Savaşın Yeni Cephesi: Enerji ve Gıda Koridorları

Güncel Haberler

Hürmüz Boğazı ile Karadeniz, birleşik bir tedarik şoku oluşturabilecek stratejik öneme sahiptir. Biri küresel enerji arzının, diğeri ise küresel gıda arzının merkezinde yer alan bu iki koridor, günümüzde dünya ticaretinin en kritik lojistik hatlarını oluşturmaktadır. - Savaşın yeni cephesi artık sınır çizgilerinde değil, boğazlarda, limanlarda, enerji şebekelerinde ve uluslararası tedarik koridorlarında kurulmaktadır.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Akkaş, savaşların değişen doğasının küresel enerji ve gıda tedarik zincirlerine etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Modern savaşların doğası köklü bir değişim geçiriyor. Bir zamanlar savaşların kaderi cephede kazanılan topraklarla belirlenirken, bugün rekabetin ağırlık merkezi limanlara, boğazlara, enerji hatlarına ve ticaret koridorlarına kaymış durumda. Ülkeler artık yalnızca askeri güçleri değil, rakiplerinin ekonomik dolaşım sistemini de doğrudan hedef alıyor. Bu nedenle çatışmaların sonuçları yalnızca cephe hattında değil, küresel tedarik zincirlerinde, enerji piyasalarında ve gıda güvenliğinde de derinden hissediliyor. Bu dönüşümün en somut örneklerini ise bugün ABD ve İsrail'in İran'a, Rusya'nın ise Ukrayna'ya yönelik saldırılarında görüyoruz.
Hürmüz Boğazı ile Karadeniz, küresel enerji ve gıda arzının düğümlendiği iki stratejik koridordur. Hürmüz Boğazı enerji arzı açısından stratejik bir öneme sahipken, Karadeniz tahıl ve gübre ihracatının merkezinde yer almaktadır. Bu nedenle bu iki kritik hatta yaşanan krizler, küresel enerji ve gıda güvenliğini doğrudan etkilemekte ve fiyatlar üzerindeki baskıyı dünya genelinde hissettirmektedir. Böyle bir ortamda kritik limanların, lojistik koridorlarının ve enerji altyapısının güvenliği her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır.
-Savaşın yeni cephesi: Boğazlar ve limanlar
Son dönemde ABD'nin İran'a yönelik yeniden başlattığı saldırılar ile Rusya'nın Karadeniz'deki Çornomorsk Limanı'nı hedef alması, küresel ticaretin iki stratejik noktasında eş zamanlı krizlerin yeniden ortaya çıkmasına neden oldu. Böylece her iki bölgede yaşanan gelişmeler, bölgesel sınırları aşarak küresel sonuçlar doğurmaya başladı. Aslında Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerle Rusya'nın son dönemde cephe kazanımları yerine limanları, enerji altyapısını, demiryollarını ve ihracat koridorlarını hedef alan saldırıları, modern savaşların değişen niteliğini açıkça ortaya koymaktadır. Tıpkı Hürmüz Boğazı'nda olduğu gibi Karadeniz'de de mesele artık yalnızca Ukrayna'nın güvenliği değil, küresel ekonominin ve uluslararası tedarik zincirlerinin güvenliği haline gelmiştir. Böylece ekonominin temel girdisi olan petrolde yaşanabilecek bir kriz enerji güvenliğini tehdit ederken, tahıl ve gübre arzına yönelik riskler de küresel gıda güvenliğini doğrudan gündeme taşımaktadır.
Küresel ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 35'inin, LNG ihracatının yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yüzde 30'unun geçtiği stratejik bir deniz koridoru olan Hürmüz'de [1] yaşanan kriz, petrol ve gıda ticaretini aksatırken Körfez ülkelerine yönelik saldırılar da petrol üretimini olumsuz etkilemiştir. Boğazda yaşanacak uzun süreli bir aksama, enerji ve gübre maliyetlerini artırarak tarımsal üretimi olumsuz etkileyecek ve bunun sonucunda önümüzdeki üretim dönemlerinde küresel gıda fiyatlarını yükseltirken piyasalardaki dalgalanmayı da artıracaktır. Nitekim bölgede ABD-İran geriliminin yeniden tırmanmasıyla birlikte Hürmüz'den geçen tanker trafiği geçtiğimiz hafta son iki ayın en düşük seviyesine gerilemiş, birçok uluslararası gemi güvenlik gerekçesiyle Otomatik Tanımlama Sistemlerini (AIS) kapatarak seyrini sürdürmeye başlamıştır. [2] Hürmüz'deki bu güvenlik riskleri enerji piyasalarının yanında, gübre üretimini, ham madde sevkiyatını ve deniz taşımacılığını da doğrudan etkileyerek küresel tedarik zincirlerinde zincirleme kırılganlıklar yaratmaktadır. Ham petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yüksek oynaklık da dünya genelinde enerji görünümü üzerinde baskı oluşturmaktadır.
Benzer şekilde Rusya'nın Çornomorsk Limanı ve Odessa bölgesindeki tahıl terminallerine yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları da küresel gıda piyasalarında yeni bir kriz ve enflasyonist baskı oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Nitekim Rusya'nın Ukrayna'nın Çornomorsk Limanı ve Odessa bölgesindeki kritik tahıl terminallerine yönelik gerçekleştirdiği saldırılar sonrasında ticari faaliyetler geçici olarak durdurulmuştur. [3] Bu hamleler, askeri hedeflere yönelik saldırıların çok ötesinde stratejik sonuçlar doğurmaktadır. Saldırıların ardından Odessa limanları üzerinden gerçekleştirilen aylık sevkiyat hacmi yaklaşık 6 milyon tondan 4 milyon tona gerileyerek yaklaşık üçte bir oranında azalmıştır. [4] Dünya ayçiçek yağı ihracatının yaklaşık yüzde 8'ini gerçekleştiren Ukrayna merkezli Kernel şirketi [5], saldırılar sonrasında limandaki faaliyetlerini askıya aldığını, yaklaşık 45 bin ton buğday ile 9 bin ton ayçiçek yağının zarar gördüğünü, yükleme ekipmanları, depolama tesisleri ve enerji altyapısının ciddi hasar aldığını açıklamıştır. [6] Ukrayna'nın küresel buğday ihracatının yüzde 6'sını ve mısır ihracatının yüzde 11'ini gerçekleştirdiği düşünüldüğünde [7], bu altyapı yıkımlarının yerel savaş ekonomisinin ötesinde, doğrudan küresel gıda arzını hedef aldığı açıkça görülmektedir. Ukrayna ihracatının büyük bölümünün Odessa bölgesindeki limanlar üzerinden gerçekleştirildiği dikkate alındığında, bu saldırıların küresel gıda güvenliği üzerindeki etkisi daha net anlaşılmaktadır.
-Birleşik tedarik şoku kapıda
Küresel ekonomi açısından asıl yıkıcı senaryo, bu iki stratejik bölgedeki krizlerin birleşerek küresel tedarik zincirlerinde çift yönlü bir arz ve maliyet şoku oluşturmasıdır. Bir yanda Hürmüz hattındaki kırılmalar petrol, doğal gaz ve gübre maliyetlerini yükseltirken, diğer yanda artan güvenlik riskleri nedeniyle Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarında yeni aksaklıklar yaşanmakta ve Rusya dahi alternatif ihracat güzergahlarını değerlendirmek zorunda kalmaktadır. [8] Karadeniz'deki liman saldırılarının ardından gıda emtia fiyatlarında ani yükselişler yaşanmış ve piyasalarda arz güvenliğine ilişkin endişeler artmıştır. Bu eş zamanlı şoklar, enerji maliyetlerinden kaynaklanan girdi enflasyonu ile gıda arzındaki daralmayı aynı anda tetikleyerek küresel ölçekte yapısal maliyet enflasyonunu güçlendirmekte ve dünya gıda fiyat endekslerinde sert dalgalanmalara yol açmaktadır.
Sonuç olarak Hürmüz Boğazı ile Karadeniz, birleşik bir tedarik şoku oluşturabilecek stratejik öneme sahiptir. Biri küresel enerji arzının, diğeri ise küresel gıda arzının merkezinde yer alan bu iki koridor, günümüzde dünya ticaretinin en kritik lojistik hatlarını oluşturmaktadır. Karadeniz'deki ihracat aksamaları yalnızca fiyat artışlarına yol açmayacak, aynı zamanda gıda güvensizliğini ve yetersiz beslenme sorunlarını da derinleştirecektir. Yükselen navlun maliyetleri ve sigorta primleri ise bu tedarik hatlarının sürdürülebilirliğini her geçen gün daha fazla zorlamaktadır. [9] Özetle savaşın yeni cephesi artık sınır çizgilerinde değil, boğazlarda, limanlarda, enerji şebekelerinde ve uluslararası tedarik koridorlarında kurulmaktadır. Önümüzdeki dönemde devletlerin ulusal güvenlik kapasitesi yalnızca ordularının gücüyle değil, küresel ekonomiyle bütünleşmiş enerji ve gıda tedarik zincirlerini bu asimetrik şoklara karşı ne ölçüde koruyabildikleriyle de belirlenecektir. Hürmüz Boğazı ve Ukrayna limanlarında aynı anda yaşanacak uzun süreli bir kesinti, yalnızca enerji piyasalarını değil, gübre arzını ve tarımsal üretimi de eş zamanlı olarak etkileyerek, birleşik bir tedarik şokuyla birlikte 2022 Ukrayna gıda krizinden daha kapsamlı ve daha yıkıcı bir küresel gıda krizine yol açabilir. Bu nedenle söz konusu kriz, yalnızca jeopolitik değil, aynı zamanda küresel enerji ve gıda güvenliği açısından da stratejik bir risk olarak değerlendirilmelidir.
[1] https://www.weforum.org/stories/economic-growth/strait-hormuz-food-security-crisis-fertilizer/
[2] https://www.reuters.com/world/middle-east/hormuz-traffic-slows-multi-week-low-renewed-us-iran-strikes-raise-safety-risk-2026-07-13/#: ~: text=LONDON%2FSINGAPORE%2C%20July%2013%20(,on%20vessels%20heightened%20safety%20concerns
[3] https://www.reuters.com/world/ukraines-black-sea-ports-lose-third-grain-export-capacity-farmers-union-says-2026-07-15/
[4] https://www.reuters.com/world/ukraines-black-sea-ports-lose-third-grain-export-capacity-farmers-union-says-2026-07-15/
[5] https://www.kernel.ua/
[6] https://www.pravda.com.ua/eng/news/2026/07/13/8043868/
[7] https://www.reuters.com/world/ukraines-black-sea-ports-lose-third-grain-export-capacity-farmers-union-says-2026-07-15/
[8] https://www.reuters.com/business/rpt-russia-halts-don-azov-channel-shipping-affecting-grain-trade-after-ukraine-2026-07-10/
[9] https://www.iramcenter.org/iran-israil-catismasi-bolgesel-ve-kuresel-boyutlar-2645
[Doç. Dr. Erhan Akkaş, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesidir.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.