Kartal'da Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesinin üzerinden 7 yıl geçti

Güncel Haberler

Kartal'da, 7 yıl önce 21 kişinin hayatını kaybettiği, 14 kişinin yaralandığı Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin 6,5 yıl süren davada, inşaatın teknik uygulama sorumlusu, 1999-2003 arasında imardan sorumlu belediye başkan yardımcısı ile belediyede görev yapanların da aralarında bulunduğu...

Kartal'da, 7 yıl önce 21 kişinin hayatını kaybettiği, 14 kişinin yaralandığı Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin 6,5 yıl süren davada, inşaatın teknik uygulama sorumlusu, 1999-2003 arasında imardan sorumlu belediye başkan yardımcısı ile belediyede görev yapanların da aralarında bulunduğu 5 sanık "taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza aldı.
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Kartal Orhantepe Mahallesi Bankalar Caddesi Sema Sokağı'ndaki Yeşilyurt Apartmanı 6 Şubat 2019'da saat 15.59 sıralarında çöktü.
Çökmenin ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları 5 gün sürdü. Bu sürede enkaz altında kalan 21 kişi hayatını kaybetti, 14 kişi yaralı kurtarıldı.
Bölgede risk taşıyan binaların tahliye ve yıkımına karar verilmesinin ardından başlayan kentsel dönüşüm çalışmaları, olayın üzerinden bir yıl geçmeden tamamlandı. Yapımı biten toplam 105 daire ve 25 dükkan sahibine anahtarları teslim edildi.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın çökmesinde ihmali bulunanların tespiti için soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında binanın projesini oluşturan Suzan Çayır, inşaatın teknik uygulama sorumlusu Uğur Mısırlıoğlu, inşaatın sağlık kurallarına uygun olup olmadığını denetleyen inşaat teknikeri Arzu Keleş Baran, proje ve inşaat mühendisi Osman Mısırlıoğlu gözaltına alındı.
Şüpheliler Suzan Çayır ve Uğur Mısırlıoğlu tutuklanırken diğer ikisi hakkında adli kontrol kararı verildi.
Çayır, avukatının itirazı üzerine tutuklandıktan bir ay sonra tahliye edildi.
Ön rapora göre binanın çökme nedeni beton kalitesi
Soruşturma sürecinde inşaat mühendisi, makine yüksek mühendisi ve iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişilerce hazırlanan ön raporda, binanın yapımındaki ihmaller tek tek anlatıldı.
Raporda, çöken binanın inşaatında kullanılan betonun yıkanmamış ve elenmemiş deniz kumundan yapıldığı, usulüne uygun elenip yıkanmayan kumda midye kabuklarına rastlandığı ve demirlerde korozyon oluştuğu belirtildi.
İnşaatta kullanılan betonun kalitesinin projede öngörülen beton sınıfını karşılamadığı aktarılan raporda, betonun TSE standartlarına uygun olmadığı kaydedildi.
Bilirkişi raporunda yapı iznine göre 7 katlı olan ancak 9 katlı yapılan Yeşilyurt Apartmanı'nın çökme nedeninin, binanın inşaatı sırasında kullanılan beton kalitesinin TSE standartlarına uygun olmaması ve projede öngörülen beton sınıfı dayanımını karşılamaması olarak değerlendirildi.
Raporda, Yeşilyurt Apartmanı'nın yapım sürecinde rol alan kişilerin, olayda kusurlu olabileceği kanaatine varıldığı aktarıldı.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, binanın projesini oluşturan Suzan Çayır, inşaatın teknik uygulama sorumlusu Uğur Mısırlıoğlu ile yapı ruhsatının "mesuliyet alan" bölümünde "sürveyan" olarak görev yapan Arzu Keleş Baran'ın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep edildi.
Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ilk duruşması 24 Haziran 2019'da yapılan davada, firar ettiği anlaşılan sanık Çayır hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Tutuksuz sanık Baran, savunmasında binanın yapıldığı tarihte 17 yaşında olduğunu belirterek, tüm sorumluluğun üzerine yıkılmasını kabul etmediğini, olayda da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürdü.
Tutuklu sanık Mısırlıoğlu ise Suzan Çayır'ın mimarlık ofisinde çalışırken sınırları belirlenmiş bir sorumluluk alanı olmadığını, kendisine verilen görevleri mesleğe yeni başladığı için elinden geldiğince yerine getirdiğini söyledi. Mısırlıoğlu, ofisin tüm yetkilisi ve sahibinin Suzan Çayır olduğunu anlatarak, Yeşilyurt Apartmanı'nın yapımı boyunca gerekli denetim ve yükümlülükleri yerine getirdiklerini, olayda bir kusurunun ve kabahatinin olmadığını savundu.
İlerleyen celselerde mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan sanık Uğur Mısırlıoğlu'nun da tahliyesini kararlaştırdı.
Firari sanık Suzan Çayır celse arasında ifade verdi
Dava kapsamında firari sanık Suzan Çayır, celse arasında mahkemeye gelerek savunmasını yaptı. Apartmanın yapımındaki görevinin binanın mimari olarak tasarlanması ve İmar Kanunu'na göre hazırlayıp belediyeye sunulması olduğunu belirten Çayır, projeyi zemin artı 5 kat olarak hazırlanıp belediye onay için sunduğunu, onay aldıktan sonra yapı kontrol bölümüne geçtiğini, bundan sonra kendi sorumluluğun bittiğini savundu.
Binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığının kontrol yükümlülüğünün teknik uygulama sorumlusu Uğur Mısırlıoğlu'na ait olduğunu ileri süren Çayır, olayda kendi sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürdü.
Mahkeme heyeti, Çayır'ın savunması alındığı gerekçesiyle hakkındaki yakalama kararının kaldırılıp serbest bırakılmasına hükmetti.
Belediye görevlilerine de dava açıldı
Dava süreci devam ederken haklarında ayrı bir soruşturma başlatılan binanın ruhsatının alındığı 20 Ekim 1992'den, çöktüğü 6 Şubat 2019'a kadar geçen dönemde Kartal Belediyesinde görev yapan belediye başkan yardımcısı, imar müdürleri, mıntıka mühendisleri ve şeflerinden oluşan 31 sanık hakkında ise 8 Aralık 2020'de ayrı iddianame hazırlandı.
Birleştirme talebiyle Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, 31 sanık hakkında da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Birleşen dosya kapsamında 34 sanığın yargılandığı davada inşaat, jeoloji, mimarlık ve imar hukuku alanında 5 uzman tarafından hazırlanan bilirkişi raporu mahkemeye gönderildi.
Raporda, binada kaçak katların bulunması, kolonlar arası mesafelerin artırılması, harçlardan çıkan midye kabukları gibi detayların, binanın taşıma gücünü zayıflatan ve yapı güvenliğini olumsuz etkileyen faktörler arasında olduğu kaydedildi.
O dönemde deniz kumu kullanılmış olsa dahi tekniğe uygun elenip yıkanması gerektiği belirtilen raporda, bir beton numunesinin içinden midye kabuğunun çıkmasının, gerekli eleme ve yıkamanın yapılmadığını gösterdiği anlatıldı.
Duruşmada, esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıklardan asli kusurlu bulunan Uğur Mısırlıoğlu, tali kusurlu bulunan 1999-2003 arasında imardan sorumlu belediye başkan yardımcısı Abdi Kesimal, belediyede görevli Ali Cihan Közer, Taşkın Koçer ve İbrahim Çoban'ın, "taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi.
Mütalaada, diğer sanıkların ise beraatlerine karar verilmesi talep edildi.
Davayı 23 Aralık 2025'te 22. celsede karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık Uğur Mısırlıoğlu'na, "taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma" suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası verdi.
Aynı suçtan sanıklar Abdi Kesimal, Ali Cihan Közer, Taşkın Koçer ve İbrahim Çoban'ı, tali kusurlu olmalarını dikkate alarak aynı suçtan 4'er yıl 2'şer ay hapisle cezalandıran heyet, Arzu Keleş Baran ve Suzan Çayır'ın da aralarında bulunduğu 29 sanığın beraatine karar verdi.