Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısında konuştu:
- "Ahlaki zeminde siyaset yapmazsanız cebinizi doldurmakla meşgul olursunuz, halkı unutursunuz. Biz halkı unutan değil halkla beraber olan, halkı kucaklayan ve halkın sorunlarını çözmek için yemin etmiş bir kültürden geliyoruz" "Bizim parayla, pulla, villalarla, arsalarla işimiz yok. Bizim işimiz, bir çocuğun sorunu varsa o soruna kilitlenmektir. Bir aile geçinemiyorsa onun geçimini sağlamaktır"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Ahlaki zeminde siyaset yapmazsanız cebinizi doldurmakla meşgul olursunuz, halkı unutursunuz. Biz halkı unutan değil halkla beraber olan, halkı kucaklayan ve halkın sorunlarını çözmek için yemin etmiş bir kültürden geliyoruz." dedi.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, devlet kuran ve devlete yön veren, çağdaşlığı her alanda Türkiye'ye getirmek isteyen bir parti olduklarını söyledi.
Toplumun her kesimiyle iletişim halinde bulunduklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Bizler toplumun, medyanın, ellerinde viski kadehleriyle siyaset yapanların unuttuğu kişilerle beraber oluyoruz." ifadesini kullandı.
Hiç kimseyi yalnız bırakmadıklarını, hiç kimsenin inancını, yaşam tarzını siyaset konusu yapmadıklarını, her evde huzuru, her sofrada bereketi hedeflediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Biz çalıp çırpmayı bilmeyiz. Bizim o işlerle ilgimiz yoktur. Bizim tek derdimiz halktır." diye konuştu.
Düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki bütün engelleri kaldıracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Hiç kimse endişe etmesin, CHP iktidarında ne Selahattin Demirtaş hapiste kalacak, ne Can Atalay kalacak, ne Tayfun Kahraman, ne Osman Kavala, ne Selçuk Mızraklı, ne de avukatlar hapislerde kalacak." dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, ahlakın kendileri için vazgeçilmezliğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Ahlaki zeminde siyaset yapmazsanız cebinizi doldurmakla meşgul olursunuz, halkı unutursunuz. Biz halkı unutan değil halkla beraber olan, halkı kucaklayan ve halkın sorunlarını çözmek için yemin etmiş bir kültürden geliyoruz. Bunun mücadelesini vereceğiz. Biz, devletin kör kuruşuna tenezzül eden bir siyasi gelenekten gelmiyoruz. Biz Mustafa Kemal'in, İsmet İnönü'nün, rahmetli Ecevit'in ve Baykal'ın geleneğinden geliyoruz. Biz ayrıca hesap sormaktan çekinmeyiz. Hesap vermekten de çekinmeyiz. Benim siyaset anlayışımda, bütün CHP'lilerin siyaset anlayışında, hesap vermek bir siyasetçi için onurlu bir görevdir. Evet, hesabını veririz ama 'Hesap sormazsanız namertsiniz' deriz. Bizim parayla, pulla, villalarla, arsalarla işimiz yok. Bizim işimiz, bir çocuğun sorunu varsa o soruna kilitlenmektir, bir aile geçinemiyorsa onun geçimini sağlamaktır."
Siyasette ahlak, dürüstlük olmazsa sorunların çözülemeyeceğini ve "ahlakı bir tarafa atarak cebini dolduranların" halktan uzaklaşacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, doğada yaşayan her canlının hakkını ve hukukunu savunacaklarını söyledi.
Kılıçdaroğlu, siyasetin ahlaklı zeminde yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Yolsuzluğun yanında durulmaz, hırsızın yanında durulmaz, malı götürenlerin yanında durulmaz, ahlakın yanında, erdemin yanında durulur." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurul'da bir kanun teklifi görüşülürken bazı milletvekillerinin Meclis'te bulunmadığı halde oradaymış gibi "sahte pusula" kullandığını dile getiren Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı'ndan konunun gereğini yapmasını istedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, vatandaşın sofrasının her geçen gün biraz daha küçüldüğünü, ekonomiye, adalete güvenin azaldığını ileri sürdü.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, devlet kuran ve devlete yön veren, çağdaşlığı her alanda Türkiye'ye getirmek isteyen bir parti olduklarını söyledi.
Toplumun her kesimiyle iletişim halinde bulunduklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Bizler toplumun, medyanın, ellerinde viski kadehleriyle siyaset yapanların unuttuğu kişilerle beraber oluyoruz." ifadesini kullandı.
Hiç kimseyi yalnız bırakmadıklarını, hiç kimsenin inancını, yaşam tarzını siyaset konusu yapmadıklarını, her evde huzuru, her sofrada bereketi hedeflediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Biz çalıp çırpmayı bilmeyiz. Bizim o işlerle ilgimiz yoktur. Bizim tek derdimiz halktır." diye konuştu.
Düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki bütün engelleri kaldıracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Hiç kimse endişe etmesin, CHP iktidarında ne Selahattin Demirtaş hapiste kalacak, ne Can Atalay kalacak, ne Tayfun Kahraman, ne Osman Kavala, ne Selçuk Mızraklı, ne de avukatlar hapislerde kalacak." dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, ahlakın kendileri için vazgeçilmezliğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Ahlaki zeminde siyaset yapmazsanız cebinizi doldurmakla meşgul olursunuz, halkı unutursunuz. Biz halkı unutan değil halkla beraber olan, halkı kucaklayan ve halkın sorunlarını çözmek için yemin etmiş bir kültürden geliyoruz. Bunun mücadelesini vereceğiz. Biz, devletin kör kuruşuna tenezzül eden bir siyasi gelenekten gelmiyoruz. Biz Mustafa Kemal'in, İsmet İnönü'nün, rahmetli Ecevit'in ve Baykal'ın geleneğinden geliyoruz. Biz ayrıca hesap sormaktan çekinmeyiz. Hesap vermekten de çekinmeyiz. Benim siyaset anlayışımda, bütün CHP'lilerin siyaset anlayışında, hesap vermek bir siyasetçi için onurlu bir görevdir. Evet, hesabını veririz ama 'Hesap sormazsanız namertsiniz' deriz. Bizim parayla, pulla, villalarla, arsalarla işimiz yok. Bizim işimiz, bir çocuğun sorunu varsa o soruna kilitlenmektir, bir aile geçinemiyorsa onun geçimini sağlamaktır."
Siyasette ahlak, dürüstlük olmazsa sorunların çözülemeyeceğini ve "ahlakı bir tarafa atarak cebini dolduranların" halktan uzaklaşacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, doğada yaşayan her canlının hakkını ve hukukunu savunacaklarını söyledi.
Kılıçdaroğlu, siyasetin ahlaklı zeminde yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Yolsuzluğun yanında durulmaz, hırsızın yanında durulmaz, malı götürenlerin yanında durulmaz, ahlakın yanında, erdemin yanında durulur." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurul'da bir kanun teklifi görüşülürken bazı milletvekillerinin Meclis'te bulunmadığı halde oradaymış gibi "sahte pusula" kullandığını dile getiren Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı'ndan konunun gereğini yapmasını istedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, vatandaşın sofrasının her geçen gün biraz daha küçüldüğünü, ekonomiye, adalete güvenin azaldığını ileri sürdü.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA