İnfial Yaratmak İçin Tnt Olduğunu Söylediler

Politika Haberleri

KAFES Eylem Planı ve Amirallere Suikast davaları ile birleştirilen Poyrazköy Davası'nın 6'inci oturumunda avukatları İrfan Sütlüoğlu, sanık teğmenler Faruk Akın ve Sinan Efe Noyan'ın evinde ele geçirildiği öne sürülen ve TNT olduğu iddia edilen maddenin detaşit olduğunu söyledi.

KAFES Eylem Planı ve Amirallere Suikast davaları ile birleştirilen Poyrazköy Davası'nın 6'inci oturumunda avukatları İrfan Sütlüoğlu, sanık teğmenler Faruk Akın ve Sinan Efe Noyan'ın evinde ele geçirildiği öne sürülen ve TNT olduğu iddia edilen maddenin detaşit olduğunu söyledi. Terörle mücadele eden polislerin patlayıcı madde konusunda uzman olması gerektiğini belirten avukat İrfan Sütlüoğlu, TNT'nın etkisinin daha güçlü olduğunu, polislerin kamuoyunda infal yaratmak için ele geçirilen maddenin detaşit değil TNT olduğunu söylediklerini ifade etti.

"KAHRAMANLAR" SLOGANI VE ALKIŞ

Duruşmaya 11 tutuklu sanık ile aralarında emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü'nün de bulunduğu 22 tutuksuz sanık katıldı. Davaya müdahil olan AGOS Gazetesi'nın avukatları da davada hazır bulundu. Hasdal Askeri Cezaevi'nden getirilen tutuklu sanıklar araçtan indirilirken, dışarıda bekleyen yakınları "Türkiye sizinle gurur duyuyor", "Kahramanlar" diye slogan atıp alkış tuttular. Sanıklar da yakınlarına el sallayarak karşılık verdi. Bazı sanıkların ceketlerinde yine Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın arması vardı.

Tutuksuz yargılanan Tuğamiral Levent Görgeç'in ifadesinin ardından soru sorulmadı. Söz alan sanık avukatlarından İrfan Sütlüoğlu, müvekkilleri Teğmen Faruk Akın ve Sinan Efe Noyan'ın evlerine yapılan aramadan önce teğmen görünümlü olan kişilerin çok rahat bir şekilde daireye girdiklerini gören bir tanıkları olduğunu ve dinletmek istediklerini söyledi.

EV ARAMI VİDEOSU SEYREDİLDİ

Mahkemeye başkanlık yapan hakim Oktay Kuban, tanıkların sanıkların savunmaları bittikten sonra dinleneceğini belirtti. Müvekkilleri tutuklu sanıklar Teğmen Faruk Akın ve Sinan Efe Noyan'ın ev araması görüntülerinden bir bölümü duruşmada izlettiren avukat İrfan Sütlüoğlu bir polis memurunun arama başlamadan önce müvekkilinin bulunmadığı bir esnada odaya girdiğini, bilgisayarın açık olduğunu ve polis memurunun masanın üzerinde birşeyler yaptığını söyledi.

Evde bulunan buzdolabının içinde bir çok kutu bulunmasına rağmen bu kutuların polis tarafından aranmadığını ancak buzdolabın arkasına bakıldığını ifade eden avukat İrfan Sütlüoğlu buzdolabının arkasından çekiç vasıtasıyla alınan içinde mermi bulunan poşeti polis memurunun bulunduğu açıdan görmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

PATLAYICI MADDE KONUSUNDA UZMAN OLMALARI GEREKİR

Buzdolabın arkasından çıktığı öne sürülen patlayıcı maddenin detaşit olduğunu ancak aramayı yapan polislerin kamuoyunda infial yaratmak için TNT dediklerini öne süren ifade eden İrfan Sütlüoğlu şunları söyledi:

"Arama sırasında buzdolabının arkasında polis memurlarının TNT diye adlandırdıkları gerçekte detaşit olan madde çıkıyor. Terörle mücadelede görev yapan polisin patlayıcı madde konusunda uzman olması çgerekiyor. Bir patlayıcı uzmanının, bir terör uzmanının TNT ile detaşit ayırt etmesi gerekir. Bu polis memuru ya terörle mücadeleden değil ya da yalan söyleyip TNT kalıbı diyor. Patlayıcı özelliği daha yüksek olduğu için teröristler TNT kullanıyor. Burada kamuoyunu etkilemek için özellikle TNT kelimesini kullanıldıkları kanaatindeyim. TNT'nin yaratacağı infiali detaşit yaratmatacağı için bu şekilde yorum yapıyorlar. Henüz saymadıkları halde poşetin içinde bulunan mermirlerin sayısını ezbere biliyorlar ve 50 tane olduğunu söylüyorlar. Poşetin içine 50 mermi konulduğundan bir şekilde haberleri var. Sukiast notu denilen pusulayı poşetin içinden alıp okuyorlar. Mükemmel işareti yaparak bunu sözlü olarak da dile getiriyorlar. Bir polis memuru bulunan malzemelerle ilgili yorum yapması mümkün değil. Bunu kendi başarıları olarak görüyorlar ve bir de şahane diyorlar. Nedir bu sevincin amacı. Bu çocuklar bu delillerle silahlı terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyorlar. İşin en acısı da bu tiyatroyu hazırlayanlar başarılı bulunarak ikramiye alıyorlar."

Dosyanın görevsizlik kararı verilerek askeri mahkemeye gönderilmesini, bu talebinin kabul edilmemesi durumunda ise yargılamanın uzamaması için birleştirilen dosyaların ayrılmasını isteyen avukat İrfan Sütlüoğlu müvekkilleri Faruk Akın, Sinan Efe Noyan, Alperen Erdoğan ve Ülkü Öztürk'ün tahliyesini talep etti.

SUÇSUZ OLAN OĞLUMU KURTARAMADIM

Tutuklu sanıklardan Eren Günay'ın avukatlığını yapan babası Ali Nurdoğan Günay ise 40 yıllık başarılı bir avukatlık hayatı olduğunu ifade ederek, "Başarılı diyorum ama başarısızım. 1,5 yıldır suçsuz bir kişi olan oğlumu malesef kurtaramadım" dedi. Ali Nurdoğan Günay, oğlu Eren Günay konuştuğu dosyada x şahıs olarak yer alan kişinin kendisi olduğunu belirterek davada yargılanan sanıkların Türkiye'nin her sıkıştığında dönemde göreve çağırdığı, hatta yangında ve selde SAT'ların görevlendirildiğini söyledi.

Avukat Ali Nurdoğan Günay, oğlu Eren Günay'ın tutuklanma talebiyle sevk edildiği mahkemenin nöbetçi hakimi Mahmet Karababa'nın kendilerine "Kamuoyunda infial yaratmıştır" dediğini belirtti.

Avukat Ali Nurdoğan Günay'ın bu sözlerinin ardından mahkeme heyetinde üye hakim olan Mehmet Karababa da " 'Baba olarak duygularınızı anlıyorum' dedim. Onun ötesinde birşey söylemedik. Biz delillere göre karar veririz. İnfial demedik. Zabıtta vardır. Delillere göre takdir hakkımızı kullanırız. Hakim tutuklarken, sebest bırakırken hissiyata göre karar vermez" diye konuştu.

AMİRALLERE SUİKAST SORUŞTURMASI ASKERİ SAVCILIKDA DEVAM EDİYOR

Dosyaya gelen evrakların da okunduğu duruşma Gölcük Askeri Savcılı'nca gönderilen belgede sanıklardan Teğmen Sinan Efe Noyan ve Faruk Akın hakkında askeri eşyayı gizlemek, çalmak ve iki amiri öldürmeye teşebbüs etmek suçlarından soruşturmanın devam ettiği belirtildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden gelen yazıda ise sanıklardan Levent Bektaş'tan ele geçirildiği öne sülen 8 Aralık 1992 ibareli takvim yaprağı üzerindeki yazı ile Bektaş'ın el yazısı arasında ilgi ve irtibatın tesbit edilmediği, Poyrazköy'de ele geçirilen malzemelerin çıkarıldığı yerdeki toprak üzerinde gömü tarihinin tespitine yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı ifade edildi.

Birleştirilen iddianamelerde adı geçen örgütün silalı terör örgütü olup olmadığı, varsa eylemleriyle ilgili bir bilginin bulunup bulunmadığına ilişkin MİT, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nden gelen yazılar da duruşmada okundu.

Jandarma Genel Komutanlığı mahkemeye gönderdiği yazıda iddianamelerde ismi belirtilmeden anlatılan ve silahlı terör örgütü olduğu ifade edilen örgütle ilgili bugüne kadar herhangi bir istihbari bilgi bulunmadığı ve kayıtlarında yer almadığını belirtti.

Genelkurmay Başkanlığı, söz konusu konular hakkında herhangi bir bilginin bulunmadığını, MİT ise cevabında da iddianamedeki terör örgütü ve eylemleriyle ilgili teşkilata intikal etmiş herhangi bir bilginin bulunmadığını kaydetti.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün mahkemeye gönderdiği yazıda ise soruya cevap verilmediği, iddianamedeki anlatımlarla ilgili olarak hukuki değerlendirme yoluna gidildiği ifade edildi.

Tutuklu sanık Levent Bektaş'tan elde edilen 1 NO'lu CD ile 'Kafes Eylem Planı'nın blunduğu 3 No'lu DVD'ye ilişkin TÜBİTAK'tan istenen raporda ise, bu CD ve DVD'ye arama ve el koyma tarihinden sonra müdahale yapılıp yapılmadığının tespitinin teknik olarak mümkün olmadığı belirtildi.

Ayşegül USTA-Haluk ATALAY/İSTANBUL, (DHA)
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika

, Haberler