SETA'da Kızıldeniz, Aden ve Umman Körfezlerinde Deniz Güvenliğini Geliştirme Forumu başladı
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ve Arap Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (ACSIS) işbirliğiyle düzenlenen forumda, bölgedeki deniz güvenliği ve seyrüsefer serbestisi konuları ele alındı. Katılımcılar, uluslararası boğazların önemi ve güvenliği hakkında tartıştılar.
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının (SETA), Arap Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (ACSIS) işbirliğiyle düzenlediği "Kızıldeniz, Aden ve Umman Körfezlerinde Deniz Güvenliğini Geliştirme Forumu" Ankara'da başladı.
Başkentteki SETA binasında yapılan forumda, Türkiye, İran ve Körfez bölgesinin yanı sıra Avrupa ülkelerinden diplomat ve akademisyenler, seyrüsefer serbestisi ve güvenli deniz bölgesi arayışını kamuya açık ve kapalı oturumlarda tartışmak üzere bir araya geldi.
Kızıldeniz, Aden ve Umman Körfezlerinde Deniz Güvenliğini Geliştirme Forumu'nun açılış konuşmalarını SETA Araştırmacısı ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Yücel Acer, Arap Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (ACSIS) Direktörü Ayman Khalil ve Norveç'in Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder yaptı.
Prof. Acer, uluslararası boğazların küresel ticaret için büyük önem taşıdığını belirterek, "Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişlerin sağlanamaması ve uluslararası ticari taşımacılık için kapatılması, sadece bölgemizi değil, dünyanın her köşesini olumsuz etkiledi." dedi.
Sayısız geminin her gün uluslararası boğazlardan geçerek gıda, ilaç ve enerji kaynaklarının nakliyesini sağladığına işaret eden Acer, seyrüsefer serbestisinin korunmasının öneminden bahsetti.
Khalil ise "Deniz güvenliğinin doğru anlaşılması, olası bir bölgesel güvenlik mimarisinin önünü açacaktır." ifadesini kullanarak, forumda Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Umman Körfezi'nde deniz güvenliği meselesinin ele alınacağını anımsattı.
Türkiye, Suriye ve Ürdün'ü birbirine bağlayan demiryolu hattının işler hale gelmesi için üç ülkeden bakanların ulaştırma işbirliği mutabakatı imzaladığını anımsatan Khalil, bu sistemin Hürmüz'deki kapanma ve buna benzer engellerin aşılması konusunda büyük kolaylık sağlayabileceğine değindi.
Gaarder de "Bölgesel gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar, dünyanın en kritik denizcilik geçiş noktalarından birinin çatışmadan etkilenişinin küresel ölçekte ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini açıkça gösterdi." diye konuştu.
Bu durumun enerji fiyatlarını, küresel tedarik zincirlerini ve gıda güvenliğini etkilediğini vurgulayan Gaarder, "Bu gelişmeler önemli bir dersi pekiştirdi. Orta Doğu'da aynı anda yaşanan birçok çatışma ve trajedi, silah zoruyla çözülemez, ancak müzakereler ve diplomasi yoluyla ele alınmalıdır." ifadelerini kullandı.
Başkentteki SETA binasında yapılan forumda, Türkiye, İran ve Körfez bölgesinin yanı sıra Avrupa ülkelerinden diplomat ve akademisyenler, seyrüsefer serbestisi ve güvenli deniz bölgesi arayışını kamuya açık ve kapalı oturumlarda tartışmak üzere bir araya geldi.
Kızıldeniz, Aden ve Umman Körfezlerinde Deniz Güvenliğini Geliştirme Forumu'nun açılış konuşmalarını SETA Araştırmacısı ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Yücel Acer, Arap Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (ACSIS) Direktörü Ayman Khalil ve Norveç'in Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder yaptı.
Prof. Acer, uluslararası boğazların küresel ticaret için büyük önem taşıdığını belirterek, "Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişlerin sağlanamaması ve uluslararası ticari taşımacılık için kapatılması, sadece bölgemizi değil, dünyanın her köşesini olumsuz etkiledi." dedi.
Sayısız geminin her gün uluslararası boğazlardan geçerek gıda, ilaç ve enerji kaynaklarının nakliyesini sağladığına işaret eden Acer, seyrüsefer serbestisinin korunmasının öneminden bahsetti.
Khalil ise "Deniz güvenliğinin doğru anlaşılması, olası bir bölgesel güvenlik mimarisinin önünü açacaktır." ifadesini kullanarak, forumda Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Umman Körfezi'nde deniz güvenliği meselesinin ele alınacağını anımsattı.
Türkiye, Suriye ve Ürdün'ü birbirine bağlayan demiryolu hattının işler hale gelmesi için üç ülkeden bakanların ulaştırma işbirliği mutabakatı imzaladığını anımsatan Khalil, bu sistemin Hürmüz'deki kapanma ve buna benzer engellerin aşılması konusunda büyük kolaylık sağlayabileceğine değindi.
Gaarder de "Bölgesel gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar, dünyanın en kritik denizcilik geçiş noktalarından birinin çatışmadan etkilenişinin küresel ölçekte ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini açıkça gösterdi." diye konuştu.
Bu durumun enerji fiyatlarını, küresel tedarik zincirlerini ve gıda güvenliğini etkilediğini vurgulayan Gaarder, "Bu gelişmeler önemli bir dersi pekiştirdi. Orta Doğu'da aynı anda yaşanan birçok çatışma ve trajedi, silah zoruyla çözülemez, ancak müzakereler ve diplomasi yoluyla ele alınmalıdır." ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA / Güncel
Diplomasi, Güvenlik, Ekonomi, Güncel, Diplomasi, Ekonomi, Güvenlik, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA