İmamoğlu davasının 92. duruşmasında sanık Hüseyin Gün suçlamaları reddetti
İmamoğlu'na ilişkin çıkar amaçlı suç örgütü davasının 92. duruşması, 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davada tutuksuz sanıkların savunmalarıyla sürüyor. Tutuksuz sanık Hüseyin Gün, hakkındaki örgüt yöneticiliği ve kişisel verileri ele geçirme suçlamalarını reddetti.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 92. duruşması, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla sürüyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun basın danışmanı Mustafa Can Poyraz savunma yaptı.
Sanık Poyraz, Kaftancıoğlu ile 2018 yılında çalışmaya başladığını, il binası sorunları olduğunu, sonrasında ise 2019 yılında "Bir Tuğla da Sen Koy" isimli bir bağış kampanyası düzenlediklerini anlattı.
Kampanya devam ederken bir il binası bulduklarını ve satın alma işlemini yaptıklarını aktaran Poyraz, görüntülerin olduğu gün kapora vermek için ofiste olduklarını ve bu konuyla alakalı başka bir davadan yargılandığını söyledi.
Poyraz'ın avukatının da beyanını tamamlamasının ardından başka bir davada "siyasal casusluk" suçundan tutuklu bulunan, bu davada tutuksuz olan Hüseyin Gün sanık kürsüsüne çağrıldı.
Bu sırada, bazı avukatlar Mehmet Pehlivan ile ilgili heyetten yeniden söz istedi.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan da söz hakkı vermeyeceğini yineledi. Bunun üzerine avukatlar bu duruma itiraz etti.
Başkan Aylan'ın, "Kaç defa daha vermeyeceğimizi söylememiz gerekiyor? Baro olarak açıklamanızı çıkın dışarıda yapın." demesi üzerine söz konusu avukatlar tepki gösterdi.
Mahkeme Başkanı Aylan ise "Bu şekilde yargılamaya müdahale olursanız salondan çıkartırım. CMK 203'ü uygulayacağım. Zapta geç. CMK 203'ün uygulanmasına. (Mahkeme başkanı veya hakim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder) Jandarma arkadaşlar, görevli arkadaşlar salondan çıkartın. Şahsın ismini de tespit edin. Görevini yapmayan, görevli arkadaşlarla ilgili de işlem yapacağım." ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine söz konusu avukatlar duruşma salonundan ayrıldı.
Sanık Hüseyin Gün'ün savunması
Duruşmada daha sonra tutuksuz sanık Hüseyin Gün'ün savunmasının alınmasına geçildi.
Sanık Gün, iddianamede, isnat edilen "çıkar amaçlı suç örgütünün yöneticisi olmak" ve "kişisel verileri başkalarına verme, yayma ve ele geçirme" suçlamalarının inandırıcılıktan son derece uzak ve tamamıyla asılsız iddialardan ibaret olduğunu savundu.
İmamoğlu'nu, İBB Başkanı olarak seçildikten yaklaşık 1,5 ay sonra, merhum manevi annesi Seher Erçili Alaçam'ın isteği ve ricası üzerine Saraçhane binasına nezaket ziyareti sırasında sadece bir defa gördüğünü öne süren Gün, İmamoğlu'nu ikinci kez ise "casusluk" suçlamasıyla yargılandıkları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın ilk duruşmasında gördüğünü belirtti.
Sanık Gün, iddianamede kendisiyle birlikte örgüt yöneticisi olduğu ileri sürülen Murat Ongun, Fatih Keleş, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu ve Adem Soytekin'i hiç tanımadığını ve bir bağlantısının olmadığını savunarak, şu beyanda bulundu:
"İddianamede örgüt üyesi olduğu ileri sürülen Necati Özkan'ı ise merhum manevi annem Seher Erçili Alaçam vasıtasıyla tanıdım. Seher Erçili Alaçam, İmamoğlu'nu çok severdi ve koyu bir CHP'liydi. Onun ısrarıyla, İmamoğlu'nun seçim danışmanı Necati Özkan'a yaklaşık 10 günlük sürede yurt dışında o dönem ortağı olduğum Amerika'daki şirketin teknik elemanlarına sosyal medya analizi yaptırdım. Yani açık kaynak analizi. İnternette herkesin rahatlıkla ulaşabileceği açık kaynaklardaki verilere dayalı olarak yapılan bu sosyal medya analizinin, iddianamede örgüt kapsamında işlendiği ileri sürülen kişisel verilerin izinsiz ele geçirilmesi, kullanılması ya da dağıtılması suçu olarak nitelendirilmesi abesle iştigaldir."
Merhum annesinin yoğun ısrarları ve yönlendirmesiyle seçimlerden bir süre sonra 20 Ağustos 2019'da sosyal medya analizine yönelik o dönem ortak olduğu şirketin yazılım sunumunun yapılması için İBB yetkilileri ile Necati Özkan'ın koordine ettiği bir sunum gerçekleştirdiğini anlatan Gün, ancak sonra mali şartlarda anlaşamadıkları için bir ticari ilişkinin olmadığını öne sürdü.
Sanık Gün, tarafına isnat edilen "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" adlı uygulamalarla herhangi bir irtibatının olmadığını savunarak, üzerine atılı suçlamaları reddetti.
"Bir risk almadım. Yanlış yazılmış, yani maksadını aşmış bir mesaj"
Mahkeme Başkanı Aylan'ın, "Uygulamadan bahsediliyor, telefonunuzda tespit edildiği belirtilmiş uygulamalar. Wickr mı? Nedir bu uygulama?" sorusuna sanık Gün, "Evet, Wickr. Mesajlaşma yani." yanıtını verdi.
Aylan, sanık Gün'e, "O uygulama içerisinde de Necati Özkan ile yazışmalarınızın olduğundan bahsedilmiş. Uygulama içerisinde Necati Özkan'la yazışmanız var mı? Yani bu iddianamede şu şekilde belirtilmiş, değerlendirme yapılmış. Jupiter1881 isimli rumuzlu kişinin siz olduğunuz, Bluestar81 isimli kişinin Necati Özkan olduğu, aranızda bir takım yazışmalardan bahsedilmiş iddianamede. Bu belirtilen husus doğru mudur diyorum? Yani Necati Özkan'la Wickr isimli uygulama üzerinden görüşmeniz oldu mu?" sorularını sordu.
Sanık Gün de soruya "Oldu. Suç unsuru yok." şeklinde cevap verdi.
Bunun üzerine Başkan Aylan, "Mesajda, 'Memnun olacaksınız ki İstanbul Belediyesi veri tabanı kopyalama sorunu risklerini azaltmak için yapay zeka dijital boardumuzu kullandık ve aktif ettik. Bu kadar hassas araçları kullanırken dikkatli olmalıyız çünkü bize resmi yetki verilmiş değil ama ben riski aldım. Umarım bu siz ve kampanya tarafından not edilmiştir.' denilmiş. Karşı taraftaki şahsın da teşekkür ettiği şeklinde bir mesajlaşma. Ne anlatıyorsunuz burada, neyle ilgili?" sorusunu yöneltti.
Sanık Gün de "Yani o dönemki ortağı olduğum teknolojinin kabiliyetini anlatabilmek için maksadını aşan bir mesajdır. Yani o dönemin en yetkin analiz platformunu anlatmak için." yanıtını verdi.
Başkan Aylan'ın, "Devamında da bir Word dosyası göndermişsiniz galiba yazışma içeriğinde. NYX RQ Ağustos 2019 yazılı bir Word dosyası. Onunla ilgili bir şey hatırlıyor musunuz? İncelediniz mi?" sorularını da sanık Gün, "Yok hatırlamıyorum. Yani seçimden 2 ay sonra olan şeyler. 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım. Başka da hiçbir şey yapmadım. Sosyal medya analizi yaptırmak suç değil." şeklinde cevapladı.
Sanık Gün, Başkan Aylan'ın "'Bu kadar hassas araçları kullanırken dikkatli olmalıyız çünkü bize yetki verilmiş değil ama ben risk aldım.' Mesela neyi kastediyorsunuz burada, neyin riskini aldınız?" sorusuna da "Bir risk almadım. Yanlış yazılmış, yani maksadını aşmış bir mesaj. Çünkü günün sonunda şöyle bir şey yok. Yani ne ben böyle bir veri tabanını kopyaladım ne de bir alakam var." cevabını verdi.
Mahkeme Başkanı Aylan'ın "Bu Wickr isimli uygulamayı ben ilk defa burada duydum." demesi üzerine sanık Gün, "İnternete açık bir şey." dedi.
Bunun üzerine Aylan, "İddianamedeki anlatıma göre soracağım. Yani WhatsApp üzerinden zaten yazışmanız var. "W'ya bak" şeklinde bir mesajınız var Necati Özkan'a. Yani oradan da bu Wickr uygulamasını kastettiğiniz değerlendirilmiş emniyet tarafından. Oradan yazışabiliyorsanız. Niye buradan yazışma, görüşme ihtiyacı duydunuz? Zaten WhatsApp'tan yazışıyorsunuz anladığım kadarıyla burada yazışmanız var zaten. Uygulamanın bir özelliği falan mı var yani, niye buradan yazıştınız?" sorularını sordu.
