Hisarcıklıoğlu: "Yeni Teşvik Sistemi Yaralara Merhem Olmaz"
Türkiye'nin Bugünkü Önceliğinin Üretimin Teşvik Edilmesi Olduğunu Söyleyen TOBB Başkanı Hisarcıklığoğlu, Yeni Teşvik Sisteminin Uzun Vadeli Bakış Açısıyla Doğru Yolda Atılmış Bir Adım Olduğunu, Ancak Yaralara Merhem Olmayacağını Belirtti.
Türkiye'nin bugünkü önceliğinin üretimin teşvik edilmesi olduğunu söyleyen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklığoğlu, yeni teşvik sisteminin uzun vadeli bakış açısıyla doğru yolda atılmış bir adım olduğunu, ancak yaralara merhem olmayacağını belirtti. Şirketlerin fon akışında dengesizlik yaşadığı uyarısında bulunan Hisarcıklıoğlu, istihdam kapasitesinin korunması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin bütçe açıklarını nasıl kapatacağına yönelik planlarının eksik olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, ithalata karşı olmadıklarını, ancak rakip ülkelerin tezgah altı uyguladıkları devlet teşviklerle Türkiye'ye konrtrolsüz giren ithalata karşı olduklarının altını çizdi.TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB ETÜ'de yapılan TOBB Konseyler Müşterek Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin ve reel sektörün sorunlarını sıralayıp, hükümetten beklentilerini dile getirdi. Yatırım teşvik sistemin uzun vadeli bir bakış açısıyla doğru yolda atılmış bir adım olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, ancak bugün için asıl ihtiyaç olanın üretimin teşvik edilmesi olduğunu söyledi. Sanayi sektörlerindeki üretim düzeyinin 3 yıl öncesi seviyelere gerilemişken, mevcut üretim kapasitesinin ancak yüzde 70'i kullanılırken, önceliğin ilave yatırım olmadığını belirten Hisarcıklıoğlu, mevcut üretim kapasitesinin korunması gerektiğini vurguladı. Küresel krizin niye Türkiye'yi bu kadar ağır etkilemiş olduğu sorusuna cevap bulunması gerektiğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Zira Türkiye küresel krize, daha sağlam ve "toksik varlıkların' bulaşmadığı bir bankacılık sistemiyle, gelişmiş ülkelere göre daha az hane halkı borç oranlarıyla, yüksek döviz birikimi ve geçmişe göre son derece iyileşmiş bir kamu mali yapısıyla girmişti. Buna karşın son iki çeyrektir, dünyanın en çok küçülen ekonomilerinden biri Türkiye ekonomisi oldu. Kısacası Türkiye'de yaşanan bu daralan üretim ve tüketim problemini çözmeden, yeni yatırımların üzerine konuşmanın fazla bir anlamı yoktur. Üstelik dış piyasaların daraldığı ve bu daralmanın devam ettiği bir ortamda, daha fazla üretip nereye satacağız. Dolayısıyla yeni yatırım teşvik sistemi, uzun vadeli bir bakış açısıyla doğru yolda atılmış adımdır. Ama bugün yaşanan sıkıntılara merhem değildir. Öncelik üretimin teşviki yoluyla, mevcut kapasitesinin işler hale getirilmesi olmalıdır" dedi.-"ŞİRKETLERİN FON AKIŞINDA DENGESİZLİK YAŞANIYOR"-Ekonomide yaşanan diğer önemli bir sorunun, şirketlerimizin fon akışlarında ortaya çıkan dengesizlik olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şirketlerin gelir-gider tahminlerinin kriz öncesi ortama göre ve hükümetin de özellikle vurguladığı şekilde krizden fazla etkilenilmeyeceği varsayımıyla hazırlandığını vurguladı. Bugün bakıldığında şirketlerin giderlerinin aynı kaldığı, gelirlerinin ise beklenenin çok altında olduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, bu uyumsuzluğu giderecek ve şirketlerin taahhütlerini de zamana yayacak düzenlemelere acilen ihtiyaç duyulduğunu bildirdi. -"İSTİHDAM KAPASİTESİ KORUNMALI"-Türkiye'nin önemli bir sorununun ise istihdam kapasitesinin korunması olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, küresel krizin çıkmasını takip eden 6 ayda, işsiz sayısının 1.2 milyon arttığına, sigortalı çalışan sayısının ise 753 bin kişi azaldığına dikkat çekti. Türkiye'de 6.3 milyon kişinin çalışmaya hazır olduğunu ama işinin bulunmadığı belirten Hisarcıklıoğlu, "Tarım dışında her üç gençten biri işsiz. Böyle bir toplum geleceğe ümitle bakabilir mi? Geleceğe ümitle bakamayan bir toplumsa hem bugününü, hem geleceğini kaybeder. Elbette bu noktada Hükümetin, istihdam yüklerini azaltan adımlarını takdir ettiğimizi de vurgulamamız gerekiyor. Bundan sonra istihdam sorununu hafifletmek için, şirketlerimizin üretimlerini yeniden artırmalıyız" diye konuştu.-"KONTROLSÜZ İTHALATA KARŞIYIZ"-Dış pazarlardaki imkanların kısıtlı olduğu, yeni pazarlarınsa Türkiye'nin en büyük ihracat pazarlarındaki daralmayı telafi edemeyeceği bir ortamda olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu açıklamasına şöyle devam etti: "Geniş iç pazarımız kısa vadede bir çıkış yoludur. Aslında her ülke için, kendi iç pazarı son derece büyük önem arz eder hale gelmiştir. Her ülke, kendi iç pazarını koruyan tedbirler almaktadır. Ne yazık ki bir tek biz, kendi iç pazarımızda, yabancı firma kaynaklı haksız rekabete ses çıkartmıyoruz. Bakın 2 ay önce Genel Kurul'da dile getirmiştim. Biz ithalata karşı değiliz. Ama rakip ülkelerin tezgah altı uyguladıkları devlet teşvikleri ile ülkemize kontrolsüz bir şekilde giren, insanlarımızı işsiz, memleketimizi fabrikasız bırakan ithal ürünlerin neden olduğu haksız rekabete karşı ciddi önlem bekliyoruz. Benim müteşebbisim Çin'e, İran'a mal satarken türlü sıkıntıyı yaşıyor, ama bakıyorum da, bu ülkelerden otomobil dahil her mal rahatlıkla ülkemize girebiliyor. Her ithalatçı firmanın elini kolunu sallayarak iç pazarımıza girmesi, ülkemize kalıcı hiçbir katkı bırakmadan, iç pazarımızdan faydalanmasına müsaade edilmemelidir."-"REEL SEKTÖRÜN FİNANSMAN SORUNU NASIL ÇÖZÜLECEK?"-Küresel kriz nedeniyle tüm dünyadaki kamu harcamalarının arttığına dikkat çeken Rifat Hisarcıklıoğlu, bu dönemde Türkiye'nin kamu harcamalarının ve dolayısıyla bütçe açığının artmasının normal olduğunun altını çizerek, "Normal olmayansa, diğer ülkeler bu yıl artacak bütçe açıklarının ileride nasıl kapatılacağına dair planlar oluştururken, biz de bu yönde adım atılmamış olmasıdır. Tehlike buradadır. Üstelik eldeki tek mali kural da bozulmuş ve borçlanma limiti bütçe açığının tam 5 katına, yani 75 milyar lira'ya çıkarılmıştır. Bu durumda mali sistemden reel sektöre yeni kaynak aktarımı bir yana, mevcut kredilerin bile iç borçlanma yoluyla kamuya aktarılması sözkonusudur. O halde reel sektörde yaşanan finansman sorunu ileride nasıl çözülecektir. Bu konuda da adımlar atılmasına ihtiyaç vardır" diye konuştu. -"BUGÜN ÜRETİMİ DESTEK GÜNÜDÜR"-"Bugün üretimi destek günüdür" diyen TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Kamu maliyesi, ekonomide istikrarı belirler. Ekonomideki istikrar, piyasadaki güveni belirler. Piyasadaki güvense, üretim ve tüketim davranışlarını belirler. Bunların olmadığı bir ortamdaysa, sadece kamu harcamalarını artırarak, ne büyüme, ne istihdam sağlanır. Sonuç olarak, bugün üretimi destek günüdür. Düşen kapasiteleri artırma, azalan istihdamı yerine koyma günüdür. Mevcut üretime ve işletmelere destek olma günüdür. Bunu başarmak içinse, yeni bir yaklaşıma ihtiyacı vardır" dedi. (ANKA)(HGS/YLD/BÜN)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA