TKP Genel Sekreteri Okuyan: 'Partilere yönetim atandıktan sonra tarikatlara yönetim atanmasına şaşırmamak gerekiyor'

Güncel Haberler

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, "Alihan Kuriş suç örgütü"ne yönelik değerlendirmesinde, "Partilere yönetim atandıktan sonra tarikatlara yönetim atanmasına şaşırmamak gerekiyor" dedi.

(ANKARA) - Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, "Alihan Kuriş suç örgütü"ne yönelik değerlendirmesinde, "Partilere yönetim atandıktan sonra tarikatlara yönetim atanmasına şaşırmamak gerekiyor" dedi.


Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:



"Partilere yönetim atandıktan sonra tarikatlara yönetim atanmasına şaşırmamak gerekiyor. 'Tabana dokunmayacağız' diye açıklama yaptı bakan. Suç işleyenden temizleyeceklermiş. CHP'de de buna 'arınma' diyorlardı. Siyasi partilerin içine müdahale etmek, hiçbir biçimde meşru olamaz. Siyasi partilerin üye ya da yöneticilerinin suç işlemesi durumunda yapılacak bellidir. Suç kavramının her ülkede içerdiği ideolojik ve sınıfsal karakteri bilmeme rağmen söylüyorum. Bunun dışında bütün süreçler siyasi partilerin iç dinamiklerine bırakılmalıdır. Tersi, siyasetin ve parti denen yapının tanımına aykırıdır.
Bir tarikatın iç işlerine müdahale etmek ise oldukça tuhaf bir durumdur. Çünkü tarikatlar için hiçbir yerde henüz siyasi partiler gibi 'demokrasinin en temel ve vazgeçilmez unsurlarındandır' diye yazmamaktadır. Çünkü yasal dayanakları bulunmamaktadır. Liberal tayfa yıllar önce tarikatları 'sivil toplum örgütü' olarak ilan etmiş olsa da… Lakin 'sol'dan şimdi de 'hükümet muhalif tarikatlara müdahale ediyor' türünden yorumlar geldiğine göre bu 'sivil toplum' öyküsü tutmuş demektir. Fazlasıyla doğrudur, evet iktidar 'muhalefet'le de hemhal olan bir tarikatı yeniden tasarlamaktadır ama ortada mümkün olan bütün hukuk yorumlarına göre bir dizi suç var mıdır, vardır! Muhtemelen daha fazlası da dökülecek ortaya.
Dahası, 'muhalif tarikat' türünden bir kodlama ile zaten her şey berbat olmamakta mıdır? Tarikatlar her taraftan fışkırırken denecek laf mıdır 'muhalif tarikat'? Birileri çıkıp 'sen işine bak, bu alan bizim alanımız, severiz de döveriz de' derse, 'ama sivil toplum filan ne olacak' diye itiraz mı edilecek? Pardon pardon, 'Cumhuriyet dışlayarak hata yapmıştı' değil mi, öyle diyordunuz. Gerçekten özür…"