Cihad: Bayrak Yürüyüşü Mescid-i Aksa'ya Saldırı

Güncel Haberler

Filistin İslami Cihad Hareketi, fanatik Yahudilerin Doğu Kudüs'ün işgalini kutlamak için düzenlediği bayrak yürüyüşünü Mescid-i Aksa'ya saldırı olarak nitelendirip, kutsal mekanları koruma çağrısı yaptı.

Filistin İslami Cihad Hareketi, fanatik Yahudilerin Doğu Kudüs'ün 1967'deki İsrail işgalini kutlamak için düzenlediği provokatif "bayrak yürüyüşünün" "ümmetin kalbine ve onurunun simgesi olan Mescid-i Aksa'ya yönelik bir saldırı" olduğunu belirtti.
Hareketin Sözcüsü Muhammed el-Hac Musa tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Sözde 'Bayrak Yürüyüşü' aracılığıyla Mübarek Mescid-i Aksa'yı hedef alan alçak Siyonist saldırı, ümmetin kalbine ve onurunun simgesine yönelik bir saldırı niteliği taşımaktadır. Bu saldırı tüm halkları ve güçleri, kutsal mekanları Yahudileştirme projesine karşı koruma yönündeki tarihi sorumluluklarıyla yüz yüze bırakmaktadır." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, "Kudüs'ü savunmanın, Siyonist projeye karşı mücadelenin temel dayanağı ve ortak dini ile milli bir görev olduğu" vurgulanarak, "işgalin (İsrail) kutsal kent üzerinde hakimiyet kurma girişimlerinin, Filistin halkının direnişi karşısında başarısızlığa uğrayacağı" kaydedildi.
Hareket ayrıca, "işgal projelerine karşı koyma konusundaki kararlılığını yinelediğini" belirterek, "İsrail'in terör politikalarının Filistin halkının iradesini kıramayacağını ve Kudüs'ün gerçekliğini değiştiremeyeceğini" ifade etti.
Kudüs'ün "ümmetin boynundaki bir emanet olarak kalmaya devam edeceğine" vurgu yapılan açıklamada, İsrail'in kutsal kente ve Mescid-i Aksa'ya yönelik Yahudileştirme politikalarına karşı sorumluluk üstlenilmesi çağrısı yapıldı.
Doğu Kudüs'ün işgali
İsrail, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nın ardından Kudüs'ün doğusunu işgal etti. Uluslararası hukuka göre, Doğu Kudüs işgal altında kabul ediliyor.
Ancak İsrail, 1980'de tek taraflı şekilde Kudüs'ü "bütün ve birleşik başkenti" olarak ilan etti. İsrail'in bu kararı uluslararası toplum tarafından kabul görmedi.
İsrail'in Doğu Kudüs'te demografik dengeyi Yahudi nüfusa göre dengelemek için inşa ettiği yerleşim yerleri de hukuka aykırı sayılıyor.
Doğu Kudüs'ü gelecekteki başkenti olarak kabul eden Filistin, İsrail'i şehirdeki Filistinli nüfusa ayrımcılık uygulamak ve "kenti Yahudileştirmeye çalışmakla" suçluyor.