İsrail, kritik görüşmeler öncesi Lübnan'da saldırıları genişletiyor
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Hizbullah bahanesiyle Lübnan'ın güneyinde işgal ve saldırılarını Litani Nehri'nin kuzeyine kadar genişletiyor. ABD'deki kritik müzakereler öncesinde şiddeti artıran İsrail, bölgede fiili güvenlik kuşağı oluştururken, Hizbullah da İHA'larla karşılık veriyor.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Hizbullah hedeflerini yok etmek bahanesiyle günlük olarak sürdürdüğü saldırıların ve Lübnan'ın güneyindeki işgalin çapını, ABD'de yapılacak kritik görüşmeler öncesinde genişletiyor.
ABD'nin başkenti Washington'da bugün Lübnan ile yapılması planlanan üçüncü tur doğrudan müzakerelere çok kısa bir süre kala İsrail, masaya askeri dayatmayla oturmak amacıyla sahada şiddetin dozunu bir üst seviyeye çıkardı.
Sadece Lübnan sınır hattını değil Litani eksenini de stratejik sınır olarak gören İsrail, Litani Nehri'nin kuzeyine de saldırılar düzenliyor.
Nehrin güneyini "güvenlik bölgesi" ilan eden ve Litani çevresindeki saldırılarını bizzat duyurarak bu bölgede işgali kalıcı hale getirmeye çalışan İsrail ordusu, Litani Nehri'nin kuzeyindeki yerleşim yerleri için de tahliye tehditlerinde bulunarak bu bölgelere saldırılar gerçekleştiriyor.
İsrail basınında ve İsrailli yetkililerin açıklamalarında, Litani Nehri'nin kuzeyine kadar uzanan fiili bir "güvenlik kuşağı" oluşturma hedefi açık bir şekilde ifade ediliyor.
İsrail ordusu saldırılarını genişletiyor
İsrail ordusu 18 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanlarda Sarı Hat çevresinde saldırılarına yoğun bir şekilde devam ediyor.
Sınırdaki saldırılarıyla yetinmeyen İsrail ordusu hedef aldığı noktaları Litani Nehri'nin güneyine kadar taşıdı.
Ateşkese rağmen uluslararası hukuku ihlal ederek saldırılarını sürdüren İsrail ordusu, Litani Nehri'nin kuzeyinde de Lübnanlıların evlerini terk etmesini talep eden sürgün emirleri yayınladı.
Nehrin kuzeyindeki bölgelerde de saldırılarını sürdüren İsrail ordusu, bu bölgedeki Nebatiye kentini sık sık hedef alıyor.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki köylerde işgal ve yıkımlara devam ediyor.
İsrail ordusu, 18 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanlarda Gazze Şeridi'nde olduğu gibi "Sarı Hat" oluşturduğunu açıklamıştı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkese rağmen oluşturulan bu hat çevresinde saldırılara devam edildiği belirtilmişti.
Gazze'dekine benzer şekilde Lübnan'ın güneyinde de işgal ettiği bölgeleri kapalı askeri alanlara dönüştüren İsrail ordusu, duyurulan "Sarı Hat"tın güneyindeki 55 köyü işgal altında tutuyor.
Öte yandan bazı Hizbullah mensuplarının Lübnan'da yeni oluşturulan hatta yaklaştığını öne süren İsrail ordusu, geçici ateşkese rağmen bazı bölgelere hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıklamıştı.
İsrail ile Lübnan arasında 10 gün süreyle geçerli olacak geçici ateşkes, 17 Nisan'da yürürlüğe girmişti.
Lübnan karasularına uzanan işgal
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde karada oluşturduğu "Sarı Hat", yalnızca karayla sınırlı kalmayıp deniz hattına da uzanarak geniş çaplı bir deniz kuşatmasına dönüşüyor.
İsrail'in "Sarı Hat" içinde belirlediği bu alan, Lübnan ile İsrail arasında 2022 yılında imzalanan deniz sınırı anlaşmasının fiilen ihlal edildiğine ve gaz sahalarının yeniden kontrol edilmek istendiğine işaret ediyor.
Mevcut süreçte Hizbullah'ın faaliyetlerini bahane eden İsrail, "Kana" doğalgaz sahası sınırlarını da kapsayan deniz bölgesine fiilen el koyarak bu alanı yeniden tartışmalı bir bölge haline getirdi.
İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti ile Ras Nakura sahilinden 37 kilometre açığa kadar olan alandaki tüm deniz araçlarına saldırı tehdidinde bulunarak kuzeye gitmelerini istemesi de bu deniz kuşatmasını pekiştiriyor.
İsrail'in Doğu Akdeniz'de stratejik üstünlük sağlama hedefini yeniden şekillendirdiğini gösteren bu hamleler, Lübnan'ın deniz sınırı ve enerji güvenliğini doğrudan tehdit eden başlıca risklerden biri olarak öne çıkıyor.
"Geri dönüş yasağı ve bölgeyi insansızlaştırma"
İsrail ordusunun Litani'nin kuzeyindeki köyler için yayınladığı tahliye uyarıları ile ardından gerçekleştirdiği yoğun saldırıları, Lübnan'ın güneyinden kuzeyine yönelik yoğun göçe neden oldu.
Saldırıların yoğunluğu nedeniyle hayatları alt üst olan Lübnanlılar, doğup büyüdükleri topraklara geri dönemiyor.
İsrail ordusu, Hizbullah noktalarını yok etme bahanesiyle Lübnanlı sivilleri hedef alarak uluslararası hukuku ihlal ederken, Lübnanlılar kendi ülkelerinde rahatça yaşama hakkının ellerinden alındığını ifade ediyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun "güvenlik bölgesinde, güvenlik bölgesinin kuzeyinde ve Litani Nehri'nin kuzeyinde" saldırılar düzenlediğini belirtti.
Öte yandan, Yediot Ahronot ve Kanal 12 gibi İsrail basınında yer alan haberlerde, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde Hizbullah unsurlarından tamamen arındırılmış bir bölge oluşturmayı hedeflediği, Litani Nehri'ne kadar uzanan alanda "tam operasyonel serbestlik" talep ettiği ve bu doğrultuda sınır hattındaki tampon bölgeyi fiilen genişlettiği aktarıldı.
İsrail basınında yer alan haberlerde, saldırılar sebebiyle yerinden edilen yaklaşık 600 bin Lübnanlının Litani'nin güneyine dönüşünün engellenmesinin planlandığı belirtiliyor.
Ateşkese rağmen İsrail yalnızca sınır güvenliği söylemiyle hareket etmiyor; Litani Nehri'ne kadar uzanan fiili bir askeri kuşak oluşturuyor ve bunu İsrail basını ile İsrailli yetkililer açık biçimde tartışıyor.
Bu kapsamda Lübnan resmi haber ajansı NNA'da yer alan habere göre, İsrail'e ait insansız hava araçları, Litani Nehri çevresinde yoğun uçuş yapıyor. İsrail ordusu bölgeyi bombalamakla kalmıyor her türlü hareketliliği anbean İHA'larla kontrol altında tutuyor.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri'nin kuzeyinde yer alan beldeler için tahliye emirleri yayınlayarak yüzbinlerce Gazzeliye yaptığı gibi Lübnanlılara da yine "sürgün yolunu" gösterdi.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric ise, 6 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, İsrail'in yerinden etme emirlerini ve Litani Nehri'nin güneyi ve ötesindeki bölgeleri hedef alan Lübnan kasabalarına yönelik hava saldırılarını endişeyle takip ettiklerini açıkladı.
İsrail basınından Haaretz gazetesinin 15 Nisan tarihli haberine göre, İsrail ordusu son dönemde Lübnan'ın güneyinde ve sınır hattı boyunca ilave askeri noktalar kurdu.
Gazete, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki kara saldırılarının çapını genişlettiğini, askeri noktaları artırdığını ve Gazze Şeridi'nde yaptığına benzer şekilde evleri yıktığını bildirdi.
