TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Iğdır'daki kayısı bahçelerimiz dondan zarar gördü"
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Iğdır'da zirai don ve doğal afetlerin tarım arazilerinde oluşturduğu zararı yerinde inceledi. Bayraktar, çiftçilerin yaşadığı sorunları dinleyerek, tarım sigortası ve devlet desteği konularında bilgi verdi.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Iğdır'da yaşanan zirai don ve doğal afetlerin tarım arazilerinde oluşturduğu zararı yerinde inceledi. Üreticilerle bir araya gelen Bayraktar, afetlerden etkilenen çiftçilerin yaşadığı sorunları dinledi.
Bir takım inceleme ve temaslarda bulunmak üzere Iğdır'a gelen Bayraktar, bölge illerinin ziraat odaları başkanları ve ilgililerle birlikte Melekli beldesindeki İrem Bağları'nda incelemelerde bulundu. Bayraktar son yıllarda yaşanan doğal afetler nedeniyle birçok çiftçi ve tarım sektörünü yakından etkilediğini söyledi. Afetlerin bu yıl da devam ettiğini anlatan Bayraktar, "Tabi yağışlar önemli. Yani kümülatif yağış raporlarına baktığımızda aşağı yukarı son 6 ayda geçen yıla göre yağışlarda yüzde 89 oranında artış var. Bundan memnuniyet duymamak mümkün değil. Sonuçta barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi ve geçen sene tabi kuraklık yaşadığımız için bu yağışlar doğrusu bize iyi geldi" diye konuştu.
Yağışların hububat üretimini ciddi şekilde artıracağını söyleyen Bayraktar, "Buğday üretimimiz büyük bir ihtimalle 20 milyon tonların üzerine inşallah çıkacak. Bunu hep beraber göreceğiz ama aşırı yağışların afet yapmasını beklemiyorduk. Aşırı yağışlar Türkiye'nin birçok bölgesinde su baskınlarına sebebiyet verdi, Türkiye'de sel felaketi yaşayan bölgeleri gezme imkanı buldum. Gittiğim arazilerde 2 metre, 3 metre boyunda su vardı. Tabii barajların da bir bir kısmı açılmış, mecburen kapaklar açıldığı için büyük alanlarda, işte 50 bin dekar, 100 bin dekar alanlarda maalesef bir sel felaketi oluştu. Tabii birçok bölgede sel felaketi ile karşı karşıya kaldık. Bunun dışında dolu felaketi devam ediyor. Halen devam ediyor, birçok vilayette yine birçok alanlarımız, geniş alanlarımız dolu felaketi ile karşı karşıya kaldı" dedi.
Türkiye genelinde zirai don olayının büyük çaplı kayıplara yol açmadığını belirten Bayraktar, Iğdır'da ise özellikle meyve bahçelerinin dondan ciddi şekilde etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi:
"Hava sıcaklıklarının düşmesi bizi biraz endişelendirdi ama çok fazla don felaketiyle karşılaşmadık. Maalesef bu ilimizde, Iğdır ilimizde tarım alanları, özellikle kayısı bahçelerimiz ve diğer meyve bahçelerimiz dona maruz kaldı ve bundan zarar gördü. Özellikle Iğdır ilimizde 14-15 Nisan ve 30 Nisan tarihlerinde don hadisesi meydana geldi. 112 köyde 2016 çiftçimiz, 10 bin 238 dekar alanımız bu don felaketinden zarar gördü. Kayısı, erik, şeftali, karpuz, domates ve nektarin ürünlerimiz yüzde 30 ile yüzde 95 oranında zarar gördü. Iğdır merkez, Tuzluca, Karakoyunlu ve Aralık ilçelerimizde bu don afeti etkili oldu. Ayrıca Iğdır merkezde 30 Nisan 2026 tarihinde dolu afeti meydana geldi ve kayısı bahçelerimizde 200 üreticimiz 1000 dekar bahçemiz yüzde 35'ler mertebesinde zarar gördü. Tuzluca'da aşağı yukarı 250 civarında üreticimiz 3 bin 91 dekar alanda yüzde 60 mertebesinde bir zararla karşı karşıya kaldı."
Tarım Sigortaları Havuzuna (TARSİM) kayıtlı olan çiftçilerin zararlarının kısmen de olsa karşılanacağının altını çizen Bayraktar, "Yani TARSİM bunların zararlarını karşılayacak ama ayıtlı olmayan üreticilerimizin burada devlet desteğine ihtiyacı var. Zaten 2025 yılında da biz destekleri TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimiz için istedik ve onlara ciddi manada bir destek bulduk. Yine bu bölgede de TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimize destek bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Yaşanan afetlerden dolayı üreticilerin maruz kaldığı zararın takipçisi olacaklarını söyleyen Bayraktar, "Üreticilerimiz bir ekonomik faaliyetin içindeler. Para kazandıkları müddetçe bu üretimlerine devam ediyorlar, para kazanamadıkları takdirde de biliyorsunuz sektör göç veriyor. Özellikle gençlerimizi bu sektörde tutmanın fevkalade zor olduğunu hep görüyoruz. Gençlerimizin oranı fevkalade düştü. Şimdi dolayısıyla hem göçü önleme adına hem de tanımsal üretimin sürdürülebilir olması açısından üreticimizin desteğe ihtiyacı var. Yani çiftçimizi tarlada tutmamız lazım, üretimde tutmamız lazım. Köyünde, bağında, bahçesinde tutmamız lazım. Ben bu maksatla buraya geldim, yerinde görmek istedim. Aslında hem Tarım ve Orman Bakanlığımızın yaptığı çalışmalar ve tuttuğu raporlar önümde hem oda başkanlarımızın verdiği bilgiler önümde ama ben kendi gözümle burada görmek istedim ve bilgiyi burada başkanlarımdan ve çiftçilerimizden almak istedim. İnşallah tabi bunun Ankara'da takipçisi olacağız" dedi. - IĞDIR
Bir takım inceleme ve temaslarda bulunmak üzere Iğdır'a gelen Bayraktar, bölge illerinin ziraat odaları başkanları ve ilgililerle birlikte Melekli beldesindeki İrem Bağları'nda incelemelerde bulundu. Bayraktar son yıllarda yaşanan doğal afetler nedeniyle birçok çiftçi ve tarım sektörünü yakından etkilediğini söyledi. Afetlerin bu yıl da devam ettiğini anlatan Bayraktar, "Tabi yağışlar önemli. Yani kümülatif yağış raporlarına baktığımızda aşağı yukarı son 6 ayda geçen yıla göre yağışlarda yüzde 89 oranında artış var. Bundan memnuniyet duymamak mümkün değil. Sonuçta barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi ve geçen sene tabi kuraklık yaşadığımız için bu yağışlar doğrusu bize iyi geldi" diye konuştu.