Sanık Gün bu soruya, "Uygulamanın bir özelliği yok." cevabını verdi.
Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun basın danışmanı Mustafa Can Poyraz savunma yaptı.
Sanık Poyraz, Kaftancıoğlu ile 2018 yılında çalışmaya başladığını, il binası sorunları olduğunu, sonrasında ise 2019 yılında "Bir Tuğla da Sen Koy" isimli bir bağış kampanyası düzenlediklerini anlattı.
Kampanya devam ederken bir il binası bulduklarını ve satın alma işlemini yaptıklarını aktaran Poyraz, görüntülerin olduğu gün kapora vermek için ofiste olduklarını ve bu konuyla alakalı başka bir davadan yargılandığını söyledi.
Poyraz'ın avukatının da beyanını tamamlamasının ardından başka bir davada "siyasal casusluk" suçundan tutuklu bulunan, bu davada tutuksuz olan Hüseyin Gün sanık kürsüsüne çağrıldı.
Bu sırada, bazı avukatlar Mehmet Pehlivan ile ilgili heyetten yeniden söz istedi.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan da söz hakkı vermeyeceğini yineledi. Bunun üzerine avukatlar bu duruma itiraz etti.
Başkan Aylan'ın, "Kaç defa daha vermeyeceğimizi söylememiz gerekiyor? Baro olarak açıklamanızı çıkın dışarıda yapın." demesi üzerine söz konusu avukatlar tepki gösterdi.
Mahkeme Başkanı Aylan ise "Bu şekilde yargılamaya müdahale olursanız salondan çıkartırım. CMK 203'ü uygulayacağım. Zapta geç. CMK 203'ün uygulanmasına. (Mahkeme başkanı veya hakim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder) Jandarma arkadaşlar, görevli arkadaşlar salondan çıkartın. Şahsın ismini de tespit edin. Görevini yapmayan, görevli arkadaşlarla ilgili de işlem yapacağım." ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine söz konusu avukatlar duruşma salonundan ayrıldı.
Sanık Hüseyin Gün'ün savunması
Duruşmada daha sonra tutuksuz sanık Hüseyin Gün'ün savunmasının alınmasına geçildi.
Sanık Gün, iddianamede, isnat edilen "çıkar amaçlı suç örgütünün yöneticisi olmak" ve "kişisel verileri başkalarına verme, yayma ve ele geçirme" suçlamalarının inandırıcılıktan son derece uzak ve tamamıyla asılsız iddialardan ibaret olduğunu savundu.
İmamoğlu'nu, İBB Başkanı olarak seçildikten yaklaşık 1,5 ay sonra, merhum manevi annesi Seher Erçili Alaçam'ın isteği ve ricası üzerine Saraçhane binasına nezaket ziyareti sırasında sadece bir defa gördüğünü öne süren Gün, İmamoğlu'nu ikinci kez ise "casusluk" suçlamasıyla yargılandıkları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın ilk duruşmasında gördüğünü belirtti.
Sanık Gün, iddianamede kendisiyle birlikte örgüt yöneticisi olduğu ileri sürülen Murat Ongun, Fatih Keleş, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu ve Adem Soytekin'i hiç tanımadığını ve bir bağlantısının olmadığını savunarak, şu beyanda bulundu:
"İddianamede örgüt üyesi olduğu ileri sürülen Necati Özkan'ı ise merhum manevi annem Seher Erçili Alaçam vasıtasıyla tanıdım. Seher Erçili Alaçam, İmamoğlu'nu çok severdi ve koyu bir CHP'liydi. Onun ısrarıyla, İmamoğlu'nun seçim danışmanı Necati Özkan'a yaklaşık 10 günlük sürede yurt dışında o dönem ortağı olduğum Amerika'daki şirketin teknik elemanlarına sosyal medya analizi yaptırdım. Yani açık kaynak analizi. İnternette herkesin rahatlıkla ulaşabileceği açık kaynaklardaki verilere dayalı olarak yapılan bu sosyal medya analizinin, iddianamede örgüt kapsamında işlendiği ileri sürülen kişisel verilerin izinsiz ele geçirilmesi, kullanılması ya da dağıtılması suçu olarak nitelendirilmesi abesle iştigaldir."
Merhum annesinin yoğun ısrarları ve yönlendirmesiyle seçimlerden bir süre sonra 20 Ağustos 2019'da sosyal medya analizine yönelik o dönem ortak olduğu şirketin yazılım sunumunun yapılması için İBB yetkilileri ile Necati Özkan'ın koordine ettiği bir sunum gerçekleştirdiğini anlatan Gün, ancak sonra mali şartlarda anlaşamadıkları için bir ticari ilişkinin olmadığını öne sürdü.
