KKTC Başbakanı Soyer İki Kıbrıs Liderinin Görüşmelerini Değerlendirdi
KKTC Başbakanı ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas Arasındaki Dün Gerçekleştirilen Görüşmeleri Değerlendirdi.
KKTC Başbakanı ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasındaki dün gerçekleştirilen görüşmeleri değerlendirdi.Başbakan Soyer, görüşmenin iyi ve verimli bir görüşme olmadığını söyledi.Bütünlüklü çözüm sürecini başlatma hedefiyle yapılan görüşmeden, Rum Yönetimi'nin hazır olmadığını bildirmesi nedeniyle bu yönde bir sonuç çıkmadığını belirten Soyer, "25 Temmuz'da yapılacak görüşmede de Eylül ayı içerisinde bütünlüklü görüşme süreci gündeme gelmezse, Papadopulos gibi bugünkü Rum yönetimi de çözümsüzlüğün mesulü olur" dedi.Soyer kuraklık, petrol fiyatlarındaki artış ve global ekonomik krizin önemli enflasyon etkisine yol açtığını da vurgulayarak, "Bunu göğüslememiz lazım. Kendi içimizdeki enflasyonu da artırırsak bu göğüslenemez hale gelir. Hükümet olarak bir kısım tedbirler düşünüyoruz" diye konuştu.CTP Genel Başkanı Soyer, bakanlar ve partili milletvekillerinden oluşan bir heyetle dün akşam Serdarlı'yı ziyaret etti."GÖRÜŞMELER EYLÜL'DE BAŞLAMALI" Başbakan Soyer ziyarette, Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs sorununa ilişkin bütünlüklü görüşme sürecinin Eylül'ün ilk döneminde başlamasını, Birleşmiş Milletler'in de temsilci ve gözlemci atayarak sürece dahil olmasını istediğini kaydetti.Soyer, "Bizim temel hedefimiz, 25 Temmuz'da iki liderin buluşmasında Eylül ayı içerisinde bütünlüklü görüºmenin bir an evvel başlamasını sağlamaktır" dedi.25 Temmuz görüşmesinin, görüşme sürecinin başlama tarihini saptama açısından önem taşıdığını ifade eden Soyer, "Ya bu görüşme sürecinin bütünlüklü çözüm hedefiyle resmen başladığı ilan edilecek, ya da bu topraklarda çözümsüzlükten fayda umanların yol açtığı gerginliğe herkes katkı sağlayacak" diye konuştu.GÖRÜŞME ÖNCESİ GÜNEY'DEN DİNAMİTLEYİCİ AÇIKLAMALAR Baºbakan Soyer, Cumhurbaşkanı Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas arasında dün yapılan görüºme öncesinde Güney Kıbrıs'ta süreci dinamitleyici açıklamalar yapıldığını da kaydetti.Baºpiskopos Hrisostomos'un görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, "Bir federal çözümden daha iyisi bölünmedir. Biz bölünmeyi tercih ederiz" dediğini belirten Soyer, Hristofyas ve AKEL yanında Kıbrıs'ın güneyinde ve kuzeyinde barış istediğini söyleyen hiçbir sendika, sivil toplum örgütü ve siyasi partinin bu açıklamayı eleştirmediğini ifade etti.Soyer, "Rum tarafında federal ilkelerde ve iki oluşturucu devletin eşitliğine dayalı bir prensibe dönük düşmanlık son derece manidardır" dedi.ANASTASİADİS'İN ÇAĞRISINA TEPKİLER Başbakan Soyer, Güney Kıbrıs'taki ana muhalefet lideri Nikos Anastasiadis'in, iki liderin bir an önce bütünlüklü görüşme sürecine başlamaları çağrısına en büyük saldırının Hristofyas'ın ortakları DİKO ile EDEK'ten geldiğine de dikkat çekti.Soyer, Papadopulos'un yönetimden gitmesine rağmen Güney Kıbrıs'ta zamana oynama siyasetinin devam ettiğine işaret ederek, Hristofyas ve hükümetinin bu siyasete cesaretli karşı çıkış sergileyemediğini belirtti."HRİSTOFYAS MİNDERDEN KAÇMAYA ÇALIŞIYOR" Soyer, görüşmeden 2 gün önce Hristofyas'ın Avusturya'da yayınlanan bir gazeteye Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile ilgili verdiği demeçten büyük üzüntü duyduğunu da söyledi.Söz konusu demecinde Hristofyas'ın, "Sayın Talat'la biz işgale karşı mücadele ettik. Onun için Talat'la diyaloğu sürdürmem gerekir" ifadeleriyle görüşme sürecini dinamitlediğini belirten Soyer, özetle şunları söyledi: "Cumhurbaşkanımıza böyle yaklaşımlarla, doğrudan doğruya Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde böylesi bir ortamda gerginliğe oynamak, sürece dinamit atmaktır. Bunu kınıyorum. Hristofyas, ortakları DİKO ve EDEK ile kilisenin federal bir çözümün gelmesini hızlandıracak çabaların önünü kesmelerine mani olamadığı için sürekli olarak minderden kaçmanın yollarını arıyor." RUM NEDEN ZAMANA OYNUYOR Soyer, Güney Kıbrıs'taki DİKO ve EDEK partileri ile kilisenin Kıbrıs'ta çözümsüzlüğe oynamasının nedeninin, Kuzey'de "çözümsüzlük çözümdür" diyenlerin yol açtığı tek yanlı AB üyeliği olduğunu söyledi.Soyer, DİKO, EDEK ve kilisenin tutumuna "barışseverim ve Kıbrıs'ta çözümü isterim" diyen herkesin karşı çıkması gerektiğini vurguladı.AB'nin 2009'da Türkiye'nin Güney Kıbrıs'a limanlarını açmasıyla ilgili bir takım kararlar vereceğini belirten Soyer, Rum egemen güçlerinin de Kıbrıs sorununa ilişkin görüşme sürecinin başlamasını erteleyerek Türkiye'yi AB üyelik sürecinde sıkıştırmayı amaçladıklarını belirtti.(MG-NO-NO-D)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA