Isparta: Kaza Kurşunuyla Ölen Piyanistin Ailesi Yasta

Güncel Haberler

Isparta'nın Gelendost İlçesi'ne bağlı Yaka Kasabası'ndaki düğün sırasında polis memuru Abbas Karaca'nın tabancasından çıkan kurşunla ölen Hakan Savaş Kutlu'nun annesi ve 2 yıllık eşi yasa boğuldu. Piyanist Hakan Savaş Kutlu'nun annesi Sema Kutlu, düğün ve asker uğurlamasında havaya ateş edilmesinin son bulmasını istedi.

Isparta'nın Gelendost İlçesi'ne bağlı Yaka Kasabası'ndaki düğün sırasında polis memuru Abbas Karaca'nın tabancasından çıkan kurşunla ölen Hakan Savaş Kutlu'nun annesi ve 2 yıllık eşi yasa boğuldu. Piyanist Hakan Savaş Kutlu'nun annesi Sema Kutlu, düğün ve asker uğurlamasında havaya ateş edilmesinin son bulmasını istedi.

Genç piyanistin maganda kurşunuyla ölmesi memleketi Isparta'nı Yalvaç ilçesindeki ailesini yasa boğdu. 4 yıl önce kızını kaybeden anne Sema Kutlu (60), düğünlerde veya uğurlamalarda silahla havaya ateş edenlere ateş püskürdü. "Artık yeter" diyerek feryat eden anne Kutlu, "Düğünlerde ve asker uğurlamalarında silahla havaya ateş edilmesi son bulsun. 4 yıl önce beyin tümörü nedeniyle kızımı yitirdim. Şimdi de oğlumu kör bir kurşunla kaybettim. Bu açıya nasıl dayanacağım. Silahlar oyuncak gibi çocukların eline veriliyor. Kız çocuklarının elinde bile silah var. Bunu yapan bir polis memuru. Bilinçli bir insan bunu yaparsa cahil insan neler yapar. İnşallah oğlumu öldüren kişi de kör kurşunlara hedef olur" dedi.

2 yıllık eşini kaybeden Mine Kutlu (20) ise gözyaşları arasında kayınvalidesine sarılarak, ayakta durmaya çalıştı. Kayınvalidesine sarılarak, "Ben şimdi ne yapacağım anne?" diyen talihsiz eş Kutlu, "Magandaların hepsini içeriye atsınlar. Hepsinin elleri kırılsın. Ben 2 yıllık eşime daha doyamadan onu elimden aldılar" dedi.

Olayın görgü tanığı ve Hakan Savaş Kutlu'nun 10 yıllık ortağı Ata Ataşoğlu da olay anını şöyle anlattı:

"Ortağının zurna çalarken, bir anda zurnanın sesi kesildi. Daha sonra zurnayı elinden düşüren Hakan'ın boynundan kanlar gelmeye başladı ve sonrada yere yığıldı. O onda onun vurulduğunu anladım. Ben aslında ateş alan silahın tutukluk yaptığını gördüm ve Hakan'ı geri çekilmesi için uyardım. O sırada olan oldu. Hakan'ı hastaneye yetiştirdik, fakat kaybettik."

Hakan Savaş Kutulu'nun katıldığı her organizasyona ilahiyle başladığını anlatan Ataşoğlu, ölmeden yaklaşık bir dakika önce de tekbir getirdiğini söyledi. Genç piyanistin öleceğini adeta saatler önceden hissettiğini anlatan Ataşoğlu, "Gelinin alınmasının ardından pikap marka bir aracın kasasında dönerken, kendisini 'Hakan bir yerlere tutun yoksa düşüp öleceksin' şeklinde uyardım. Hakan ise bana 'Ölüm dediğin nedir ki gülüm. Her gelen mutlaka ölecektir' dedi" diye konuştu.

Düğünlerde ve asker uğurlamalarında havaya ateş açılmasına tepki gösteren Ataşoğlu, buna artık bir son verilmesini istedi. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanları, bu konuda gerekli kanunların çıkarılması için çalışmaya davet eden Ataşoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu şekilde kaza kurşunuyla ölenlerin sayısı hafif alınmayacak kadar çok fazla. Geleneklerimizi ve göreneklerimizi silahla anlatamayız. Ben de Türküm, ben de geleneklerimize göreneklerimize bağılıyım. Ancak silah düşmana sıkılır. Silah namustur silah avrattır. Avradını herkesin eline teslim edemezsin. Bu düğünde kız çocuklarının elinde bile silah vardı. Bizleri çalgıcı diye küçümsüyorlar. Oysa biz silahlar altında bu işimizi yapmaya çalışıyoruz. Yeri geliyor silahı kafamıza dayayıp çalmamızı istiyorlar. Ama kimse bu konuya eğilmiyor."
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel

, Haberler