"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 78. duruşması sona erdi

Güncel Haberler

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 78. duruşması, bir kısım tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasının ardından sona erdi.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 78. duruşması, bir kısım tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasının ardından sona erdi.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık iş insanı Süleyman Çetinsaya savunma yaptı.
Sanık Çetinsaya, yıllardır inşaat işiyle uğraştığını belirterek, "rüşvet" suçlamasını kabul etmediğini söyledi.
Belediyeye bir gün bile gidip imar planı yapmadığını öne süren Çetinsaya, büyükşehir beledisiyle imar planı yapmış gibi algılandığını dile getirdi.
Çetinsaya, okul yaptırdığını, bunun da sanki bir şey karşılığında yapılmış gibi anlaşıldığını söyleyerek, "Arsasına iş yapan müteahhitim ben. Bir yıldan beri uyumuyorum, üzülüyorum." dedi.
Mahkeme Heyeti Başkanı Selçuk Aylan'ın, savcılığa verdiği ifadede yer alan, "Güçlendirme ruhsatı talebinin karşılanması için tarafımızdan 500 bin dolarlık market kartı talep edildi. O süreçte tam hatırlamamakla beraber söz konusu kartları belirtilen süre içerisinde temin edemediğimiz için bunların karşılığı 500 bin doları Süleyman Atik'e verdim." sözlerini hatırlatması üzerine sanık Çetinsaya, "Bu verilen para için Yakup Öner 'Bizim ihtiyacımız var.' dedi. Yakup Öner, büyükşehir belediyesinin bazı imar dairelerindeki işlerini yapıyor. Ben danışman olarak biliyorum ve beni Süleyman Atik'e yönlendirdi. Ben 2024 yılında ruhsat aldım. Ben para verdim, bunu rüşvet olarak vermedim. Böyle bir şey yapmadım." ifadelerini kullandı.
Başkanın, "Bu verdiğiniz hayır işinin makbuzu var mı? 500 bin doların?" sorusuna ise sanık Çetinsaya, "500 binin hayır makbuzu yok. Süleyman Atik bana 'Çabuk bu parayı getirebilir misin?' dedi. Ben de 'Hemen çabuk nasıl alacağım?' dedim. 'Alamam ki.' dedim. Rüşvet vermedim." şeklinde cevap verdi.
Sanık Çetinsaya, cumhuriyet savcısının "Süleyman Atik'i nasıl tanıyorsunuz?" sorusunu şöyle yanıtladı:
"Yakup Öner ofisi olan danışmandır. Bana 'Süleyman Atik'e git bazı ihtiyaçları var.' dedi. Süleyman Atik bana 'Fakirlere yardım edecek market kartı getirir misin?' dedi. 'Getiririm bir hafta sürer.' dedim, 'O kadar vaktimiz yok, sen parayı ver biz hallederiz.' dedi. Büyükşehir belediyesiyle imar planı yapmadım. Herhangi bir proje karşılığı için değildi bu para." diye cevap verdi.
Savcının, "Kreşi yaparken belediyeye mi bağışladınız?" sorusuna sanık Çetinsaya, "Belediyeye bağışladım. 'Biz kreşi yapacağız sen parayı yatır, biz yapacağız.' dediler." şeklinde cevap verdi.
Bunun üzerine savcının, "500 bin doları neden belediyeye yatırmadınız?" diye sordu. Sanık Çetinsaya da "Market kartı almak için belediyeye para yatıramam ki. Hayır için, yoksullar için alırız. Başkan gezerken fakirlere verir. Kesinlikle bir kişiye menfaat sağlamadım." diye konuştu.
Tutuksuz sanık organizasyon firması çalışanı Duygu Fikirli de alt yüklenici olarak gerçek işler yaptığını, sahte fatura düzenlemediğini ve ihaleye katılmadığını savunarak, "Bir suç örgütünün varlığını ve amacını bilerek hareket etmedim. Suçtan kaynaklandığını bildiğim bir parayı da gizlemedim." savunmasını yaptı.
Başlangıçta yaklaşık 45 günde yapılan ödemelerin zamanla 1-1,5 yıla kadar geciktiğini belirten Fikirli, "19 Mayıs 2024'teki etkinliği tamamladıktan sonra şirketçe çalışmama kararı aldık. Bu ilişkiyi sürdürmemin nedeni suç düzeni değil, alacağı ve işletmeyi koruma çabasıydı. Zira bu alacaklarımızı tahsil edememiş olmamızdan sebep şirketin banka hesaplarına bazı hacizler, blokeler uygulanmaya başladı. Maaşları ödeyemez duruma geldik Yapıldığı halde fatura düzenlenmesine izin verilmeyen işler ya da kesilip ödenmeyen faturalar nedeniyle alacaklarımız birikti." beyanında bulundu.
Sanık Fikirli, "Ticari açıdan eleştirilebilecek husus, alacaklarımızı kaybetmemek için geciken ödemelere ve Güldem Hanım'ın (Şık) bildirdiği farklı şirketlere fatura düzenlemesine uzun süre katlanmış olmamız. Ticari tedbirsizlik veya yanlış güven, suç kastı oluşturmadığı gibi suç da değildir. Ben gerçek hizmet verdim, gerçek maliyetlere dayalı faturalar düzenledim, ihaleye girmedim, ihale sonucu belirlemedim. İhalelere teklif dahi vermedim." ifadelerini kullandı.
Duruşmada, tutuksuz sanıklar Medya AŞ Görsel Yayınlar ve Yapımlar Müdürü Sibel Karakurt, eski Medya AŞ çalışanı Muhammet Yavuz Küçük, ihale komisyonu üyesi Emre Dündar, medya şirketi çalışanı Yaren Duru, firma yetkilisi Cüneyd Okul, işletmeci Zeynel Kılıç, iş insanları Hacı Ahmet Gül, Cem Duru, Serdar Günal, Ümit Erboz, Seçil İkiz Candan ve Abdussamet Baydar'ın da savunması alındı.
Bu arada, duruşmada 17 tutuksuz sanığın savunmasının da alınmasıyla, davada toplam 125 tutuksuz sanığın savunması tamamlanmış oldu.
Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.