Kitabımızda Baskıcılık Yok
Başbakan Erdoğan, "AK Parti'nin Kitabında Otoriterlik, Tek Seslilik Yoktur, Bundan Sonra da Olmayacaktır" Dedi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, “Sivil dikta, tek adam diktasi, sivil faşizm” eleştirilerini, “İftira. AK Parti’nin kitabında totaliterlik, otoriterlik, vesayetçilik, dayatmacılık, tahammülsüzlük, baskıcılık, tek seslilik yoktur, bundan sonra da olmayacaktır” diye yanıtladı.Erdoğan, partisinin dünkü Meclis grubunda şöyle konuştu:Yalan söylüyorsunuz yalanMuhalefet kalkıyor ne diyor, ‘Efendim bunlar Kürtlere her ay şu kadar maaş verecek.’ Nereden duydun sen bunu? Yalan söylüyorlar. Öbür taraftan efendim ‘Resmi dil Kürtçe olacakmış, ikinci dil olacakmış.’ Yok böyle bir şey. Kim söyledi bunu? Tayyip Erdoğan mı söyledi? Beşir Atalay mı söyledi? Hangi sözcümüz böyle bir şey söyledi? Yalan söylüyorsunuz, yalan...Rahatsız statükocularBiz Türkiye’yi daha ileri demokrasiye taşırken, sivilleştirirken, değişim ve dönüşümle hak ve özgürlük şartlarını geliştirirken, bize bu iftiraları atanlar kimlerdi? Değişimden rahatsız olan statükoculardı. Demokrasiye tahammül edemeyen jakobenlerdi. Hak ve özgürlükleri içine sindiremeyen totaliterlik özlemcileriydi. Kısacası, tek parti özlemcileriydi. Dayatmacı otoriter devlet özlemcileriydi. Tek seslilikten menfaat devşiren seçkincilerdi.Özal’a yaptıkları gibiNasıl Menderes’e aynı oyunu oynadılarsa, nasıl Özal’ı suçladılarsa, şimdi Ak Parti’ye ‘tek parti’ yaftası yapıştırmaya, otoriter bir anlayışa sahipmiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Biz onların cemaziyülevvelini çok iyi biliriz. Ak Parti’nin kitabında totaliterlik, otoriterlik, vesayetçilik, dayatmacılık, tahammülsüzlük, baskıcılık, tek seslilik yoktur, bundan sonra da olmayacaktır. Bugün Türkiye’de değişimin de demokratikleşmenin de sivilleşmenin de özgürlüklerin de bir numaralı siyasal aktörü, lokomotifi Ak Parti’dir, öyle de kalacaktır.Kimseye baskı yokDemokrasi standartlarının her geçen gün yükseldiği bir dönemi ‘tek parti diktatörlüğüyle’ suçlama girişiminde bulunanlar, çetelerin, darbelerin, karanlık günlerin hüküm sürdüğü zamanlarda demokrasi için hiçbir bedel ödememiş olanlardır. O günlerin bedelini ödeyenler, bugünler hakkında en doğru yargıya varıyorlar ve bugünleri ‘sessiz devrim’ olarak taktir ediyorlar. Hiç kimse üzerinde baskı yok. Biz siyaset sahnesinde olduğumuz müddetçe de hiç kimseye baskıya izin vermeyiz. Biz seçimle geldik. Milletimizin tercihi, yetkilendirmesiyle geldik. Aynı şekilde vakti zamanı geldiğinde de milletimiz emaneti bizden aldığında ‘baş göz’ der hemen yerimize döneriz. Çünkü bu işin asıl sahibi millettir.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA