İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında savunma yapan Yeşilyurt: Harita mühendisliği dışında bir sıfat almadım - 2 / Ek bilgiyle

Güncel Haberler

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 77 tutuklu 414 sanık duruşmanın dokuzuncu haftasında hakim karşısına çıktı.

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 77 tutuklu 414 sanık duruşmanın dokuzuncu haftasında hakim karşısına çıktı. Savunma yapan harita mühendisi Yağmur Cansu Yeşilyurt şirkette genel müdür olarak adının geçtiğini söyleyerek, "Kuzey İstanbul'da çalıştığım 10 yıl boyunca harita mühendisliği dışında herhangi bir sıfat almadım. Bu sebeple iddianamede yer alan bilgilerin ne benimle ne de görevimle ilgisi bulunmaktadır. Harita mühendisliği dışında herhangi bir işe dahil olmadım." dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'Yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri' olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu'nun; 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Rüşvet', 'Suç gelirlerinin aklanması', 'Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'Kişisel verilerin kaydedilmesi', 'Kişisel verileri ele geçirme ve yayma', 'Suç delillerini gizleme', 'Haberleşmenin engellenmesi', 'Kamu malına zarar verme', 'Rüşvet alma', 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 'İrtikap', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 'İhaleye fesat karıştırma', 'Çevrenin kasten kirletilmesi', 'Vergi usul kanununa muhalefet', 'Orman kanununa muhalefet' ve 'Maden kanununa muhalefet' suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

33 SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun'un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya'nın tahliyesine karar verdi.

'KAÇAK İŞLEM YAPILACAĞINI HİÇ DÜŞÜNMEDİM'

Görevli Volkan Ateş, "Ben kantar sorumlusuydum. Görevim, kantara gelen hafriyat sorumlularıyla görüşmek, İSTAÇ'ın evrak işlemlerini temin etmek ve araçların kantardan girişlerini sağlamaktı. Kantardan araç geçtikten sonra benim sorumluluk alanım bitiyordu. Kantarlarda yaptığımız işlemler zaten standart işlemlerdi. Kullandığımız sistem de İSTAÇ'ın bütün sahalarda kullandığı bir sistemdi. Bu sistemi 2015'ten beri kullanıyoruz. Savcılığa ilk ifadeye gittiğimiz zaman verdiğim evrak listesinde de istediğimiz evraklar ve uyguladığımız işlemler yer alıyordu. Hepsi arşiv dosyasında, kantar sisteminde kayıtlı zaten. Araç döküm sahasına girdikten sonra benim yapacağım ya da yönlendireceğim bir işlem yoktu. Oranın sorumluluğuyla ilgilenen başka kişiler vardı. Kantarlarla ilgili söyleyebileceklerim sadece bu kadar, başka birşey yok. Zaten şöyle bir durum da var; kaçak döküm suçlaması nedeniyle söylüyorum. Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısının, Orman Bölge Müdürlüğü'nün, Çevre Şehircilik Bakanlığı'nın, İstanbul Vali Yardımcısının ve Enerji Bakanlığı'nın hemen hemen her ay uğradığı bir yerde kaçak bir işlem yapılacağını hiç düşünmedim" dedi.

Volkan Ateş'e soru sormak için söz alan İmamoğlu, "Sizi denetime gelen kurumlarla ilgili bilginiz var mı. Hangi kurumlar sizi denetime gelirdi" dedi. Volkan Ateş ise soruya, "Ayda bir MAPEG gelirdi. Çevre Bakanlığı'ndan gelirlerdi. Orman Bakanlığı'nın devriye ekibi sabah, öğlen ve akşam devriye atardı. Sultangazi zabıtası da devriye atardı" yanıtını verdi.

'HARİTA MÜHENDİSLİĞİ DIŞINDA HERHANGİR BİR SIFAT ALMADIM'

Murat Gülibrahimoğlu ile çalışan harita mühendisi Yağmur Cansu Yeşilyurt ise savunmasında, " 'Örgüte üye olmak' suçlamasıyla maddi hiçbir delil olmadan tutuklu bulunduğumu düşünüyorum. Bir örgütten bahsediyoruz ancak biz 15 kadın tutukluyduk ve ben 14'üyle aşağıdaki nezarethanede tanıştım. Hayatım boyunca hiçbir örgüte ya da siyasi partiye üye olmadım. Hiçbir örgütsel faaliyette bulunmadım. Şirketlerde SGK'lı olarak çalıştım ve harita mühendisliği görevi yaptım. Maden ocaklarının ölçülmesi, takiplerinin ve hesaplamalarının yapılmasıyla madencilik faaliyetleri kapsamında kullanılacak tesisler ve ofislerin inşasında görev aldım. Görevlendirmem, Murat Gülibrahimoğlu'nun beni harita mühendisi olmam sebebiyle görevlendirmesi üzerine oldu. İşçi işveren ilişkisi ve mesleki faaliyet dışında suç teşkil edebilecek ya da suça delalet edebilecek herhangi bir eylemim olmadı. Daha sonra Murat Gülibrahimoğlu, Güney Cebeci şirketine beni genel müdür olarak tayin etti. Güney Cebeci'de genel müdür olmam 2024 yılının Haziran ayında gerçekleşti. Şirkete 2025 yılının Mayıs ayında kayyum atandı. Bu süre zarfında herhangi bir imza yetkisi kullanmadım. Maaşım dışında herhangi bir para almadım, para transferi yapmadım. Şirket adına toplantılarda temsil görevi üstlenmedim. Zaten bunları gerektirecek herhangi bir durum oluşmadan şirket hesaplarına bloke konularak kayyum atandı. Tüm çalışma hayatım boyunca edindiğim izlenim, Murat Gülibrahimoğlu'nun tüm bakanlıklar, valilikler ve kamu kurum kuruluşlarıyla koordineli şekilde çalıştığı, çalışanlarına da yalnızca bilmeleri gereken konular ve mesleki uzmanlık alanlarıyla ilgili bilgi verdiği, bunun dışındaki konularda diyalog dahi kurmadığı yönündeydi. İddianamede benim Kuzey İstanbul isimli şirketin genel müdürü olduğum yazılmış. Bunun bir hata olduğunu düşünüyorum çünkü Kuzey İstanbul'da çalıştığım 10 yıl boyunca harita mühendisliği dışında herhangi bir sıfat almadım. Bu sebeple iddianamede yer alan bilgilerin ne benimle ne de görevimle ilgisi bulunmaktadır. Harita mühendisliği dışında herhangi bir işe dahil olmadım. Cebeci Maden Sahası'nın maden bölgesi olması sebebiyle buradaki en yetkili kurum Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, ardından da yönetmelikle belirlenen valilik makamıdır. Kaldı ki sözkonusu şirkete kayyum atandıktan sonra da aynı faaliyetlere devam edildi. Kaçak döküm şüphesi olsaydı bu faaliyetlere devam edilmezdi diye düşünüyorum. Anında kayyum bu faaliyetleri durdururdu. Bahsettiğim bu kadar kamu kurum ve kuruluşunun denetlediği bir yerde kaçak hafriyat sisteminin kurulmasında nasıl bir görev almış olabilirim. Müdahil olmadığım bir işte kamu savunma makamlarının bu kadar rahat bir şekilde ortaya bir iddia atıp, herhangi bir delile dayandırmadan beni suçlamalarını anlamlandıramıyorum." dedi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

İstanbul, Güncel, İstanbul, Güncel, Haberler