İhd: "İnsan Onuruna Uygun Yaşam Kuracak Parlamento Çok Şey Değişitirir"
İhd Genel Merkezi, Tüm Sorunlarını Demokratik Yöntemlerle Çözen ve Farklılıkları Zenginlik Olarak Tanımlayan, İnsan Onuruna Uygun Bir Yaşam Kurabilecek Milletvekillerinden Oluşan Bir Meclisin Çok Şeyi Değiştireceğini İfade Etti.
İHD Genel Merkezi, tüm sorunlarını demokratik yöntemlerle çözen ve farklılıkları zenginlik olarak tanımlayan, insan onuruna uygun bir yaşam kurabilecek milletvekillerinden oluşan bir meclisin çok şeyi değiştireceğini ifade etti.İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, 22 Temmuz milletvekili genel seçimlerine katılan ve Türkiye'yi yönetmek için halktan oy isteyen siyasi partilerden ve seçimle bağımsız katılan adaylardan bazı isteklerde bulundu.İHD açıklamasında, Türkiye'nin Anayasal ve yasal sisteminin AB uyum paketlerine rağmen hala anti demokratik, farklılıkları reddeden, tekçi, otoriter ve totaliter nitelikte olduğu yorumu yapıldı.Seçim ve Siyasi Partiler Yasalarının anti demokratik içeriği ilgili görüşlerin aktarıldığı İHD açıklamasında, siyasi yasakların, demokrasinin katılımcılık ilkesine ve temsilde adalet ilkesine aykırı yüzde 10'luk barajlarla ve dil yasaklarıyla aynı zamanda ifade özgürlüğünün sınırlandırıldığı ve baskı altına alındığı koşullar altında seçimler gerçekleştirilmeye çalışıldığı kaydedildi.MİLLİYETÇİ, SAVAŞÇI SÖYLEM YERİNİ BARIŞIN DİLİNE BIRAKMALIİHD'nin 1995, 1999 ve 2002 tarihli milletvekili seçimleri öncesindeki görüşlerinin çoğunu, muhafaza ettiğinin dile getirildiği açıklamada, şöyle denildi:"Anayasa ve yasa değişiklikleri arasında, barış dönemi/savaş dönemi ayrımı yapmaksızın ölüm cezasının kaldırılması gibi çok önemli; farklı dillerin öğrenilmesinde, radyo ve televizyonlarla yayın yapılmasında ilerleme sağlanması gibi sınırlı da olsa olumlu değişiklikler gözlense de, pek çok temel insan hakları sorunları hala çözülememiştir. Türkiye, kendi sorunlarını demokratik araç ve yöntemlerle ve demokratik süreçleri işleterek çözme yoluna gittikçe, bölge barışına da, dünya barışına da katkıda bulunmuş olacaktır. Milliyetçi, ırkçı, savaşçı söylemin yerini barışın diline ve sakinliğine bırakması Türkiye toplumunun yararına olacaktır. Barışın, Türkiye pratiğindeki somut anlamı, insan hakları ve demokratik standartları evrensel ölçütlere uygun halde mevzuata yansıtmak ve o ölçütlere uygun olarak uygulamaktır."OYUNUZU İNSAN HAKLARINI SAVUNANLARA VERİN"İHD'nin ülke içi ya da ülke dışı savaşı temel alan siyasi partilere oy verilmesini istemesi düşünülemez" denilen açıklamada, "Oy verin! Oy vermek, demokratik bir haktır. Ülkeyi bugünkü etkisi sınırlı imkanlarla da olsa yönetecek kişileri seçme hakkınızı kullanın. Bu her şeyden önce yurttaş olarak sizin hakkınız" denildi.BAZI YASALARDA DEĞİŞİKLİKLER İSTENDİİHD açıklamasında mevzuat yönenden taleplerini de aktarırken, Anayasanın, insan hakları ve özgürlüklerine dayanması; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, bağımsızlık, tarafsızlık ilkelerine uygun olarak yeniden yapılandırılması, Barolar üzerinde Adalet Bakanlığının vesayeti kaldırılmasını, Askeri Mahkemelerin varlığına son verilmesi istendi.Yüksek Askeri Şura kararlarına ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararlarına karşı yargı yolu açılması önerisine de yer verilen açıklamada, Terörle Mücadele Kanunu yürürlükten kaldırılmasının gerekliliği de vurgulandı.Açıklamada, anti demokratik yasalarda yeniden düzenlemeler yapılması da isterdi.GENEL AF İSTENDİİHD açıklamasında, toplumsal barışın tesisi ve yüksek standartlı demokrasiye başlangıç için genel affın gerekliliğine de dikkat çekilerek, işkencenin önlenmesi için yasal, idari, yargısal ve eğitsel önlemler mutlaka alınması istendi. F tipi cezaevleri ve Tek Kişilik Cezaevi uygulaması olan İmralı Özel Tip Cezaevi kapatılmasını da talep eden İHD, açıklamasında şu taleplerde bulundu:"Devlet laiklik ilkesinin gereğini yerine getirmelidir. Dinler ve inançlar karşısında tam bir tarafsızlık sergilemelidir. Zorunlu din dersi uygulamasına son vermelidir. Alevi yurttaşların inancı ve kültürü üzerindeki baskılara ve ayrımcı uygulamalara son verilmelidir. Başörtüsü sorunu, siyasal yaklaşımlarla değil insanların kişisel haklarına saygı çerçevesinde çözülebilir. Başörtüsü yasağı aynı zamanda kadına yönelik şiddettir. Özellikle kamu hizmeti alan pozisyonda bulunan öğrencilere yönelik baskıcı uygulamalara son verilmelidir. Ermeniler, Rumlar, Museviler, Çingeneler (Romanlar), Asuriler, Keldaniler, Araplar, Süryaniler, Türkiye'nin diğer vatandaşları gibi, Türkler, Kürtler, Çerkezler, Gürcüler, Lazlar ve daha pek çoğu gibi, bu ülkenin sahibidir ve saygıdeğerdirler. Tümümüz eşitiz ve kültürlerimiz, dillerimiz, inançlarımız eşdeğerdir. Devlet nezdinde böyle muamele gösterilmelidir."KÜRT SORUNUİHD açıklamasında Kürt sorunu, Türkiye'nin en temel sorunu olarak nitelendirilerek, bu sorunun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülebileceği; şiddet sorunu çözmede araç olmaktan tamamen çıkarılması gerektiği kaydedildi.(ANKA)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA