hiçbir ülkenin terörden masun olmadığı,
-Terörün herhangi bir ülke ve bölge ile sınırlanamayacak bir boyutta yani uluslararası boyuta tırmanmış olduğu,
-Bu nedenle de uluslararası işbirliğinin şart olduğudur.
Bu tarihten sonradır ki, dünya terörün ne olduğunu anlamış ve ne ile karşı karşıya olduğunun farkına varmıştır. Bunun sonunda, terörizmle mücadelede küresel iş birliği çağrıları dünyada yankı bulmuş, terör tehdidinin farkına varan ülkeler arasında belirli bir anlayış birliği oluşmuştur."
Bugün Avrupa'nın artan bir şekilde uluslararası terörün barınma ve yayılma merkezi haline geldiği ve terör tehdidinin üslendiği bir platform teşkil etmeye başladığı yolunda ciddi endişelerin ifade edildiğini bildiren Orgeneral Saygun, "Gerçekten de aranan teröristler, sempozyum esnasında da gündeme geldiği şekilde, demokratik düzenin sağladığı serbestiyi, azınlık hakları, kişi hak ve özgürlükleri, ifade özgürlüğü vs. gibi medeni dünyanın temel ortak değerlerinin arkasına saklanarak, bu değerleri kendi amaçları için kullanabilmektedir" diye konuştu.
Orgeneral Saygun şunları söyledi:
"Bu bağlamda, küresel terörü sadece, kendi ifadeleri ile, radikal islami teröre indirgemeye çalışarak bunun dışındaki terör örgütlerini çeşitli isim ve sıfatlar ile tanımlamakta, terörist kimliklerinden uzaklaştırmakta veya ilgili ülkelerin iç sorunu olarak göstererek faaliyetlerine tepkisiz kalmaktadırlar. Bu yaklaşım terörle mücadeledeki uluslararası işbirliğini daha başından imkansız veya hiç değilse etkisiz kılmaktadır."
Bazı Avrupa ülkelerinin terör örgütlerinin basın ve yayın organlarının ülkelerinde barınmasına ve terörü desteklemenin de ötesinde teşvik ettiğine belirten Saygun, şöyle konuştu:
"Kırmızı Bülten ile aranan teröristlere Avrupa ülkelerinde sığınma hakkı ve vatandaşlık hakkı tanınmakta, diplomatik himaye sağlanmakta, yakalanan teröristler yargılanmamakta veya yargılanmakadan serbest bırakılmakta, önceden terörist ilan edilen örgütlerin daha sonra terörist olmadığına hükmedilmekte, aranan teröristlere schengen vizeleri verilerek Avrupa'da serbestçe dolaşmalarına imkan sağlanmakta, bazı ülkelerce topraklarında yıllarca terör örgütü kampları bulunmasına göz yumulmaktadır."(ANKA)
(SÜRECEK)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA