İİT Genel Sekreteri Ahmed Gazze'de uluslararası topluma harekete geçme çağrısı yaptı

Güncel Haberler

İİT Genel Sekreteri Ahmed, Gazze'de insani durumun çok ağır olduğunu belirterek uluslararası topluma sadece açıklama değil harekete geçme çağrısı yaptı. Ahmed, İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nda Türkiye'nin liderlik rolünü vurguladı ve UNRWA'ya finansman çağrısını yineledi.

MUHAMMET TARHAN/SERCAN İRKİN - İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri İsmail Vild eş-Şeyh Ahmed, Gazze'deki insani durumun son derece ağır olduğunu belirterek, "Uluslararası toplumun artık, sadece açıklama yapmakla kalmayıp harekete geçme zamanı geldi. ve bence iyi olan şey şu ki, bu konuda küresel bir görüş birliği var." dedi.
İİT Genel Sekreteri Ahmed, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Ahmed, konferansta Filistinli yetkililerin ve sahada arabuluculuk deneyimi bulunan isimlerin görüşlerini paylaştığını vurgulayarak, "Türkiye'nin bugün bu önemli konuda çok güçlü bir liderlik rolü üstlendiğine inanıyorum." görüşünü paylaştı.
İstanbul'un uluslararası arabuluculuk faaliyetlerinde giderek artan önemine dikkati çeken Ahmed, "Artık herkesin İstanbul'un gerçek anlamda bir arabuluculuk merkezi haline geldiğini kabul ettiğini düşünüyorum." yorumunda bulundu.
Ahmed, dünyanın, özellikle de Orta Doğu'nun şu anda çok sayıda krizle karşı karşıya olduğuna işaret ederek, "Bence Türkiye, kendini gelecekte bu önemli alanda bir lider olarak konumlandırıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Daha önce Birleşmiş Milletler (BM) özel temsilcisi olarak da görev yaptığını hatırlatan Ahmed, çatışmaların ancak müzakere masasında çözülebileceğinin altını çizerek "Mesele sadece çatışmayı çözmek değil, çatışmayı önlemektir." şeklinde konuştu.
Ahmed, diplomasinin çatışmaları önlemek için bir araç olarak kullanılması gerektiğine dikkati çekerek, taraflar arasında anlaşmaya varılmasının tek başına yeterli olmadığını, anlaşmaların uygulanmasının takip edilmesi ve çatışmaların temel nedenlerinin çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
İİT arabuluculuk alanındaki faaliyetlerini artırmayı planlıyor
İİT'nin arabuluculuk alanındaki rolünü güçlendirmeyi hedeflediklerine dikkat çeken Ahmed, teşkilat bünyesindeki arabuluculuktan sorumlu birimin yeniden etkinleştirilmesi ve barış ile güvenlik konularında daha güçlü rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Ahmed, bu birimin yeniden etkinleştirilmesiyle Sudan'daki çatışmalar ile Libya ve Yemen'deki krizlerin, hatta ABD ile İran arasındaki savaşın da çözümüne katkı sağlamayı amaçladıklarını belirtti.
İİT'nin 57 ülkeyi ve yaklaşık 2 milyar kişiyi temsil ettiğine işaret eden Ahmed, bu yönüyle teşkilatın güçlü bir sese sahip olduğuna inandığını söyledi.
Ahmed, İİT'nin 1969'da Mescid-i Aksa'ya yönelik kundaklama girişiminin ardından kurulduğunu hatırlatarak, Filistin meselesinin İİT'nin kuruluşundan bu yana teşkilatın temel gündem maddelerinden biri olduğunu söyledi.
Gazze için uluslararası topluma çağrı
Gazze'deki insani durumun son derece ağır olduğunu vurgulayan Ahmed, özellikle yetersiz beslenme, insani yardımlara erişimde yaşanan sıkıntılar ve yardım kuruluşlarının karşı karşıya bulunduğu finansman sorunlarına dikkati çekti.
Ahmed, BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) ciddi bir mali krizle karşı karşıya olduğuna dikkati çekerek, "Kısa süre önce UNRWA'ya finansman sağlanması için güçlü bir çağrıda bulunduk. Çünkü bu kuruluş, Filistin halkının yaşam damarlarından biri." ifadelerini kullandı.
BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2803 sayılı kararının uygulanmadığını dile getiren Ahmed, ateşkesin hayata geçirilmesi ve insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması gerektiğini vurguladı.
Gazze'de çocukların hedef alınmasının, çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesinin veya yaralanmasının ve evlerin yıkılmasının kabul edilemez olduğuna işaret eden Ahmed, "Uluslararası toplumun artık, sadece açıklama yapmakla kalmayıp harekete geçme zamanı geldi. ve bence iyi olan şey şu ki, bu konuda küresel bir görüş birliği var." değerlendirmesinde bulundu.
Ahmed ayrıca, şu anda uluslararası toplumun özellikle Gazze'deki çocuklara yönelik insani yardım faaliyetlerinin artırılması gerektiğine dair giderek daha güçlü çağrılar yaptığını aktardı.
Gazze'deki insani krizin sona erdirilmesi için Türkiye, Katar, Umman, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın yürüttüğü diplomatik çabalara dikkati çeken Ahmed, özellikle Pakistan'ın son dönemdeki diplomatik faaliyetlerinin takdirle karşılandığını belirtti.
Ahmed, uluslararası toplumda da Filistin devletinin tanınmasına yönelik desteğin arttığına işaret ederek, Filistin'in bağımsızlığına yönelik seslerin Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD, Kanada ve Avustralya'da da yükseldiğini ifade etti.
BM Genel Kurulunda 150'den fazla ülkenin iki devletli çözüme destek verdiğini vurgulayan Ahmed, "Sonuçta ihtiyacımız olan şey, iki devletin barış içinde yan yana yaşaması. İsrail'in bunu neden reddettiğini anlamıyorum. Bu kabul edilemez." dedi.
Uygulamayı yükle! YÜKLE