Yağışların hububat üretimini ciddi şekilde artıracağını söyleyen Bayraktar, "Buğday üretimimiz büyük bir ihtimalle 20 milyon tonların üzerine inşallah çıkacak. Bunu hep beraber göreceğiz ama aşırı yağışların afet yapmasını beklemiyorduk. Aşırı yağışlar Türkiye'nin birçok bölgesinde su baskınlarına sebebiyet verdi, Türkiye'de sel felaketi yaşayan bölgeleri gezme imkanı buldum. Gittiğim arazilerde 2 metre, 3 metre boyunda su vardı. Tabii barajların da bir bir kısmı açılmış, mecburen kapaklar açıldığı için büyük alanlarda, işte 50 bin dekar, 100 bin dekar alanlarda maalesef bir sel felaketi oluştu. Tabii birçok bölgede sel felaketi ile karşı karşıya kaldık. Bunun dışında dolu felaketi devam ediyor. Halen devam ediyor, birçok vilayette yine birçok alanlarımız, geniş alanlarımız dolu felaketi ile karşı karşıya kaldı" dedi.
Türkiye genelinde zirai don olayının büyük çaplı kayıplara yol açmadığını belirten Bayraktar, Iğdır'da ise özellikle meyve bahçelerinin dondan ciddi şekilde etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi:
"Hava sıcaklıklarının düşmesi bizi biraz endişelendirdi ama çok fazla don felaketiyle karşılaşmadık. Maalesef bu ilimizde, Iğdır ilimizde tarım alanları, özellikle kayısı bahçelerimiz ve diğer meyve bahçelerimiz dona maruz kaldı ve bundan zarar gördü. Özellikle Iğdır ilimizde 14-15 Nisan ve 30 Nisan tarihlerinde don hadisesi meydana geldi. 112 köyde 2016 çiftçimiz, 10 bin 238 dekar alanımız bu don felaketinden zarar gördü. Kayısı, erik, şeftali, karpuz, domates ve nektarin ürünlerimiz yüzde 30 ile yüzde 95 oranında zarar gördü. Iğdır merkez, Tuzluca, Karakoyunlu ve Aralık ilçelerimizde bu don afeti etkili oldu. Ayrıca Iğdır merkezde 30 Nisan 2026 tarihinde dolu afeti meydana geldi ve kayısı bahçelerimizde 200 üreticimiz 1000 dekar bahçemiz yüzde 35'ler mertebesinde zarar gördü. Tuzluca'da aşağı yukarı 250 civarında üreticimiz 3 bin 91 dekar alanda yüzde 60 mertebesinde bir zararla karşı karşıya kaldı."
Tarım Sigortaları Havuzuna (TARSİM) kayıtlı olan çiftçilerin zararlarının kısmen de olsa karşılanacağının altını çizen Bayraktar, "Yani TARSİM bunların zararlarını karşılayacak ama ayıtlı olmayan üreticilerimizin burada devlet desteğine ihtiyacı var. Zaten 2025 yılında da biz destekleri TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimiz için istedik ve onlara ciddi manada bir destek bulduk. Yine bu bölgede de TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimize destek bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Yaşanan afetlerden dolayı üreticilerin maruz kaldığı zararın takipçisi olacaklarını söyleyen Bayraktar, "Üreticilerimiz bir ekonomik faaliyetin içindeler. Para kazandıkları müddetçe bu üretimlerine devam ediyorlar, para kazanamadıkları takdirde de biliyorsunuz sektör göç veriyor. Özellikle gençlerimizi bu sektörde tutmanın fevkalade zor olduğunu hep görüyoruz. Gençlerimizin oranı fevkalade düştü. Şimdi dolayısıyla hem göçü önleme adına hem de tanımsal üretimin sürdürülebilir olması açısından üreticimizin desteğe ihtiyacı var. Yani çiftçimizi tarlada tutmamız lazım, üretimde tutmamız lazım. Köyünde, bağında, bahçesinde tutmamız lazım. Ben bu maksatla buraya geldim, yerinde görmek istedim. Aslında hem Tarım ve Orman Bakanlığımızın yaptığı çalışmalar ve tuttuğu raporlar önümde hem oda başkanlarımızın verdiği bilgiler önümde ama ben kendi gözümle burada görmek istedim ve bilgiyi burada başkanlarımdan ve çiftçilerimizden almak istedim. İnşallah tabi bunun Ankara'da takipçisi olacağız" dedi. - IĞDIR
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ekonomi
Doğal Afet, Ekonomi, Doğal Afet, Ekonomi, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA