Kartalkaya aileleri TBB'de iki bakanlığın yetkilileri için iddianame istedi

Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, TBB Başkanı Erinç Sağkan'ı ziyaret edip iki bakanlığın yetkilileri hakkında iddianame istedi. Sağkan, ailelere borçlarını ödeyip başka ailelerin aynı felaketi yaşamaması için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

Haber: Mehmet OFLAZ - Kamera: Dursun ALKAYA
(ANKARA) - Bolu'daki Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan'ı ziyaret etti. Aileler, sorumluluğu tespit edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri hakkında iddianame hazırlanması çağrısını yineledi. Sağkan, "Bu ailelere bir borcumuz var demiştik. Hep beraber, özellikle yargının bileşenleri olarak, bu borcu ödemek zorundayız. Bu borcu ödemek zorundayız ki bundan sonra bu felaketi başka aileler yaşamasın. Biz bunun için var gücümüzle bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.
Bolu Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan'ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Sağkan, ailelerin tek beklentisinin tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi olduğunu ifade etti.
İlk derece mahkemesinin bazı sanıklar hakkında "olası kast"la verdiği cezaların hukuki açıdan ve kamu vicdanı bakımından doğru bir zemine oturduğunu belirten Sağkan, kararın istinaf ve Yargıtay aşamalarında da aynı hassasiyetle değerlendirilmesini beklediklerini söyledi. Sağkan, TBB ve 81 il barosunun yargı sürecini etkin şekilde takip edeceğini kaydetti.
KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI ÇAĞRISI
Yangında ihmali bulunan kamu görevlileri hakkında bugüne kadar etkin bir soruşturma ve kovuşturma sürecinin yürütülmediğine dikkati çeken Sağkan, bilirkişi raporunda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndaki bazı kamu görevlilerinin sorumlu tutulduğunu aktardı.
Aradan 600 günü aşkın süre geçmesine rağmen söz konusu kamu görevlileri hakkında henüz iddianame düzenlenmediğini ve kovuşturmanın başlamadığını hatırlatan Sağkan, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri hakkında soruşturma sürecinin başladığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndaki sorumluların tespiti için ise sürecin devam ettiğini bildirdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile bakanlık yetkililerine seslenen Sağkan, kamu görevlilerinin soruşturulabilmesi için beklenen ön inceleme raporunun bir an önce hazırlanması gerektiğini vurguladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri bakımından kovuşturma açılmasının önünde engel bulunmadığını belirten Sağkan, bu kişiler hakkındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını da kaygı verici bulduğunu dile getirdi.
Sağkan, sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin yargı önüne çıkarılması ve adil yargılama sonucunda cezalandırılmaları gerektiğini belirterek, TBB ve 81 il barosunun ailelerin adalet arayışında yanlarında olmaya devam edeceğini söyledi. Sağkan, "Bu ailelere bir borcumuz var demiştik. Hep beraber, özellikle yargının bileşenleri olarak, bu borcu ödemek zorundayız. Bu borcu ödemek zorundayız ki bundan sonra bu felaketi başka aileler yaşamasın. Biz bunun için var gücümüzle bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.
"SORUMLULAR BAĞIMSIZ TÜRK YARGISI ÖNÜNDE HESAP VERENE KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK"
Yangın faciasında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yaptığı konuşmada, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan'a kendilerini kabul ettiği ve dertlerini dinlediği için teşekkür etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı personeline yönelik yargı sürecinin başlatılmamasına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sorumluluğu emekli bir müfettişle sınırlamasına tepki gösteren Gültekin, şöyle konuştu:
"Kimsenin hukuk devletinde rütbesine, makamına, pozisyonuna bakılmaksızın işlediği suçun karşılığını göreceği bir yargılamaya muhatap olmasını arzu ediyoruz. Bu olayda birinci derece kusurlu olduğu tespit edilen ve isimleri de belli olan Turizm Bakanlığı personeli hala yargılanmadığı gibi kamu görevini işgal etmeye, devletin milyarlarca lirasını kullanmaya ve yargılamanın kendileriyle ilgili bölümünü karartmaya devam ediyorlar. Bu, hukukun, vicdanın ama en önemlisi ahlakın kabul edeceği bir hadise değil. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, adeta hukuk devletiyle alay eder gibi, emekli müfettişi önümüze, hukukun önüne atmış. Danıştay, çok titiz bir çalışmayla iki defa, 'Adeta dalga geçmeyin. Gerçek sorumluları tespit edin ve bildirin.' demesine rağmen, gelen yazıya rağmen hiçbir şekilde işlem yapmamaya devam ediyorlar. Anlaşılır gibi değil. İnanılır gibi değil. Biz bu olayda acımızı içimize attık ama en ufağından en büyüğüne kadar sorumluların bağımsız Türk yargısı önünde yargılanmaları sağlanıncaya kadar mücadelemiz devam edecek."
Gültekin, Kartalkaya yangın faciasında yakınlarını kaybeden aileleri görmezden gelen basın kuruluşlarına haklarını helal etmediğini ifade ederek, gazetecilere empati yapma çağrısında bulundu.
İKİ HAKİMİN GÖREV YERİ DEĞİŞİKLİĞİ AİLELERİ ENDİŞELENDİRDİ
Otel yangınında eşi ve kızını kaybeden Hilmi Altın da aileler adına açıklama yaptı. Yangında hayatını kaybeden 78 kişiden 36'sının çocuk olduğunu hatırlatan Altın, ailelerin adalet arayışının sürdüğünü vurguladı. Altın, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11 sanık hakkında "olası kast"tan verdiği mahkumiyet kararının Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onandığını, dosyanın Yargıtay'a gönderildiğini kaydetti. Mahkeme başkanı ile istinaf incelemesini yapan daire başkanının görev yerlerinin değiştirilmesinin ailelerde endişe yarattığını ifade eden Altın, Yargıtay'ın mahkumiyet hükümlerini onamasını istedi.
"BAKANLIK YETKİLİLERİ HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANSIN" ÇAĞRISI
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yönelik eleştirilerde bulunan Altın, kamu görevlilerinin sorumluluklarının eksiksiz araştırılması gerektiğini vurguladı. Danıştay Birinci Dairesi'nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki dokuz kamu görevlisi hakkında soruşturma yolunu açtığını aktaran Altın, dosyanın Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine rağmen aradan bir yılı aşkın süre geçmesine karşın iddianame düzenlenmediğini söyledi.
Bakanlık personelinin görevde kalmasının delillere erişim ve delillerin korunması açısından doğurabileceği risklere dikkati çeken Altın, ilgili görevliler hakkında gerekli tedbirlerin değerlendirilmesini talep etti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un kurucusu olduğu ETS Tur ile Bakanlık arasındaki ilişkinin, denetimlerin tarafsızlığı ve olası çıkar çatışmaları yönünden araştırılması gerektiğini savundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın soruşturma iznine ilişkin kararlarının Danıştay tarafından iki kez kaldırıldığını belirten Altın, oteldeki iş sağlığı ve güvenliği eksiklikleri, denetim süreçleri ve yaptırımların uygulanıp uygulanmadığının da incelenmesini istedi.
"VALİLERİN SORUMLULUKLARI DA ARAŞTIRILSIN"
Altın, yangınla ilgili sorumluluk zincirinin yalnızca otel yönetimi ve belirli kamu görevlileriyle sınırlandırılmaması gerektiğini ifade ederek, ilgili dönemlerde Bolu'da görev yapan valilerin sorumluluklarının da araştırılmasını talep etti. Valiler hakkında ön inceleme yapılmasına ilişkin idari yargı kararının kesinleşmesine rağmen gerekçeli kararın hala verilmediğini söyleyen Altın, İçişleri Bakanlığı'na kesinleşmiş mahkeme kararını uygulama çağrısında bulundu.
GRAND KARTAL OTEL "KÖTÜLÜK MÜZESİ" DÖNÜŞTÜRÜLSÜN ÇAĞRISI
Türkiye Barolar Birliği ve bütün barolara çağrıda bulunan Altın, ailelerin hukuki mücadelelerinde yalnız bırakılmaması ve devam eden soruşturmaların aktif biçimde takip edilmesi çağrısını yaptı.
Grand Kartal Otel'in, yangında hayatını kaybedenlerin isimlerini ve hatıralarını yaşatacak bir "Kötülük Müzesi"ne dönüştürülmesini de öneren Altın, facianın nedenlerinin, ihmallerin ve denetim eksikliklerinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi.
Ailelerin kimseyi peşinen suçlu ilan etmediğini vurgulayan Hilmi Altın, sorumluluğu bulunan herkesin bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde hesap vermesini istediklerini kaydetti.