Hizbullah'ın İHA saldırılarıyla karşılık veriyor
İsrail'in artan işgaline ve yıkım politikasına karşı Hizbullah, özellikle gelişmiş insansız hava araçları (İHA) ile asimetrik bir savaş yürüterek İsrail birliklerine kayıplar verdiriyor.
İsrail basınına konuşan üst düzey İsrailli subaylar, Hizbullah'ın kullandığı fiber optik sistemlerle yönlendirilen ve düşük iz bırakmaları nedeniyle hava savunma sistemleri tarafından tespit edilmesi zor olan İHA'ların, İsrail için temel bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor.
İsrail ordusunun bu İHA'lar karşısında etkisiz kaldığını itiraf eden subaylar, Lübnan'ın güneyinde "stratejik bir tuzağa" düştüklerini ve büyük bir hayal kırıklığı yaşandığını vurguluyor.
Hizbullah ise işgal altındaki beldelerde İsrail ordusuna ait Merkava tanklarını, askeri iş makinelerini ve askerlerin toplandığı alanları bu İHA'lar ve roketlerle yoğun bir şekilde hedef alıyor.
İsrail ordusunun, Hizbullah'ın patlayıcı yüklü İHA'lara karşı bir çözüm bulamadığı için askerlerini korumak amacıyla askeri araçların etrafına tel ağlar örmek zorunda kaldığı ifade ediliyor. Düzenlenen İHA saldırılarında çok sayıda İsrail askerinin öldüğü ve yaralandığı da bizzat İsrail ordusu tarafından doğrulanıyor.
Hizbullah, işgal altındaki beldelerde İsrail ordusuna ait Merkava tanklarını, askeri iş makinelerini ve askerlerin toplandığı alanları bu İHA'lar ve roketlerle yoğun bir şekilde hedef alıyor.
Başbakan Netanyahu'nun patlayıcı yüklü İHA'lar meselesini ele almak amacıyla yaptığı güvenlik toplantısında, İsrail askerlerini Hizbullah'a ait İHA'lardan korumak amacıyla teknolojik sistemlerin devreye alınması için yaklaşık 700 milyon dolarlık bütçeyi onayladığı belirtilmişti.
ABD'nin başkenti Washington'da bugün Lübnan ile yapılması planlanan üçüncü tur doğrudan müzakerelere çok kısa bir süre kala İsrail, masaya askeri dayatmayla oturmak amacıyla sahada şiddetin dozunu bir üst seviyeye çıkardı.
Sadece Lübnan sınır hattını değil Litani eksenini de stratejik sınır olarak gören İsrail, Litani Nehri'nin kuzeyine de saldırılar düzenliyor.
Nehrin güneyini "güvenlik bölgesi" ilan eden ve Litani çevresindeki saldırılarını bizzat duyurarak bu bölgede işgali kalıcı hale getirmeye çalışan İsrail ordusu, Litani Nehri'nin kuzeyindeki yerleşim yerleri için de tahliye tehditlerinde bulunarak bu bölgelere saldırılar gerçekleştiriyor.
İsrail basınında ve İsrailli yetkililerin açıklamalarında, Litani Nehri'nin kuzeyine kadar uzanan fiili bir "güvenlik kuşağı" oluşturma hedefi açık bir şekilde ifade ediliyor.
İsrail ordusu saldırılarını genişletiyor
İsrail ordusu 18 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanlarda Sarı Hat çevresinde saldırılarına yoğun bir şekilde devam ediyor.
Sınırdaki saldırılarıyla yetinmeyen İsrail ordusu hedef aldığı noktaları Litani Nehri'nin güneyine kadar taşıdı.
Ateşkese rağmen uluslararası hukuku ihlal ederek saldırılarını sürdüren İsrail ordusu, Litani Nehri'nin kuzeyinde de Lübnanlıların evlerini terk etmesini talep eden sürgün emirleri yayınladı.
Nehrin kuzeyindeki bölgelerde de saldırılarını sürdüren İsrail ordusu, bu bölgedeki Nebatiye kentini sık sık hedef alıyor.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki köylerde işgal ve yıkımlara devam ediyor.
İsrail ordusu, 18 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanlarda Gazze Şeridi'nde olduğu gibi "Sarı Hat" oluşturduğunu açıklamıştı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkese rağmen oluşturulan bu hat çevresinde saldırılara devam edildiği belirtilmişti.
Gazze'dekine benzer şekilde Lübnan'ın güneyinde de işgal ettiği bölgeleri kapalı askeri alanlara dönüştüren İsrail ordusu, duyurulan "Sarı Hat"tın güneyindeki 55 köyü işgal altında tutuyor.
Öte yandan bazı Hizbullah mensuplarının Lübnan'da yeni oluşturulan hatta yaklaştığını öne süren İsrail ordusu, geçici ateşkese rağmen bazı bölgelere hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıklamıştı.
İsrail ile Lübnan arasında 10 gün süreyle geçerli olacak geçici ateşkes, 17 Nisan'da yürürlüğe girmişti.
Lübnan karasularına uzanan işgal
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde karada oluşturduğu "Sarı Hat", yalnızca karayla sınırlı kalmayıp deniz hattına da uzanarak geniş çaplı bir deniz kuşatmasına dönüşüyor.
İsrail'in "Sarı Hat" içinde belirlediği bu alan, Lübnan ile İsrail arasında 2022 yılında imzalanan deniz sınırı anlaşmasının fiilen ihlal edildiğine ve gaz sahalarının yeniden kontrol edilmek istendiğine işaret ediyor.
Mevcut süreçte Hizbullah'ın faaliyetlerini bahane eden İsrail, "Kana" doğalgaz sahası sınırlarını da kapsayan deniz bölgesine fiilen el koyarak bu alanı yeniden tartışmalı bir bölge haline getirdi.
İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti ile Ras Nakura sahilinden 37 kilometre açığa kadar olan alandaki tüm deniz araçlarına saldırı tehdidinde bulunarak kuzeye gitmelerini istemesi de bu deniz kuşatmasını pekiştiriyor.
İsrail'in Doğu Akdeniz'de stratejik üstünlük sağlama hedefini yeniden şekillendirdiğini gösteren bu hamleler, Lübnan'ın deniz sınırı ve enerji güvenliğini doğrudan tehdit eden başlıca risklerden biri olarak öne çıkıyor.
"Geri dönüş yasağı ve bölgeyi insansızlaştırma"
İsrail ordusunun Litani'nin kuzeyindeki köyler için yayınladığı tahliye uyarıları ile ardından gerçekleştirdiği yoğun saldırıları, Lübnan'ın güneyinden kuzeyine yönelik yoğun göçe neden oldu.
Saldırıların yoğunluğu nedeniyle hayatları alt üst olan Lübnanlılar, doğup büyüdükleri topraklara geri dönemiyor.
İsrail ordusu, Hizbullah noktalarını yok etme bahanesiyle Lübnanlı sivilleri hedef alarak uluslararası hukuku ihlal ederken, Lübnanlılar kendi ülkelerinde rahatça yaşama hakkının ellerinden alındığını ifade ediyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun "güvenlik bölgesinde, güvenlik bölgesinin kuzeyinde ve Litani Nehri'nin kuzeyinde" saldırılar düzenlediğini belirtti.
Öte yandan, Yediot Ahronot ve Kanal 12 gibi İsrail basınında yer alan haberlerde, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde Hizbullah unsurlarından tamamen arındırılmış bir bölge oluşturmayı hedeflediği, Litani Nehri'ne kadar uzanan alanda "tam operasyonel serbestlik" talep ettiği ve bu doğrultuda sınır hattındaki tampon bölgeyi fiilen genişlettiği aktarıldı.
İsrail basınında yer alan haberlerde, saldırılar sebebiyle yerinden edilen yaklaşık 600 bin Lübnanlının Litani'nin güneyine dönüşünün engellenmesinin planlandığı belirtiliyor.
Ateşkese rağmen İsrail yalnızca sınır güvenliği söylemiyle hareket etmiyor; Litani Nehri'ne kadar uzanan fiili bir askeri kuşak oluşturuyor ve bunu İsrail basını ile İsrailli yetkililer açık biçimde tartışıyor.
Bu kapsamda Lübnan resmi haber ajansı NNA'da yer alan habere göre, İsrail'e ait insansız hava araçları, Litani Nehri çevresinde yoğun uçuş yapıyor. İsrail ordusu bölgeyi bombalamakla kalmıyor her türlü hareketliliği anbean İHA'larla kontrol altında tutuyor.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri'nin kuzeyinde yer alan beldeler için tahliye emirleri yayınlayarak yüzbinlerce Gazzeliye yaptığı gibi Lübnanlılara da yine "sürgün yolunu" gösterdi.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric ise, 6 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, İsrail'in yerinden etme emirlerini ve Litani Nehri'nin güneyi ve ötesindeki bölgeleri hedef alan Lübnan kasabalarına yönelik hava saldırılarını endişeyle takip ettiklerini açıkladı.
İsrail basınından Haaretz gazetesinin 15 Nisan tarihli haberine göre, İsrail ordusu son dönemde Lübnan'ın güneyinde ve sınır hattı boyunca ilave askeri noktalar kurdu.
Gazete, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki kara saldırılarının çapını genişlettiğini, askeri noktaları artırdığını ve Gazze Şeridi'nde yaptığına benzer şekilde evleri yıktığını bildirdi.
Hizbullah'ın İHA saldırılarıyla karşılık veriyor
İsrail'in artan işgaline ve yıkım politikasına karşı Hizbullah, özellikle gelişmiş insansız hava araçları (İHA) ile asimetrik bir savaş yürüterek İsrail birliklerine kayıplar verdiriyor.
İsrail basınına konuşan üst düzey İsrailli subaylar, Hizbullah'ın kullandığı fiber optik sistemlerle yönlendirilen ve düşük iz bırakmaları nedeniyle hava savunma sistemleri tarafından tespit edilmesi zor olan İHA'ların, İsrail için temel bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor.
İsrail ordusunun bu İHA'lar karşısında etkisiz kaldığını itiraf eden subaylar, Lübnan'ın güneyinde "stratejik bir tuzağa" düştüklerini ve büyük bir hayal kırıklığı yaşandığını vurguluyor.
Hizbullah ise işgal altındaki beldelerde İsrail ordusuna ait Merkava tanklarını, askeri iş makinelerini ve askerlerin toplandığı alanları bu İHA'lar ve roketlerle yoğun bir şekilde hedef alıyor.
İsrail ordusunun, Hizbullah'ın patlayıcı yüklü İHA'lara karşı bir çözüm bulamadığı için askerlerini korumak amacıyla askeri araçların etrafına tel ağlar örmek zorunda kaldığı ifade ediliyor. Düzenlenen İHA saldırılarında çok sayıda İsrail askerinin öldüğü ve yaralandığı da bizzat İsrail ordusu tarafından doğrulanıyor.
Hizbullah, işgal altındaki beldelerde İsrail ordusuna ait Merkava tanklarını, askeri iş makinelerini ve askerlerin toplandığı alanları bu İHA'lar ve roketlerle yoğun bir şekilde hedef alıyor.
Başbakan Netanyahu'nun patlayıcı yüklü İHA'lar meselesini ele almak amacıyla yaptığı güvenlik toplantısında, İsrail askerlerini Hizbullah'a ait İHA'lardan korumak amacıyla teknolojik sistemlerin devreye alınması için yaklaşık 700 milyon dolarlık bütçeyi onayladığı belirtilmişti.
Kaynak: AA / Güncel
Savaş ve Çatışma, İnsan Hakları, Dış Politika, Orta Doğu, Güvenlik, Enerji, Güncel, Enerji, İnsan Hakları, Dış Politika, Savaş ve Çatışma, Güvenlik, Orta Doğu, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA