Kur Yükselirse Enerji Fiyatları da Artar

Ekonomi Haberleri

Ali Babacan, Döviz Kuruna Dalgalı Kurdan Kaynaklı Müdahale Edilemeyeceğini Vurguladı.

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, döviz kuruna dalgalı kurdan kaynaklı müdahale edilemeyeceğini vurgulayıp, kurun yükselmesi halinde enerji fiyatlarının da yükseleceğini söyledi. Babacan ayrıca, milli gelir arttıkça işçilik ücretlerinin de artacağını, ticari ataşeler arasında kadrolu memurların yanı sıra, sözleşmeli personelin de arttırılacağını, elektrikte de TRT payının kalkmayacağını açıkladı.

Ege Bölgesi Sanayi Odası´nın (EBSO) Ortak Meslek Komiteleri toplantısı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan´ın da katılımıyla bugün akşam saatlerinde gerçekleşti. İftar toplantısında Egeli sanayiciler, yaşadıkları sıkıntıları Babacan´a aktardı. EBSO Meclis Üyeleri´nin kur politikaları ve işçilik maliyetleri ile ilgili sorularını yanıtlayan Babacan, Türkiye´de dalgalı kur rejiminin uygulandığının altının çizerek, ''Döviz fiyatı arzla talebin kesiştiği noktada belirleniyor. Bunun alternatifi nedir? ´Kur şu olsa daha iyi olurdu´ gibi öneriler tartışılabilir. Ancak Türkiye´de serbest yani dalgalı kur rejimi var. Şu bantta seyretse gibi uygulamalar, serbest kur rejiminin dışındaki uygulamalar. 'Şundan aşağı düşmesin, bundan yukarı çıkmasın´ dediğiniz anda iki nokta hedef vermiş oluyorsunuz' dedi. Bu uygulamalardan Türkiye´nin geçmişte zarar gördüğünü belirten Babacan, ''Bunları tecrübe etmiş bir ülkenin 'kur noktasında önümüzü görsek´ demesi kendi hatalarımızı çabuk unutmak anlamına geliyor. Büyük para birimlerine bakalım. Avroda kimin garantisi var? Avrupa Merkez Bankası böyle bir şey söyleyebiliyor mu? Amerikan Merkez Bankası yene karşı söyleyebiliyor mu? Böyle dedikleri anda bir sürü risk alacaklar ve bir süre sonra beceremeyecekler. Biz 'tartışmayız, felakete götürür´ dediğimiz zaman serbest kur rejimi çerçevesinden çıkmayı kastettik' açıklamasını yaptı.

MERKEZ BANKASI İSTİKRARI RİSKE ATAMAZ

Serbest kur politikası içinde Merkez Bankası´nın yapabileceği şeyler olduğunu ve bunu rezerv yönetimi ve finansal istikrar adına yaptığını kaydeden Babacan, ''Bunu 'kuru yükselteyim´ diye yapmıyor. Merkez Bankamızın rezervi düşük. Bu bir gerçek. Türkiye´nin şu anda bir cari açığı var. Dış ödemelere bakacak olursak, özel sektörü, kamusu bir yılda 100 milyar dolar ödemesi gereken bir ülkenin 75 milyar dolarlık Merkez Bankası rezervi az. Bunu bildiği için alım yapıyor. Diyorlar ki 'daha fazla alsın´ Daha fazla alımla ne olacak, piyasaya daha fazla Türk Lirası sürecek. Ancak nereye gideceğini, kim, nasıl kontrol edecek? Bunların çok ince hesapları var. Bu Türkiye Cumhuriyeti´nin Merkez Bankası. 'İthalat artsın, ihracatçımı zor duruma sokayım´ diyen bir Merkez Bankası olamaz. Merkez Bankası´nın önceliği istikrar. Genel istikrarı riske atıp da 'Yeter ki kur şöyle olsun´ dersek hepimiz zarar ederiz' dedi.

KUR ARTARSA ENERJİ FİYATLARI DA ARTAR

2009 yılında en büyük 500 şirketin sonuçlarının açıklandığını ve karların arttığını hatırlatan Babacan, ''Kriz yılında ilk 500´ün 50´si batabilirdi. Bunların hiçbirisi olmamış, karlar artıyor. ´Faizler düştü ondan´ diyorlar. Bu ülkede faizler niye düşüyor? İstikrar ve güven nedeniyle düşüyor. Bundan herkes istifade ediyor. Sanayicinin borcu yok mu? Kuru belli noktada tutmak için faizler yüzde 30-40 olsaydı zannediyor musunuz ki kur artacak, enerji fiyatları aynı kalacak. Kur artsın, elektrik fiyatı sabit dursun. Böyle bir şey yok. Biri arttığında diğeri de artacak. Bunları hesaba katmamız lazım. Oturmuş, gelişmiş bir ekonomi olmak istiyorsak, mutlaka istikrarı bir öncelik olarak önümüze koymamız lazım. Güven ve istikrar ortamını bozacak yollara sapmamamız lazım' dedi.

İŞÇİLİK ÜCRETLERİ ARTACAK

Asgari ücretle ilgili olarak, asgari ücretin işverene toplam maliyetinin bugün 600 dolar olduğunu belirten Babacan, ''Bu rakamlar daha azken Türkiye´de kişi başına düşen milli gelir 2 bin küsur dolardı. Bugün 10 bin dolar. Milli gelir artsın, asgari ücret sabit dursun. Böyle bir şey yok. İşçilik ücretleri artacak. Bu çok da şaşırılacak bir durum değil. Asgari ücret yarın 1000 dolar olursa şaşmamak lazım. Türkiye ucuz işçilik gibi bir yöntemle üretim yapan ülke olmaktan hızla çıkıyor. Kişi başına düşen milli gelirimizi yükselteceğiz' açıklamasını yaptı.

GÜNCELE UYAN TEKSTİLCİ AYAKTA KALIR

Türkiye´de tekstil sektörünün yeterince desteklenmediği eleştirilerine de yanıt veren Babacan, ''Bundan 20 sene önceki tekstil işini aynen devam ettirmek için inat eden, iş yapamayacak duruma gelecek. Modern üretim yöntemlerini, günceli yakalayanlar iş yapacak. Katma değerli daha yüksek tekstil ürünlerine yönelecek. İtalya tekstilde ne yaparsa Türkiye de onu hedefleyecek. Çin´le, Hindistan´la uğraşmayacağız. Dizayna, markaya, önem vereceğiz. Katma değeri yüksek alanlar arayacağız' diye konuştu.

TİCARET ATAŞELERİ SÖZLEŞMELİ OLUYOR

Babacan, yabancı ülkelerde bulunan ticaret ataşelerinin azlığı konusunda ise, ''Ticaret temsilcileri, klasik devlet memuru. İşten atılma korkusu yok. Yan gelip yatıyorsa bizim de bunun önlemini almamız lazım. Dış ticaret işini sadece devlet memuru olanlarla yapmamalıyız. Sözleşmeli, performansa dayalı maaş alan, dil bilen, canavar gibi çocukların çalışması için uğraşıyoruz' dedi.

''TRT PAYI KALKMAYACAK'

Sanayicinin ödediği elektrikteki TRT payının kaldırılması halinde onu dengelemek için başka bir verginin konulmak zorunda olduğunu söyleyen Babacan, ''Biz kamu hesaplarını bir bütün, konsolide bilanço olarak görüyoruz. Elektrikteki TRT payı ile elektrik fiyatı arasında hiçbir fark yok. Bu, kamuda dengeleri korumak için yapılan bir şey' diye konuştu.

YORGANCILAR: ''MALİ KURAL YASASI´NI BEKLİYORUZ'

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise Hükümetin izlediği Mali Kural uygulamasını takdirle karşıladıklarını belirterek, bunu çok önemsediklerini ifade etti. Yorgancılar, girdi maliyetlerindeki artışın döviz kurunun önüne geçtiğine de işaret ederek, cari açık ve ara malı ithalatındaki artışın da önemli riskler olduğunu söyledi. İş dünyası olarak, Mali Kural Yasası ile birlikte Türk Ticaret Kanunu, Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanunu ile Borçlar Kanunu´nun da biran önce çıkarılmasını istediklerini kaydeden Yorgancılar, istikrarın da önemine dikkat çekerek ''Anayasa oylamasının siyasallaşarak, halkı kutuplaştırmasını, bölmesini büyük bir üzüntüyle izlemekteyiz. Her bireyin, hür iradesi ile partiden öte, içeriği gözeterek, Türkiye´nin değerlerini dikkate alarak, mutlaka oy kullanması gereğine inanmaktayız' dedi.

Burcu TANER- Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, (DHA)
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Ekonomi

, Haberler