İstanbul'da hazır giyim konferansında 30,86 milyar dolarlık sektör ihracatı öne çıktı

Ekonomi Haberleri

19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya ve sektör temsilcilerinin katılımıyla başladı. Kılıçkaya, 2025'te 30,86 milyar dolarlık sektör ihracatına işaret ederek hazır giyimin Türk markalarına katkı sağlayacağını söyledi.

Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Bakanlığın, üretim kabiliyetine uygun tasarımla, sürdürülebilirlikle Türk markalarını güçlendirerek dünya pazarlarında daha yüksek katma değer elde etmeyi amaçladığını dile getirerek, "Hazır giyim sektörümüz, sahip olduğu üretim tecrübesi ve tasarım birikimiyle bu hedefe önemli katkı sağlayacak durumdadır." dedi.
Bu yıl 50. kuruluş yılını kutlayan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından "Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye" temasıyla düzenlenen 19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, TGSD Müşterek Başkanı Ümit Özüren, TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, sektör temsilcileri ve yurt dışında faaliyet gösteren firma temsilcilerinin katılımıyla başladı.
Konferansın açılışında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Kılıçkaya, konferansın temasının Ticaret Bakanlığının ihracat politikalarıyla örtüşen bir anlam ifade ettiğini söyledi.
Bakanlığın, üretim kabiliyetine uygun tasarımla, sürdürülebilirlikle Türk markalarını güçlendirerek dünya pazarlarında daha yüksek katma değer elde etmeyi amaçladığını dile getiren Kılıçkaya, "Hazır giyim sektörümüz, sahip olduğu üretim tecrübesi ve tasarım birikimiyle bu hedefe önemli katkı sağlayacak durumdadır." diye konuştu.
Kılıçkaya, firmaların pazarlamadan tedarik sürecine, markalaşmadan insan kaynaklarına kadar sahip olduğu tüm yetkinlikleri sonucunda ortaya çıkardığı ürünün ve sağladığı faydanın Türkiye markasına katkı sunduğunu belirtti.
Ticaret Bakanlığının firmaların kurumsal kapasitesini geliştirerek dünya pazarlarında kendi markalarıyla büyümelerine yardımcı olduğunu dile getiren Kılıçkaya, "İhracata hazırlık aşamasından yurt dışı dağıtım kanalları oluşturmaya, e-ihracattan sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüme kadar ihracatın her adımına, her aşamasına destek veriyoruz." ifadelerini kullandı.
Kılıçkaya, verilen desteklere ilişkin, Türkiye'de markalaşma denildiğinde ilk akla gelen sektörlerden birinin hazır giyim sektörü olduğunu, bu nedenle birçok projede sektörün öncü konumda bulunduğunu, Türkiye'den küresel markalar çıkarma vizyonu olan Turquality programının öncü ve kritik rol üstlendiğini kaydetti.
Tekstil ve hazır giyim firmalarının dünyada 167 ülkede tanıtım ve pazarlama faaliyetleri yürüttüğünü dile getiren Kılıçkaya, firmaların dağıtım kanallarıyla Türk ürünlerini dünya pazarlarına sunduğunu söyledi.
Kılıçkaya, Türkiye'nin ihracattaki başarısına dikkati çekerek şöyle devam etti:
"Tekstil ve hazır giyim sektörümüzün 2025'te 30,86 milyar dolarlık ihracatıyla dünya tekstil ve konfeksiyon toplam ihracatında 7. sırada yer alıyoruz. Tek başına tekstil olarak 6. sırada, hazır giyim ve konfeksiyon olarak 8. sırada yer alıyoruz. Küresel ticaretin belirsizliklerle karşı karşıya olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bütün bu gelişmelere rağmen bu yılın ocak-eylül döneminde Türkiye'nin toplam mal ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 arttı ve 211 milyar dolara ulaştı. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz 12,4 milyar dolar, tekstil ve ham maddeleri sektörümüz ise 7,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Hazır giyimde yaklaşık yüzde 2,5'lik gerileme var. Bu gerileme sektörümüzün karşı karşıya olduğu güçlükleri ve rekabet gücü noktasında atacağı adımların önemini ortaya koyuyor. Bu bağlamda sektörün rekabetçiliğini korumak ve Türkiye'nin hazır giyimde marka gücünü sürdürülebilir kılmak için tasarıma, teknolojiye, markalaşmaya, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirliğe daha çok yatırım yapmak gerektiğini düşünüyoruz."
"Üniversitelerimizin araştırma gücüyle işletmelerimizin deneyimini daha sık buluşturmalıyız"
TGSD Müşterek Başkanı Ümit Özüren, etkinlikte yaptığı konuşmada, konferansta sektör temsilcileri ve sektörde faaliyet gösterenlerle bir araya gelineceğini hatırlatarak konferansı yıllardır değerli kılanın karşılıklı öğrenme ve güven ortamı olduğunu söyledi.
Ürettikleri giysilerin, tasarımıyla, kalitesiyle Türkiye hakkında olumlu bir izlenim oluşturduğuna dikkati çeken Özüren, "Bir şefimizin, bilim insanımızın, sporcumuzun, sanatçımızın, tasarımcımızın başarısı hepimiz için yeni bir kapı açabilir. Türkiye'nin dünyadaki itibarını birlikte büyütebiliriz. Bunun için de iş dünyasının, akademinin, kamunun ve sivil toplumun yanı sıra tarihçilerimizden sporcularımıza ve pazarlama uzmanlarımıza uzanan geniş bir katılımla Türkiye markasını güçlendirecek ortak bir strateji geliştirmeliyiz." diye konuştu.
Özüren, Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlığı, lojistik bağlantıları ve esnek üretim kabiliyetinin birbirini tamamladığını vurgulayarak söz konusu tecrübenin altında yıllar boyunca yapılan yatırımların, yetişmiş insanların ve uluslararası ortaklarla kurulan güvenin olduğunu söyledi.
Bilgi ile üretim arasındaki ilişkiye özellikle önem verdiklerini ifade eden Özüren, "Bir araştırmanın ürüne dönüşmesi, yeni bir malzemenin fabrikada kullanılabilmesi, bir tasarımın uluslararası pazarda talep görmesi, farklı uzmanlıkların birlikte çalışmasını gerektiriyor. Üniversitelerimizin araştırma gücüyle işletmelerimizin deneyimini daha sık buluşturmalıyız. Çünkü bilgiyi üretime taşıma hızımız, rekabet gücümüzü belirleyecek." değerlendirmesini yaptı.
Ümit Özüren, Türkiye'de geliştirilen tasarımların, teknolojilerin ve markaların çoğalmasını önemsediklerini dile getirerek ürünün değerini artırırken o değerden alınan payın da büyütülmesi gerektiğini belirtti.
Konferans panellerle devam edecek
Alanında uzman konukların yer alacağı panellerle devam edecek konferansta, dünya ekonomisinde ve ticaretinde ortaya çıkan yeni düzen, Türkiye'nin küresel rekabet gücü, Yeşil Mutabakat, sürdürülebilir iş modelleri, yapay zeka, dijitalleşme, değişen tüketici davranışları, yeni ticaret koridorları, ve yeni nesil marka yapılanmaları ele alınacak.
Ayrıca, "Türkiye Markası"nın küresel ölçekte nasıl daha güçlü bir değere dönüştürülebileceği ve sektörün geleceğine yönelik yol haritası ve politika önerileri değerlendirilecek.
Konferans, yarın yapılacak "B2B Network Görüşmeleri"nin ardından sona erecek.