İTÜ 2011-2012 Akademik Yılı Açılış Töreni
"Nihayette devletin imkanları dağıtılırken çeşitli ölçüler vardır.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, özellikle devlet üniversitelerindeki ücret sisteminin yeterli olmadığının görüldüğünü belirterek, "Nihayette devletin imkanları dağıtılırken çeşitli ölçüler vardır. O zaman bundan yakınmak yerine ek imkanlar doğurabilecek teşebbüslerde, gayretlerde ve çalışmalarda olmak gerekir. Dünyanın birçok farklı üniversitelerinde bunlar nasıl varsa, bu üniversitede de bunların olacağına inanıyorum" dedi. Gül, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 2011-2012 Akademik Yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, ülkelerin güçlü olabilmesinin, nitelikli insanların üreteceği bilgi ile olduğunu, tarihten birçok büyük ve güçlü devletler geçtiğini ama bilgi üretemedikleri için, ürettikleri bilgiyi teknolojiye ve hayata uygulayamadıkları için tarih sahnesinden silindiklerini anlattı. Cumhurbaşkanı Gül, "Kim bilgi üretiyorsa ve bunu teknolojiye çeviriyorsa bunlar ayakta kalmış ve güçlü olmuştur. Sonuçta yeni ekonomiler yaratmışlardır ve halklarını da mutlu etmişlerdir" dedi. Üniversitelerin bilgi üretim merkezleri olduğunu vurgulayan Gül, İTÜ'nün, Türkiye'nin bütün bilgi üretim kapasitesi düşünüldüğünde bunların başında gelen ve gelmesi gereken bir üniversite olduğunu söyledi. Gül, üniversitenin dışarı açılması, bu konulara yoğunlaşmasını görmekten memnuniyet duyduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: "Bu konuda Türkiye'de herhangi bir finans eksikliği de yoktur. Bunun altını özellikle çizmek isterim. Bir zamanlar bütün kurumlarımız, üniversitelerimiz parasızlıktan, fon yetersizliğinden bahsedebilirlerdi ama bugün için bunun söz konusu olmadığı kanaatindeyim. Burada bahsedilen paraların büyük paralar olmadığı kanaatindeyim. İTÜ gibi, mezunlarının dünyanın en büyük şirketleri, dünya çapında şirket kurmuş, dünya çapında üne kavuşmuş şirketlerde CEO'lar, genel müdürler, sahipleri olan bir üniversitenin, yeter ki bu konuyla ilgilenmesi, yeter ki bu konuya dikkat vermesi ve yeter ki 'Biz nasıl olacak da harekete geçireceğiz, mensupları harekete geçireceğiz ve mensubu olmasa bile bu yönde yatırım yapacak olan, bu yönde fon yaratmaya ve vermeye hazır olan kurumları harekete geçirelim' niyeti ile hareket edilsin, düşünülsün ve bu konuya enerji harcansın. İTÜ, her türlü mukayesede üstünlüğü vardır. Yeter ki böyle bir politika uygulansın, böyle bir açılım yapılsın ve böyle bir bilinçlenme ve niyet içinde olunduğu gösterilsin. Bu fonların çok daha büyüğünü, çok daha rahat bir şekilde toplayabilirsiniz. Üniversite öğretim üyelerimizi çok rahat şekilde ek gelirlerle finanse edebilir ve destekleyebilirsiniz ki, bunun da olması gerektiğine inanıyorum." Cumhurbaşkanı Gül, özellikle devlet üniversitelerindeki ücret sisteminin yeterli olmadığının görüldüğünü ifade ederek, "Nihayette devletin imkanları dağıtılırken çeşitli ölçüler vardır. O zaman bundan yakınmak yerine ek imkanlar doğurabilecek teşebbüslerde, gayretlerde ve çalışmalarda olmak gerekir. Dünyanın birçok farklı üniversitelerinde bunlar nasıl varsa, bu üniversitede de bunların olacağına inanıyorum" dedi. -"TÜRKİYE, BÜYÜK BİR ÜLKE"- Türkiye'de mühendis, mimarlık, teknolojinin öneminin birçok ülkeye göre çok önemli olduğu kanaatinde olduğunu belirten Gül, şunları kaydetti: "Türkiye, nüfus ve coğrafya olarak küçük bir ülke ve daha da önemlisi siyasi değeri açısından daha küçük bir ülke olsaydı, hizmet sektörü Türkiye için yeterli ve hizmet sektörünün birçok çeşitli avantajları ve imkanları geleceğimizi de götürebilirdi ama Türkiye nüfus olarak büyük bir ülke, alan olarak büyük bir ülke, hinterlandı çok geniş ve siyasi değeri çok büyük. Bazılarımız bu siyasi değeri çok ihmal etmişizdir ama yeni yeni bunun fark edildiğini görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Böyle bir ülkenin sanayi, endüstri ve alt yapısı olan mühendislik ve mimarlık bütün bunların çok güçlü olması gerekir. Bunu ihracat, ithalat dengelerimizden, ihracatın ithalata bağlılığından, son dönemde çok konuşulan ve her zaman Türkiye'nin problemi olan dış açık analizi yapıldığında da görürüz. 1960 ve 1970'li yıllarda siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle yapamadığımız, yoğunlaşamadığımız alanların, teknolojilerin noksanlığını bugün görüyoruz. Bugün 1 dolarlık ihracat için 80 sente yakın ithalat yapmak zorunda olduğumuzu düşünürseniz, neyi kast ettiğimi çok iyi anlarsınız. Türkiye için sanayinin, üretimin ne kadar önemli olduğunu anlarsınız. O bakımdan mühendislik, endüstri, teknoloji ile ilgili fakültelerimiz, köklü üniversitelerimiz Türkiye için daima kıymetli olmaya devam edecektir. Bunların bir çok şehre yayılmasından büyük memnuniyet duyuyorum ama bunları da nitelikli üniversiteler haline getirmek şartıyla ülkeye katkısı çok daha büyük olacaktır." - İSTANBUL
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA