İHÜ Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan, 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi'nde konuştu Açıklaması
"Gençlerimizin kendi miraslarına ve atalarına güven duymalarını sağlamalıyız ki, kendilerine inanarak yeni şeyler yapabilsinler ve içinde bulunduğumuz medeniyet koşullarının ötesine geçebilsinler. Sanırım her şeyin özü bu"
İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, "Gençlerimizin kendi miraslarına ve atalarına güven duymalarını sağlamalıyız ki, kendilerine inanarak yeni şeyler yapabilsinler ve içinde bulunduğumuz medeniyet koşullarının ötesine geçebilsinler. Sanırım her şeyin özü bu." dedi.
Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu, Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında İstanbul Finans Merkezi'ndeki Halkbank Genel Müdürlüğünde gerçekleşen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi'nde konuşan Erdoğan, zamanının çoğunu eğitim, gençlerin güçlendirilmesi ve kültür ile mirasın spor yoluyla yeniden canlandırılması alanlarında faaliyet gösteren hayır kurumlarıyla geçirdiğini kaydetti.
Bilal Erdoğan, Batı medeniyetinin çöküş sürecine girdiğini düşündüğünü belirterek, "Bunu sadece fark etmek ve tanımlamak pek bir fayda sağlamaz. Bu, kendimizi motive etmek ve sıkı çalışmak için sadece bir başlangıç. Batı'yı sadece onların eserlerini, bilimsel çalışmalarını çevirerek ya da onların yaptıkları şeyleri onlardan daha iyi yaparak geçemeyiz. Farklı açılardan bakıldığında daha iyi olan yeni bir şey başarabilmemizi sağlayacak yeni bir dinamik bulmalıyız. Dolayısıyla, medeniyetin itici gücü ya da dinamizmi olarak, sırf birikim uğruna servet biriktirmeyi merkeze almayacağız." ifadelerini kullandı.
İnsanlığın yaratılmışların en değerlisi olduğunu kaydeden Erdoğan, "Çevirme, anlama ve sınırları aşma yönündeki bu hareketi başlattığımızda, medeniyetimizdeki üst düzey konumumuzu yeniden kazanabileceğimizi ve böylece insanlığa, bugün içinde bulunduğumuz tüm bu karmaşadan kurtulması için yeniden umut vereceğimizi düşünüyorum." dedi.
Erdoğan, günümüzde filmlerde çok fazla karanlık olduğunu ve senaryoların hepsinin distopya üzerine kurulduğunu belirterek, korku filmlerinin giderek daha popüler hale geldiğini, bunun da kendilerine ne olduğunu gösterdiğini söyledi.
İnsanların daha büyük bir aileyi idare etme imkanları varken daha az çocuk sahibi olduklarını belirten Erdoğan, "Artık çocuk sahibi olmaktan heyecan duymuyorlar. Artık dünyevi ya da başka türlü miras bırakma konusunda heyecan duymuyorlar. Bu yüzden, İslami finans hakkında konuşurken sayılar elbette önemli ancak bizi İslami değerler temelinde şekillendirecek, bizi farklı kılacak ve medeniyet ölçeğinde ilerlememizi sağlayacak esas dayanağı unutmamalıyız. Bu yüzden umuyorum ki bugün ve yarın yapılacak tartışmalar, başka bir şeye odaklanmamız gerektiği gerçeğinden çok uzaklaşmasın. Küresel finans dünyasında olup bitenleri taklit etmek yerine, gerçekten bir fark yaratmaya çalışmak lazım." diye konuştu.
"Filistinlilerin dünyanın en iyi eğitimli insanlarından olmasını sağlamalıyız"
Erdoğan, "Gazze ve Filistin bizim davamızdır, öyleyse Kudüs'ü nasıl destekleyebiliriz? Siyaset sahnesinde olup bitenler önemlidir ancak insanlara nasıl yatırım yaptığınız, uzun vadede diğer her şeyden çok daha önemli olacaktır. Filistinlilerin dünyanın en iyi eğitimli insanlarından olmasını sağlamalıyız. Bu yüzden, sonunda galip gelme şansları olsun diye durumu böyle tutmalıyız. Müslümanlar olarak, bahsettiğim şeyleri gerçekleştirebilmemiz için dünyadaki en iyi eğitimli insanlar olmalıyız. Umarım bu ruhla bu kurumları yeniden kurabiliriz." ifadelerini kullandı.
Bu nedenle eğitim alanında aktif olarak görev aldığını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
"Eğitim alanında faaliyet gösterdiğimiz her yerde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Okullarımızdaki öğretmenlerimizin ve idarecilerimizin bazen Batı'nın yaptıklarını takip ederek yoldan saptığını, sadece onların okullarında uyguladıkları ve eğitimde başarıya ulaşmalarını sağlayan şeyleri taklit etmeye çalıştıklarını görüyorum. Bu bizim için yeterli değil ve Müslüman ülkelerdeki eğitimin tek amacı olarak görülmeye layık değil. Örneğin, Körfez ülkelerinde başarılı olduğu tespit edilen okulların bir kısmının sadece Batılı okullar olduğunu görüyorum. Batılı bireyler yetiştirecekler. Batı medeniyetine hizmet edecek bireyler yetiştirecekler. Bu nedenle, eğitim paradigmamızın da farklı olmasını sağlamalıyız ve İbn Haldun Üniversitesi bu bağlamda bir girişimdir. Dünya çapında bir Sosyal Bilimler Araştırma Merkezi oluşturmaya çalışıyoruz ancak öğrencilerimizin sosyoloji veya ekonomi derslerini alırken, karşılaştırmalı bir yaklaşımın da yer almasını sağlıyoruz."
Erdoğan, İbn Haldun'u geç tanıdığını ve bu durumun çok üzücü olduğunu belirterek, "Bu nedenle, gençlerimizin kendi miraslarına ve atalarına güven duymalarını sağlamalıyız ki, kendilerine inanarak yeni şeyler yapabilsinler ve içinde bulunduğumuz medeniyet koşullarının ötesine geçebilsinler. Sanırım her şeyin özü bu. Eğer sermaye insanlık için kullanılmıyorsa, bir kişinin 1 trilyon dolara sahip olabilmesi ve buna kimsenin aldırış etmemesi, hatta artık hiç kimsenin bu kişinin neden 1 trilyon dolara sahip olması gerektiğini sorgulamaması düşündürücüdür." değerlendirmesinde bulundu.
Katkıda bulunanlara teşekkür eden Erdoğan, "İstanbul, önümüzdeki yüzyılda büyük işler başarmak, içimizde bu yeni azmi, motivasyonu uyandırmamız için gereken her şeye sahip. Türkiye Yüzyılı'na ihtiyacımız var. İnşallah bu aynı zamanda Müslüman dünyanın da yüzyılı olur, bizi daha ileri taşıyan ve dünyaya sunacak bir şeyler ortaya koyan bir dönem haline gelir." dedi.
Erdoğan'ın konuşmasının ardından zirve kapsamında, İbn Haldun Üniversitesi ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu arasında Makasıdü'ş-Şeria uyumlu etik finans alanında stratejik işbirliği protokolü de imzalandı.
Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu, Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında İstanbul Finans Merkezi'ndeki Halkbank Genel Müdürlüğünde gerçekleşen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi'nde konuşan Erdoğan, zamanının çoğunu eğitim, gençlerin güçlendirilmesi ve kültür ile mirasın spor yoluyla yeniden canlandırılması alanlarında faaliyet gösteren hayır kurumlarıyla geçirdiğini kaydetti.
Bilal Erdoğan, Batı medeniyetinin çöküş sürecine girdiğini düşündüğünü belirterek, "Bunu sadece fark etmek ve tanımlamak pek bir fayda sağlamaz. Bu, kendimizi motive etmek ve sıkı çalışmak için sadece bir başlangıç. Batı'yı sadece onların eserlerini, bilimsel çalışmalarını çevirerek ya da onların yaptıkları şeyleri onlardan daha iyi yaparak geçemeyiz. Farklı açılardan bakıldığında daha iyi olan yeni bir şey başarabilmemizi sağlayacak yeni bir dinamik bulmalıyız. Dolayısıyla, medeniyetin itici gücü ya da dinamizmi olarak, sırf birikim uğruna servet biriktirmeyi merkeze almayacağız." ifadelerini kullandı.
İnsanlığın yaratılmışların en değerlisi olduğunu kaydeden Erdoğan, "Çevirme, anlama ve sınırları aşma yönündeki bu hareketi başlattığımızda, medeniyetimizdeki üst düzey konumumuzu yeniden kazanabileceğimizi ve böylece insanlığa, bugün içinde bulunduğumuz tüm bu karmaşadan kurtulması için yeniden umut vereceğimizi düşünüyorum." dedi.
Erdoğan, günümüzde filmlerde çok fazla karanlık olduğunu ve senaryoların hepsinin distopya üzerine kurulduğunu belirterek, korku filmlerinin giderek daha popüler hale geldiğini, bunun da kendilerine ne olduğunu gösterdiğini söyledi.
İnsanların daha büyük bir aileyi idare etme imkanları varken daha az çocuk sahibi olduklarını belirten Erdoğan, "Artık çocuk sahibi olmaktan heyecan duymuyorlar. Artık dünyevi ya da başka türlü miras bırakma konusunda heyecan duymuyorlar. Bu yüzden, İslami finans hakkında konuşurken sayılar elbette önemli ancak bizi İslami değerler temelinde şekillendirecek, bizi farklı kılacak ve medeniyet ölçeğinde ilerlememizi sağlayacak esas dayanağı unutmamalıyız. Bu yüzden umuyorum ki bugün ve yarın yapılacak tartışmalar, başka bir şeye odaklanmamız gerektiği gerçeğinden çok uzaklaşmasın. Küresel finans dünyasında olup bitenleri taklit etmek yerine, gerçekten bir fark yaratmaya çalışmak lazım." diye konuştu.
"Filistinlilerin dünyanın en iyi eğitimli insanlarından olmasını sağlamalıyız"
Erdoğan, "Gazze ve Filistin bizim davamızdır, öyleyse Kudüs'ü nasıl destekleyebiliriz? Siyaset sahnesinde olup bitenler önemlidir ancak insanlara nasıl yatırım yaptığınız, uzun vadede diğer her şeyden çok daha önemli olacaktır. Filistinlilerin dünyanın en iyi eğitimli insanlarından olmasını sağlamalıyız. Bu yüzden, sonunda galip gelme şansları olsun diye durumu böyle tutmalıyız. Müslümanlar olarak, bahsettiğim şeyleri gerçekleştirebilmemiz için dünyadaki en iyi eğitimli insanlar olmalıyız. Umarım bu ruhla bu kurumları yeniden kurabiliriz." ifadelerini kullandı.
Bu nedenle eğitim alanında aktif olarak görev aldığını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
"Eğitim alanında faaliyet gösterdiğimiz her yerde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Okullarımızdaki öğretmenlerimizin ve idarecilerimizin bazen Batı'nın yaptıklarını takip ederek yoldan saptığını, sadece onların okullarında uyguladıkları ve eğitimde başarıya ulaşmalarını sağlayan şeyleri taklit etmeye çalıştıklarını görüyorum. Bu bizim için yeterli değil ve Müslüman ülkelerdeki eğitimin tek amacı olarak görülmeye layık değil. Örneğin, Körfez ülkelerinde başarılı olduğu tespit edilen okulların bir kısmının sadece Batılı okullar olduğunu görüyorum. Batılı bireyler yetiştirecekler. Batı medeniyetine hizmet edecek bireyler yetiştirecekler. Bu nedenle, eğitim paradigmamızın da farklı olmasını sağlamalıyız ve İbn Haldun Üniversitesi bu bağlamda bir girişimdir. Dünya çapında bir Sosyal Bilimler Araştırma Merkezi oluşturmaya çalışıyoruz ancak öğrencilerimizin sosyoloji veya ekonomi derslerini alırken, karşılaştırmalı bir yaklaşımın da yer almasını sağlıyoruz."
Erdoğan, İbn Haldun'u geç tanıdığını ve bu durumun çok üzücü olduğunu belirterek, "Bu nedenle, gençlerimizin kendi miraslarına ve atalarına güven duymalarını sağlamalıyız ki, kendilerine inanarak yeni şeyler yapabilsinler ve içinde bulunduğumuz medeniyet koşullarının ötesine geçebilsinler. Sanırım her şeyin özü bu. Eğer sermaye insanlık için kullanılmıyorsa, bir kişinin 1 trilyon dolara sahip olabilmesi ve buna kimsenin aldırış etmemesi, hatta artık hiç kimsenin bu kişinin neden 1 trilyon dolara sahip olması gerektiğini sorgulamaması düşündürücüdür." değerlendirmesinde bulundu.
Katkıda bulunanlara teşekkür eden Erdoğan, "İstanbul, önümüzdeki yüzyılda büyük işler başarmak, içimizde bu yeni azmi, motivasyonu uyandırmamız için gereken her şeye sahip. Türkiye Yüzyılı'na ihtiyacımız var. İnşallah bu aynı zamanda Müslüman dünyanın da yüzyılı olur, bizi daha ileri taşıyan ve dünyaya sunacak bir şeyler ortaya koyan bir dönem haline gelir." dedi.
Erdoğan'ın konuşmasının ardından zirve kapsamında, İbn Haldun Üniversitesi ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu arasında Makasıdü'ş-Şeria uyumlu etik finans alanında stratejik işbirliği protokolü de imzalandı.
Kaynak: AA / Güncel
Bilal Erdoğan, Kültür, Finans, Güncel, Bilal Erdoğan, Kültür, Finans, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA