Grev Çadırında İkinci Anneler Günü... "Biz Anneler Güçlüyüz, Başaracağız"

Güncel Haberler

İzmir'in Torbalı ilçesinde grevde olan Petrol-İş Sendikası üyesi işçiler, ikinci Anneler Günü'nü grev çadırında geçiriyor. Kadın emekçiler, çocuklarına karşı hissettikleri sorumluluk ve ekonomik zorluklarla mücadele ettiklerini dile getiriyor.

Haber : Fatih ÖZKILINÇ Kamera: Kerim UĞUR

(İZMİR) - İzmir'in Torbalı ilçesinde 500 günü aşkın süredir grevlerini sürdüren Petrol-İş Sendikası üyesi Temel Conta işçileri, ikinci Anneler Günü'nü de grev çadırında geçiriyor. Çocuklarına karşı mahcup hissettiklerini söyleyen emekçi kadınlar, kazanmadan dönmeyeceklerini ve mutlaka başaracaklarını vurguladı.

İzmir'in Torbalı ilçesinde faaliyet gösteren Temel Conta fabrikası önünde kurulan grev çadırında sendikal hakları için mücadelelerini sürdüren Petrol-İş Sendikası üyesi emekçiler, grevlerinde ikinci Anneler Günü'nü geçiriyor.

İşçi kadınlar, yaşadıkları ekonomik zorlukları ve çocuklarına karşı hissettikleri sorumluluğu ANKA Haber Ajansı'na anlattı.

Grevde ikinci Anneler Günü'nün kendileri açısından buruk geçtiğini ifade eden Şadiye Gülbahar, çocuklarının her gün mücadeleyi sorduğunu belirtti. Gülbahar, "Burada 500 günü geçti artık grevdeyiz ve çocuklarımız bize her gün soruyor: 'Anne ne yaptınız, anne kazandınız mı?' Hani çocuklarımızın gidip de böyle buruk bir şekilde gitmenin hüznünü yaşıyoruz biz açıkçası. Onlara ne söyleyeceğim? Ne diyeceğim onlara? Her gün, her gün, her gün… İki buçuk yaşında torunum var, her gün onunla geliyorum ben buraya. Üç bayramdır ben ona hiçbir hediye alamadım. Onun burukluğunu yaşıyorum. Bizim için çok kötü. Biz anneler dimdik ayakta durmak zorundayız" dedi.

"KAZANMADAN GİDEMEYİZ"

İşyerinde yaşadıkları baskılar nedeniyle greve çıktıklarını belirten Cahide Ardahan ise çocuklarının geleceği için mücadeleyi sürdürmek zorunda olduklarını söyledi.

Ardahan, şöyle konuştu:

"Biz işçiler olarak nereye gidersek gidelim hep aynı mobbinglerle karşı karşıya kalıyoruz. Hakkımızın yendiğini de biliyoruz. 'Kaybedecek bir şeyim yok' dedim. Ben de arkadaşlarla birlikte greve çıktım. 516 gündür de grevdeyiz. İşveren çıkışımızı yapmadı. Biz çıkarken ilk bizim çıkışımızı yapacak diye bekledik. Ama işveren yapmadı. Bir aylık eleman olmama rağmen o mobbingi bize de uyguladı aslında hiçbir gerekçesi olmazken. 516 gündür de aynı kararlılıkla biz devam ediyoruz. Biz işçiler biliyoruz ki biz nereye gidersek gidelim hep aynı olaylarla karşılaşıyoruz. Hiçbir yerde hakkımızı biz alamıyoruz. Hep sömürülüyoruz aslında. Benim üç çocuğum var. Bir tanesi üniversitede, biri üniversite sınavına hazırlanıyor. Bu sene sınava girecek. İlkokula giden bir çocuğum var. Biz o çocuklarımız için kazanmak zorundayız. Biz buradan kazanmadan gidemeyiz. Öyle bir hakkımız, öyle bir lüksümüz yok. Biz kazanmak zorundayız. Biz eve gidince çocuklar bizim yüzümüze bakıyor. 'Annem kaybetti' demek bize gerçekten çok ağır geliyor. O mücadeleyi o çocuklar şimdi bizde görüyorlar. Aynı mücadeleyi ileride onlar da yaşayacaklar ve haklarını savunabilmeleri adına annelerinin kazanması lazım. Biz güçlüyüz anneler olarak. Aynı zamanda da buruğuz. Biz neden Anneler Günü'nde bu hakkımızı bu şekilde ağır bir şekilde ödüyoruz? Biz hak etmediğimiz aslında muamelelerle karşı karşıyayız. Kazanılmış hakkımız var. Bu verilmiyor bize. Bu çok ağır geliyor. Bir anne olarak çocukların karşısında güçsüz gibi görünmek de bize çok ağır geliyor. Biz anneler güçlüyüz ve biz başarmak istiyoruz ve başaracağız başka yolu yok."

"EMEĞİMİZİN PEŞİNDEYİZ"

Dört buçuk yıldır Temel Conta'da çalıştığını belirten Sevim Bakırcan da çocuklarının kendilerinden müjdeli haber beklediğini ifade ederek, "Dört buçuk yıllık Temel Conta çalışanıyım. 516 gündür grevdeyiz. Benim iki çocuğum var. Bizim ikinci Anneler Günü'müz grevde. Üzgünüz. Çocuklarımız hep mutlu haber bekliyor, müjdeli haber bekliyor. Biz istiyoruz ki 'Kazandık' demeyi, onların da yüzünün gülmesini istiyoruz. Onlar da bizimle birlikte zorlanıyor bu hayat şartlarında. Biz kazanana kadar buradayız. Emeğimizin, onurumuzun peşindeyiz. Bırakmayacağız. Emek çok değerli bir şey. Herkes emeğinin peşinde olsun, bırakmasın emeğini. Kıymetini bilsinler" ifadelerini kullandı.