İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu: Bu Büyük Felaket, Yalnızca Can Kaybı Değil, Aynı Zamanda Kültürel Mirasın ve Toplumsal Dokunun da Yıkımıdır

Güncel Haberler

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde yaşanan yıkımın sadece doğal bir afet olmadığını belirterek, hukuksal eksikliklere dikkat çekti. Depremlere liyakat ve bilim temelinde yaklaşılması gerektiğini savundu.

( İSTANBUL ) İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde yaptığı değerlendirmede, yaşanan büyük yıkımın yalnızca doğal bir afet olarak ele alınamayacağını vurguladı. Kaboğlu, sürecin başından itibaren ciddi yönetsel ve hukuksal eksiklikler yaşandığını belirterek, depremlere kaderci bir anlayışla değil; liyakat, bilim ve hukuk temelinde yaklaşılması gerektiğini söyledi. Kaboğlu, "Yakınlarını kaybedenlerin acısını paylaşıyoruz. Bu büyük felaket, yalnızca can kaybı değil, aynı zamanda kültürel mirasın ve toplumsal dokunun da yıkımıdır" dedi.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde yaptığı değerlendirmede, yaşanan büyük yıkımın yalnızca doğal bir afet olarak ele alınamayacağını vurguladı. Avrasya-Fay hattındaki kırılmaların yol açtığı depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acıların hala sürdüğünü dile getiren Kaboğlu, açıklamasına yaşamını yitiren yurttaşlar ve meslektaşlar anısına saygıyla eğilerek başladı.

" Kızılay'ın çadır satışıyla gündeme gelmesi nasıl açıklanabilir? "

Büyük doğal afetlerin, afet öncesi, afet anı ve sonrasında bilimsel ölçütlere dayalı ciddi hazırlıkları zorunlu kıldığını ifade eden Kaboğlu, 6 Şubat depremlerinde bu hazırlıkların yetersiz kaldığını söyledi. Deprem anı ve sonrasında yaşananlara dikkat çeken Kaboğlu, müdahale sürecinde yaşanan aksaklıkların kamuoyunda hala yanıtlanmayan sorular doğurduğunu belirtti.

Kaboğlu, "Bölgede bulunan askeri birlikler neden derhal devreye sokulmadı? Neden iletişimde bant daraltması yapıldı? AFAD'ın liyakatten uzak atamalarla işlevsizleştirildiği neden görmezden gelindi? Kızılay'ın çadır satışıyla gündeme gelmesi nasıl açıklanabilir?" sorularını yöneltti.

"OHAL çözüm değil, yeni sorunlar yarattı"

Deprem sonrası ilan edilen olağanüstü halin gerekli olmadığını savunan Kaboğlu, yürürlükteki mevzuatın afet yönetimi için yeterli olduğunu ifade etti. OHAL'in gecikmeli ilan edildiğini hatırlatan Kaboğlu, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle tarıma elverişli arazilerin yapılaşmaya açıldığını söyledi.

Bu politikaların sonuçlarının sahada açık biçimde görüldüğünü belirten Kaboğlu, Hatay Havalimanı'nda yaşanan yıkımın, afet sonrası alınan yanlış kararların somut bir göstergesi olduğunu dile getirdi.

" A skeri birlikler zamanında devreye sokul madı "

Kaboğlu, depremin üzerinden yalnızca 35 gün geçmişken, 10 Mart 2023 tarihinde seçimlerin hazirandan mayısa alınmasına da dikkat çekti. Böylesine büyük bir felaketin ardından tüm devlet ve toplum gücünün deprem bölgesine yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kaboğlu, seçim kararının yeterince sorgulanmadığını ifade etti.

"Eğer askeri birlikler zamanında devreye sokulsaydı, iletişim kısıtlanmasaydı, hukuk etkili bir biçimde işletilseydi ve tüm kaynaklar bölgeye yönlendirilseydi can kayıpları azaltılamaz mıydı?" diyen Kaboğlu, bu soruların aradan geçen üç yıla rağmen hala yanıtsız olduğunu söyledi."

" Ü ç yıl geçmesine rağmen depremzedeler hala konteynerlerde yaş ıyor "

Depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen depremzedelerin önemli bir bölümünün hala konteynerlerde yaşadığını belirten Kaboğlu, mülklere el konulması, yerleşim politikaları ve "demografik mühendislik" uygulamalarıyla siyasal klientalizm arasındaki ilişkinin giderek daha görünür hale geldiğini dile getirdi.

Yaşanan sürecin yalnızca bir afet yönetimi sorunu olmadığını vurgulayan Kaboğlu, aynı zamanda ciddi bir hukuk devleti meselesiyle karşı karşıya olunduğunu ifade etti.

" T ürkiye vakit kaybetmeden kapsamlı bir afet yönetimi yasasına kavuşturulmalı "

Depremlere kaderci bir yaklaşımla değil; liyakat, uzmanlık, bilim ve hukuk temelinde yaklaşılması gerektiğini yineleyen Kaboğlu, afet yönetimine ilişkin kapsamlı yasal düzenlemelerin zorunlu olduğunu söyledi.

Bu kapsamda, geçmişte Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde iki aylık yoğun bir çalışmayla hazırlanan Türkiye Afet Yönetimi Yasa Önerisi'ni hatırlatan Kaboğlu, söz konusu düzenlemenin halen ilgili komisyonlarda beklediğini belirtti. Kaboğlu, "Bu yasa yeniden ele alınmalı, güncellenmeli ve deprem kuşağında yer alan Türkiye vakit kaybetmeden kapsamlı bir afet yönetimi yasasına kavuşturulmalıdır. Bu ihtiyaç artık ertelenemez" dedi.