Sanık Gün, tarafına isnat edilen "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" adlı uygulamalarla herhangi bir irtibatının olmadığını savunarak, üzerine atılı suçlamaları reddetti.
"Bir risk almadım. Yanlış yazılmış, yani maksadını aşmış bir mesaj"
Mahkeme Başkanı Aylan'ın, "Uygulamadan bahsediliyor, telefonunuzda tespit edildiği belirtilmiş uygulamalar. Wickr mı? Nedir bu uygulama?" sorusuna sanık Gün, "Evet, Wickr. Mesajlaşma yani." yanıtını verdi.
Aylan, sanık Gün'e, "O uygulama içerisinde de Necati Özkan ile yazışmalarınızın olduğundan bahsedilmiş. Uygulama içerisinde Necati Özkan'la yazışmanız var mı? Yani bu iddianamede şu şekilde belirtilmiş, değerlendirme yapılmış. Jupiter1881 isimli rumuzlu kişinin siz olduğunuz, Bluestar81 isimli kişinin Necati Özkan olduğu, aranızda bir takım yazışmalardan bahsedilmiş iddianamede. Bu belirtilen husus doğru mudur diyorum? Yani Necati Özkan'la Wickr isimli uygulama üzerinden görüşmeniz oldu mu?" sorularını sordu.
Sanık Gün de soruya "Oldu. Suç unsuru yok." şeklinde cevap verdi.
Bunun üzerine Başkan Aylan, "Mesajda, 'Memnun olacaksınız ki İstanbul Belediyesi veri tabanı kopyalama sorunu risklerini azaltmak için yapay zeka dijital boardumuzu kullandık ve aktif ettik. Bu kadar hassas araçları kullanırken dikkatli olmalıyız çünkü bize resmi yetki verilmiş değil ama ben riski aldım. Umarım bu siz ve kampanya tarafından not edilmiştir.' denilmiş. Karşı taraftaki şahsın da teşekkür ettiği şeklinde bir mesajlaşma. Ne anlatıyorsunuz burada, neyle ilgili?" sorusunu yöneltti.
Sanık Gün de "Yani o dönemki ortağı olduğum teknolojinin kabiliyetini anlatabilmek için maksadını aşan bir mesajdır. Yani o dönemin en yetkin analiz platformunu anlatmak için." yanıtını verdi.
Başkan Aylan'ın, "Devamında da bir Word dosyası göndermişsiniz galiba yazışma içeriğinde. NYX RQ Ağustos 2019 yazılı bir Word dosyası. Onunla ilgili bir şey hatırlıyor musunuz? İncelediniz mi?" sorularını da sanık Gün, "Yok hatırlamıyorum. Yani seçimden 2 ay sonra olan şeyler. 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım. Başka da hiçbir şey yapmadım. Sosyal medya analizi yaptırmak suç değil." şeklinde cevapladı.
Sanık Gün, Başkan Aylan'ın "'Bu kadar hassas araçları kullanırken dikkatli olmalıyız çünkü bize yetki verilmiş değil ama ben risk aldım.' Mesela neyi kastediyorsunuz burada, neyin riskini aldınız?" sorusuna da "Bir risk almadım. Yanlış yazılmış, yani maksadını aşmış bir mesaj. Çünkü günün sonunda şöyle bir şey yok. Yani ne ben böyle bir veri tabanını kopyaladım ne de bir alakam var." cevabını verdi.
Mahkeme Başkanı Aylan'ın "Bu Wickr isimli uygulamayı ben ilk defa burada duydum." demesi üzerine sanık Gün, "İnternete açık bir şey." dedi.
Bunun üzerine Aylan, "İddianamedeki anlatıma göre soracağım. Yani WhatsApp üzerinden zaten yazışmanız var. "W'ya bak" şeklinde bir mesajınız var Necati Özkan'a. Yani oradan da bu Wickr uygulamasını kastettiğiniz değerlendirilmiş emniyet tarafından. Oradan yazışabiliyorsanız. Niye buradan yazışma, görüşme ihtiyacı duydunuz? Zaten WhatsApp'tan yazışıyorsunuz anladığım kadarıyla burada yazışmanız var zaten. Uygulamanın bir özelliği falan mı var yani, niye buradan yazıştınız?" sorularını sordu.
Sanık Gün bu soruya, "Uygulamanın bir özelliği yok." cevabını verdi.
Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.
Kaynak: AA / Güncel
Hüseyin Gün, Politika, Güncel, Hüseyin Gün, Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA